14 Temmuz 2016

Trend Micro’dan Çocuklara İnternet Zararlarını Öğreten Oyun: Jumping Kid

Trend Micro’dan Çocuklara İnternet Zararlarını Öğreten Oyun: Jumping Kid
Okulların tatile girmesiyle birlikte ebeveynler, internet ve bilgisayar başında daha fazla vakit geçirmek isteyecek çocukları için nasıl daha güvenilir bir ortam kuracakları konusunda araştırmalarını artırdı. Trend Micro’nun tasarladığı Jumping Kid oyunu, çocuklara eğlenceli vakit geçirirken internette karşılarına çıkacak online dolandırıcılık, bilgisayar virüsleri, internet bağımlılığı ve uygun olmayan içerik gibi konularda bilgi veriyor.

Bilgisayar oyunu oynamak ve internet kullanmak zamane çocuklarının en büyük eğlenceleri arasında yer alıyor. Özellikle okulların tatile girdiği bu dönemde birçok çocuk, oyun oynamak için soluğu bilgisayar başında alıyor. Yapılan araştırmalar, çocukların ileride karşılaşacakları tehlikelerle ilgili erken yaşlarda bilgi sahibi olmasının öneminin altını çizerken, günümüzde özellikle 12-17 yaş arası çocukların yüzde 93'ünün çevrimiçi olduğunu ortaya koyuyor. Bilgisayar başında uzun zaman geçiren çocuklarda sıklıkla karşılaşılan internet bağımlılığı, web sitelerinden ve oyunlardan gelen zararlı virüsler ve uygunsuz içerikler, yıllardır ailelerin çocukları için endişe ettiği konulardı. Şimdi bunlara ek olarak online dolandırıcılık ve siber zorbalık vakaları ebeveynler için korku yaratırken, bu konuda çocuklarını nasıl yönlendirecekleri konusunda da belirsizliğe neden oluyor. Buradan hareketle, dünyanın önde gelen internet ve veri güvenliği şirketi Trend Micro, çocuklar için internette nelerin zararlı olduğu ve nelerden uzak durmaları gerektiği konusunda bilgi sahibi olacakları eğlenceli bir oyun tasarladı. Oldukça basit bir ara yüze sahip olan oyunda, seçilen karakter, bir yandan internetin zararlı etkilerinden kaçarken bir yandan da güvenlik ikonlarını toplayarak yüksek puanı elde etmeye çalışıyor.

Jumping Kid’e, http://www.trendmicro.tw/en/JumpingKid/ linkinden ve Trend Micro Facebook sayfasından ulaşarak ücretsiz olarak oynamak mümkün.

Google Üniversite Seçimim üniversite adaylarının başvuru rehberi olmaya devam ediyor

Google Üniversite Seçimim üniversite adaylarının başvuru rehberi olmaya devam ediyor
Üniversiteye hazırlanan gençlerin ihtiyaçlarını tek adreste toplayan “Google Üniversite Seçimim’’ platformu, 26 Temmuz – 2 Ağustos 2016 tarihleri arasında gerçekleşecek tercih dönemine sayılı günler kala üniversite adaylarının başvuru rehberi olmaya devam ediyor.

Türkiye ve KKTC'deki 210 üniversiteyi ve 10 binden fazla bölümü tüm detaylarıyla tanıtan platformu kullanan adaylar, 360 derecelik panoramik sanal tur ile çok sayıda üniversite kampüsünü oturduğu yerden gezebiliyor.

Google ile Milli Eğitim Bakanlığı Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü’nün (YEĞİTEK) eğitimde teknolojinin etkin kullanımını hedefleyen projesi “Üniversite Seçimim” platformunda kullanıcılar, Türkiye ve KKTC’de bulunan 127’si devlet, 83’ü vakıf olmak üzere toplam 210 üniversitenin ve 10 binden fazla bölümün bilgilerini ayrıntılı biçimde inceleyebiliyor.

Dilerlerse tüm üniversiteleri, dilerlerse aramayı sınırlandırarak sadece eğitim almak istedikleri şehirdeki üniversitelerin bilgilerine ulaşan gençler, burs olanaklarını da yine bu platform üzerinden öğrenebiliyor.

Google Üniversite Seçimim rehberinde yer alan 40’tan fazla üniversite ise kullanıcılara Google StreetView ile 360 derecelik panoramik sanal tur imkanı sunuyor. Google hesaplarına giriş yapanlar bu farklı deneyimi kişiselleştirme imkanına da sahip oluyor.

Google Üniversite Seçimim platformuna https://universitesecimim.withgoogle.com

Kavisli monitörün gözü daha az yorduğu ispatlandı

Harvard Tıp Fakültesi’nde yapılan araştırmaya göre Samsung kavisli monitör, kullanıcılara düz ekranlı monitörlere kıyasla çok daha rahat ve daha az yorucu bir izleme deneyimi sunuyor

Samsung Electronics, Harvard Tıp Fakültesi tarafından yapılan araştırmaya göre Samsung SE790C kavisli monitörün, kullanıcılar için düz ekranlı alternatiflere kıyasla daha rahat ve daha az yorucu bir izleme deneyimi sunduğunu açıkladı.

Society of Information Display (SID) tarafından “Düz ve Kavisli Monitörlerin Karşılaştırılması: Yoğun Görsel Arama İşinin Neden Olduğu Göz Yorgunluğu” isimli araştırmanın makalesinde tüm bulgular açıklandı.

Harvard Tıp Fakültesi bünyesindeki Schepens Göz Araştırmaları Enstitüsü, Mass Eye and Ear bölümünden araştırmacılar, bilgisayar ekranına maruz kalmanın sağlık üzerindeki etkilerini araştırmış ve kavisli monitör kullanımı sayesinde uzun süre ekrana bakmaktan kaynaklanan Computer Vision sendromunun belirtilerini azaltma potansiyelini ölçmeyi amaçlamışlardı. Dr. Eli Peli ve Gang Luo liderliğindeki Harvard Tıp Fakültesi araştırma ekibi, araştırma sırasında, 20/20 veya daha iyi bir yakını görme keskinliğine sahip olan katılımcılardan hem Samsung’un SE790C kavisli monitörünün 34 inç versiyonunda hem de benzer düz ekranlı bir alternatif monitörde içerik izlemelerini istedi.

Her katılımcıdan, görme yetisiyle ilgili 22 benzersiz semptomda konfor düzeylerini ölçmek için izleme öncesi ve sonrası sorulara yanıt vermeleri istendi. Titizlikle yapılan orantı testi sonucunda, katılımcıların önemli ölçüde daha büyük bir kısmının, düz ekranlı monitöre baktığında kavisli monitöre baktığında yaşadığından daha fazla kötüleşme belirtisi (göz yorgunluğu, odaklanma zorluğu ve bulanık görme gibi belirtiler) yaşadığı ortaya çıktı.

Kavisli monitörün gözü daha az yorduğu ispatlandı

Samsung Electronics Ekran Görüntüleme Birimi Kıdemli Başkan Yardımcısı Seog-gi Kim şunları söyledi:“Yenilikçi tasarım ve kullanıcı dostu bir dizi özellikle, Samsung’un kavisli monitörleri mümkün olan en sürükleyici, en rahat ve en canlı görüntüleme deneyimini sunmak için optimize edildi. Harvard Tıp Fakültesi araştırmasının sonuçları da daha az yoran, daha keyifli ve yüksek kaliteli görsel ortamlar sunma vaadimizi gerçekleştirdiğimizi gösterdi. Müşterilerimizin beklentilerinin de üzerinde olan yenilikler sunmaya devam edeceğiz.”

Standart düz ekranlı monitörlerde yaygın olarak görülen merkezden kenara izleme uzaklıklarındaki farklılığa karşılık bir geliştirme olarak, Samsung’un SE790C ekranlarında, insan gözünün doğal şekline uygun olacak şekilde biçimlendirilmiş neredeyse eşit uzaklıklı bir tasarım kullanıldı. Bu kenardan kenara 3000R kavis, kullanıcıları yormadan görüntünün içine çeken geniş ve tam bir görünüm oluşturuyor. Geniş izleme açısı, sınıfının en iyisi 3.000:1 statik kontrast oranı ve dışarıdan gelen ışık etkisini engelleme özelliğiyle SE790C monitörler, oyun oynama ve film seyretme gibi uzun süreli kullanım durumlarında olağanüstü resim kalitesi ve performans sunuyor.

Google Bilim Fuarı 2016’da Türkiye'den iki proje bölge finalisti oldu

Google Bilim Fuarı 2016’da Türkiye'den iki proje bölge finalisti oldu
Dünyanın dört bir yanındaki parlak beyinleri dünyayı değiştirecek fikirlerini paylaşmaya davet eden Google Bilim Fuarı 2016’da bölgesel finalistler belli oldu.

Bu yılın bölgesel finalist olarak seçilen projeleri arasında Türkiye’den de iki proje yer alıyor.

Bölgesel finale kalan genç bilim insanları, 28 Eylül 2016’da Mountain View Kaliforniya’da düzenlenecek ödül törenine katılacak Global Finalistler arasında yer almak için yarışacak.

Google Bilim Fuarı ile günümüzün en parlak beyinlerini önemli bir soruyu yanıtlamaya davet ettik: Bilim, matematik ve mühendislikten yararlanarak dünyayı nasıl daha iyi bir yer haline getirirsiniz? Bu soruya karşılık olarak bu yıl tam 107 ülkeden ve hepsi birbirinden etkileyici binlerce cevap aldık.

Kazananları duyurmak için Eylül sonunun gelmesini iple çekiyoruz. Ancak bundan önce temiz içme suyu sağlamak, insanları doğal afetlerden korumak ve kuraklıkla savaşmak gibi zorlu toplumsal problemleri çözmeye yönelik projeleri öne çıkarmak istedik. O nedenle bu yıl Kuzey Amerika, Latin Amerika, Ortadoğu ve Afrika, Asya ve Pasifik Adaları ile Avrupa bölgelerini kapsayan beş proje ‘Toplumsal Etki Ödülü’nü kazanacak.

Toplumsal Etki Ödülü kategorisinde Türkiye’den de iki proje finale kalan adaylar arasında yer alıyor:

Midye ile Herkese Daha Temiz Su

İstanbul’dan Esra (13), yüksek derecede sanayileşmiş bölgelerde yaşayanların ve buraları ziyaret edenlerin kurşun içermeyen içme suyuna erişmelerinin ne kadar zor olabildiği konusunda kaygılanan bir öğrenci. Çoğu ziyaretçiye şişelenmiş su içmeleri ve duş alırken veya dişlerini fırçalarken ağızlarına musluk suyu girmesinden kaçınmaları tavsiye ediliyor. İnsanların bu sorundan kaçınmasını sağlayacak yeni bir filtreleme çözümü fikrinden esinlenen Esra, filtre olarak midye kabuklarının kullanımını araştırdı. Yaptığı çalışmalar midye kabuklarının toprak, su ve daha birçok kaynaktan kurşunu absorbe etmek için ideal olduğunu ortaya koydu. Üstelik çok da ucuza mal oluyorlar. Şimdi Esra, herkese temiz su sağlamak için bu filtreleme çözümünü ülkesinde tanıtmanın hayalini kuruyor.

Geri Dönüştürülmüş Kutularla Depreme Hazırlık

On beş yaşındaki İlayda ve Ezgi İzmir’de yaşıyor. Türkiye’de 2011 yılında gerçekleşen 7,1 büyüklüğündeki deprem 600’den fazla cana mal oldu ve uzmanlar Kuzey Anadolu Fay Hattı’ndaki gerilim artmaya devam ederken önümüzdeki on yıl içerisinde çok daha büyük zararların ortaya çıkabileceğini tahmin ediyor. Türkiye’deki binaların çoğunun eski olması nedeniyle bilim insanları bu binaların güçlendirilmesi ve binlerce kayba neden olabilecek potansiyel bir depremle baş edebilme konusunda kentteki görevlilerin eğitilmesi konusunda yetkililere çağrıda bulunuyor. İlayda ve Ezgi de topluma yardımcı olmak amacıyla binaların güçlendirilmesi için kolayca elde edilebilen bir malzeme arayışına girdiler: ‘Alüminyum içecek kutuları’. İlayda ve Ezgi, geleneksel beton binaları doldurarak darbelerin verdiği zararı absorbe etme yeteneğini %32 ile %61 arasındaki oranlarda artıran bir çözüm tasarladı. İkili şimdi, ileride gerçekleşmesi muhtemel bir depremde güvenliklerini artırmak için topluma yardımcı olabilmek konusunda oldukça heyecanlı.

Ayrıntılı bilgi için: https://www.googlesciencefair.com/tr/

Cep Telefonlarına Yapılan Artı Garanti Paketleri, Müşteri Lehine Değil

‘Beyaz eşyalar ve televizyonların kullanım süreleri ortalama 10 yıl olduğu için uzatılmış garanti paketleri yarar sağlarken, yılda 12 milyon satış âdeti olan ve ortalama kullanım süresi 1,5 yıl olan cep telefonları için artı garanti paketleri müşteri lehine değil.’

Türkiye de ilk kez elektronik cihazlara yönelik satış sonrası hizmetler sunan ve sektörde 12 yılını dolduran Cepkask A.Ş. firmasının Genel Müdürü Tayfun Gülgeç cep telefonları için artı üç yıl garanti paketi sunmanın müşteri lehine olmadığını söyleyerek konuyla ilgili açıklamalarda bulundu. Gülgeç: ‘Ülkemizde başta cep telefonları olmak üzere farklı isimler altında uzatılmış garanti paketleri satılmakta. Çoğunlukla bu paketler de 2 yıllık yasal garantinin sonunda başlayan ve artı 3 yıllık ek garanti ve ilk yıl için de sigorta teminatı bulunmakta. Ancak bu paketler incelendiğinde görülecektir ki günümüzde kimse aynı cep telefonunu 5 yıl kullanmıyor. Türkiye de aynı cep telefonunu kullanım süresi ortalama 1,5 yıl olarak hesaplarsak + 3 Yıl uzatılmış garanti paketleri ne kadar faydalı? Yıllık 12 milyon civarında gerçekleşen cep telefonu satış adetlerine bakıldığında da değişim oranı zaten ortada. Ayrıca ilk yıl bir sigorta teminatından faydalanan tüketici +3 yıllık ek garanti hizmet hakkını da kaybetmekte.’

‘Fiyatlar Astronomik!’

Özellikle cep telefonları için uzatılmış garanti paketlerinin müşteri lehine cazip ve kullanışlı olmadığını söyleyen Gülgeç; ‘Beyaz eşyaları ve TV’leri bu tespitin dışında tutmamızda fayda var. Bu ürünlerin kullanım sürelerini ortalama 10 yıl kabul edersek uzatılmış garanti paketleri kullanışlı olabilir. Satış sonrası hizmet sektöründe 12 yıllık geçmişe sahip ve Türkiye de ilk olmamız sebebiyle edindiğimiz tecrübeyi hem sektör ile hem de tüketici ile paylaşmamızın bizim görevimiz olduğunu düşünüyorum. Biz Cepkask olarak müşterimizin hiç bir yanlış anlamasına sebep olmayacak kadar şeffaflıkla hizmet veriyoruz. Cepkask bir yıllık hizmet için ortalama 150.-TL’ye satılırken, uzatılmış Garanti Paketleri ortalama 450.-TL’ye satılmakta. Ancak satanın ve +3 Yıl uzatılmış garanti paketlerinin adı büyük olunca fiyatı da büyük olmakta’ açıklamasında bulundu.

Facebook IQ: Türkiye’de akıllı telefonlarında oyun oynayanların %44’ü kadın

Facebook IQ: Türkiye’de akıllı telefonlarında oyun oynayanların %44’ü kadın
Facebook IQ, mobil oyun trendleri ile ilgili yaptığı yeni bir araştırmanın sonuçlarını duyurdu. Aralarında Türkiye’nin de bulunduğu, Kuzey Amerika, Latin Amerika, Avrupa, Orta Doğu ve Asya’daki on iki ülkeden 18 yaş üstü katılımcılarla gerçekleştirilen araştırmadan çıkan sonuçlar şu şekilde sıralanıyor:

Oyun severler her yerde, her zaman oyun oynuyor.

  • Araştırmaya katılan mobil oyun severlerin yüzde 45’i beklerken, yüzde 21’i ise iş yerlerinde oyun oynuyor.
  • Gelişmekte olan pazarlardaki oyun severler, gelişmiş pazarlardaki oyun severlere kıyasla akıllı telefonlarını 1,8 kat daha birincil oyun cihazları olarak tercih ediyor ve her bir oyun süresince akıllı telefonlarında fazladan 16 dakika geçiriyor.
  • Türkiye’deki oyun severlerin yüzde 73’ü, akıllı telefonlarını birincil oyun cihazı olarak kullanıyor. Akıllı telefonları yüzde 71 ile bilgisayarlar, yüzde 30 ile tabletler ve yüzde 16 ile konsollar takip ediyor. Türk oyun severlerin yüzde 45’i seyahat ederken, yüzde 44’ü beklerken ve yüzde 24’ü iş yerlerinde oyun oynuyor.

Oyun sever profili değişiyor.

  • Kadınlar da akıllı telefonlarında en az erkekler kadar çok oyun oynuyor. Araştırmanın gerçekleştirildiği on iki pazardaki akıllı telefonlarında oyun oynayanların ortalama yüzde 47’sini kadınlar, yüzde 53’ünü erkekler oluşturuyor.
  • Türkiye’de akıllı telefonlarında oyun oynayanların yüzde 44’ünü kadınlar, yüzde 56’sını erkekler oluşturuyor.

Aşkta ve oyunda her yol mubah!

  • Mobil oyun severler, mobilde oyun oynamayanlara göre 2,7 kat daha fazla “bir topluluğa ait olma duygusu” ile oyun oynuyorlar. Mobil oyun severler, arkadaşlarını yenmek için oyunlara para ödemeye 2,9 kat daha meyilliler.
  • Türkiye’deki mobil oyun severlerin yüzde 39’u sosyal ilişkiler için oyunlarda vakit geçiriyor. Türk mobil oyun severlerin yüzde 30’u ise topluluğun diğer üyeleri oynamayı bıraktığında oyunları terk ediyor.

Keşfet. Oyna. Paylaş

  • Araştırmanın gerçekleştirildiği on iki pazardaki oyun severlerin ortalama yüzde 68’i, yeni oyunları sosyal ağlarda keşfettiğini belirtiyor. Türkiye’de ise bu oran yüzde 78 civarında seyrediyor. Türkiye’de sosyal ağları sırasıyla yüzde 73 ile fotoğraf/video servisleri ve yüzde 68 ise sohbet uygulamaları takip ediyor.

Oyunlar en çok prime time’da oynanıyor.

  • Araştırmanın gerçekleştirildiği on pazardaki mobil oyun severlerin yüzde 43’ü ebeveynlerden oluşuyor ve mobil oyun oynayan ebeveynler, bunu en çok akşam saatlerinde (17:00 – 20:00 arası) yapıyor.
  • Mobil oyun oynayan ebeveynlerin yüzde 83’ü, oyun uygulamalarını çocukları için satın alıyor.
  • Türkiye’de ise mobil oyun severlerin yüzde 48’ini ebeveynler oluşturuyor ve bunların yüzde 68’i, en çok akşam saatlerinde (17:00 – 20:00 arası) oyun oynuyor. Buna ek olarak mobil oyun sever ebeveynlerin yüzde 90’ı mobil oyunları aile aktivitesi olarak oynadığını belirtirken yüzde 95’i, çocukları ile eğitici aktivite amaçlı mobil oyunlar oynadığını ifade ediyor. Söz konusu ebeveynlerin yüzde 85’i, oyun uygulamalarını çocukları için satın alıyor.

Facebook IQ’nun araştırma sonuçları ile ilgili daha fazla bilgi için https://insights.fb.com/2016/07/11/global-mobile-gaming-trends/ adresini ziyaret edebilirsiniz.

Cepteki telefon spermleri pişirip kısırlık yapıyormuş

cep telefonunu pantolon cebinde taşıyan erkeklerin %47’sinde sperm sayısı azalıyor
Gün içinde cep telefonunu pantolon cebinde taşıyan erkeklerin %47’sinde sperm sayısı azalıyor. Testislere yakın taşınan cep telefonları gebe kalmayı güçleştiriyor.

İsrail’deki Haifa Teknik Üniversitesi’nde yapılan araştırmada, cep telefonlarının aktif olarak yüzen sperm sayısını ve sperm kalitesini azalttığı, bunun sebebinin de elektromanyetik aktiviteden kaynaklanan ısı artışı olduğu saptandı.

Kadın Hastalıkları Doğum ve Tüp bebek Uzmanı Op. Dr. Betül Görgen, erkekleri yakından ilgilendiren araştırma hakkında şu bilgileri verdi:“Çalışmada üreme kliniğine başvuran 100’den fazla erkek izlendi. Bu erkekler telefonlarını kasık bölgesine yakın taşıyorlar, telefonla şarj olma esnasında konuşuyorlar ve gece uyurken telefonlarını yattıkları yerin sadece birkaç santim uzağına bırakıyorlardı.

Özellikle Batı’da, erkekler arasında sperm kalitesinin azalması bariz olup, çiftlerin % 40’ında çocuk sahibi olma konusunda da problemler çıkmaktadır. Üreme kapasitesindeki azalma ile cep telefonu kullanımı artışı arasındaki bağlantı anlamlı bulunmuştur.”

Bağlantı: http://www.drbetulgorgen.com

10 Temmuz 2016

Hedefler ve arkasına sığındığımız mazeretler

Bence mazeret hemen her zaman arkasına sığındığımız ama aslında vicdanımızı rahatlatmak için kendimize söylediğimiz pembe yalanlar.

Bana bu durum Paul Auster'ın şu sözünü hatırlatıyor.

İnsanlar asla söyledikleri kadar meşgul değillerdir. İnsanların öncelikleri vardır . Ve bazen sıra sana gelmez - Paul Auster

aslında herşeyin özetidir bu söz. Ama aşağıdaki sunum bize kendimizden saklamaya çalıştığımızı söylüyor. Bu konuyu pekiştirmesi açısından Mümin Sekman'ın "Her şey Seninle Başlar" kitabını da okumalısınız. Ayrıca Kişisel Gelişim Merkezi'nin "Mazeret Yok!" başlıklı yazısını da okumanızı tavsiye ederim. Konuyu uzatmadan buyrun sunuma

06 Temmuz 2016

30 futbol sahası büyüklüğündeki dünyanın en büyük teleskopu FAST, Çin'de kuruldu

30 futbol sahası büyüklüğündeki dünyanın en büyük teleskopu FAST
Çin'de 5 yıldan beri yapımı süren FAST isimli teleskop kullanıma hazır hale getirildi.

Merceğinin çapı 500 metre olan dünyanın en büyük teleskopu için özel bir platform hazırlandı ve 4450 adet panel bu platforma monte edildi.

Yapılan yoğun çalışmalar ile birlikte teleskopun yapımını tamamlayan Çin hükümeti bu işlemler için 180 milyon dolar bir harcama yaptı.

Fransasız Liberation gazetesinin web sitesindeki habere göre, 5 yıllık bir çaba sonucunda ortaya çıkarılan teleskop, evrenin kökeninin ve uzayın başka bir yerinde yaşam olup olmadığının araştırılmasında insanlığa yeni adımlar atma olanağı sağlama potansiyeline sahip.

Veteknoloji.net isimli teknoloji sitesinde ise, teleskop sayesinde, uzay hareketlerinin gözlenebilmesi ve tanımlanamayan garip cisimlerin daha yakından incelenebilmesinin mümkün olacağı, özellikle hava hareketlerinin daha yakından incelenecek olmasının pek çok farklı verinin de ortaya çıkmasını sağlayabileceğine dikkat çekildi.

Çevre uzunluğu 1.6 km olan FAST teleskobunun, bin ışık yılı ötesindeki iletimleri algılaması hedefleniyor. Daha basit bir ifadeyle teleskop, uzaydaki zayıf radyo sinyallerini tespit edecek. Ayrıca evrenin kökenine uzanan araştırmalar yapılacak ve dünya dışı varlıkların izi aranacak.

Projenin başındaki isim Nan Redong ise FAST'ı şu şekilde tanımladı: “Radyo teleskop, evrenden gelen beyaz gürültü içindeki anlamlı radyo mesajlarını dinleyen hassas bir kulağa benzetilebilir. Bu, bir fırtına sırasında ateş böceğinin çıkardığı sesi ayırt etmek gibi. İyi olan bir şey ise daha tuhaf astronomik fenomenleri keşfedebileceğiniz örnekleri gözlemleme imkanına sahip olacağız.”


30 futbol sahası büyüklüğündeki alanı ile büyük bir geniş alan kaplayan teleskop dünyada bir ilk. Daha önce Portoriko'da 300 metre genişliğinde, Almanya'da ise 100 metre genişliğinde benzer bir teleskop projesi hayata geçirilmişti. Buna karşın büyüklüğü ile rekor sayılan Çin’deki teleskopun çok daha yakın incelemelerin yapılmasını sağlayacağı açıklandı.