Teknoloji, tavsiye, deneyimler ve ilgimi çeken diğer konular...

27 Mart 2017

LG G6, yakında sürpriz ön-satış kampanyasıyla Türkiye’de

LG G6, yakında sürpriz ön-satış kampanyasıyla Türkiye’de
LG’nin eşsiz 18:9 görüntü oranı, ergonomik mükemmelliği, minimalist tasarımı ve üstün dayanıklılığıyla göz kamaştıran en yeni amiral gemisi akıllı telefonu LG G6; ‘Astro Black’, ‘Ice Platinum’ ve ‘Mystic White’ olmak üzere üç farklı rengi ile Türkiye’de çok yakında satışa çıkıyor. Kullanıcılar, detayları çok yakında daha da netleşecek ön satış kampanyası dahilinde telekom operatör satış kanallarında LG G6 ile birlikte sınırlı sayıdaki LG Minibeam (PH 150) projektöre sahip olma fırsatını yakalayacaklar.

LG Electronics Mobil İletişim Satış Müdürü Mehmet Ali Yıldırım, "LG Electronics Türkiye olarak, tek elle bile rahatlıkla kullanılabilen yeni ve şık tasarımı sayesinde Mobil Dünya Kongresi 2017 etkinliğinde tam 31 farklı ödül kazanan LG G6’yı, Türkiye’deki kullanıcılarımızla çok yakında buluşturacağız. LG G6 ön satış kampanyasıyla ilgili detaylar için LG’nin sosyal medya hesaplarını takipte kalın" şeklinde konuştu.

Ürünle ilgili videolara LG Türkiye Youtube kanalı ve aşağıdaki linkler üzerinden ulaşabilirsiniz:
LG G6 Ürün Videosu: https://www.youtube.com/watch?v=xJ4vh9hG_Go
LG G6 Tasarım Videosu: https://www.youtube.com/watch?v=FffQzSHsKW0
LG G6 Test Videosu: https://www.youtube.com/watch?v=yow-jvCq8sI
LG G6’yı Keşfet Videosu: https://www.youtube.com/watch?v=BDYH3lqkR8A


LG G6 Teknik Özellikler:*

  • İşlemci: Qualcomm® Snapdragon™ 821 İşlemci
  • Ekran: 5.7-inç 18:9 QHD+ FullVision® Ekran (2880 x 1440 / 564ppi)
  • Hafıza: 4GB LPDDR4 RAM / 32GB UFS 2.0 ROM / MicroSD (2TB’a kadar)
  • Kamera:
  • Ön 5MP Geniş (F2.2 / 100°)
  • Arka Çift: 13MP Geniş (F2.4 / 125°) / 13MP Standart OIS 2.0 (F1.8 / 71°)
  • Batarya: 3,300mAh (Sabit)
  • Işletim Sistemi: Android 7.0 Nougat
  • Boyutlar: 148.9 x 71.9 x 7.9mm
  • Ağırlık: 163g
  • Ağ: LTE-A 3 Band CA
  • Bağlantı: Wi-Fi 802.11 a, b, g, n, ac / Bluetooth 4.2 BLE / NFC / USB Type-C 2.0 (3.1 uyumlu)
  • Renk Seçenekleri: Platinyum/Beyaz/Siyah
  • Diğer: Su ve Toz Dayanıklılığı / Parmak İzi Sensörü / UX 6.0 / Dolby Vision™ / HDR10 / Qualcomm Quick Charge™ 3.0 / 32-bit Hi-Fi Quad DAC

*Özellikler pazara göre farklılık gösterebilir.

Jabra Elite Sport kablosuz kulak içi kulaklık satışa sunuldu

Jabra Elite Sport kablosuz kulak içi kulaklık ilk kez n11.com’da
Jabra, üstün ses, güçlü pil ömrü ve gelişmiş kişiselleştirilmiş fitness analiz özellikleriyle tamamen kablosuz kulak içi kulaklığı Elite Sport'u duyurdu. Ses mühendisliği konusunda uzman Jabra, kendi deyimleriyle "teknolojik olarak dünyanın en gelişmiş sportif kulaklığını" piyasaya sürdü. Teknolojinin gediği son noktayı temsil eden ve gerçek anlamda kablosuz özgürlük sağlayan Jabra Elite Sport kablosuz kulaklık, Jabra’nın resmi dağıtıcısı tarafından ilk kez n11.com’da satışa sunuldu.

Jabra Elite Sport kablosuz kulak içi kulaklık ilk kez n11.com’da

Tek şarjda 3 saat müzik dinleme süresi sunan kulaklığın ikinci bataryası ise 6 saate kadar enerji sağlayabiliyor. Tıbbi özellikli ses ekipmanları üreten ReSound ile birlikte çalışan Jabra, teknoloji, konfor ve ses kalitesi bakımından çıtayı en üst seviyeye çıkarıyor. Android ve iOS destekli bir aplikasyona sahip kablosuz kulaklık, bu sayede kullanıcısına kalp ritmini gösterebiliyor ve spor sırasında yönlendirmelerde bulunabiliyor. Suya dayanıklı yapısıyla terlemelerden etkilenmeyen aynı zamanda ortaya çıkabilecek hasarlara karşı da 3 yıl distribütör garantili olan Jabra Elite Sport, 1.099 TL fiyatıyla ilk kez n11.com’da satışta.

Detaylı bilgi için http://www.jabra.com.tr/sports-headphones/jabra-elite-sport



Yorum: Fiyat bakımından aşırı uçuk. Yine N11'de Çin malı kablasuz kulak içi kulaklıklar 20.9 TL'den satışta. Ben de bu kulaklıkları denedim. Bazıları sorunlu olsa bile 1099 TL fiyatlı Jabra'nın yanında 20.9 TL çöpe atmaya bile değer. Fiyatının bu kadar yüksek olmasının nedenini çok merak ediyorum?

26 Mart 2017

Tamamen ücretsiz antivirüs ve güvenlik yazılımları

Tamamen ücretsiz antivirüs ve güvenlik yazılımları
Ülkemizde büyük çoğunluk güvenlik yazılımlarına para vermek istemiyor. Bu nedenle ya korsan kullanıyor yada ücretsiz yazılımlardan faydalanıyor. Bir çok takipçimin de benden sık sık ücretsiz antivirüs ve güvenlik yazılımı tavsiyesi istemesi üzerine bu yazıyı yazmaya karar verdim. Yazıda güvenlik yazılımlarının detaylarına girmeyeceğim. Merak ettiklerinizi yorum bölümünden sorabilirsiniz.

Google, SEO ve blog tutmak

Google, SEO ve blog tutmak
İnsanlar 2 nedenle blog servsilerini kullanır. Birinci sebep üctesiz olması. İkinci ve asıl önemli sebep ise kodlama bilgisi olmadığı için hazır verilen sistemlerde sorun yaşamadan sadece blog yazmak içindir.

İkinci sebepten Google gibi dünya çapında bilinen firmaların servislerine güvenerek, bunlar yaparsa sorun yaşamayız, zaten seo konusunda da nelere dikkat edileceğini söyleyenler bunlar, hazırlardıkları sistemlerin kod tarafını da ona göre hazırlamışlardır düşüncesi ile blogger'dan blog açtığınızda olayın öyle olmadığını çok geçmeden anlıyorsunuz. Verilen temaların bile düzenle düzenle bitmek bilmeyen hatalarla ve eksikliklerle dolu olduğunu görüyorsunuz. Hadi diyorsunuz bunları bir şekilde aşarım yeter ki mobil sitesi düzgün olsun diyorsunuz. Sonra bakıyorsunuz ki bir çok temanın mobil sitesi kullanılamayacak kadar kötü. Bir şekilde temayı düzenleseniz bile bu sefer karşınıza içeriklerle ilgili sorunlar çıkıyor. Sonra CSS, Fotoğraf, Önbellekleme, JavaScript sorunları ile boğuşuyorsunuz. Hazır sistemde bunların sorun olduğunu ve düzeltin diyen Google, kullandığınız servsis ve sorunlu dosyalarda Google'ın. Bir de size bu kodlara müdahale etme yetkisi vermediği gibi servislerinden birinin kodunu eklemeye kalktığınızda da bu kodu kullanamazsınız diyor. Peki Google sen neden altyapıyı hazırlamadın? Bir konuda mobil uygulaması var. İçerik ekleseniz size eklediğiniz içerikteki fotoğrafı sıkıştır diyecek. Mobil uygulamadan içerik eklemeninde bir espiri olmuyor bu nedenle. Bunları kullanıcılara hazır sunabilir. Blogger'lar twitter, facebook, Google+'a nasıl ekleme yapıp paylaşıyorsa o hale getirebilirdi. Bunları yapmadığı içinde sosyal medya hesapları insanlara kullanımı daha kolay geliyor. Sosyal medya hesaplarında kimse kodla uğraşmıyor.

Siz bloggerı seçerken ben sadece yönetim panelinden ayarları yapar blog yazarım diye düşünerek yola çıktığınız blog tutma macerasında gördüğünüz ücretsiz Google servisi de olsa ücretliden çok farklı bir şey yapmadığınızdır.

Geçtiğimiz günlerde Google yeni Blogger temalarını kullanıma sundu. Eski temalarda mobil site sorunu olduğundan Google bunu dikkate almıştır hatta amp desteği de gelmiştir belki diyerek deneyeyim dedim. Denemez olsaydım. Mobil sayfalarda amp desteği yoktu ama syaflar güzel olmuştu. Bu temalarda asıl sorun masaüstü PC sayfaları hatalar ve eksikliklerle doluydu. Bir çok koda müdahale edemediğiniz gibi düzenlemekle bitmiyordu. 2 günümü harcadıktan sonra vazgeçtim. Sonra Google çalışanlarının zerre kadar görsellikten anlamadığına karar verdim. Zaten diğer servislerinde de tasarıma önem vermediğini, işlevselliğine önem verdiğini, hatta servsiler daha bitmeden hizemete soktuğunu, sözde geri bildirimler ile ilerlediğini söylüyor ama kullanıcı geri bildirimlerini de dikkate almadığını biliyorduk. Kısaca bildiğini okuyor. Servisler tutmayınca da sık sık servis kapatıyor.

Kısaca Google'ın SEO'ya önem veriyorum deyip kendi sunduğu sistemde bile buna dikkat etmemesini saçma buluyorum. Blog yazan herkes bunları bilemez. Bilmek zorunda da olmamalı. Özgün içerik önemli olmalı. Facebook ve twitter'da paylaşır gibi paylaşabilmeli. Ama görünen o ki önemli olan özgün içerik değil. 

Kamu Kurumlarının Çocuklar İçin Hazırladığı Siteler

Kamu Kurumlarının Çocuklar İçin Hazırladığı Siteler
Birçok kamu kurumunun çocuklar için kendi konularında hazırlamış olduğu web siteleri var ama bu siteleri aramaya kalktığımız bulmak zor veya böyle sitelerin olduğundan bile haberimiz zaman zaman olmuyor. Bu nedenle hem kendime not hem de arayanların kolay erişmesi ve haberi olmayanların haberdar olması için listelemeye karar verdim. Benim gözümden kaçan veya bu yazıdan sonra hizmete giren olursa lütfen yorum yoluyla bana iletiniz.

24 Mart 2017

Google Türkiye, Türkiye’ye özel içerikle geliştirilen Dijital Atölye isimli eğitim projesini başlatıyor

  • Google; herkesin internetten en etkin şekilde faydalanma fırsatına sahip olabilmesi için; Türkiye’ye özel içerikle hazırlanan ve ücretsiz bir eğitim hareketi olan “Dijital Atölye” projesini Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ve İŞKUR elbirliği ile hayata geçiriyor.
  • Dijital Atölye; yaratıcı fikrini işe dönüştürmek, dijital dünyada kariyer fırsatlarını keşfetmek isteyen Türkiye’deki tüm gençlere, girişimcilere; işlerini dijital fırsatlarla büyütmek isteyen KOBİ’lere açık olacak ve ilham verecek.
  • Dijital Atölye için tasarlanan online portalde, eğitimler katılmak isteyen herkese açık olacak. Türkiye’nin her yerinden online olarak da erişilebilen eğitimleri tamamlayanlar, dijital alanda edindikleri bilgi ve becerileri belgeleyen Dijital Atölye yeterlilik sertifikalarına sahip olacak.
  • Proje kapsamında toplam 9 ilde gençler, üniversite öğrencileri, girişimciler ve KOBİ’lere yönelik yüz yüze eğitimler gerçekleştirilecek. Gidilecek illerde İŞKUR’un devam eden eğitimlerine özel modüller eklenerek, program yaygınlaştırılacak.
  • Google Dijital Atölye projesinin gerçekleştirilmesine 10 milyon TL’lik bir katkı sağlayacak.
Google Türkiye, Türkiye’ye özel içerikle geliştirilen Dijital Atölye isimli eğitim projesini başlatıyor

Ülkelerin sosyal ve ekonomik gelişiminde dijitalleşmenin yadsınamaz bir rol üstlendiği gerçeğinden yola çıkan Google Türkiye, Türkiye’ye özel içerikle geliştirilen Dijital Atölye isimli eğitim projesini başlatıyor.

Üniversitelilerden çalışma hayatındaki bireylere, işletmelere kadar toplumun tüm kesimlerini kapsayarak değer yaratmayı amaçlayan bu proje; Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, TOBB ve İşkur elbirliği ile hayata geçirilecek.

Dokuz şehirde yüz yüze ve Türkiye genelinde online eğitim
Tamamen ücretsiz olan eğitimlerde katılımcıların dijital alandaki bilgi ve becerilerini geliştirmeleri, bu dünyadaki potansiyeli fark etmeleri sağlanırken, online yeteneklerini ve motivasyonlarını geliştirebilecekleri özel içerikler de sunuluyor.

Dijital Atölye programı kapsamında KOBİ’ler ve gençler için ayrı tasarlanan eğitim modüllerinde katılımcılara işlerini ve kariyerlerini geliştirmeleri için; online dünyada varlıklarını oluşturma, işlerini geliştirme, dijital dünyada başarılı iş modelleri yaratma konusunda temel eğitimler veriliyor. İlk etapta Kayseri, Samsun, Antalya, Bursa, Gaziantep, Van, Kocaeli, İzmir ve İstanbul olmak üzere toplam 9 ilde yapılması planlanan yüz yüze Dijital Atölye eğitimlerine katılamayanlar ise diledikleri yerden ve cihazdan zengin eğitim içeriklerine online olarak erişebiliyor, böylece internet alanındaki bilgi ve becerilerini geliştirme imkanına sahip oluyor. Ayrıca gidilecek illerde İŞKUR’un devam eden eğitimlerine özel programlar eklenerek, eğitimlerin yaygınlaştırılması hedefleniyor.

Dijital Atölye yarının iş modelleri için bir yol haritası sunuyor
Araştırmalar Türkiye’deki KOBİ’lerin yüzde 33’ünün teknolojiyi nasıl kullanacağı konusunda net bir fikir sahibi olmadığını gösteriyor. Boston Consulting Group işbirliğiyle hazırlanan “Türkiye İnternet Ekonomisi Raporu”na göre, internet aktivitesi yüksek olan KOBİ’ler, bu sayede üç yıl içerisinde ortalama yüzde 17’lik bir büyüme ve çalışan sayılarında ortalama yüzde 24’lük bir artış sağlamış durumda. KOBİ’lerin yarının iş modellerini bugünden yakalamaları için bir yol haritası çizen Dijital Atölye projesi, TOBB işbirliği ile düzenlenecek eğitimlerle, bu işletmelerin verimliliklerini artırıp rekabette öne çıkmalarına ve bölgesel kalkınmaya destek verecek.

Proje aynı zamanda, istihdam sorunun en önemli sebepleri arasında yer alan nitelikli iş gücü arzındaki yetersizliği azaltmaya yönelik adımlar içeriyor. Bu bağlamda, Dijital Atölye eğitimleri İşkur tarafından verilen ve iş bulma döneminde adayların becerilerini geliştirmeyi hedefleyen kursların programlarına dahil edilecek.

Nitelikli işgücüyle geleceğin iş dünyasına hazırlık
Dijital Atölye projesinin öncelikli hedeflerinden biri de günümüzde nüfusunun yüzde 57’si 35 yaşın altındaki bireylerden oluşan Türkiye’nin sahip olduğu bu büyük potansiyeli değerlendirmesine katkıda bulunmak.

Belirlenen illerdeki üniversitelerde ve İŞKUR’da gerçekleştirilecek eğitimlerde; gençlerin dijital yeteneklerini geliştirmelerine, farkındalıklarını arttırmalarına ve geleceğin iş dünyasına hazırlanmalarına destek olunması amaçlanıyor. Proje kapsamındaki eğitimler, işletmelerin ihtiyaç duydukları nitelikli eleman ihtiyacını karşılamalarına da önemli bir katkı sağlayacak. Bu sayede şirketlerin etkin bir şekilde kullandığı e-posta, online iş araçları ile bulut depolama çözümleri, arama ve dijital pazarlama olanaklarının KOBİ’ler tarafından da etkin bir şekilde kullanılabilmesi sağlanacak.

“Türkiye potansiyelini dijital yeteneklerle harekete geçiriyor”
“İnternet ve teknoloji alanındaki bilgi ve beceriler, toplumun her kesimindeki bireyler ve kurumların hayallerini gerçekleştirmelerine katkı sağlıyor” diyen Google Türkiye Ülke Direktörü Bülent Hiçsönmez, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Google olarak Türkiye’deki herkesin teknolojiden faydalanıp, etkin şekilde kullanabilmesi gerektiğine inanıyoruz. Bu amaçla bugün Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ve İŞKUR desteği ile başlattığımız ‘Dijital Atölye’ projemizi hayata geçiriyoruz. Türkiye’ye özel olarak tasarladığımız içerik ile ücretsiz bir dijital eğitim hareketi başlatarak; gençleri, üniversite öğrencilerini, girişimcileri, KOBİ’leri ve en önemlisi bugünün dijital dünyasında kariyer yapmak isteyenleri eğitimlerimize katılmaya davet ediyoruz.

Dijital Atölye; yaratıcı fikrini işe dönüştürmek, bu alanda profesyonel hayatını devam ettirmek isteyen gençlere, girişimcilere, işlerini büyütmek isteyen tüm KOBİ’lere açık olacak ve ilham verecek. Ülkemiz genç nüfusu ve teknolojiye hızlı adaptasyonu ile büyük bir potansiyele sahip. Teknolojinin sunduğu araç ve servisleri etkin bir şekilde sunarak, yaşam kalitemizi arttırıp, yeni istihdam olanakları yaratıp, dünya çapında bilinen işletmeler yaratılabileceğine dair inancımız doğrultusunda Dijital Atölye projesini hayata geçirmekten büyük bir heyecan ve mutluluk duyuyoruz.”

Dijital Atölye Portali:g.co/dijitalatolye
Proje videosu: https://drive.google.com/file/d/0B5r0KS17THRPVm9EOFJ6cGhNSDg/view

Dijital Atölye - Eğitim Konu Başlıkları
Dijital Atölye programı kapsamındaki KOBİ’ler ve gençler için farklı tasarlanan eğitim modüllerinde katılımcılara işlerini ve kariyerlerini geliştirmeleri, online dünyada varlıklarını oluşturmaları ve dijital dünyada başarılı iş modelleri yaratmaları konusunda bilgi paylaşımları yer alacak. Eğitimler çerçevesinde dijital dünyada kampanya planlama, pazarlama modelleri, mobil dünyada iş modellerini tasarlama, arama motoru reklamcılığı ve sosyal medya kullanımının da yer aldığı bir çok konuda ücretsiz kurslar sunulacak. İlk etapta Kayseri, Samsun, Antalya, Bursa, Gaziantep, Van, İzmir, Kocaeli ve İstanbul olmak üzere toplam 9 ilde yapılması planlanan yüz yüze Dijital Atölye eğitimlerine katılamayanlar ise diledikleri yerden ve cihazdan zengin eğitim içeriklerine online olarak erişebiliyor, böylece internet alanındaki bilgi ve becerilerini geliştirme imkanına sahip oluyor. İŞKUR’un devam eden eğitimlerine özel programlar eklenerek, programın yaygınlaştırılması hedefleniyor.

Dijital Atölye online portalinde sunulan eğitimleri tamamlayan katılımcılar da Dijital Atölye yeterlilik sertifikası almaya hak kazanacak.
  • Online fırsat
  • Online'da başarıya doğru ilk adımlarınız
  • Online'da varlığınızı oluşturun
  • E-posta ile bağlantı kurun
  • Arama ağıyla tanışın
  • Aramayla keşfedilin
  • Aramaların size hizmet etmesini sağlayın
  • Arama reklamlarıyla fark edilin
  • Arama kampanyalarınızı geliştirin
  • Web analizine başlayın
  • Web analiziyle başarıyı yakalayın
  • Yerelde fark edilin
  • Çevredeki insanların sizi internette bulmasına yardımcı olun
  • Sosyal medyada fark edilin
  • Sosyal medyanın derinliklerine inin
  • Mobil olanakları keşfedin
  • Mobil olanakları kullanın
  • Diğer web sitelerinde reklam yayınlayın
  • Görüntülü reklamların derinliklerine inin
  • Yurtdışına açılın
  • Videolardan en iyi şekilde faydalanın
  • Online mağazanızı kurun
  • Online satışlarınızı artırın

Türkiye’nin kaçak, taklit ve sahte ürün piyasasının büyüklüğü yaklaşık 17,2 milyar dolar

  • MKG raporuna göre, sahte ve taklit üründe Çin’in ardından dünya ikincisi olan Türkiye’nin yıllık vergi kaybı 7,2 milyar dolar
  • MKG Sözcüsü Özgür:
  • "Çalışmalara göre böyle bir kayıp, 90 bin kişilik istihdama ya da 6 tane İstanbul-Ankara arasındaki hızlı tren projesine denk geliyor"
  • TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkanı Kadooğlu:
  • "Hak ettiğimiz yere küresel markaların taklitlerini yaparak ulaşamayacağımız ortadadır. Öncelikle zihinsel bir değişim ve dönüşüm şart"

Türkiye’nin kaçak, taklit ve sahte ürün piyasasının büyüklüğü yaklaşık 17,2 milyar dolar

Marka Koruma Grubu (MKG), Türkiye’de kaçak, sahte ve taklit ürün ticaretinin ulaştığı boyuta ilişkin raporu açıkladı. Raporda kaçak, sahte ve taklit üründe Çin’in ardından dünya 2'ncisi olan Türkiye’nin yıllık vergi kaybının 7,2 milyar dolar olduğu bildirildi.

Türkiye’de yatırım yapan şirketlerin oluşturduğu MKG'nin Ekonomi Gazetecileri Derneği (EGD) ile düzenlediği "Türkiye’de Marka Olmak" başlıklı çalıştayda, "21. Yüzyılın Sorunu Kaçak, Taklit ve Sahte Ürünler" isimli raporun sonuçları açıklandı.

Namık Kemal Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ümit İzmen’in OECD endekslerini kullanarak hazırladığı raporda, Türkiye’deki kayıt dışı ticaretin boyutu gözler önüne serildi.

Raporda, Türkiye’de kaçak, taklit ve sahte ürün piyasasının büyüklüğü yaklaşık 17,2 milyar dolar, devletin kaçak ticaret nedeniyle uğradığı vergi kaybının ise yaklaşık 7,2 milyar dolar olduğu bildirildi.

Rapora göre Türkiye, dünyada en çok sahte ürün ele geçirilen ülkeler sıralamasında Çin’in ardından ikinci sırada yer alıyor. Taklit ve sahte ürün piyasasında ilaçta Hindistan, gıdada Mısır, parfüm ve kozmetikte Türkiye’nin adı öne çıkıyor. Kaçak, sahte veya taklit ürün kullananların yüzde 78’i, sahte ürün sitesinde buldukları ürünler yüzünden markayı suçluyor. G20 ülkelerinde her yıl sahte ürünler yüzünden 3 bin kişi hayatını kaybediyor.

 "Kaçak olmasaydı 6 tane daha hızlı tren projesi yapılırdı"
MKG Sözcüsü Ali Ercan Özgür, raporun sonuçlarının tartışıldığı paneldeki konuşmasında, teknolojideki gelişmeler ve makro ekonomik politikalar gibi etkenlerin taklit ve kaçak ürün piyasasında artışa yol açtığını belirtti.

Özgür, şunları kaydetti:"Ülkemizde sahte, kaçak ve taklit ürünlerin yarattığı pek çok sorun var. Yasa dışı ticaret nedeniyle devletin uğradığı vergi kaybı 7,2 milyar dolar. Çalışmalara göre böyle bir kayıp, 90 bin kişilik istihdama ya da 6 tane İstanbul-Ankara arasındaki hızlı tren projesine denk geliyor. Yani kaçak olmasaydı, 6 tane daha hızlı tren projesi yapılırdı. Ülkemizde taklit, kaçak ve sahte ürünlerle mücadelede etkili sonuçlar almak için yapılacak çok şey var. Raporda da altı çizildiği gibi yasal düzenlemelerin yanı sıra cezaları daha caydırıcı hale getirmek gerekiyor. Bunun yanı sıra yetkili merciler, hak sahipleri birlikleri ve diğer paydaşlar arasında etkili diyalog ortamını oluşturmamız şart. Orjinal üreticinin ve tüketicinin desteklenmesine yönelik programların artırılması, arz ve talebi şekillendiren toplumun bilinçlendirilmesi için çalışmalar yapılması büyük önem taşıyor. Kaçak, sahte ve taklide karşı kolluk kuvvetleri arasındaki iş birliğinin iyileştirilmesinin yanı sıra fikri mülkiyetle ilgili idari ve teknik kapasite oluşturma faaliyetleri de önceliğimiz olmalıdır."

 "Küresel marka taklidiyle ekonomiyi güçlendiremeyiz"
Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED) Yönetim Kurulu Başkanı Tarkan Kadooğlu da, Türkiye’nin OECD ülkeleri arasında kayıt dışı rekortmeni olduğunu vurgulayarak, "Bugün, dünyanın en hızlı büyüyen ekonomileri arasında bulunan, gücünü üretimden ve nitelikli genç iş gücünden alan, 350 milyar dolardan fazla dış ticaret hacmi olan Türkiye’nin gücüne ve potansiyeline yürekten inanıyoruz. Ancak Türkiye’nin, dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına girebilmesinin tek yolu, yüksek katma değerli üretimden ve bu topraklardan küresel markalar çıkarmaktan geçmektedir. Hak ettiğimiz yere de küresel markaların taklitlerini yaparak ulaşamayacağımız ortadadır. Öncelikle zihinsel bir değişim ve dönüşüm şarttır." değerlendirmesinde bulundu.

İstanbul Serbest Muhasebeci Mali Müşavirleri Odası (İSMMMO) Başkanı Yücel Akdemir ise marka meselesinin ekonominin en ciddi sorunlarından biri olduğunu ve bu sorundan dolayı İSMMMO'nun adını bile tescil ettirmek zorunda kaldıklarını ifade etti.​

Sahte üründen kaybımız 26 milyar TL

Türkiye’de büyüklüğü 17,2 milyar dolara ulaşan kaçak, taklit ve sahte ürün pazarının vergi kaybıyla da ülkeye zarar verdiği görülüyor.

Türkiye’de yatırım yapan şirketlerin oluşturduğu Marka Koruma Grubu ve Ekonomi Gazetecileri Derneği’nin işbirliğiyle düzenlenen “Türkiye’de Marka Olmak” çalıştayında açıklanan  rapora göre kaçak, sahte ve taklit üründe Çin’in ardından dünya 2’ncisi olan Türkiye’nin yıllık vergi kaybı 7,2 milyar dolar (yaklaşık 26 milyar TL)

İstanbul Serbest Muhasebeci Mali Müşavirleri Odası (İSMMMO) Hizmet ve Kültür Binası’nda 23 Mart 2017 tarihinde düzenlenen çalıştayın açılışında; Marka Koruma Grubu Sözcüsü Dr. Ali Ercan Özgür, Ekonomi Gazetecileri Derneği Başkanı Celal Toprak, İSMMMO Başkanı Yücel Akdemir ve Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED) Yönetim Kurulu Başkanı Tarkan Kadooğlu konuştu.

Ekonomi Gazetecileri Derneği üyesi Çetin Ünsalan moderatörlüğünde gerçekleşen ‘Türkiye’de Marka Olmak’ başlıklı panelde ise Namık Kemal Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ümit İZMEN, “21.Yüzyılın Sorunu Kaçak, Taklit ve Sahte Ürünlerin Ticareti” başlıklı raporunu ilk kez kamuoyuyla paylaştı. Rapor, Türkiye’de kaçak, taklit ve sahte ürün ticaretinin bugün ulaştığı seviyenin yanı sıra ülkedeki yarattığı istihdam sorunun büyüklüğü ve Türkiye’nin en çok sahte ürün ele geçirilen ülkeler arasındaki konumunu da içeriyor. Panelde öte yandan Marka Koruma Grubu Sözcüsü Ali Ercan Özgür, Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz ve Güvenilir Ürün Platformu Sözcüsü Mert Demircioğlu konuşmacı olarak yer aldı.

Demircioğlu, yolda satılan zeytinyağlarından rastgele aldıkları 18 numunenin incelenmesinde, testler sonucunda 16’sının zeytinyağı çıkmadığı örneğini vererek, güvenli ürünün maddi açıdan da, sağlık bakımından da üzerinde durulması gereken kritik bir konu olduğunu söyledi.

Tüketici Birliği Federasyonu Başkanı M. Bülent Deniz ise, yüzde 100 Türkiye kampanyası başlattıklarını ve ürettiği katma değerin yüzde 51’ini ülkemizde bırakan firmaları yerli malı kabul ettiklerini vurguladı.

Panelin açılış bölümünde yaptığı konuşmada İSMMMO Başkanı Yücel Akdemir, “Çok konuşulmayan bir konu olsa da bu marka meselesi ekonominin en ciddi sorunlarından biridir. Bu sorun Türkiye’de o kadar ciddi boyutlara geldi ki biz odamızının adını bile tescil ettirmek zorunda kaldık. Bu noktada böyle çalışmalar çok önemlidir. Emeği geçenlere teşekkür ederim” dedi.

Ekonomi Gazetecileri Derneği Başkanı Celal Toprak ise “Çalıştayımızda öncelikle Türkiye’nin en önemli kurumlarından ikisi TÜRKONFED ve İSMMMO’nın desteğini almış olmak çok önemli. Buradaki birlikteliğimizi tüm Türkiye’deki meslek örgütlerine, iş dünyasına yaymak ve çözüm üretmek gerekiyor. 2000'li yılların başında kayıt dışı ekonominin belini kırmak  için bir çalışma yapılmıştı , o dönemden bu zamana dek kayıt dışı ekonominin oranı maalesef çok eksilmedi. Hepimiz özellikle bununla mücadele ediyoruz. Bu alanda bizi kimin hırpaladığını da bu gibi toplantılarda yürüttüğümüz akılla bulacağız” şeklinde konuştu.

Marka Koruma Grubu Sözcüsü Ali Ercan Özgür, “Bugün yayınladığımız raporun kararını üç sene önce aldık. Raporumuzda farklı paydaşların görüşlerini alarak bir ortak akıl yakalamaya çalıştık. MKG 300’ün üzerinde markayı temsil eden, büyük istihdam yaratan ve Türkiye’nin 81 iline dokunan bir grup. Markalaşma sürecinde en çok ihtiyaç duyulan şey bilgi. Biz de bu raporla Türkiye’de markayı tartışırken bilgi üretmeyi amaçladık. Öte yandan bilgi üretirken kayıp-kaçakla ilgili de farkındalık yaratmayı hedefledik.”

Son olarak TÜRKONFED Başkanı Tarkan Kadooğlu, “Ülkelerin rekabeti, esasında firmalarımızın rakipleriyle rekabetinden geçiyor. Firmalarımız rekabet avantajlarını en üst noktaya çıkaracak yeterli teknik altyapı ve yeni teknolojilerin yanı sıra kurumsal yönetişim anlayışı, markalaşma, kayıt dışı ekonomi, taklit, sahte ve kaça ürünler gibi birçok konuda sorunlar ve sıkıntılar yaşıyor. Haliyle bu sıkıntılar ülkemizin rekabet ligindeki yerini ve konumunu da yakından ilgilendiriyor. Bugün gerçekleştirilecek çalıştay, dünya ekonomilerinin her geçen gün büyüyen sorunlarının başında gelen “taklit, sahte ve kaçak ürün ticareti”ni Türkiye açısından ele alması açısından önemsediğimiz ve TÜRKONFED olarak da destek verdiğimiz bir çalıştay. Bu çalıştay serilerinin üyemiz olan Türkiye’nin her bölgesinde yaygın olarak temsil edildiğimiz 25 federasyonumuzun da kendi illerinde gerçekleştirmesi noktasında da birlikte çalışma kararlılığımızı buradan sizlerle paylaşmak isterim” dedi.

Facebook, Ankara'nında içinde olduğu 45 ülkede F8 buluşmaları düzenliyor

Facebook, Ankara'nında içinde olduğu 45 ülkede F8 buluşmaları düzenliyor
Facebook, bu yıl F8 teknoloji konferansını kutlamak için F8 buluşmalarının sayısını %50 artırdığını açıkladı. 18-19 Nisan 2017’de San Jose, California’da gerçekleşecek F8 konferansı kapsamında 45 buluşma düzenlenecek. Her etkinlik, F8 açılış konuşmasının gösterimi ile başlayacak ve networking ile devam edecek.

Türkiye’deki geliştiriciler ve konuya ilgi duyanlar https://www.fbf8.com/watch adresinden kayıt yaptırarak etkinliği canlı yayınla takip edebilecek.

Konuyla ilgili blog yazısı https://developers.facebook.com/blog/post/2017/03/22/F8-meetups-45-cities/ adresinde

Bu Hafta En Çok Okunanlar

Bu Ay En Çok Okunanlar

Bu Yıl En Çok Okunanlar

Bumerang - Yazarkafe