27 Haziran 2016

Çin 100 metrelik uzay roketi geliştiriyor

Fotoğraf: Uzun Yürüyüş-5 tipi roket. Şu an kullanılmakta olan en büyük roket.
Çin'in ağır yük taşıyıcı roketinin 15 yıl içinde ilk seferini yapabileceği açıklandı.

Çin Uzay Teknolojileri Grubu'ndan edinilen bilgiye göre, mevcut tasarım uyarınca ağır yük taşıyıcı roketin çapı 10 metre, uzunluğu ise 100 metreye yakın olacak. Söz konusu roketin taşıma kapasitesi, mevcut roketlerinkinin 5 katına ulaşacak. Ağır yük taşıyıcı roketin hizmete girmesiyle birlikte insanlı ay misyonu, Mars'tan numune getirme, Güneş sistemi gözetimi gibi önemli projelerde görev alması planlandı.

Yaklaşık 3 bin ton ağırlıkta fırlatılabilecek ve yörüngeye 100 ton yükle oturabilecek olan söz konusu roketin Çin'in uzay yeteneklerinde atılım sağlaması bekleniyor.

23 Haziran 2016

Türkiye mobil internet memnuniyet araştırması 2016

Türkiye mobil internet servislerinin kullanımında bu sene de lider
Türkiye’de akıllı telefon üzerinden mobil internet kullanıcıları ile yaptığı ConsumerLab araştırmasını tamamladı. Türkiye’nin 26 şehrinde 1,500 kullanıcıyla yapılan araştırmada, akıllı telefon kullanımında son iki senedeki değişim, kullanıcıların 4.5G hakkındaki düşünceleri ve müşteri memnuniyeti konularını mercek altına alındı.

Rapora ilişkin konuşan Ericsson Türkiye Genel Müdürü Ziya Erdem; “Bu sene sekizincisini gerçekleştirdiğimiz çalışmamızın sonuçlarına göre, Türkiye’deki akıllı telefon kullanıcıları mobil interneti günlük yaşamın gerçek bir parçası haline getirdiler. Türkiye’deki operatörlerin yoğun yatırımları ve çalışmaları sayesinde, özellikle ilk 3 şehirde müşteri memnuniyetindeki artış dikkat çekiyor. Diğer yandan, çalışmamız 4.5G’nin akıllı telefon kullanıcıları tarafından olumlu karşılandığının ve potansiyel arz ettiğinin de altını çiziyor” dedi.

Türkiye, pek çok servisin kullanım sıklığında lider

Akıllı telefon mobil internet kullanıcıları son iki seneye kıyasla mobil servisleri daha yüksek sıklıkta kullanıyor. 2014’te mobilden anlık mesajlaşma servislerini kullananların yüzde 67’si her gün kullanım yaparken, 2016’da bu rakam yüzde 80e ulaştı. Benzer şekilde, sosyal ağ kullanımı ise yüzde 73’ten 79’a, internette dolaşma ise yüzde 59’dan 72 seviyelerine çıktı.

Günlük olarak sosyal ağ kullanımı, anlık mesajlaşma, internetten müzik dinleme ve video izleme oranlarıyla Türkiye; Amerika, İngiltere, Almanya, Brezilya ve Güney Kore gibi ülkeleri geride bırakıyor. 2014 senesindeki çalışmada da sosyal medya ve anlık mesajlaşmadaki bu liderlik dikkati çekmişti.

Kullanıcıların yüzde 42’si 4.5G’ye geçmek istiyor

4.5G’ye geçiş yapmak isteyen kullanıcıların ana motivasyonları daha geniş kapsama ile kesintisiz bağlantı (yüzde 37), yeni teknolojiye duyulan ilgi (yüzde 35), kırsal alanda daha iyi kapsayacağı düşüncesi ve sosyal medyaya resim yükleme hızındaki yavaşlık (yüzde 33) olarak öne çıkıyor.

4.5G kullanmak istemeyenlerin ise çeşitli nedenleri bulunuyor. Örneğin, bu kullanıcıların yüzde 44’ü 3G’den farklı olmayacağı düşüncesine sahipken, yüzde 41’i, 3G’nin kendilerine yeterli olduğunu düşünüyor. Mobil veriye ödenen faturaların artması endişesi (yüzde 37) ise diğer önemli sebepler arasında.

Kullanıcılar, Facebook, Instagram vb. uluslararası markalar ile mobilden servis deneyimini geliştirmek için işbirliği yapan bir 4.5G operatörünü, benzer yerel servisler ile işbirliği geliştiren operatörlere göre daha fazla tercih edeceğini iletiyor.

İstanbul, Ankara ve İzmir’deki kullanıcılar daha memnun

Kullanıcıların operatörlere ilişkin müşteri memnuniyeti son iki senede 3 puan artarak yüzde 68 seviyesine ulaştı. Bu oran İstanbul, Ankara, İzmir’de yüzde 77 iken, diğer şehirlerde yüzde 51 seviyelerinde gözlemleniyor.

Akıllı telefon kullanıcıları arasında, daha fazla sayıda uygulama ve servis kullananların memnuniyet skoru daha yüksek seviyede. Diğer bir anlatımla akıllı telefon üzerinden her gün 9’dan fazla uygulamayı birkaç kez kullananların yüzde 83’ü operatörlerinden memnun, buna karşılık üç veya daha az uygulama kullananların memnuniyeti yüzde 59 seviyesinde bulunuyor.

Hız, kapsama gibi performans kriterlerinin kullanıcı memnuniyetine olan etkisi halen büyük olmakla birlikte (2016’da genel memnuniyete yüzde 40 oranında etki); müşteri hizmetleri, paranın karşılığını almak ve ilk satın alma süreci gibi farklı hizmet kriterlerinin etkisi son iki senede yüzde 42’den yüzde 60’a yükseldi.

Özellikle müşteri hizmetleri tarafında geliştirme alanları bulunuyor. Çalışanların bilgi birikimi ve şikâyet çözüm süresi konusunda, diğer şehirlerde yaşayan kullanıcılara oranla ilk 3 büyük şehirde yaşayanlar müşteri hizmetlerinden daha memnun olduğunu belirtiyor.

Kullanıcıların yüzde 40’ı son iki senede veri performansının geliştiğini düşünüyor

Akıllı telefon mobil internet kullanıcılarının yüzde 40’ı veri hızı ve kapsama gibi alanlarda son iki seneye göre iyileşme olduğuna işaret ediyor; fakat halen bazı gelişim alanları bulunuyor. Türkiye genelinde kullanıcıların yüzde 20’si, ilk 3 büyük şehirde yüzde 14’ü, diğer şehirlerde ise yüzde 31’i günde beş kez veya daha fazla ses ve veri bağlantı sorunu yaşadığını ifade ediyor. Büyük şehirler dışında performans arttırma konusunda gelişim alanı mevcut.

Performansı değerlendirirken kullanıcıların yarısı WhatsApp gibi uygulamalar üzerinden dosya transfer hızını ana kriter olarak kabul ediyor. Kullanıcıların yaklaşık 40’ı ise performansı değerlendirirken videonun yükleme süresi, internet aramalarında ses ve görüntü netliği, uygulama indirme süresi ya da sosyal medyaya fotoğraf yükleme süresine bakıyor.


Dünyanın önde gelen müzeleri Khan Academy Türkçe sitesinde

Dünyanın önde gelen müzeleri Khan Academy Türkçe sitesinde
Dünyanın önde gelen modern sanat müzelerini artık oturduğunuz yerden hiçbir ücret ödemeden gezebilirsiniz. Ücretsiz öğrenme platformu Khan Academy Türkçe ile MoMA’dan British Museum’a, Metropolitan Sanat Müzesi’nden Asya Sanat Müzesi’ne kadar pek çok ünlü müzedeki sanat eserlerini incelemek, sanatçılarla yapılan röportajları ve ünlü sanatçıların performanslarını izlemek mümkün.

Bugün dünyanın pek çok ülkesinde bulundukları toprakların tarihi ve kültürel zenginlikleri yansıtan, farklı dönemlerden eserlerin sergilendiği birçok müze var. Tarihe ve sanata meraklı olanlar tarafından ziyaretçi akınına uğrayan bu müzeler, turistik bir seyahatte “mutlaka gezilmesi gereken yerler” sıralamalarında en üstlerde yer alıyorlar. İngiltere’de British Museum ve Tate Müzesi, New York’ta MoMA ve Metropolitan Sanat Müzesi, San Francisco’da Asya Sanat Müzesi bunlardan yalnızca birkaçı.

300 milyondan fazla kullanıcısıyla dünyanın en büyük dijital sınıfı olarak bilinen ücretsiz öğrenme platformu Khan Academy; geniş müze arşivi ve sanat içeriği ile sanatseverlere bu müzeleri yakından tanıma olanağı sağlıyor. Khan Academy Türkçe’yi ziyaret edenler, onlarca müzede yer alan yüzlerce eseri sanki yanındaymış gibi inceleyebiliyor ve uzmanların eserler ile ilgili yorumlarını izleyebiliyorlar.

Sanatseverler; binlerce farklı sanat eserine ev sahipliği yapan ve bugüne kadar yaşamış pek çok ırkın başlangıcından itibaren dünyada bıraktığı izleri çizimler, heykeller ve farklı sanat eserleri üzerinden inceleme fırsatı veren British Museum, 2 milyondan fazla eserin yer aldığı New York Metropolitan Müzesi, dünyanın en önemli modern sanat müzesi olan MoMA (Modern Sanat Müzesi) hakkındaki videolara Khan Academy Türkçe üzerinden ücretsiz ulaşabiliyorlar. Ayrıca Tate Müzesi, J. Paul Getty Müzesi, Amerikan Doğa Tarihi Müzesi, Asya Sanat Müzesi içerikleri de Khan Academy Türkçe web sitesi ve mobil uygulamasında sanatseverleri bekliyor.

Kültür-sanat alanında Türkçe’ye kazandırılan içeriklerin sayısı arttıkça bu müzelerdeki eşsiz eserler, sanatçıları ve bilinmeyen yönleri ile ilgili pek çok bilgi de sanat meraklıları ile Khan Academy Türkçe’de buluşuyor. Herkese, her yerde, dünya standartlarında bir öğrenim imkanı sunmayı amaçlayan Khan Academy Türkçe, yaz tatilinde Müzeler, Sanat ve Sanat Tarihi bölümleri ile tüm sanatseverleri yeni eserlerle tanışmaya davet ediyor.

“Tek bir şeyi bilmelisin: Her Şeyi Öğrenebilirsin” sloganıyla toplumsal farkındalık yaratmayı ve eğitimde fırsat eşitliğini güçlendirmeyi hedefleyen Khan Academy Türkçe’nin eğitim içeriklerine hiçbir ücret ödemeden ulaşılabiliyor. www.khanacademy.org.tr ve tr.khanacademy.org adreslerinde 4500 ders videosu ve 150.000 alıştırma Türkçe olarak yayınlanıyor. Khan Academy Türkçe’nin dersleri ilkokul seviyesinden üniversite seviyesine kadar matematik, fen bilimleri, sosyal bilimler, iktisadi bilimler, uzay bilimleri ve tıp gibi konularda geniş bir alanı kapsıyor. Ayrıca, ders videoları altyazı seçeneği ile sunuluyor ve böylece işitme engelli kullanıcılar için de bir kaynak oluşturması amaçlanıyor.

Türkiye İftar Lezzetleri Haritası

Türkiye İftar Lezzetleri Haritası
63 ilde, 11 binin üzerinde restoranla hizmet veren Yemeksepeti, Ramazan ayında verilen milyonlarca siparişi inceleyerek, ‘Türkiye İftar Lezzetleri Haritası’nı oluşturdu. Haritada, Ramazan süresince önceki aylara göre siparişini en çok artıran yemeklerin yer aldığını söyleyen Yemeksepeti Satış Direktörü Korhan Erçin, “Türkiye genelinde siparişini en çok artıran lezzetler, geleneksel olarak her yıl ev yemekleri ve güllaç olur. Fakat iftar sofralarının yükselen yıldızları, illere göre farklılık gösteriyor. Kimi iller kendi yerel mutfaklarına ya da yakın coğrafyalarındaki lezzetlere öncelik verirken, kimisi farklı kültürlerin tariflerini ilk sıraya taşıyor” dedi.

250 bini aşkın farklı yemek seçeneğinin yer aldığı Yemeksepeti’nin iller özelinde detaylı ve titiz büyük veri analizleri ile hazırladığı çalışmadan elde edilen dikkat çekici sonuçlar şöyle sıralanıyor:

  • Türkiye’nin en doğusu iftarını yoğun, en batısı ise hafif lezzetlerle açıyor. Edirne mercimek çorbasını tercih ederken, Van’da lahmacun ve içli köfte siparişleri tavan yapıyor.
  • İstanbul ve Ankara yine doygun lezzetlere yöneliyor. İstanbul kuru fasulye pilav, Ankara ise Kayseri mantısı tercih ediyor.
  • Ramazan ayında Doğu Karadeniz’in ‘yükselen yıldızı’ pizza oluyor.
  • İzmir zeytinyağlı yaprak sarma ile Ege’nin zeytinyağlı kültürüne selam veriyor.
  • İç Anadolu’da iftar için hamur işi tüketimi artıyor. Kayseri’de sipariş oranı en çok artan lezzet peynirli gözleme, Eskişehir’de pide oluyor.
  • Adana komşusu Mersin’in ünlü lezzeti Tantuni ile Ramazan’da daha da yakınlaşıyor.
  • Muğla sıcaklara meydan okuyarak, en çok pide satışlarını artırıyor.
  • Isparta, en çok sipariş artışının tatlı kategorisinde yaşandığı nadir illerden; fakat güllaç yerine sütlacı tercih ediyor.
  • Tatlısever bir diğer il ise Kastamonu. Kastamonu’da Ramazan boyunca siparişini en çok artıran lezzet sufle oluyor.

Arçelik çevreci ve enerji verimli ürünleriyle sektöründe fark yaratıyor

Arçelik çevreci ve enerji verimli ürünleriyle sektöründe fark yaratıyor
“Dünyaya Saygılı, Dünyada Saygın” vizyonu ile gelecek nesillere daha güzel bir dünya bırakmak için çalışan Arçelik A.Ş., çevre konusunda yaptığı faaliyetleri, hazırladığı 3 belgesel filmle aktarıyor. Enerji verimliliği, su verimliliği ve geri dönüşüm konularını ele alan belgesellerde, Arçelik A.Ş.’nin son 5 yılda 233.000 ton sera gazı salınımını önlendiği, 774.000 m3 su tasarrufu yaptığı ve son 2 yılda elektrik tüketiminde 40 GWh tasarruf sağlandığı anlatılıyor.

Dünya çapında 10 Ar-Ge merkezi, 6 ülkedeki 15 üretim tesisi ve 27 bin çalışanı ile tüm dünyaya teknoloji üreten, enerji ve su verimliliğinde rekor sahibi ürünler geliştiren Arçelik A.Ş., çevreye olan duyarlılığını hazırladığı 3 belgesel filmle bir kez daha gösterdi.

1990‘lı yılların başından itibaren ‘yeşil şirket’e dönüşmeye başlayan, şu an sektöründe Avrupa’nın ‘en yeşil şirketleri’ arasında yer alan Arçelik A.Ş,. çevre ve sürdürülebilirlik konusunda örnek kuruluş olmaya devam ediyor. ‘Küresel ısınma’, ‘azalan doğal kaynaklar’, ‘susuzluk’ gibi dünyayı tehdit eden konuların çözümüne yönelik sorumlulukların bilincinde olan Arçelik A.Ş., enerji ve doğal kaynakların verimliliğine odaklanıyor, hem ürünlerinde hem üretim süreçlerinde su ve enerji verimliliği sağlayacak çalışmalar gerçekleştiriyor. Arçelik A.Ş. tüm bu çalışmalarını, hazırladığı belgesellerle anlatarak çevre konusundaki farkındalığı arttırmayı ve toplumu bilinçlendirmeyi hedefliyor.

Arçelik, belgesel filmlerinde Türkiye’deki çeşitli üretim tesislerinin görüntülerine ve Arçelik A.Ş. çalışanlarının röportajlarına yer veriyor. Yapılan röportajlarda çalışanlar Arçelik’in çevre ve sürdürülebilirlik vizyonu hakkında bilgi vererek enerji verimliliği, su verimliliği ve geri dönüşüm faaliyetleriyle ilgili çalışmalarını anlatıyor.

3 ayrı başlıkta hazırlanan belgesellerde enerji verimliliği, su verimliliği ve geri dönüşüm konularındaki faaliyetler anlatılıyor;

Arçelik A.Ş., çevreci ve enerji verimli ürünleriyle sektöründe fark yaratıyor

Hem üretimde hem de ürünlerde enerji verimliliği konusuna son derece hassasiyet gösteren Arçelik A.Ş. sürekli gelişmeyi temel alan bir enerji yönetim sistemi dahilinde faaliyetlerini gerçekleştiriyor. Süreçlerin tüm aşamalarında enerji tüketim seviyelerini belirleyen, periyodik analizlerle enerji verimliliğini sorgulayan şirket, enerji verimliliğini sağlayacak projeler tasarlayarak hayata geçiriyor. Ürünlerini yaşam döngüleri boyunca üretecekleri çevresel etkiyi düşünerek tasarlayıp üreten Arçelik, lider inovasyon uygulamaları sonucunda ortaya çıkan çevreci ve enerji verimli ürünleri ile sektöründe fark yaratıyor. Tüm ürün gruplarında ürün başına yıllık ortalama enerji sarfiyatını istikrarlı bir şekilde azaltıyor, yeni nesil çevreci ürünlerin üretim içerisindeki payını sürekli olarak yükselterek dünyaya bıraktığı karbon ayak izini küçültmeyi hedefliyor. Arçelik son 5 yılda üretim faaliyetlerindeki enerji verimliliği projeleriyle ve yenilenebilir enerji kaynaklarından üretilen enerji teminiyle toplamda 233.000 ton sera gazı salınımı önlendi. Bu rakam 22.000 aracın dünya etrafında dolaşmasına eşdeğer

Enerji Verimliliği Filmi



Yağmur suyunu arıtarak üretimde kullanıyor

Çevre dostu üretime hizmet edecek projelerle, doğal kaynak tüketimini azaltmayı hedefleyen Arçelik A.Ş., bu sayede küresel ısınma, susuzluk gibi tüm dünyayı tehdit eden çevre problemlerinin azaltılmasına katkı sağlamayı amaçlıyor. Üretim süreçlerinden ürün geliştirmeye kadar her alanda su verimliliğini sağlamak için çalışan Arçelik A.Ş., gerçekleştirdiği projelerle su kaynaklarının etkin kullanımı, korunması, su tasarrufunun sağlanması ve su kalitesinin artırılması doğrultusunda çalışmalarını sürdürüyor. Şirket, üretimde oluşan atık sularının bir kısmını, ürün kalitesi değişmeyecek şekilde ileri arıtma teknolojileri kullanarak arıtıyor ve üretime geri besliyor. Yağmur suyu toplama sistemleri sayesinde yağmur suyunu toplayarak ve ileri arıtım teknolojisi ile arıtarak üretimde kullanıyor. Son 5 yılda Arçelik tesislerinde tasarruf edilen su miktarı 774.000 m3 yani yaklaşık 1 milyon hanenin günlük su tüketimine eşdeğer.

Su Verimliliği Filmi



Türkiye’nin en büyük yenileme hareketini hayata geçirdi

Arçelik A.Ş., “Dünyaya Saygılı, Dünyada Saygın” vizyonu ile Eskişehir ve Bolu’da kurduğu AEEE (Atık Elektrikli ve Elektronik Eşya) geri dönüşüm tesisleriyle Türkiye’de kendi sektöründe bir ilki gerçekleştirdi. Arçelik A.Ş. hem üretici olup hem de AEEE geri dönüşüm tesisi kuran ilk ve tek şirket oldu. Geri dönüşüm kampanyasıyla Arçelik, markası ne olursa olsun eski teknoloji ürünleri piyasadan toplayarak enerji verimliliği yüksek ürünlerle değiştirdi. Arçelik her yıl gerçekleştirdiği geri dönüşüm kampanyasıyla önemli kazanımlar yarattı. Eski teknoloji ürünlerin bu tesislerde geri dönüşümü ile elde edilen malzemeleri ekonomiye geri kazandırdı. Eski teknoloji ürünlerin şebekeden çektiği yüksek elektrik tüketimi önlenmiş oldu. Bu sayede kampanyanın başladığı 2014 yılından bu yana ülke ekonomisine 40 GWh yani 5 milyon hanenin günlük elektrik tüketimi kadar tasarruf sağlandı.

Geri Dönüşüm Filmi

22 Haziran 2016

Sosyal ağlarda "benim sadece bu hesabım var" demek sizi kurtarmaz

Sosyal ağlarda "benim sadece bu hesabım var demek sizi kurtarmaz"
Zaman zaman birileri tarafından insanları korkutarak paylaşılması sağlanan yukarıdaki veya benzer paylaşımlar sizleri sorumluluktan kurtarmaz.. Öncelikle yukarıdaki konuya girelim.

Fotoğraftaki paylaşımı veya benzerlerini yapmaya gerek yok. Söz konusu genelge şu http://www.basbakanlik.gov.tr/genelge_pdf/2016/2016-1955.pdf ve bu genelgeye bile aslında gerek yok. Konusu suç ise memur olmuş vatandaş olmuş hatta milletvekili olmuş bir şey fark etmez. Fark sadece suçu işleyen kamu görevlisi ise cezalar katlanarak arttırılır. Bu genelgedeki konular zaten memurlar ile ilgili kanunlarda var.

Ayrıca herkesi ilgilendiren bir durum ise "benim sadece bu hesabım var" demek size bir şey kazandırmaz. Onaylanmış hesabınız olsa dahi başka bir hesabınızın olmadığı anlamına gelmez. Hatta Google + gibi sadece gerçek kişilerin hesap açabildiği platformlarda bile bu sizi sorumluluktan kurtarmaz. Yani bu açıklamayı yaparak ben sorumlu değilim diyemezsiniz. Eğer hesabın size ait olduğu ve sizin cihazlarınızdan paylaşımın yapıldığı ve anormal bir durumun (yani genel paylaşımlarınıza dikkat çekecek şekilde aykırı) olmadığı sürece paylaşımı ben yapmadım diyemezsiniz. Diğer her durum için sizin adınıza konusu suç teşkil eden bir durum olduğunda merak etmeyin ilgili birimler gerekli soruşturmayı yapar ve sizinle bağlantılı olup olmadığı ortaya çıkar.

Bu konuda sizin yapmanız gerek ise hesaplarınıza burada anlatıldığı gibi güçlü şifreler vermek ve burada anlatıldığı gibi sosyal ağlardan sizden kim olursa olsun bir şey isterse emin olmadan yerine getirmeyin. Ayrıca hesaplarınıza mutlaka telefon numaranızı tanımlayın. Bir de hesaplarınıza kendi cihazlarınız haricinden girmemeye çalışın.

21 Haziran 2016

Akıllı Televizyonlar da fidye yazılımı tehdidi altında

Akıllı Televizyonlar da fidye yazılımı tehdidi altında
Trend Micro, Android tabanlı akıllı televizyonları hedef alan yeni bir fidye yazılım tespit etti. Şimdiye kadar Rusya, Bulgaristan, Macaristan, Ukrayna, Gürcistan, Kazakistan, Azerbaycan, Ermenistan ve Beyaz Rusya gibi ülkelerdeki kullanıcılarda rastlanan bu yazılım, televizyonların işletim sistemlerini kilitleyerek ve kullanıcıların erişimini engelliyor.

Günümüz teknoloji dünyasında kesin çözümü bulunamamış ve önemli kayıplara yol açabilen fidye virüsleri her geçen gün bir başka versiyonu ile kullanıcıları tehdit etmeye devam ediyor. Trend Micro tarafından keşfedilen, akıllı televizyonları hedef alan fidye virüsü; bilgisayar ve mobil cihazları tehdit eden fidye virüslerden farklı bir yol izliyor. Kullanıcılar, televizyonlarında önemli kişisel bilgilerini arşivlemedikleri için, hacker’lar geliştirdikleri bu yazılım ile televizyonların işletim sistemlerini hedef alıyor. Trend Micro Akdeniz Ülkeleri Genel Müdürü Yakup Börekcioğlu, bu yazılıma maruz kalındığında ekranda televizyonun şifrelendiğini ve açılması için ücret talep edildiğini belirten bir mesaj çıktığını belirtiyor. Öncesinde virüse dair herhangi bir uyarının bulunmadığını ve fark etmeden televizyonlara bulaştığını dile getiren Börekcioğlu, bu tehdidin tüm dünyada hızla yayılabileceğini öngördüklerini vurguluyor.

Yakup Börekcioğlu “Fidye yazılımları, Türkiye’nin de içerisinde bulunduğu pek çok ülkede gündemde olan bir konu. Bu güne kadar yoğun olarak bilgisayar, tablet ve telefonları hedef alan saldırılarla karşılaştık. Şimdi ise akıllı televizyonlarımız bu tehdit altında. Trend Micro olarak bu yazılıma özel hazırladığımız program ile kullanıcıların televizyonlarını etkin hale getirebiliyoruz. Bunun için televizyonlarını bilgisayara bağlamaları ve Trend Micro global sitesinde yer alan çözümü yüklemeleri yeterli oluyor. Henüz Türkiye’de karşılaştığımız bir durum değil ama bu gibi yazılımların yayılımı çok hızlı olduğu için hazırlıklı olmak ve böyle bir şey başımıza geldiğinde panik olmadan uygun güvenlik çözümünden ya da teknik servisten destek almak gerektiğini bilmek gerekiyor. Rusya, Bulgaristan, Macaristan, Ukrayna, Gürcistan, Kazakistan, Azerbaycan, Ermenistan ve Beyaz Rusya gibi ülkelerde bu yazılıma rastladık. Başka ülkelerde de tespit edilen bu virüsün yakın zamanda Türkiye’de dahil birçok ülkede tehdit oluşturacağına kesin gözüyle bakılıyor.” açıklamasında bulundu.

Daha fazla bilgi için: http://blog.trendmicro.com/trendlabs-security-intelligence/flocker-ransomware-crosses-smart-tv/

18 Haziran 2016

Gazeteci fazla mesailerini nasıl ispatlayabilir?

Gazetecinin El Kitabı Basın İş Kanunu’ndan Doğan Haklar
Medya, Türkiye’de fazla mesai ücretlerinin ödenmediği sektörlerin ilk sıralarında yer alıyor. Yıllarca gece-gündüz demeden çalışan gazeteciler fazla mesai ücreti alamaz. Birçoğu işten atılma korkusuyla birçoğu da yasal haklarını bilmediği için fazla mesai talep etmez.

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC)’nin çıkardığı “Gazetecinin El Kitabı
Basın İş Kanunu’ndan Doğan Haklar”isimli titiz çalışma fazla mesailerle ilgili önemli bilgiler yer alıyor. TGC Hukuk Danışmanı Avukat Gökhan Küçük’ün hazırladığı kitapta fazla mesaisini alamayan ve istemeyi düşünen gazetecilere şu tüyolar veriliyor:

Gazetecinin günlük çalışma süresi ne kadardır?
Gazetecinin Basın iş Kanunu’na göre günlük çalışma süresi gece ve gündüz devrelerinde sekiz (8) saattir.

Gazetecinin haftalık çalışma süresi ne kadardır?
Basın İş Kanunu, bu konuda bir düzenleme yapmamıştır. Basın İş Kanunu’nun 19. maddesinden çıkan sonuca göre sürekli gündüz çalışan bir gazetecinin haftalık iş süresi 6 gün, sürekli gece çalışan gazetecinin haftalık iş süresi ise 5 gündür. Dolayısıyla sürekli gündüz çalışan gazeteci için haftalık çalışma süresi 48 saat, sürekli gece çalışan gazetecinin haftalık çalışma süresi 40 saattir.

Basın İş Kanunu’na göre günlük fazla mesai nasıl düzenlenmiştir?
4857 sayılı İş Kanunu’ndan farklı olarak Basın İş Kanunu’nda, günlük iş süresi gece ve gündüz çalışılan işyerlerinde sekiz saat olarak belirlenmiştir. Gazetecinin sekiz saatin üzerinde yaptığı çalışma fazla mesai olarak kabul edilecektir. Bunun için yapılan çalışmanın haftalık 48 saati aşmış olması gerekmez. Yargıya yansıyan olaylarda, çoğunlukla haftalık 48 saatin üzerindeki çalışmalar hesaplanmaktadır. Ancak gazetecinin, her gün işyerine giriş çıkışlarını gösteren kayıtlar varsa, çalıştığı dönem boyunca günlük çalışma süreleri mahkemeye belge olarak getirilmişse, bu kez yine günlük 8 saati aşan çalışmalar fazla mesai olarak hesaplanmalıdır.

Gazetecinin ulusal bayramlarda ve genel tatil çalışmalarında hakları nedir?
Gazeteci Ulusal (resmi) bayramlarda ve genel tatillerde çalıştırılmışsa bu Basın İş Kanunu’na göre fazla mesai sayılır. Buna göre ücretlendirilir.

Gazeteci fazla çalıştığını nasıl ispatlayacaktır?
Gazetecilik mesleği zamanla yarışmaktır. Günlük gazeteler, televizyonlar, internet haber siteleri, son dakika olaylarını, ulusal ve uluslararası olayları, her gün okuyucusuna, izleyicisine zamanında ve hızlı iletmek zorundadır. Bu mesleğin doğasındandır ve bu nedenle de çoğu kez fazla çalışma yapmak zorunlu olmaktadır. Fazla saatlerle çalıştığını iddia eden gazeteci, bu iddiasını ispatlamakla yükümlüdür. Gazeteci, imzalamak üzere kendisine bir ücret bordosu veriliyorsa bu ücret bordrolarını iyi incelemekle yükümlüdür. Ücret bordroları gerçeği yansıtmıyorsa imzalanmamalıdır. Ya da ücret bordrosunda fazla mesai ücreti olarak gösterilen rakam gerçeği yansıtmıyorsa bu ücret bordrosunu ihtirazi kayıtla (çekince koyarak) imzalayarak yetkili kişilere, insan kaynaklarına vermelisiniz.
Uygulamada, işveren tarafından her ayın sonunda sadece iş yerinde bulunduğunuz zamanları gösteren işyeri giriş çıkış kayıtları, gazeteciye sunulmakta ve imzalamanız istenmektedir. Bu tarz belgeler çoğunlukla sizin işyeri dışındaki çalışmalarınızı, röportajlar için ayırdığınız zamanları, evde yaptığınız çalışmaları, gece röportajları için dışarıda geçirdiğiniz gece çalışmalarını göstermeyeceğinden ayırdığınız zaman kadar kağıdın altına şerh düşerek imzalamanız gerekmektedir. Bu ileride sizin için yazılı delil olacaktır. Fazla mesai ile ilgili iş yeri iç yazışmalarını da saklayınız.
Gazeteci fazla saatlerde çalıştığını bu tür yazılı belgelerle kanıtlayamazsa tanık dinletebilir. Ancak işvereninizin elinde yazılı belgeler varsa tanık delili daha az kuvvetli olduğundan delilleriniz iddianızı ispata elverişli sayılmayacaktır.

Yargıtay fazla mesainin tanık delili ile ispatlanması durumunda; bilirkişi tarafından hesaplanan fazla mesai ücretinden indirim yapılması gerektiğini kabul etmektedir.

Fazla çalışma ücreti nasıl hesaplanmaktadır?
Gazeteciye her bir fazla çalışma saati için verilecek ücret, normal çalışma saati ücretinin % 50 fazlasıdır. Ancak günlük normal çalışma müddetine ilaveten bu madde gereğince tatbik edilecek fazla çalışmaların saat 24:00’ten sonraya tesadüf eden saatlerinde ücret bir misli fazlasıyla ödenir. Fazla saatlerin hesabında, yarım saatten az olan müddetler yarım saat, fazlası ise bir saat sayılır.

Fazla çalışma ücreti ne zaman ödenmek zorundadır?
Fazla çalışma ücretinin, fazla çalışmanın yapıldığı ayı takip eden ücret ile birlikte ödenmesi zorunludur.

Fazla çalışma ücretlerinin gününde verilmemesinin yaptırımı nedir?
Fazla çalışma ücreti gününde ödenmezse, ödenmediği her gün için %5 fazlasıyla ödenecektir. Bunun dışında fazla saatlerle çalışma ücretlerini gazeteciye ödemeyen işverene ödemediği fazla saat ücretleri tutarının veya eksik ödediği ücretler tutarının beş katı kadar idarî para cezası verilir.

Günde en çok kaç saat fazla mesai yapılabilir?
Basın İş Kanunu’na göre, fazla mesai günde üç saati geçemez.

Ücretlerini parça başına alan gazeteciler için fazla çalışma nasıl düzenlenmiştir?
Fazla saatlerde çalışma, ücretlerini parça başına veya yapılan iş miktarına göre alan gazetecilere yaptırıldığı takdirde dahi bu kimselerin fazla saatlere karşılık gelen ücretleri normal çalışma saati ücretinin % 50 fazlasıdır. Ancak, günlük normal çalışma müddetine ilaveten bu madde gereğince tatbik edilecek fazla çalışmaların saat 24:00’ten sonraki kısımlarında ücret bir misli fazlasıyla ödenecektir.

Kaspersky Lab 70 Binin Üstünde Ele Geçirilmiş Sunucu Satan Büyük Gizli Bir Pazar Keşfetti

Kaspersky Lab 70 Binin Üstünde Ele Geçirilmiş Sunucu Satan Büyük ve Gizli Bir Pazar Keşfetti
Kaspersky Lab araştırmacıları siber suçlulara ait gizliliği ifşa edilmiş sunucuların 6 dolar gibi küçük miktarlarda alınıp satılabildiği global bir forumu inceledi. Rusça konuşan bir grup tarafından işletildiği düşünülen, xDedic pazarında şu an ele geçirilmiş 70,624 adet Uzak Masaüstü Bağlantısı (RDP) bulunuyor. Sunucuların çoğu popüler sitelere erişim sağlıyor veya onları işletiyor, Bazıları da direkt mail, mali muhasebe ve POS işlemleri için yüklenmiş yazılımları içeriyor. Kullanıcıların altyapılarını hedeflemek için kullanılabildikleri gibi, daha geniş çapta saldırılar için araç olarak kullanılabiliyorlar. Hükümet kurumları, şirketler ve üniversitelerin de dahil olduğu kullanıcılar ise genelde saldırıdan bihaber durumdalar, veya konuyla ilgili çok az fikirleri var.

xDedic yeni tür siber suçlu pazarların güçlü bir örneği. İyi düzenlenmiş, iyi destekli ve en deneyimsiz siber suçlulardan APT gruplarına kadar herkes için, suç oranını mümkün olduğunca az görünür ve uzun soluklu kılan yasal organizasyon altyapılarına hızlı, ucuz ve kolay erişim sağlıyor.
Avrupalı bir internet hizmeti sağlayıcısı (ISP), Kaspersky Lab’ı xDedic’in varlığı konusunda uyardı ve iki şirket bu forumun nasıl işletildiğini incelemek için birlikte çalıştı. Süreç basit ama kapsamlı. Hacker’lar sunuculara tabiri caizse genellikle kaba kuvvet saldırılarla giriyor ve xDedic’e kimlik bilgileri sağlıyor. Daha sonra, ele geçirilmiş sunucuların Uzak Masaüstü Bağlantı (RDP) kurulumları, hafızaları, yazılımları, arama geçmişleri ve müşterilerin satın almadan önce araştırdıkları tüm özellikler kontrol ediliyor. Bundan sonra da sunucular büyüyen bir online depoya ekleniyor. Bu depo aşağıdakilere erişim sağlıyor:
  • Hükümet ağları, şirketler ve üniversitelere ait sunucular
  • Online oyun, iddia, flört, online alışveriş, online bankacılık ve ödeme, cep telefonu ağları, internet servis sağlayıcısı (ISP) ve tarayıcılara erişimi olan sunucular
  • Direkt mail ve mali ve PoS yazılımını da içeren, önceden yüklenmiş ve saldırıyı -mümkün kılabilecek yazılımlara sahip sunucular
  • Sistem bilgisi ve hackleme araçları tarafından desteklenen tüm sunucular
xDedic forumu üyeleri sunucu başına 6 dolar gibi küçük bir miktarla bir sunucunun tüm bilgilerine ulaşabiliyor ve daha çok kötü amaçlı saldırı için forumu bir platform olarak kullanabiliyorlar. Bunlar hedeflenmiş saldırılar, kötü amaçlı yazılım, DDoS, kimlik hırsızlığı, sosyal mühendislik ve reklamla desteklenmiş yazılım saldırılarını içerebiliyor.

Sunucuların yasal sahipleri, hükümet bağlantıları içeren saygın kurumlar, şirketler ve üniversiteler genellikle IT altyapılarının ifşa edildiğinin farkında değiller. Dahası, bir kampanya tamamlandığında saldırganlar sunucuya erişimi tekrar satışa çıkararak tüm süreci tekrar başlatabiliyorlar.
xDedic pazarı iş yapmaya 2014 yılında başlamıştı. 2015’in ortasından bu zamana dek ününü önemli oranda arttırdı. 2016’nın Mayıs ayında 173 ülkeden 70,624 adet sunucuya sahipti ve 416 farklı satıcı isminde paylaşım yaptı. xDedic’ten en çok etkilenen 10 ülke Brezilya, Çin, Rusya, Hindistan, İspanya, İtalya, Fransa, Avustralya, Güney Afrika ve Malezya oldu. xDedic’in arkasındaki grubun Rusça konuşan kişiler olduğu düşünülüyor. Grup, yalnızca ticari bir platform sunduğunu ve satıcılarla hiçbir bağlantısının olmadığını iddia ediyor.

Kaspersky Lab Global Araştırma ve Analiz Takımı Direktörü Costin Raiu, “xDedic, bir hizmet olarak siber suçların ticari ekosistemler ve platformların da eklenmesiyle etki alanını genişlettiğinin önemli bir kanıtıdır. Varlığı; hızlı, ucuz ve etkili bir şekilde, sonuçları oldukça kötü olabilecek saldırılarda bulunmayı, acemi saldırganlardan devlet destekli APT’lere kadar herkes için hiç olmadığı kadar, kolaylaştırıyor. Yalnızca tüketiciler ve hedeflenen kurumlar değil; aynı zamanda hiçbir şeyden şüphe duymayan sunucu sahipleri de kurbanlar arasında. Burunlarının dibindeki sunucuların, farklı saldırılarda defalarca ele geçirildiğinin hiçbir şekilde farkında değiller,” dedi.

Kaspersky Lab’ın kurumlara önerisi ise şöyle:
  • IT altyapı güvenliğine kapsamlı ve çok katmanlı bir yaklaşımın parçası olarak dirençli bir güvenlik çözümü yükleyin
  • Sunucu kimlik doğrulama sürecinin bir parçası olarak güçlü şifreler edinin
  • Yama yönetimi sürecinizi sürekli hale getirin
  • IT altyapısını düzenli olarak güvenlik denetiminden geçirin
  • Kurumunuzu yükselen tehditler konusunda bilgilendirecek ve suçluların bakış açısından örneklerle kurumdaki kişilerin risk seviyelerini anlamalarına yardımcı olacak tehdit istihbarat servisleri edinmeyi seçenekleriniz arasına koyun.
xDedic hakkında daha fazlası için xDedic: Securelist.com