26 Mayıs 2016

Samsung VR’la Dünya İnsani Zirvesi’nde Sanal Gerçeklik Filmleri gösterildi

Birleşmiş Milletler (BM) tarafından ilk kez düzenlenen, devlet ve hükümet başkanları, uluslararası ve ulusal STKlar, özel sektör temsilcileri,  gençlik temsilcileri, krizlerden etkilenen topluluk liderleri, akademi dünyasından kişiler dahil tüm dünyadan katılımcıları bir araya getiren Dünya İnsani Zirvesi, 23-24 Mayıs 2016 tarihlerinde İstanbul'da gerçekleşti.

Samsung Electronics Türkiye de yardım elini uzatarak, Birleşmiş Milletler'in (BM) Sanal Gerçeklik (VR) Merkezini ekipmanlarıyla donattı. Merkezde, BM ile RYOT, BM Kadın birimi (UN Women) ve SDG Action Campaign ortaklığıyla üretilen 9 Sanal Gerçeklik (VR) filmi* yayınlandı.
Birleşmiş Milletler, sınırları ortadan kaldırmak, insanların empati ve şefkat yaratmak için tasarlanmış yoğun bir deneyim yaşamalarını sağlamak ve insanları harekete geçirmek için sanal gerçekliği kullanıyor. VR filmleri, kurumların farkındalık yaratma, ilham verme ve fon oluşturma yollarını değiştiriyor. Birleşmiş Milletler ve partnerlerinin VR filmleri, Suriye mülteci krizi ve iklim değişikliği dahil olmak üzere organizasyonun karşı karşıya kaldığı en zorlayıcı küresel sorunlardan bazılarına dikkat çekiyor. Sonuç ise hikaye anlatma sanatında yeni ve güçlü bir yaklaşım.
Samsung’un BM Sanal Gerçeklik Merkezi’ne verdiği desteği değerlendiren Samsung Electronics Türkiye Başkanı DaeHyun Kim, insani krizlerin etkilerini azaltmak için harekete geçmenin önemini vurgulayarak şunları söyledi:" Dünyayı iyileştirmek için teknolojiyi kullanan bir şirket olarak, küresel ağımızı ve inovasyon yeteneğimizi devreye sokarak kendimizi, her yerde herkes için olumlu değişiklikler yaratmaya ve insanların olanaklarla dolu daha iyi bir hayat yaşamalarına yardımcı olmaya odakladık. Kaynaklarımızı eğitim, istihdam, sağlık ve çevre alanlarındaki önemli sorunları ele almak için seferber ediyoruz. Hali hazırda çok önemli bir yerel proje için Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (UNFPA) ile iş birliği içinde olmakla birlikte, BM ile iş birliğimizi Dünya İnsani Zirvesi'ne de taşıma fırsatı bize verildiği anda, Samsung Electronics Türkiye olarak seferber olduk. BM'nin Samsung VR'yi kullanarak insani yardımın önemi konusunda farkındalık oluşturma çabalarını desteklemekten büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Teknolojinin insani çabaların desteklenmesinde gittikçe artan bir rol oynayacağını umuyor, Samsung teknolojisinin de bu amaca hizmet edecek olmasından mutluluk duyuyoruz."

Samsung ve Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (UNFPA) işbirliği
24 Mayıs tarihinde UNFPA (Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu) ile Samsung Electronics Türkiye arasında süregelen işbirliğini değerlendirmek üzere Samsung Electronics Türkiye Başkanı DaeHyun Kim, UNFPA İcra Direktörü Dr. Babatunde Osotimehin ve UNFPA Stratejik Ortaklıklar Başkanı Mariarosa Cutillo, UNFPA’in zirvedeki standında bir araya geldi.
İş birliği kapsamında Samsung, Şanlıurfa'da sağlık hizmetlerine erişim güçlüğü yaşayan kadın ve kız çocukları için UNFPA tarafından kurulmuş iki “Women and Girls Safe Place”e (Kadın ve Genç Kızlar İçin Güvenli Alanlar) toplam 150.000 Amerikan doları değerinde iki adet ultrason cihazı temin etti. Merkezdeki iki cihazdan yaklaşık 26 bin kişinin faydalanacağı öngörülüyor.

İşbirliğini değerlendiren Samsung Electronics Türkiye Başkanı DaeHyun Kim "Samsung olarak Türkiye’de UNFPA ile iş birliği yapmaktan çok mutluyuz. Bizler, yapabileceğimiz her şekilde toplumların hizmetindeyiz ve şimdi de ultrason cihazları temin ederek kadın üreme sağlığı ile ilgili hizmetler alanında hem var olan hem de artan talebin mevcut olan en iyi teknoloji ile karşılanmasını sağlıyoruz.", dedi.

Samsung Electronics Türkiye Başkanı DaeHyun Kim çocuklara ve gençlere kaliteli eğitim sunma sürecine ivme kazandırmak üzere iş dünyasını bir araya getirmeyi amaçlayan sivil toplum kuruluşu Eğitim için GBCEducation’ın (Eğitim İçin Küresel İş Koalisyonu) düzenlediği özel kahvaltı etkinliğine de katıldı. Acil durumlarda eğitimi Zirve gündeminde başlıca önceliklerden biri yapma amacıyla düzenlenen etkinliğin ev sahipliğini GBCEducation İdari Başkanı Sarah Brown yaptı. Etkinliğe hayır kuruluşlarından, hükümetlerden, BM dairelerinden, uluslararası kuruluşlardan ve iş dünyasından 150'yi aşkın üst düzey temsilcinin yanı sıra Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Ki-moon ve Eski İngiltere Başbakanı Gordon Brown da katıldı.
Bu toplantıda görüşme imkanı bulan DaeHyun Kim ve Sarah Brown, Samsung'un GBCEducation'ın kriz durumlarında eğitim konusundaki planlarına katkı sağlayabilme olasılığını görüştü. DaeHyun Kim Samsung'un, GBCEducation'ın çatışmalardan etkilenen çocukların ve gençlerin her ne olursa olsun eğitimlerine devam etmelerinin önemine ilişkin vizyonunu paylaştığını ifade etti.

*Birleşmiş Milletlerin Sanal Gerçeklik filmleri hakkında
1. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri'nin İnsani Yardım Görevinin yeni Sanal Gerçeklik filmi "Ev"in (Home) özel prömiyeri: Ürdün'den 16 yaşındaki bir mülteci Zaad, "Nasıl balık denizin dışında yaşayamıyorsa, Suriyeliler de Suriye olmadan yaşayamaz" diyor. Dünya, 60 milyonun üzerinde yer değiştirmiş insan ve mülteci ile 2. Dünya Savaşından bu yana en büyük insani kriz ile karşı karşıya. Ürdün'den Lübnan'a, Kongo Demokratik Cumhuriyeti'ne ve Güney Sudan'a kadar "Ev", BM Genel Sekreteri ile bizi insani bir yolculuğa çıkarıyor. Yönetmenler: Charlotte Cans (UNOCHA) ve David Ohana (UNICEF)

2. "Annemin Kanadı" (My Mother’s Wing). Gaza'da temeller atıldı, yıkıldı ve tekrar atıldı. Bu sanal gerçeklik deneyimi, 2014 savaşında ölen iki çocuğunun acısıyla baş etmek zorunda kalan bir annenin mücadelesini ve gücünü gözler önüne seriyor. UNSDG Eylem Kampanyası'ndan Annemin Kanadı

3. "Sidra Üzerindeki Bulutlar" (Clouds Over Sidra), Ürdün'de yer alan ve 84.000 Suriyeli mültecinin evi haline gelen Za'atari kampında on iki yaşındaki bir çocuğun hikayesini anlatıyor. Onu okula, çadırına ve hatta futbol sahasına kadar izliyor.  Za'atari Mülteci Kampında, şiddetten ve savaştan kaçan 130.000 Suriyeli bulunuyor. Kamp nüfusunun yarısını ise çocuklar oluşturuyor. Bu, Sidra'nın, son 18 ayını Za'atari'de geçiren 12 yaşında bir kız çocuğunun hikayesi. UNSDG Eylem Kampanyası'ndan Sidra Üzerindeki Bulutlar

4. "Zarafetin dalgaları" (Waves of grace): Liberya, tarihteki en büyük Ebola salgınını geçirdi. Toplumlar yeniden ayağa kalkmak için uğraşırken, bir kadın inancıyla iyileşmeye çalışıyor. Bu, Decontee Davis'in, Ebola'dan kurtulmuş ve bağışıklığı sayesinde köyündeki yetim çocukların bakımıyla ilgilenen bir kadının hikayesi. UNSDG Eylem Kampanyası’ndan Zarafetin dalgaları

5. "Oğlum için" (For my Son), bir babadan oğluna, Suriye savaşından kaçış yolculuğunu anlatan duygu dolu bir mektup. Ailesinin refahı için Amman'da daha iyi bir hayat aramak üzere Za'atari mülteci kampından ayrılan bu cesur babanın, kocanın ve eğitimli avukatın hikayesini izleyin. RYOT'dan Oğlum için
6. "Geçiş" (The Crossing), kendileri ve aileleri için daha iyi bir yaşam arayışıyla Akdeniz'i geçen mültecilerin yolculuğunu gözler önüne seriyor. Umutlarını, mücadelelerini ve "diğer tarafa" vardıklarındaki duygularını deneyimleyin.  RYOT'dan  Geçiş
7. "Büyüyen Kız" (Growing up Girl), Kenya ve Tanzanya sınırında bulunan bir kırsal kasabadaki 10 yaşında bir kız çocuğunun hikayesi. Su ve odun ateşi topladığı, okula gitmek için kilometrelerce yürüdüğü ve ev ödevlerini bir sokak lambası altında yaptığı günlük hayatında onu izleyin. RYOT'dan Büyüyen Kız

8. "100 için Hazır" (Ready for 100), Antarktika buzulları ve iklim değişikliğinin buzullar, hayvanlar ve bunlara bağımlı toplumlar üzerindeki etkisi üzerine sanal bir yolculuk. RYOT'dan 100 için Hazır

9. "Tanganika'yı Geçmek" (Taslak Başlık – Crossing Tanganyika). Finess Kongo Demokratik Cumhuriyeti'ndeki Lusenda Mülteci Kampında yaşayan bir mülteci.  Bu yeni topluluktaki kadınlar cinsel istismar, ayrımcılık ve sevdiklerini kaybetme acılarını yaşamışlar. Burundi'den kaçarken iki kızını geride bırakmış ama onları geri alma umudunu hiç yitirmemiş. Onun cesaretinin yanı sıra BM Kadın Birimi'nin öğretim ve mesleki eğitim, tiyatro, şarkı, dans ve insani krizlerde dayanışmayı teşvik eden güvenli alanlarının verdiği güçle kazandığı zafere tanıklık edin. BM Kadın Birimi’nden bir film 

25 Mayıs 2016

Reklam yoluyla dolandırılma

Aslında tam bir dolandırma sayılmayacak bir yöntem. Genelde pazarlamacıların kullandıkları ürünleri abartılı anlatarak pazarlama yöntemi. Ağırlıklı olarak radyolarda denk geleceğiniz ama geçmişte TV kanallarında (Gerçi ne olduğu belli olmayan kanallar yoluyla veya sadece reklam yayınlamak için açılmış kanallar yolyla devam ediyor) da yer alan ve internet reklamlarında da bolca gördüğünüz ve çoğunluğu toplumun hassas olduğu cinsel içerikli, kilo verme, otomotiv ürünleri ve teknolojik cihazlar olmak üzere bir çok ürün grubunda kullanılan bir yöntemdir. Yazının başında da dedim tam bir dolandırma sayılmaz. Ama tüketici mevzuatına aykırı bir satış olduğundan dikkat edilmesi gerekiyor. Yine burada büyük harflerle belirteceğim. Her ne kadar burada sınırlamalar getirilmiş olsa da verilecek cezalar burada belirtilmediği için oluşan boşluklardan yayınlara devam ediliyor. Şikayet üzerine yapılan adli işlemlerde de ya Tüketiciyi koruma kanunu veya başka mevzuatlar devreye sokularak bir şeyler yapılmaya çalışılıyor. Şuanki mevzuatlarda yeterli önlemleri içermiyor. Çünkü genelde markaya veya firmaya reklam durdurma cezası geliyor. Yeni bir marka veya firma ile yola devam edilebiliyor. Bu konuda Ankara Barosunun şu yayınına isterseniz gözatın.

Reklam yayıncıları ürünlerin bahsedilen ürün özelliklerinde olup olmadığı ile ilgili sorumlu değildir.

Bu nedenle alacağınız ürünleri bildiğiniz yerlerden alın. 3 kuruş fazla verin bildiğiniz yerlerden alın. Marka olmak kolay değil. Gerçi markalarda sağolsunlar işin ... çıkarıp uçuk marka ücreti yansıtıyorlar ürünlere. Bu nedenle de bu tür çakallar türüyor.

Daha önce de bu konuda kelime oyunları ile yapılan ürün satışları ile ilgili "TV ve gazete reklamları yoluyla satılan telefonlara dikkat!" başlıklı bir yazı yazmıştım.

Yine bu konu ile ilgili şurada detayını bulacağınız konumuzla alakalı haberin özetide size bilgi verebilir. Haberin özeti şöyle

Yurtdışından aldıkları sahte yayıncı lisansı ile Türksat uydusu üzerinden yayın yapan bu firmalar korsan olarak yayınladıkları Yeşilçam filmlerinin arasında yayınladıkları reklamlarda içinde ne olduğu belli olmayan cinsel gücü arttıran ilaçlar ve sahte bal pazarlayarak vatandaşın sağlığı ile oynuyor. Bazı firmalar orijinal adı altında Çin malı bozuk telefonları pazarlarken, bazı dolandırıcılar “Afrika’ya Kur’an-ı Kerim gönderiyoruz” diyerek topladıkları paranın karşılığında ürün bile göndermiyor.

Escort kadınlar yoluyla dolandırma

Escort kadınlar yoluyla dolandırma
Bu dolandırıcılık yönteminde öncekilere nazaran daha büyük paralar dönüyor. Ayrıca yine bu yöntemle bilinen binlerce kişi dolandırıldığı gibi toplum içinde kişinin düşeceği durumdan veya utanmadan dolayı kat be kat fazlası bilinmiyor. 

Bu yöntem için dolandırıcılar sosyal medya veya ücretsiz blog servisi veren yerlerden kurdukları siteler üzerinden kurbanları ile iletişime geçiyor. Çünkü bunların takibi çok daha zor. Kişiden önce teminat gibi ödeme talep ediliyor. Buluşma noktası belirleniyor. Eğer para yeterli gelmezse yolda olduklarını lastik patladı v.s. gibi nedenlerle acil paraya ihtiyaçları olduklarını yoksa gelemeyeceklerini söyleyip tekrar para isteniyor. Paranın yattığı hesap belli ama genelde hesaplar alakasız kişiler üzerine oluyor. Normalde bir açık konu olacak ama 200-300 TL gibi ceplerinden para harcayıp emellerine ulaşmak varken binlerce TL dolandırılıyorlar. Her ne kadar Polis bir çoğunu yakalasa da çok daha fazlası yakalanamıyor.

"Hediye kazandınız" mesajlarına kanmayın

Facebook dolandırıcılığı ile girdiğimiz yazılara devam ediyoruz. Çok basit, önemsiz gözükse de hala binlerce kişinin tuzağa düştüğü yöntemler bunlar.

Mesela size yazılı veya telefon ile Hediye kazandınız adresinizi verin hediyenizi gönderelim ama vergisi var ve peşin ödemeniz gerekiyor, kargonuz geldiğinde ürünü teslim aldığınızda ödeyin gibi durumlarla karşılaşırsanız sakın kanmayın. Genelde telefon kazandınız şeklinde giriyorlar konuya ama kargodan ya oyuncak telefon yada salatalık, patlıcan çıkıyor. Parayı ödemeden de kargoyu teslim alamıyorsunuz. Hala bu yöntemlerle dolandırılan var mı demeyin kimlerin dolandırıldığını bilseniz şaşırırsınız.

Arkadaşınız facebook üzerinden para istiyorsa göndermeyin

Facebook dolandırıcılığı
Başlığı bilerek o şekilde yaptım. Defalarca gerek ben gerek diğer bloggerlar/medya kanalları gerekse ilgili kurumlar hemen hemen her platformda uyarmamıza rağmen hala bu şekilde binlerce insan ele geçirilen hesaplar üzerinden dolandırılıyor. Şimdi tekrar büyük harflerle yazıyorum.

Facebook veya başka platformlar üzerinden sizden kim olursa olsun para, kontör v.s. istersen veya hediye... kazandınız derse telefon ile o kişiye ulaşın

mümkünse de bu yazıyı herkesle paylaşın. Bu tür dolandırıcılığın bir türlü arkası kesilmiyor. 

Şimdi gelelim bu dolandırıcılığın diğer boyutlarına. Öncelikle bu şahıslara ulaşmak çok zor yani paranızın geri dönüşümü imkansıza yakın derecede zor. Diğer bir konuda telefon hattınız mobil ödemeye açık ise benzer bir çok yöntemle dolandırılabilirsiniz. Hatta farkında olmadan tıklayacağınız linklerle de. O nedenle GSM Opreratörlerinin otomatik açtığı mobil ödemeyi kullanmıyorsanız kapatın.

24 Mayıs 2016

ESET'ten TeslaCrypt’in güncel türevine karşı şifre çözücü


Cryptolocker olarak bilinen fidye yazılımları, internetin en can sıkıcı tehdidine dönüşmüş durumda. Sisteme bulaştıktan sonra temizlemenin çok zor olduğu bu yazılımlar konusunda ESET, yeni ve çarpıcı bir adım attı. ESET, en yaygın fidye yazılımı türünden biri olan TeslaCrypt’in güncel türevlerine karşı bir şifre çözücü yayınladı.

Eğer bilgisayar sisteminizdeki dosyalarınız kötü üne sahip TeslaCrypt fidye yazılımın yeni türevleri (V3 veya V4) tarafından şifrelendiyse ve şifrelenmiş dosyalarınız .xxx, .ttt, .micro, .mp3 gibi uzantılar aldıysa, ESET’in sizin için güzel bir haberi var.

ESET, bu zararlı ve türevleri tarafından şifrelenmiş tüm dosyaları çözebilen ücretsiz bir şifre çözme aracı oluşturdu: http://download.eset.com/special/ESETTeslaCryptDecryptor.exe

Bu aracı nasıl kullanacağınızı öğrenmek için ESET’in bu konudaki destek sayfasını ziyaret edebilirsiniz. http://support.eset.com/kb6051/

Ayrıca ESET Türkiye 7/24 Destek hattı numarası 0850 221 3738’i arayabilir veya destek@eset.com.tr adresine mesaj atabilirsiniz.

Şifre çözücü nasıl oluşturuldu?
TeslaCrypt’i yazan ve yöneten grup, bir süre önce zararlı faaliyetlerine son verdiklerini duyurdu. Bu durum üzerine ESET analistleri, TeslaCrypt kurbanlarına destek olmak için ilgili grup ile iletişime geçtı ve TeslaCrypt şifrelerini çözmek için gereken ana şifre anahtarını talep etti. Sürpriz şekilde, grup bu anahtarı erişime açtı. Bu anahtara erişir erişmez, ESET hızlıca bu zararlı yazılım ve türevleri tarafından şifrelenmiş tüm dosyaları çözebilen bir çözme aracı geliştirdi.

Yine de mutlaka önceden önlem alın sonra değil!
Fidye yazılımları halen internetin en önemli ve en can sıkıcı tehditleri durumunda. Burada en temel konu, bulaşmadan önce korunmak. Çünkü sisteme bulaştıktan sonra temizlemek çok zor. Ayrıca pek çok farklı türevinin bulunması, söz konusu görevi daha da zorlaştırıyor.  
Bu nedenle bilgisayar, tablet ve cep telefonu kullanıcıları; işletim sistemlerini ve uygulamalarını sürekli olarak güncel tutmalı, çoklu koruma katmanlarına sahip güvenlik çözümleri kullanmalı ve düzenli olarak önemli verilerini çevrimdışı (offline) örneğin harici bir sabit diske yedeklemeli. Ayrıca e-posta ile gelen veya web tarayıcıda görülen linklere veya dosyalara tıklarken dikkatli olunmalı.

ESET TeslaCrypt Şifre Çözücü ile ilgili daha detaylı bilgi ve makale için şu linki takip edebilirsiniz: http://www.welivesecurity.com/2016/05/18/eset-releases-decryptor-recent-variants-teslacrypt-ransomware/

Cryptolocker uyarıları ile ilgili videomuzu şu linkten izleyebilirsiniz: https://youtu.be/Ip8zMhxFghM

Türkiye'de akıllı robotlar 30 yıl içinde işbaşı yapacak

Türkiye’de 4. Sanayi Devrimi’nin nasıl gerçekleşeceğinin tartışıldığı Endüstri 4.0 Türkiye Forumu’nda, 30 yıl içinde akıllı robotların işbaşı yapmaya başlayacağı gündeme geldi. Forum kapsamında değerlendirmeler yapan Dijital Dönüşüm Derneği Genel Sekreteri Koray Tuncer, Endüstri 4.0 süreci ile şirketlerin dijital bir dönemden geçeceğini ve bu dönemin 10 binlerce kişiye yeni iş imkanı sunacağını vurguladı

Sektörlerin 4. Sanayi Devrimi’ne ilişkin mevcut durumlarının ve geleceğe yönelik uygulamalarının konuşulduğu Endüstri 4.0 Türkiye Forumu’nda, dijital dönüşümle beraber doğacak yeni iş alanları ve akıllı robotların ne zaman iş hayatına gireceği masaya yatırıldı. İş dünyasının en önemli gündem maddesi olan Endüstri 4.0 devriminde verimliliğin artırılması, zaman kaybının ortadan kaldırılması ve üretim hatalarının düşmesi akıllı fabrikalarda çalışan akıllı robotlar ve bunları yönetmeyi bilen çalışanlar sayesinde mümkün olacak.

Türkiye 4. Sanayi Devrimi’ni bugünden başlatmalı
İşletmelerin dijitalleşmeyi esas alan bir süreçten geçeceğini belirten Dijital Dönüşüm Derneği Genel Sekreteri Koray Tuncer, 30 yıl içinde yaşanması beklenen değişimleri değerlendirdi. Tuncer: “İş alanı ve görevi dolayısıyla geleceğin mavi yakalı çalışanları olarak adlandırabileceğimiz yeni nesil akıllı robotlar 4. Sanayi Devrimi’nin en dikkat çeken yanı olacak. Taşımacılık ve lojistik gibi insanı yoran zorlu işler başta olmak üzere üretimin birçok aşamasında da etkili olabilecek akıllı, gelişebilen, öğrenebilen ve kendini tedavi edebilen özelliklere sahip robotlarla iş hayatında ne zaman karşılayacağımız ise en çok merak edilen konular arasında. Şu anda 30 yıl içinde Türkiye’nin 4. Sanayi Devrimi’ni gerçekleştirmesi öngörülüyor. Bu dönüşüm gerekli adımların atılmasıyla gerçekleştirilebilirse 30 yıl sonra fabrikalarda akıllı robotlarla karşılaşabiliriz. Bu süreçte şirketler de dijital bir dönemden geçecek ve dijital dönüşümden doğacak yeni iş alanları 10 binlerce kişiye istihdam sağlayacak” şeklinde konuştu.

Hayalleri zorlayan yenilikler
Dijital Dönüşüm Derneği tarafından düzenlenen Endüstri 4.0 Türkiye Forumu’nda sosyal hayatın tanışacağı yeniklerden de örnekler sunuldu. Yaşanacak değişimlerin hayalleri zorladığını belirten Tuncer, “Organik 3D yazıcılar hayatımızı bambaşka bir noktaya taşıyacak.  Bu yazıcılardan pizza hamuru ve hamburgerler üretebileceğiz. Yine aynı yazıcılardan kilo alınca genişleyen, zayıflayınca incelen kıyafetler tasarlayıp basabileceğiz. Kısacası dijitalleşmeyi hayatımızın her alanında konfora dönüştüreceğimiz günleri yaşayacağız” diye konuştu.

Siber suçlulara av olmayın

20-21 Mayıs tarihleri arasında SteigenbergerHotel Maslak’ta gerçekleştirilecek olan Türkiye’nin ilk global siber güvenlik zirvesi LOCARD Global Cyber Security Summit sonrası konuşmacılarından Chema Alonso ile konuştuk... BlackHat gibi dünyanın en popüler hacking konferanslarında da konuşmacı olarak yer alan, Güvenlik Uzmanı olan Chema, Telefonica'nın siber güvenlik firması Eleven Paths'te CEO görevini yürütüyor. Yukarıda bahsettiğimiz güvenlik konularıyla ilgileniyor ve her gün milyonlarca insanı etkileyen siber suçlara çözüm arıyor.

1-Kimlik bilgilerinizi isteyenlere karşı dikkatli olun!
Hacker'lar nasıl düşünür? ABD başkanlık seçimi adayları Donald Trump ve Hillary Clinton gibi isimler başta olmak üzere bugünlerde kendimizi nasıl koruyabiliriz?
İlk olarak, hacker'ların tamamen siber suçlulardan ayrı bir yerde olduğunu belirtmem gerekiyor. Hacker'ı tanımlamak için şu ifadeyi kullanmayı tercih ederim:
Bir sistemin, bilgisayarın ve bilgisayar ağlarının nasıl çalıştığını anlamak için özel çaba gösteren kişi. Açıkçası hacker teriminin 'güvenlik kırıcı' anlamındaki cracker ile karıştırıldığını düşünüyorum.
Güvenlik alanına odaklanmış bir hacker, her zaman teknolojinin sınırlarında gezinmeye çalışır. İlgilendiği alanın bir kenarında kalmış dosyalar nihayetinde kırılacaktır. Hacker'lar teknoloji araştırma arzusuna sahiptir ve bir şeyleri yapmanın sürekli yeni yöntemleri keşfetmeye çalışırlar.
Siber suçlular ise farklıdır. Onlar daha çok 'nasıl' kısmına odaklanır. Bir siber suçlu sadece sahte e-postalar ile firmalardan veya ünlülerden çalarak para kazanan birisi olabilir. Bu tür sıradan yöntemler halen işliyor çünkü internette hesabı bulunanların yüzde 10'undan azı iki basamaklı güvenlik doğrulama kullanıyor. İnternette kurtlar ve kuzular vardır. Eğer kurtların özelliklerini bilmezseniz, bir koyun olursunuz. Eğer internetten keyif almak istiyorsanız, sizden bilgilerinizi isteyen süper renkli bir hizmete girmeden önce güvenlik konusunda araştırma yapmanız lazım.

2-Türkiye'de bedava Wi-Fi ile akıllı şehir ve ev konsepti giderek yaygınlaşıyor. Tüm bunların sakladığı riskler nedir?
Wi-Fi ağları herkes tarafından paylaşılan içerik kullanır. Ortak paylaşımlı medyayıdinleyebilir veya üzerinden sinyal gönderebilirsiniz. Başlangıçta, Wi-Fi ağları bir çok güvenlik açığına sahipti. Günümüzde modern protokol ve ayarlar ile güçlendiriliyorlar. Yine de bedava Wi-Fi ağlarında birçok risk mevcut.
İlk olarak güvenlik yeterince güçlü değil. İkincisi Wi-Fi yapısı gereği siber suçlulara veri akışına müdahale edebilecekleri, yönlendirebilecekleri açıkları sunuyor. Bu yüzden ya bedava Wi-Fi kullanmayın veya güçlü bir VPN bağlantısından yararlanın.

3- FBI'ın iPhone şifresini kırmasını nasıl yorumluyorsunuz? iPhone Touch ID teknolojisi yeterli mi?
Bu konudaki şahsi görüşüm, büyük firmaların benim bir İspanyol, AB ve BM vatandaşı olarak kişisel haklarımdan sorumlu olmadığı. Bana kalırsa gizlilikten çok daha önemli birçok hak var. Gizlilik de tabii ki korunmalı. Bulunduğumuz şartlar altında İspanya'nın demokratik bir ülke ve Avrupa regülasyonlarına uyumlu olduğumuzu düşünürsek Apple gibi bir firma kilidin kırılması için yerel güvenlik yetkililerine yardım etmeli.
Bence Apple bu tür bir konuda yetkililerle çalışmalı ve medyada bu kadar gürültü oluşmamalı. Her gün güvenlik yetkilileri birinci sınıf ülkelerdeki iPhone'lar üzerinde binlerce adli tıp analizi yapıyor ve kimse bağırmıyor. Hatta güvenlik yetkilileri daha iyi adli tıp analizleri için araçlar geliştirilmesine yardım ediyor.
Bunun da ötesinde, değindiğiniz gibi Touch ID devletler için mükemmel bir kapı. Sınırlardan geçişlerde insanların parmak izi vermesi şart ve Norveç ile ABD gibi ülkelerde cihazlarınızın kilidini açmanız gerekiyor.

4- Whatsapp ne kadar güvenli? Yeni getirilen uçtan uca güvenlik ne kadar başarılı? Siz WhatsApp'ı güvenli buluyor musunuz?
İnsanlar WhatsApp'i ilk yüklediklerinde akıllarından güvenlik geçmedi. Kullanıcıların isteği internet üzerinden bedava mesaj göndermekti. Bugün WhatsApp Avrupa'da birçok güvenlik regülasyonunu bypass eden uçtan uca şifreleme hizmetine sahip. Yakın zamanda yasal sorunlarla nasıl baş edeceklerini bekleyip göreceğiz.
WhatsApp'teki şifreleme hakkında konuşmak gerekirse, iyi yapıldığını söyleyebilirim. Ancak mesajlar halen veri tabanında ve yedeklemerde şifresiz olarak kalıyor. Bu yüzden mesajlar SQLite veritabanından silinse bile elde etmenin birçok yolu bulunuyor.

5- Güvenlik son yıllarda, özellikle bu yıl tüm Dünya vatandaşları için önemli bir sorun haline geldi. Teröristler sosyal medya ve bitcoin'i nasıl kullanıyor? Siber suçlular yüklü miktarlarda parayı bankalardan nasıl çalıyor?
Teröristlerin sosyal medya ve bitcoin'i nasıl kullandığını anlamak için sadece sizin onları nasıl kullandığınızı düşünmeniz yeterli. İnterneti sizin muhtemelen bildiğiniz bazı özel güvenlik yöntemleri ile kullanıyorlar.ISIS'in kullanım tavsiyelerini içeren bir belge yayımlanmıştı ve bunlar oldukça normal (http://www.wired.com/wp-content/uploads/2015/11/ISIS- OPSEC-Guide.pdf)

Peki nasıl para çalıyorlar? Birçok yöntem kullanıyorlar:
1-Sahte e-posta yöntemiyle kullanıcı adı/şifre ve ikinci basamak doğrulama bilgilerini çalıyorlar,
2-Bankalara Gelişmiş Siber Tehditler (APT) ile saldırıyorlar. Çalışanların bilgilerini ele geçirerek sisteme sızıyor ve para çalıyorlar.
3-Kredi kartları çalıyorlar.
4-Paypal ve Bitcoin hesapları çalıyorlar.
5-ATM'lere kötü amaçlı yazılım yükleyerek hırsızlık yapıyorlar. Bu videoya bayılıyorum:https://www.youtube.com/watch?v=QZvdPM_h2o8

6- Türkiye'deki bankalara bu yıl içinde çok sayıda DDOS saldırısı düzenlendi. Bankacılık güvenliği hakkında ne düşünüyorsunuz? Paramız bankada güvende mi?
Bankalar çok güçlü güvenlik sistemlerine sahip ancak bu sistemler her gün geliştirilmek zorunda. Güvenlik ile iş yönetimindeki riski dengelemeleri gerekiyor. Bu denge siber suçlulara ifşa edebilecekleri riskler veriyor. Eğer bir gün paranızı bankada kaybederseniz, bu muhtemelen hacker saldırısından başka bir nedene dayanacaktır. Hacker'lar sorumluluklarını çok ciddiye alır.

7- Türkiye'yi ne gibi siber tehditler bekliyor olabilir? Devletler çevrimiçi terörizm ve siber tehditlere karşı nasıl önlemler almalı?
Kritik altyapılara yönelik modern saldırılar, devletlerin temel ulusal kaynaklara yönelik yeterince güvenlik önlemi almadığını bizlere gösterdi. Enerji sistemleri, fabrikalar, trenler, havaalanları ve su şebeleri gibi altyapılar risk altında ve siber suçlular için ana hedef konumunda. Bu nedenle ülkeler küresel güvenlik önlemlerine yatırım yapmak zorunda.
Bana geçmişte şu tarz sorular sorulmuştu: "Yarın başkentin ana meydanda 5 bin silahlı adam olsa bir aksiyon planınız mevcuttur. Peki aynısı ülkedeki tüm tren ağını ele geçirebilen bir siber saldırgana karşı mevcut mu?"Demek istediğim, her kritik altyapı için siber güvenlik tehdidi mevcut ve gerekli önlemleri almalısınız.

8- Hacktivist'ler binlerce Türk vatandaşının kimliklerini çaldı. Sizce bu saldırıları neden düzenlediler ve sonuçları ne olabilir?
Açıkçası bilmiyorum. Buradaki tabloda bir üçüncü kişi var. Onlara hacktivist diyoruz. Bu insanlar bir şeyi protesto etmek, bilgi açığa çıkarmak için belgeler çalıyor, siber saldırılar düzenliyor. Onları geçmişte Sosyal ve Politik Aktivisler ile karşılaştırırdık. Örneğin Greenpeace, ülkelerin izin verdiği yasalar altında fikirlerini savunan eylemler yapıyor. Düşünceleri ve eylemleriyle uyuşmuyor olabilirsiniz, ancak onlar aynı fikir altında hareket ediyor. Haktivist'ler için de aynısını söylemek mümkün. Anonymous, akla gelen ilk örneklerden. Düşüncelerini savunmak adına eylem düzenliyor ve bazen bilgi sızdırdıklarını görüyoruz.

Hacktivist eylemi aslında nedir? Eskiden bir siber suçlu muydu?
Bilmiyorum. İleride biriken verilerle ne olacağını göreceğiz.

9- LOCARD konferansı hakkındaki düşünceniz nedir?
LOCARD'ın fikir ve prensiplerini seviyorum. Güvenlik araştırmacılarını, hacker'ları ve güvenlik yetkililerini bir araya getirmek görüş ve tecrübe paylaşmak için oldukça iyi bir düşünülmüş bir organizasyon. Bu yıl Türkiye'de bir araya gelerek, güvenlik araştırmaları ve hacking yöntemlerini görmek adına iyi bir fırsat olduğunu düşünüyorum.