Teknoloji, tavsiye, deneyimler ve ilgimi çeken diğer konular...

17 Ocak 2021

Yerli Sosyal Ağ Yaay Nasıl? Kullanılabilir Mi?

Yerliyi destekleyelim tamamda bu kadar kötü işin neresini destekleyelim. Bir girişimde temel yapılması gerekenler bile yapılmamış. Üstelik çok yeni de değil. İşte yaay'a kayıt olmadan önce bilmeniz gerekenler


15 Ocak 2021

Whatsapp Güvenli Mi? Telegram Güvenli Mi? Signal Güvenli Mi? Whatsapp Yerine Güvenli Mesajlaşma

WhatsApp şu anda aylık 2 milyardan fazla aktif kullanıcısı ile dünyanın en büyük mesajlaşma servisi. Türkiye’de 40 milyonu aşkın kişi tarafından kullanılan WhatsApp’ın gizlilik politikasında yaptığı değişiklik sonrası ciddi bir kullanıcı göçü alan Telegram’ın yaklaşık 500 milyon kullanıcısı var. Diğer güçlü alternatif Signal’in ise aylık 10-20 milyon aktif kullanıcısı olduğu ifade ediliyor. 8 Şubat 2021 tarihinde yürürlüğe girecek yeni whatsapp sözleşmesine tepkiler dinmek bilmiyor. Kullanıcılar alternatiflere göç etmeye başladı. Whatsapp Güvenli Mi? Telegram Güvenli Mi? Signal Güvenli Mi? Whatsapp Yerine Güvenli Mesajlaşma Uygulaması Hangisi?



13 Ocak 2021

Dikkat Dolandırıcılık! Devlet Veya Büyük Şirketler Göndermiş Gibi Bile Sahte Mail Gönderilebiliyor

Son dönemlerde iyice yaygınlaşan e-mail ile dolandırıcılık olayına karşı uyarılar içeren bu videoda devlet veya büyük şirketler göndermiş gibi sahte mail gönderip dolandırılabilirsiniz. O nedenle videoyu dikkatlice sonuna kadar izleyin, izlettirin, tavsiye edin. 

Bu konuyu hafife almayın. Canı yanan çok kişi oldu.

10 Ocak 2021

Whatsapp'a Tepkilerin Nedeni Nedir?

Bazıları zaten facebook, instagram v.s. kullanıyorsunuz. Whatsapp sözleşmesini kabul edip etmemeniz bir şey değiştirmez diyor. Dikkate almadığınız farklı bir boyut var. 
 

Telegramın Kurucusu Kim? Telegram Nasıl Kuruldu? Telegramın İlginç Hikayesi

Whatsapp'ın son kullanıcı sözleşmesine tepkilerden sonra Telegram'a akın akın geçişler oldu. Peki telegram kimin, telegramı kim kurdu, teşegram nasıl kuruldu? Bu soruların cevapları ve ilginç kuruluş hikayesi bu videoda

Telegram'ın Farkı Nedir? Telegramın Özellikleri Nelerdir? Telegramı Kim Kurdu?

Telegram'ın Farkı Nedir? Telegramın Özellikleri Nelerdir? Telegramı Kim Kurdu? Telegramın Kuruluşu Nasıl Oldu? Whatsappın son sözleşmesinden sonra bunlar merak edilmeye başlandı

13 Aralık 2020

İstanbul Vicdanlı Teknolojilere Liderlik Eden Ekosistemin Merkezi Olacak


Çift kanatlı girişimcilik ekosistemi YGA’nın lise ve üniversiteli girişimci adaylarını buluşturduğu YGA Zirvesi dünya çapında isimlerin katılımıyla başladı. Bu yıl 20. kez düzenlenen ve online olarak gerçekleşen zirvede konuşan YGA Yönetim Kurulu Başkanı Sinan Yaman, “İnsanlığa faydalı bir ilke birlikte imza atmak. Ne mutlu bu çift kanatlı hayalin ortağı olan, sanatçıya, iş ve bilim insanına, girişimciye... İstanbul bu çift kanatlı hayal ortakları sayesinde, vicdanlı teknolojilere liderlik eden ekosistemin merkezi olacak” dedi.

Her sene 50 bin lise ve üniversite öğrencisinin başvurduğu, pozitif teknolojileri dünyanın en dezavantajlı bölgelerine ulaştırmak isteyecek kadar tutkulu girişimcilerle yatırımcıları buluşturan YGA Zirvesi başladı. Çift kanatlı girişimcilik ekosistemi YGA’nın bu yıl 20.’sini, “Kanatlarını Dünyaya Aç” temasıyla düzenlediği zirve; 12 Aralık Cumartesi günü YGA gönüllülerinin hazırladığı özel bir performans şovuyla açıldı. Zirvenin açılış konuşmasını yapan YGA Yönetim Kurulu Başkanı Sinan Yaman, “İnsanlığa faydalı bir ilke birlikte imza atmak. Ne mutlu bu çift kanatlı hayalin ortağı olan, sanatçıya, iş ve bilim insanına, girişimciye... İstanbul bu çift kanatlı hayal ortakları sayesinde, vicdanlı teknolojilere liderlik eden ekosistemin merkezi olacak” diye konuştu.

Bülent Eczacıbaşı: “Sizler gibi çift kanatlı gençleri, ne ekonomik krizlerin ne salgın hastalıkların hedeflerinize ulaşmaktan alıkoyabileceğine inanıyorum”

Zirvenin ilk günü çift kanatlı girişimciler ve dünya çapında isimlere ev sahipliği yaptı. Etkinliğin sabahki ilk bölümünde YGA’nın en yeni girişimi Up School tanıtıldı. Ardından Eczacıbaşı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı çift kanatlı gençlerle buluştu ve yaptığı konuşmada “YGA gençleri olarak bizleri bekleyen geleceğe yaratıcılık ve cesaretle hazırlandığınızı biliyorum. Sizler gibi çift kanatlı gençleri, ne ekonomik krizlerin ne salgın hastalıkların ne de başka engellerin hedeflerinize ulaşmaktan alıkoyabileceğine inanıyorum. Çünkü aklın ve bilimin pusulasıyla üstesinden gelemeyeceğiniz hiçbir şey yok” dedi.

Etkinliğin ilk bölümünde YGA girişimi WeWALK’un Kurucu Ortağı Kürşat Ceylan’ın sorularını cevaplandıran Seri Girişimci Sina Afra, “İstanbul’dan dünyaya açılan YGA’lıların ülkemizdeki gençlere rol model olması beni çok mutlu ediyor” diye konuştu.

Dr. Mehmet Öz: "Çift kanatlı insanlar, dünyayı değiştirmek için kalplerini ve zihinlerini buluşturuyorlar”

Etkinliğin ikinci bölümünün açılışını yapan dünyaca ünlü kalp cerrahı Dr. Mehmet Öz, YGA’lı gençlere seslenerek, “Kanatlarımızı dünyaya açmamız gerekiyor. Çift kanatlı insanlar, dünyayı değiştirmek için kalplerini ve zihinlerini buluşturuyorlar” mesajı verdi. Etkinliğin ikinci bölümünde V Vakfı Kurucusu Vuslat Doğan Sabancı, New York Times’ın çok satan yazarlarından ve Women For Women International Kurucusu olan Zainab Salbi’yi; Endeavor Türkiye Genel Sekreteri Aslı Kurul Türkmen ise Endeavor Kurucusu Linda Rottenberg’i ağırladı.

Etkinliğin ilk günkü konukları arasında Eczacıbaşı Holding Yönetim Kurulu Üyesi Esra Eczacıbaşı Coşkun, Imperial College London’dan Prof. Washington Yotto Ochieng, Harvard Business Review Türkiye Genel Yayın Yönetmeni Serdar Turan da yer aldı. Etkinliğin ilk günündeki diğer oturumlarında The Earthshot Prize Ödülü Tasarım ve Etki Başkanı Rachel Moriarty ile İngiliz Ticaret Odası Başkanı Chris Gaunt, The Earthshot Ödülü’nü (Yeşil Nobel) konuştu. Ayrıca YGA Lise ve Üniversite Programları da katılımcılarla paylaşıldı.

Gençler sordu YGA Hayal Ortakları cevapladı

İnteraktif olarak gerçekleştirilen zirvede katılımcı gençler aralarında Sani Şener, Ümit Boyner, Erol Tabanca, Gamze Cizreli, Haydar Yenigün, Derya Matraş, Agah Uğur, Ebru Dorman, Erinç Özada, Ali Karabey ve Yüksel Çomak’ın yer aldığı YGA Hayal Ortakları’na sorular yönelterek onlarla sohbet etti.

13 Aralık Pazar günü de devam edecek olan zirvede FutureBright Gençlik Araştırması sonuçları katılımcılarla paylaşılacak. Zirve aralarında Harvard & MIT’de kürsüsü bulunan tek Türk profesörü Mehmet Toner, basketbol oyuncusu Sinan Güler, Yapı Kredi Genel Müdür Yardımcısı Hakan Alp ve melek yatırımcı Melih Ödemiş’in de yer aldığı birbirinden önemli isimleri ağırlayacak.

YGA Zirvesi ile YGA ekosistemine adım atıyorlar!

Her yıl 50 binin üzerinde başvuru alan YGA Programına 5 aşamalı mülakatla 50 kişi seçiliyor. Bu programda seçilen çift kanatlı girişimciler bilim insanı, akademisyen ve üst düzey yöneticilerden oluşan aralarında Prof. Aziz Sancar, Ali Koç, Faruk Eczacıbaşı, Prof. Mehmet Toner, Prof. Kristi Roube, Prof. Doğan Cüceloğlu gibi isimlerin olduğu YGA hayal ortaklarından eğitimler alıyor bununla birlikte YGA’nın sosyal inovasyonlarında gönüllü çalışıyor. Sadece Türkiye'deki öğrenciler değil Harvard MIT, Brown, Berkeley, Imperial College, Turin Politeknik, Münih Teknik üniversiteleri ve yapılan stratejik ortaklık kapsamında bu üniversitelerden gelen öğrenciler de önce YGA Zirvesi’ni izledikten sonra YGA projelerinde görev alıyor böylelikle YGA ekosistemine adım atıyor. 

SEO İçeriği Yoktur, Kaliteli İçerik Vardır


SEO; son yıllarda isminden sıkça bahsedilen dijital pazarlama araçlarının başında geliyor. SEO içeriği kavramı da SEO ile birlikte tüm site sahiplerlinin hayatının merkezinde yer alıyor. Pekiyi SEO içeiği nedir? SEO için içerik nasıl hazırlanır? Neden SEO içeriği kavramı yerine kaliteli içerik kavramına odaklamak gerekir? Veri analisti ve iletişim tasarımı uzmanı Ömer Yoluk SEO içeriği hakkında bilmek istediklerinize cevap veriyor.

İçerik; günümüzde her zaman olduğundan çok daha fazla önem kazanmış durumda. Her ne kadar okuma oranı azaldı deniyor olsa da, dijital medya kullanımı oranının hatırı sayılır ölçekte artmış olması, hemen herkesin aslında eskiden çok daha okuması anlamına geliyor. Sosyal medya platformları, arama motorları, bilgi kaynakları, haber portalları ve daha pek çok platformda işitsel ve görsel veriden çok yazılı kaynaklarla karşılaşıyoruz. Elbette bu; internet ortamının doğasından kaynaklanıyor. Metin içeriği olmaksızın interneti kullanabilmemiz mümkün değil. Her zaman video ve ses kullanabilmemiz de mümkün olmadığından, içerik; her geçen gün değerini arttırıyor.

SEO; web kaynaklarının alfanumerik kodlarla sınıflandırılması sistematiği üzerine kurulu bir sistem. Arama motorlarına uyumlu hale gelmek şeklinde özetlenebilecek bu kavramın en önemli bileşeni kuşkusuz içerik. SEO içeriği kavramı da Google’ı tanıdığımız günden bu yana hayatımızda yer alıyor. Pekiyi nedir bu SEO içeriği?

SEO İçeriği Yanılgısı

Google; günümüzde arama motoru sektörünün rakipsiz lideri konumunda yer alır. Bu alanda %90’ın üzerinde hakimiyeti bulunan Google; kuralları da yazan platformdur. Ancak Google gelişen bir algoritmadır. Her geçen gün daha gerçekçi sonuçların üretilebileceği bir platform olmak için hem insan eliyle, hem de yapay zeka ile yeni algoritmalar geliştirir. SEO içeriği konusu da elbette bu yapının en çok dikkat ettiği husustur. Zira arama motorunda listelenme, metin içeriğinin değerlendirilmesi ile mümkün olur.

Sitede yer alan metin içerik; arama motoru tarafından indekslenir ve değerlendirilir. Metin, içerikte yer alan kelimelerden hareketle sınıflandırılır ve içerikte yer alan kelimeler arandığında bulunur hale getirilir. Aram sonuçlarında görüntülenmesini istediğiniz anahtar kelimeleri uygun şekilde kullanarak metin içeriği üretmek ise SEO içeriği üretmek olarak bilinir.

Bu günümüz koşullarında büyük bir yanılgıdır. Google, bu gün çok gelişmiş bir algoritmaya sahiptir ve sizin manipülasyon yapmak isteyeceğinizi anlayabilir. Eskimiş yaklaşımlarla metin üretmek, bu bakımdan son derece zararlıdır. Zira, sizin “SEO metni nasıl yazılır?” aramasını yaparak ulaştığınız kaynakta yer alan talimatlara, Google uzmanları da ulaşabilir. Sadece siz bu yanıltıcı içeriği hazırlayamayın diye dahi, o kaynakta yer alan talimatların birçoğu engellenir. Yani SEO içeriği nasıl yazılır? başlıklı sayfalarda erişeceğiniz sonuçlar maalesef yanılgıdır.

Google’dan açık duyuru

Google, arama motoru algoritması hakkında neredeyse hiçbir bilgiyi açıklamaz. Bunun başlıca sebebi, kurallar açıklandığında sistemi yanıltma yönünde kullanılıyor olmasıdır. Google’ın bugünkü algoritmasını öğrenmek ise ancak Ar-Ge yapan uzmanların deneyleri ile bir ölçüde mümkün olabilir.

Ancak Google, en son 3 Aralık'ta yaptığı gibi çok açık bir duyuruyu sürekli yapar. “sadece anahtar kelime odaklamak için metin üretmeyin”. Metnin yeterince bilgi vermemesi ve kullanıcı tarafından dikkate alınmaması koşullarında, herhangi bir kaynakta verilen talimatlara mükemmel şekilde uymanız hiçbir şey ifade etmez. Google artık sizin sitenizin ve ilgili sayfanızın hangi konu başlıkları ile ilgili olduğunu otomatik olarak kendi kriterlerine göre tespit ediyor ve size hiçbir açık kapı bırakmıyor.

Google’ın sizden tek istediği; gerçekten yapmakta olduğunuz işi yeterince anlatın ve bunu en iyi şekilde yapın. Bunun için özveri ve samimiyetle çalışmanız halinde, hazırlanacak en kapsamlı eski nesil SEO metninden dahi daha etkili sonuçlara ulaşabilirsiniz.

Kaliteli İçeriğin Özellikleri Nelerdir?

Kaliteli içerik; öncelikle gramer ve yazım kurallarına uygun içerik olmak durumundadır. Elbette bunu sağlarken, sıfır kopya koşullarını da sağlamanız gerekir. Herhangi bir miktarda kopya içerik, Google tarafından hiçbir şekilde kabul edilmez.

Pek çok site sahibi, “bu içerik özgün hale getirilemez” düşüncesi içerisinde olsa da aslında bu çok gerçekçi değildir. Elbette her içerik özgün hale getirilebilir. Kaliteli iş üretebilen, deneyimli ve nitelikli bir yazar ekibi, ihtiyaçlarınıza uygun içerikleri hangi alanda olursa olsun üretebilir.

Google’ın en çok dikkat ettiği konulardan bir tanesi ise içeriğin boyutudur. Evet, içerik ne kadar uzunsa, değeri o kadar artar ve 300 kelime alt sınırı da artık günümüzde pek bir anlam ifade etmez. Ama içeriğin kullanıcı bakımından bir anlam ifade etmediği durumlarda, binlerce kelime uzunlukta olması da anlamlı değildir.

Google, kullanıcının sitenizde ne kadar zaman geçirdiğini, hatta sayfanın hangi kısmında daha fazla beklediğini dahi görebilir. Bu değerlendirme aslında metnin nitelik kriterlerinde başta gelen mekanizmalardan birisidir. Bu nedenle kullanıcının gerçekten faydalanacağı içerikler üretmeniz gereklidir.

Son olarak, “Google bizim dilimiz nereden biliyor?” sorusuna cevap verelim. Google, Türk Dil Bilimcilerle ortak algoritma geliştirme süreçleri içerisinde yer alıyor. Ve evet, Google dilimizi çok iyi biliyor. Google’ı kandırmak için yazılacak anlamsız metinler bu nedenler hiçbir anlam ifade etmezken, yazım dili nitelikleri düşük bir metin de pek etkili sonuçlara ulaşamıyor.

Sonuç olarak, site sahiplerinin, SEO içeriği üretmeye çalışmak yerine, işlerini en iyi şekilde anlatacak metinleri üretmeye yönelmeleri gerekiyor. Elbette teme SEO kriterlerine dikkat etmek gerekiyor ki, tercih edeceğiniz nitelikli ekip sizin için bu sonucu kolaylıkla sağlayabiliyor.

AWS ve BlackBerry, Yeni Akıllı Araç Veri Platformuyla İnovasyonu Hızlandırmak için Güçlerini Birleştiriyor


AWS ve BlackBerry, Yeni Akıllı Araç Veri Platformuyla İnovasyonu Hızlandırmak için Güçlerini Birleştiriyor

Yeni BlackBerry QNX ve AWS teknolojisi ile BlackBerry IVY, otomobil üreticilerinin kişiselleştirilmiş sürücü ve yolcu deneyimleri oluşturmasına ve bulut bağlantılı araçların operasyonlarının iyileştirilmesine yardımcı olacak

Bir Amazon.com şirketi olan Amazon Web Services (AWS) ve akıllı güvenlik yazılımı ve hizmetlerinde bir dünya lideri olan BlackBerry Limited, AWS re:Invent 2020 etkinliğinde BlackBerry’nin Akıllı Araç Veri Platformu olan IVY’i geliştirmek ve pazarlamak için çok seneli, küresel bir anlaşma yaptıklarını duyurdu. BlackBerry IVY, otomobil üreticilerinin, araç sensörlerinden gelen verilerin okunması için tutarlı ve güvenli bir yol sağlamasına, bunu normalleştirmesine ve bu verilerden hem araçta hem de bulutta eyleme dönüştürülebilir içgörüler oluşturmasına olanak tanıyan ölçeklenebilir, bulut bağlantılı bir yazılım platformu. Otomobil üreticileri bu bilgileri, sürücü ve yolcu deneyimlerini geliştiren duyarlı araç içi hizmetler oluşturmak için kullanabilirler.

BlackBerry IVY, otomotiv sektöründeki kritik bir veri erişimi, toplanması ve yönetimi sorununu ele alıyor. Modern otomobiller ve kamyonlar, farklı tedarikçilerden binlerce parça ile üretiliyor ve her araç modeli, benzersiz bir özel donanım ve yazılım bileşenlerinden oluşuyor. Artan çeşitlilikteki araç sensörlerini de içeren bu bileşenler, benzersiz ve özelleştirilmiş formatlarda veri üretiyor. Bu verilerle etkileşimde bulunabilmek için son derece spesifik becerilerin gerekmesinin yanı sıra bu verilere araç alt sistemlerinden erişmenin de zor olması, geliştiricilerin hızlı bir şekilde inovasyon yapma ve pazara yeni çözümler getirme kabiliyetlerini sınırlıyor. BlackBerry IVY, tahminsel içgörüler ve çıkarımlar oluşturmak için bu verilere makine öğrenimi uygulayarak karşılaşılan zorluklara bir çözüm sunacak, böylece otomobil üreticilerinin, son derece kişiselleştirilmiş ve bu içgörülere göre harekete geçebilecek araç içi deneyimler sağlamalarını mümkün kılacak.

BlackBerry IVY, araç modelleri ve markaları arasında uyumluluğu sağlamak için birden fazla araç işletim sistemini ve çoklu bulut dağıtımlarını destekleyecek. BlackBerry QNX’in otomobillerden veri çıkarma ve normalleştirme yeteneklerini, AWS’nin Nesnelerin İnterneti (IoT) ve makine öğrenimi de dahil olmak üzere geniş hizmet portföyü ile geliştirecek. BlackBerry IVY, araçların yerleşik sistemleri içinde çalışacak ama buluttan uzaktan yönetilecek ve yapılandırılacak. Bu sayede, otomobil üreticileri araç verilerine yönelik daha fazla görünürlük kazanacak, verilere kimlerin erişebileceği üzerinde kontrol sağlayabilecek ve verilerin hızlı ve verimli bir şekilde işlenmesini optimize etmek için uç bilgi işlem yetenekleri elde edecek. BlackBerry IVY’nin entegre yetenekleri ile otomobil üreticileri, bulut bağlantılı araçlarının kullanım ömrü boyunca müşterilerine yeni özellikler, işlevler ve performans sunmanın yanı sıra, araç verilerine dayanan yeni gelir akışları ve iş modelleri de geliştirebilecek.

Örneğin BlackBerry IVY, sürücü davranışlarını ve buzlu yollar ya da yoğun trafik gibi tehlikeli koşulları tanımak için araç verilerinden yararlanabilir ve ardından sürücüye çekiş kontrolü, şerit yardımı veya hız sabitleyici gibi ilgili araç güvenlik özelliklerini etkinleştirmesini tavsiye edebilir. Daha sonra IVY, otomobil üreticilerine bu güvenlik özelliklerinin nasıl ve ne zaman kullanıldığı konusunda geribildirim sağlayabilir, böylece araç performansını iyileştirmek için ne gibi yatırımlar yapmaları gerektiğini belirlemelerine yardımcı olabilir. Ayrıca, elektrikli araç sürücüleri otomobillerinin pil bilgilerini üçüncü taraf şarj ağlarıyla paylaşmayı tercih edebilirler, böylelikle şarj cihazlarını proaktif olarak rezerve edebilir ve şarj süresini mevcut konumlarına ve seyahat planlarına göre ayarlayabilirler. BlackBerry IVY, genç sürücülerin ebeveynleri için de araç sensörlerinden elde edilen verilere dayalı içgörüler sağlayabilir. Örneğin, ebeveynler araçtaki yolcu sayısı değiştiğinde, sürücünün mesaj attığı, dikkatinin dağıldığı veya hız sınırına uymadığı tespit edildiğinde veya araç doluluk seviyesi istedikleri güvenlik eşiğinin üzerine çıktığında bildirim almayı seçebilirler. Benzer şekilde, araç arka koltukta bir çocuk olduğunu algıladığında bebekli sürücüler, çocuk güvenlik kilidini devreye sokmaları için hatırlatma alabilirler.

BlackBerry IVY, otomobil üreticilerinin birden fazla araç markası ve modelinde kullanılabilen araç içi uygulamalar ve bağlı hizmetler geliştirmek, dağıtmak ve bunlardan para kazanmak için ihtiyaçları olan süreyi kısaltmalarını sağlayacak. BlackBerry IVY kullanan otomobil üreticileri, her araç modeli için ayrı tasarlanan, tek seferlik çözümlere yatırım yapmak yerine (bugün olduğu gibi), birden fazla araç modelinde çalışabilecek yeni hizmetler geliştirmek için farklı veri türlerini ortak yapı taşı olarak kullanabilecekler. Otomobil üreticileri, yazılım geliştirme ekipleriyle veri ve çıktıları paylaşmak için platformun uygulama programlama arayüzlerini (API) kullanabilecekler, böylece onlara inovasyon yapma kabiliyeti sunmanın yanı sıra araç ve uygulama verilerine kimin ne düzeyde erişebileceğini kontrol ederek müşteri gizliliğini ve güvenliğini de koruyabilecekler.

Ayrıca BlackBerry IVY, otomobil üreticilerinin daha geniş bir geliştirici havuzu ile işbirliği yapmasını kolaylaştırarak gelişmiş araç performansı, daha düşük bakım ve onarım maliyetleri ve daha fazla kolaylık sağlayan yeni özelliklerin oluşturulmasını hızlandıracak. Örneğin, otomobil üreticileri gerçek zamanlı performans verilerini analiz ederek kusurlu olma potansiyeli olan parçaları tanımlayabilir, etkilenen araçları belirlemek için bir kod yerleştirebilir, etkilenen sürücüleri bilgilendirebilir ve bu doğrultuda geri toplama yapabilirler. Otomobil üreticileri, sistemin işlevselliğini sürekli olarak iyileştirebilmek için platformun Bulut Konsolu üzerinden (BlackBerry IVY’nin yönetilmesini sağlayan bir web arayüzü) yazılımı uzaktan dağıtabilecek ve güncelleyebilecekler.

BlackBerry Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su John Chen konuyla ilgili, “Veri ve bağlanılabilirlik otomotiv sektöründe inovasyon için yeni yollar açıyor, BlackBerry ve AWS de otomobil üreticilerine ve geliştiricilere, tüketicilere yeni hizmetler sunabilmeleri için daha iyi içgörüler sağlama konusunda ortak bir vizyonu paylaşıyor,” dedi. “Bu yazılım platformu, araç içi deneyimler ile son teknolojiyi birleştirmeyi ve güvenlik veya müşteri gizliliğinden ödün vermeden yeni uygulamalar, hizmetler ve fırsatlar yaratmaya yardımcı olmayı vaat ediyor. Bu vizyonu gerçekleştirmek ve BlackBerry IVY’i kullanıma sunmak için AWS ile ilişkimizi genişletmekten memnuniyet duyuyoruz.”

Amazon Web Services CEO’su Andy Jassy konuyla ilgili, “AWS ve BlackBerry, tüm otomobil üreticilerinin müşteri deneyimini sürekli olarak yeniden oluşturmasını mümkün kılıyor ve araçları, sabit teknolojilerden kullanıcının ihtiyaçları ve tercihleri doğrultusunda büyüyen ve uyum sağlayabilen sistemlere dönüştürülmelerine yardımcı oluyor,” dedi. “BlackBerry ile gerçekleştirdiğimiz bu ortak çaba sayesinde, otomobil üreticilerine gittikçe daha bağlantılı hale gelen bir dünyada gelişmek için ihtiyaç duydukları içgörü, yetenek, çeviklik ve hızı sağlayacağız. Otomobil üreticileri dijital dönüşümleri ile öne çıkmaya çalışırken, BlackBerry IVY onlara markalarını oluşturma ve otomotiv sektöründe bağlantılı araç hizmetleri için standardı belirleme gücü veriyor.”

11 Aralık 2020

DSÖ: COVID-19 İtalya’nın kuzeyinde ve Wuhan’da aynı anda yayıldı

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Sağlık Acil Programı Direktörü Michael Ryan, salgının Wuhan ile aynı dönemde İtalya’nın kuzeyinde de yayıldığını açıkladı.

Michael Ryan dün düzenlediği basın toplantısında, COVID-19’un kaynağıyla ilgili araştırmalarda Çin ile işbirliği yaptıklarına, diğer yandan virüsün Çin ile aynı anda Avrupa’da yayılma ihtimaline karşı ilgili verileri incelemekte olduklarına işaret etti.

Ryan, COVID-19’un Çin’in Wuhan kentiyle aynı dönemde İtalya’nın kuzeyinde de hızla yayıldığını, İtalya’nın bundan büyük zarar gördüğünü ve daha sonra virüsün diğer ülkelerde de görüldüğünü kaydetti.

Michael Ryan, söz konusu iki bölge arasındaki salgın bağlantısını araştırmakta olduklarını, ancak virüsün kaynağı konusunda kesin bir yanıt bulamadıklarını söyledi. Ryan DSÖ’nün bu konuda İtalya ve Danimarka gibi Avrupa ülkeleriyle işbirliğini devam ettirdiğini belirtti.

Öte yandan, DSÖ’nün 2019 yılına ait kan örnekleri üzerinde araştırmaları yeniden başlattığı bildirildi.

Samsung’dan Sağlık Çalışanlarına Özel İndirim Kampanyası


Samsung’un sağlık sektöründe çalışanlara özel başlattığı kampanyada, seçili Samsung marka beyaz eşyalar yüzde 10 indirimle satışa sunuluyor.

Teknoloji dünyasının önde gelen markası Samsung, sağlık çalışanları için “Seçili Samsung Beyaz Eşyalarda Sağlık Çalışanlarına Özel Yüzde 10 İndirim” kampanyası başlattı.

Kampanyaya katılan tüm Samsung yetkili bayilerinden ve shop.samsung.com/tr/ web sitesi üzerinden 5 – 31 Aralık 2020 tarihleri arasında geçerli olan kampanya kapsamında sağlık çalışanları, satın aldıkları seçili Samsung marka beyaz eşyalarda (ankastre fırın, davlumbaz, ocak, buzdolabı, çamaşır makinesi, kurutma makinesi, derin dondurucu, bulaşık makinesi,) ürünlerin KDV dâhil fiyatı üzerinden yüzde 10 indirim fırsatından faydalanıyor.

Sağlık çalışanlarının indirimden faydalanabilmeleri için ise ilgili kurum çalışanı olduğunu gösteren belgeleri ya da kimliklerini www.samsung.com/tr/saglik-calisanlari-kampanyasi adresi üzerinden eklemeleri ve bu sayfadaki başvuru formunda yer alan gerekli bilgileri doldurmaları gerekiyor. Başvurular başarılı bir şekilde alındıktan sonra SMS üzerinden tek kullanımlık kod bilgisi iletiliyor. Bu başvuru ardından sağlık çalışanları shop.samsung.com/tr/ adresi üzerinden veya doğrudan Samsung yetkili bayilerinden tek kullanımlık kod ile satın alımlarını gerçekleştirebiliyor.

Kampanya şartları hakkında detaylı bilgi için: www.samsung.com/tr/saglik-calisanlari-kampanyasi

Samsung güncel mağaza listesi için: https://www.samsung.com/tr/beyazesya-bayilistesi/

Online İhracatçıya Yüzde 50 Vergi Muafiyeti Getirildi

Uygulama 1 Ocak 2021 tarihinde başlıyor. “Bazı alacakların yeniden yapılandırılması ile bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında kanun” ile, internet üzerinden yurtdışına satış yapan mikro ihracatçıya yüzde 50 vergi muafiyeti getirildi. Peki kimler faydalanabilecek? ETGB sisteminin avantajları neler? E-ihracat nasıl yapılır?

Kasım 2020’de Resmi Gazete’de yer alan “Bazı alacakların yeniden yapılandırılması ile bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında kanun” ile, internet üzerinden yurtdışına satış yapan mikro ihracatçıya yüzde 50 vergi muafiyeti getirildi.

Bu vergi avantajının yurtdışına bireysel olarak satış yapmak isteyenlere can suyu olacağını ifade eden Ticimax E-ticaret Sistemleri Kurucusu Cenk Çiğdemli, “Özellikle Kobi’ler, evde kendi ürettikleri ürünleri yurtdışına satmak isteyenler ve yöresel ürünleri dünyaya açmak isteyenler için çok önemli bir teşvik” dedi.

Mikro ihracatçıya makro vergi avantajı. Şahıs firmalarının yurtdışına Elektronik Ticaret Gümrük Beyannamesi’yle gerçekleştirdikleri satışlarda yüzde 50 kazanç istisnası getirildi. Posta ve hızlı kargo yoluyla mikro ihracat yapanların, kazancının yüzde 50’si gelir vergisinden muaf tutulacak. TBMM’de kabul edilen kanun, mikro ihracat yapanlar için vergi muafiyeti sunuyor. Buna göre, hızlı kargo taşımacılığı şirketleri tarafından düzenlenen Elektronik Ticaret Gümrük Beyannamesi (ETGB) ile mikro ihracat işlemlerinde gerçekleşen mal ihracatından elde edilen kazancın yüzde 50’si gelir vergisinden muaf tutulacak. Uygulamanın 1 Ocak 2021 tarihinde başlayacağını ifade eden Ticimax E-ticaret Sistemleri Kurucusu Cenk Çiğdemli, “Pandemi nedeniyle tüm dünyada ülke ekonomilerinin daralmaya gittiği bir belirsizlik döneminden geçiyoruz. Küresel ticaret savaşlarının online cephesinde güçlü olabilmek ve savaştan kazançlı çıkabilmek için özellikle Kobi’lerin mutlaka mikro ihracata yönelmesi gerekiyor” dedi.

KİMLER FAYDALANABİLİR?

17 Kasım 2020’de yayınlanan Resmi Gazete’ye göre, tam mükellef gerçek kişilerin 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 225’nci maddesi kapsamında, dolaylı temsilci olarak yetkili kılınan Posta İdaresi ya da hızlı kargo taşımacılığı yapan şirketler tarafından düzenlenen Elektronik Ticaret Gümrük Beyannamesi’yle gerçekleştirdikleri mal ihracatı kapsamında elde ettikleri kazancın yüzde 50’si, beyannamede bildirilen kazanç üzerinden indirilebilecek.

Söz konusu indirimden faydalanılabilmesi için;

  • İhracattan kaynaklanan hasılatları toplamı yıllık 400.000 Türk lirasına kadar olanların, ilgili yılda kendilerinin sigortalı olması,
  • İhracattan kaynaklanan hasılatları toplamı yıllık 800.000 Türk lirasına kadar olanların, ilgili yılda kendilerinin sigortalı olması ve en az ortalama bir tam zamanlı ya da eş değer kısmi zamanlı işçi çalıştırması,
  • İhracattan kaynaklanan hasılatları toplamı yıllık 1.600.000 Türk lirasına kadar olanların, ilgili yılda kendilerinin sigortalı olması ve en az ortalama iki tam zamanlı ya da eş değer kısmi zamanlı işçi çalıştırması,
  • İhracattan kaynaklanan hasılatları toplamı yıllık 2.400.000 Türk lirasına kadar olanların, ilgili yılda kendilerinin sigortalı olması ve en az ortalama üç tam zamanlı ya da eş değer kısmi zamanlı işçi çalıştırması gerekmektedir.
  • İhracat kapsamına, ağırlık ve tutar itibarıyla Posta İdaresi ya da hızlı kargo taşımacılığı yapan şirketler tarafından düzenlenen elektronik ticaret gümrük beyannamesiyle gerçekleştirilen mal ihracatları girmektedir.

ETGB SİSTEMİNİN AVANTAJLARI NEDİR?

Mikro ihracatın avantajları ve ETGB sistemi hakkında bilgi veren Çiğdemli şunları aktardı:

“E-ihracat yapanlar için prosedürlerden arındırılmış bir sistem var. Türkiye’den yurtdışına yapacağınız bir satışta KDV hariç fatura tutarı 15 bin Euro’dan az ve satışa konu olan malların ağırlığı 300 kilogramdan hafif ise, bu ihracat mikro ihracat olarak yapılabiliyor. ETGB sistemi üzerinde tüm prosedürler yetkili kargo firmaları aracılığıyla gerçekleştiriliyor. Üstelik Alibaba, Amazon, Etsy ve Rakuten gibi küresel pazar yerlerinde satış yapmak isteyenlerin üyelik bedelleri de devlet tarafından karşılanıyor. Mikro ihracatta düzenlenen bir gümrük beyannamesi olmaması da ayrı bir avantaj. Gümrük beyannamesi yerine online ortamda Elektronik Ticaret Gümrük Beyanı (ETGB) düzenleniyor ve klasik ihracatta olduğu gibi gümrük müşavirine ihtiyaç da olmuyor. Gümrükleme masrafları ve gümrükleme hızı düşünüldüğünde bu sistemin Kobi’ler açısından sunduğu avantaj çok önemli. Bireysel müşterinize direkt satış yaptığınız için, müşterinizin ülkesindeki B2C (firmadan direkt tüketiciye) gümrükleme vergi muafiyetlerinden de faydalanabiliyorsunuz. Klasik ihracattaki gibi banka teminatlarına gerek yok. Ödeme almak için e-ticaret altyapı firmanızın yönlendireceği ödeme kuruluşlarıyla anlaşmak yeterli. Çok sayıda ve yüksek adetli ürün gönderilmediği için risk oranı da yok denecek kadar düşük.”

8 MADDEDE E-İHRACAT

Dünyada 196 ülke, milyarlarca insan var. Özellikle yerli üretim yapan KOBİ’lerimiz için çok büyük fırsatlar var. Hem B2B (firmadan firmaya) hem B2C (firmadan son tüketiciye) satışlar için online ticaret, kur farklarını fırsata çevirmenin en hızlı yolu. Peki e-ihracat nasıl yapılır? Nelere dikkat edilir? Ticimax E-ticaret Sistemleri Kurucusu Cenk Çiğdemli şu bilgileri aktardı:

  1. Öncelikle profesyonel bir web siteniz olmalı. Ticari web sitenizde firmanız ve ürünleriniz hakkında detaylı tanıtım, görsel ve iletişim bilgileriniz yer almalıdır. Web siteniz mutlaka mobil uyumlu olmalı. Çünkü Google aramalarının yarıdan fazlası artık akıllı telefonlar üzerinden yapılıyor. Web siteniz hızlı yüklenebilen bir altyapı ile oluşturulmalı. Yüklediğiniz fotoğraflar hemen açılabilmesi için küçük boyutlu olmalı.
  2. Web siteniz firmanızın adı aratıldığında arama motorlarında ilk sıralarda yer almalı. Bunun için gerekli SEO çalışmaları mutlaka yaptırılmalı. Ne kadar iyi bir siteniz olursanız olun, bulunduğunuz ülkenin dışında bir ülkede görünür olmak zordur. Çünkü Google sizi kendi ülkeniz dışındaki aramalarda üst sıralara çıkarmaz. Biz bu sorunu farklı sunucular kullanarak aşıyoruz. Yaptığımız iş birlikleri ile birlikte 100 ayrı ülkede pop noktalarımız var. Bu şekilde tüm ülkelerdeki Google aramalarında site üst sıralara kolaylıkla yükselebiliyor. Google ve Facebook gibi reklam mecralarına ülke bazlı küçük reklamlar vermek de satışlarınızı hızlandıracaktır. İngilizce uluslararası bir dil olabilir ama potansiyel müşteri kitlenizin hepsinin İngilizce bildiğini varsaymak doğru bir yaklaşım değil. Rusya, Balkanlar, Ortadoğu ve Türki coğrafyada yerel dillere uygun reklam içerikleri hazırlatmalısınız. Web sitesinde dil seçeneklerinin kullanıcı tarafından değiştirilebilmesini tercihe bırakmalısınız.
  3. Sitenizin çoklu dil ve lokasyon seçeneğine, her ülkenin kendi para birimiyle mal alımı yapabilmesine olanak sağlayacak bir altyapıya sahip olması gerekir.Özellikle hedeflediğiniz bir ülke var ise, o ülkenin kültürel kodlarına uygun bir web sitesi tasarlanması da önemlidir. Bunun için site arayüzü ülkelere göre ayarlanabilecek bir altyapı gerekir. Her ülkeye yönelik satış ve pazarlama stratejisi de geliştirmeniz gerekebilir. Doğru ülkeye doğru malı doğru fiyat seçenekleriyle satmak, e-ihracat için öncelikli konulardan biri. Bizim e-ihracat modüllerimiz ile firma, aynı site üzerinden aynı ürünü 100 ayrı ülkeye farklı fiyatlarla satabiliyor. Bunu ülkelerin ekonomik seviyelerine göre ayarlayabildiğimiz gibi, söz konusu ürünün o ülkedeki pazar değerini inceleyerek de belirleyebiliyoruz.
  4. Ürünlerinizi Alibaba.com, Amazon, E-bay gibi B2C (son tüketiciyi hedefleyen) global pazaryerlerine de koyabilirsiniz. Veya sitenize müşterileri direkt olarak çekebilmek için ilgili ülkeyi hedefleyen Google, Facebook, Instagram reklamları da verebilirsiniz. B2B (firmadan firmaya) ihracat yapmak isteyenler için ise Tradekey, Indiamart, ecplaza, thomasnet, kompass, ec21, diytrade, europages, made-in-china, ecvv, globalsources, busytrade, tradeindia gibi e-ihracat platformları var. Buraya firma bilgileri ve numunelerini koyarak ithalatçı firmalara yönelik reklam yapılabilir.
  5. Online ihracata başlamanız için ihraç edeceğiniz ürünün Gtip (Gümrük Tarife İstatistik Pozisyonu) numarasını öğrenmeniz gerekiyor. Bu, dış ticaret işlemlerinde ürünlere verilen bir numaradır. Gümrük müşavirinize sorarak öğrenebileceğiniz gibi, tuik.gov.tr sitesinden de öğrenebilirsiniz.
  6. Gtip numarasını öğrendikten sonra sıra hedef pazarların belirlenmesine geldi. Önceliği elinizdeki ürünü en çok ithal eden ülkelere vermelisiniz. Bunu yaparken yakın bir ülke olmasına da özen göstermelisiniz. Böylece lojistik giderlerinizi düşürerek müşteriye daha rekabetçi fiyatlar sunabilirsiniz. İhracat hedef pazarının belirlenmesinde kullanabileceğiniz en önemli site Birleşmiş Milletler çatısı altındaki trademap.org sitesidir. Buradan söz konusu ürünün ülkelere göre pazarıyla alakalı detaylı istatistiklere ulaşabilirsiniz.
  7. Eğer ithalatçı firmalarla bağlantıya geçmek istiyorsanız, Musaviredanisin.ekonomi.gov.tr sitesi üzerinden seçmiş olduğunuz hedef pazardaki firmaların listesine kolaylıkla ulaşabilirsiniz. Bunun için yapmanız gereken, site üzerinden hangi ülke hakkında bilgi almak istiyorsanız o ülkeyi seçmek ve ihraç etmek istediğiniz ürün grubunu tanıtan kısa bir açıklama yazmak. Açıklama bölümüne Gtip numarasını yazmak işinizi daha da kolaylaştıracaktır. Hedef pazar araştırması için kullandığınız trademap.org sitesinden de güncel ithalatçı firmaları bulabilirsiniz.
  8. Bazı ülkeler özellikle deniz yolu ile yapılan ithalatlara ait konşimento bilgilerini paylaşırlar. Bu bilgileri alıp işledikten sonra ihracatçı firmaların faydasına sunan siteler de mevcuttur. Bu tür sitelere üye olarak hangi firmaların hangi firmalara mal sattığını görebilirsiniz. Bu tür sitelere örnek vermek gerekirse en başta Tradeinfo365.com’u sayabiliriz. ABD, Kanada, İngiltere, Güney Kore, Kolombiya, Arjantin, Şili, Rusya, Ukrayna, Peru ve Pakistan gibi ülkeler bazında ürün, ithalatçı ve ihracatçıları aramanıza olanak sağlar. Piers.com ve importgenius.com gibi sitelerden de faydalanabilirsiniz.

Türkiye'nin İlk İş Odaklı Dijital Tanışma Platformu: 12dakika.com


Türkiye’nin ilk dijital tanışma etkinliği '12dakika.com' sektör profesyonellerini, girişimcileri, yatırımcıları, eğitmenleri, networkünü geliştirmek isteyenleri özetle yeni fırsatlara göz kırpan herkesi etkileşimli online bir konferans temasıyla buluşturmaya hazırlanıyor.

'İşini geliştirmek için 12 dakika yeter' mottosuyla hayata geçen Türkiye’nin ilk iş odaklı dijital tanışma etkinliği 12dakika.com ilk buluşmasını yapmaya hazırlanıyor. Yeni fırsatlar ve yeni networkler edinmek adına oluşturulan iş dünyası girişimi olarak hayata geçen 12dakika.com pandemi nedeniyle yapılamayan fiziksel buluşmaların yerini almaya aday.

Ziya Kızıltan ve Ömürden Sezgin’in öncülüğünde hayata geçen 12dakika.com, ilk buluşmasını 12 Aralık 2020 Cumartesi günü saat 12:12’de başlayacak ve 12 saat boyunca devam edecek. 80’den fazla uzman ve eğitmenin etkinliğe katılarak 12 dakikalık ilham veren, sektöre ışık tutan sunumlar yapacağı etkinlikte, platforma dâhil olan binlerce kişi, sektör uzmanları ile birebir görüşmeler yaparak tanışma ve iş birlikteliği geliştirme şansını yakalayacak.

İlk buluşmada 5 binden fazla katılımcıyı biraraya getirmeyi hedeflediklerini belirten Ziya Kızıltan ve Ömürden Sezgin, “İş hayatında 12’den vurmak istiyorsan, ne eksik ne fazla, 12 dakika sana yeter” diyorlar. Platforma dâhil olan herkes birbirinin profilini inceleyebiliyor. Kimlerle, hangi konularda görüşmek istediğini profilinde belirtebiliyor. Etkinlik tarihinden önce platformda karşılıklı profil incelemeleri ve platform üzerinden yazışmalar yapabiliyor. Taranılan profiller arasından seçilen kişilere mesaj yazılarak 12 dakikalık görüntülü görüşme daveti gönderiliyor. Karşı taraf da gönderilen mesajı okuyup profili inceledikten sonra görüşme talebini kabul ediyor ya da reddediyor. Kabul edilen görüşmeler takvimdeki en uygun 12 dakikalık aralığa yerleşiyor. Görüşme anında 12 dakikadan geri sayım başlıyor. Süre bittiğinde ise bu toplantı odası otomatik olarak kapanıyor. Etkinlik gününden önce profiller taranıp istenilen kadar toplantı organize etmek mümkün.

Canlı olarak katıldığımız konferanslardaki networking fırsatlarını dijitale taşımak isteyen girişimciler, ilk etkinliğini tüm markalar ve katılımcılar bu platformu deneyimlesin ve ortaya çıkan faydayı görsün diye genele açık ve ücretsiz olarak düzenliyor. Her ayın 12’sinde düzenli olarak farklı temalarda hayata geçirmek istedikleri bu dijital etkinliklerin ikincisini de 12 Ocak 2020 tarihinde e-ticaret ve e-ihracat odaklı gerçekleştirmeyi planlıyor.

12 Aralık tarihinde başlayacak olan ve 12.12 tarihini ‘’İş Odaklı Dijital Tanışma Günü’’ ilan eden bu etkinliğe katılmak için www.12dakika.com adresini ziyaret etmeniz yeterli.

4 Aralık itibari ile platformda bine yakın profil oluşturulmuş ve yüzlerce toplantı planlanmış durumda. Hedeflerinin 5 binin üzerinde katılımcı sayısına ulaşarak 20 binin üzerinde birebir iş görüşmesinin yapılmasını sağlamak olduğunu dile getiren Ziya Kızıltan ve Ömürden Sezgin, bu sayede Türk iş dünyasına ve ekonomiye önemli bir katkı sağlamak istediklerinin altını çiziyor.

Maliyetleri Düşüren Çin, 5G İstasyon Sayısını 1,7 Milyona Çıkaracak


Çin Mühendislik Akademisi öğretim üyelerinden Wu Hequan, Çin’in 2021 yılında 1.7 milyonun üzerinde 5G baz istasyonuna sahip olacağını söyledi. Wu, bu beklentisinin nedeni olarak da baz istasyonlarının maliyetinin düşecek olmasına bağladı. Wu, China Daily ile yaptığı röportajda, Covid-19 salgınının sonuçlarına rağmen Çinli telekom operatörlerinin 2019’da inşa edilen yaklaşık 100 bin 5G baz istasyonuna ek olarak bu yıl 600 binden fazla yeni 5G baz istasyonu kurmayı başardığını söyledi. Bu, 5G hizmetlerini tüm Çin şehirlerinde vilayet düzeyinde ve üzerinde kullanılabilir hale getirdi. 

Wu, “5G ağlarının inşası hızlandıkça, her bir 5G baz istasyonunu inşa etme maliyeti düşecek. Çinli telekom operatörleri 2022’de bu yıl yaptıklarıyla aynı miktarda 5G yatırımı ayırsa bile, çok daha fazla 5G baz istasyonu inşa edebilecek” dedi. Wu’nun sözleri, Çin’in önde gelen endüstri düzenleyicilerinin, ülkenin önümüzdeki birkaç yıl içinde 5G inşaatını “orta derecede” ilerleteceği tahminleriyle uyumlu. 

Sanayi ve Bilgi Teknolojileri Bakanlığı, ekim ayında, ülkenin önümüzdeki üç yıl içinde bir liderlik dönemine girmeye hazırlandığını, Çin’in programın biraz ilerisinde bir ritimde 5G ağları kurmaya devam edeceğini söyledi. 5G, daha endüstriyel ve tüketici senaryolarında kullanımını teşvik etmeye yardımcı olabilir.

06 Aralık 2020

YouTuber’lara Vergi Şoku


Pandemi döneminde dijital dünyaya ilginin artması sosyal medya fenomenlerini daha görünür hale getirdi. Sosyal medya üzerinden gelir sağlayanların vergi mükellefi olma konusu ise sıkça tartışılan konular arasında. Gelir Vergisi Kanunu’na göre YouTube fenomenlerinin vergi zorunluluğu bulunuyor.

Vergi gelirlerinin tam ve eksiksiz beyan edilmesini sağlamak üzere son yıllarda vergi denetimleri artırıldı. Dijital çağın yeni nesil mesleklerini icra edenler, kazançları doğrultusunda vergilendiriliyor. YouTube üzerinden yayın yapıp kazanç sağlayan kişiler normal gelir vergisi mükellefi olarak değerlendiriliyor.

Fatura zorunlu

Bu mecra üzerinden yayın yapıp kazanç sağlayan kişiler, Gelir Vergisi Kanunu’nun 37. maddesi gereğince ticari kazanç sağladıkları için vergilendiriliyorlar. Gelir elde eden vergi mükelleflerinin gelir defteri tutma, fatura ve fiş düzenleme zorunlulukları bulunuyor.

Denetimler arttı

YouTube üzerinden gelir elde etmenin vergilendirilme şartı doğurduğunu belirten IFASTURK Mali Müşavirlik ve Denetim Kurucusu Mesut Şenel, vergi denetimlerine dikkat çekerek “Dijitalleşmenin iş hayatına kazandırdığı yeni nesil mesleklerden YouTuber’lık, vergi mükellefliği konusunda belli yükümlülükler taşıyor. YouTube üzerinden elde edilen kazançlarda geriye dönük incelemeler de söz konusu. YouTuber'lar da dahil olmak üzere, sosyal medya mecralarından gelir elde edenlere vergi hukuku konusunda sağladığımız danışmanlık hizmetlerimizle bu konudaki farkındalığı artırmaya çalışıyoruz.” bilgisini verdi.

04 Aralık 2020

Yapay Zeka Eczaneye Girdi

Novadan, eczacılara özel sunduğu, yapay zeka teknolojisi üzerinde geliştirdiği teknolojilerle sağlık sektörünün gelişimine katkı sağlıyor. Eczanelerin sağlık ürünü ihtiyaçlarını modern teknolojik altyapısıyla, en hızlı şekilde tedarik eden pazaryeri Novadan, eczacıların hayatlarını teknolojik yeniliklerle kolaylaştırıyor.

Eczanelerin tüm sağlık ürünü ihtiyaçlarını karşılamak için kurulan Novadan, sunduğu gelişmiş teknolojiler ve eczane ihtiyaçlarına yönelik geliştirilen çözümlerle eczacılara yeni yetenekler kazandırıyor. Eczacılar internet üzerinden platforma ücretsiz olarak kayıt olup, Novadan’ın kendileri için geliştirdiği teknolojik yenilikleri kullanmaya hemen başlayabiliyor.

Eczacılara özel takas sistemi

Novadan platformu üzerinden, ihtiyaç duydukları sağlık ürünlerine patentli çoklu arama teknolojisiyle tek bir kaynaktan ulaşan eczacılar, kendilerine özel takas sistemi sayesinde ellerindeki ürünleri sistem üzerinden meslektaşlarıyla değiş tokuş edebiliyor ve bu sayede de stok problemlerini aşıyorlar.

Patentli teknolojileri eczacıların işini kolaylaştıracak

Günümüz teknolojilerinden azami şekilde faydalanarak, eczacılara yönelik yenilikçi çözümlerihayata geçirdiklerine dikkat çeken Novadan Kurucularından Haki Poyraz; “Patentli teknolojilerimizle eczacıları geleceğe taşımayı hedefliyoruz. Eczanelerin ihtiyaçlarını çok iyi biliyoruz. Bu ihtiyaçlara özel olarak geliştirdiğimiz çözümlerimizle ihtiyaca en uygun sağlık ürünlerinin en kısa zamanda ve güvenli bir şekilde ulaştırılmasını sağlıyoruz.” dedi.

Yapay zeka farkı

Novadan yapay zeka modülü, eczanelerin ihtiyaçlarını analiz ederek, en uygun sağlık ürünlerini, en doğru zamanda onlara ulaştırılmasını sağlıyor. Binlerce veriyi eş zamanlı işleyebilen Novadan, eczacının ihtiyacını önceden görerek, en uygun çözümleri sunuyor.

Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Türk Start-up’larla Web Summit 2020’de

T.C. Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi, dünyanın en önemli teknoloji konferansları arasında yer alan Web Summit 2020’de Türk yatırımcılar ve Start-Up’larla dünya sahnesine çıktı. Bu yıl onuncu kez düzenlenen Web Summit, pandemi nedeni ile çevrim içi olarak, 2-4 Aralık tarihleri arasında gerçekleşti. 150 ülkeden 100.000 katılımcı, 800 konuşmacı, 2500 start-up ve 1500 yatırımcının katılımı ile gerçekleşen etkinliğe, Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi partner olarak katılım sağladı.

Web Summit 2020 programı kapsamında Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi ev sahipliğinde düzenlenen “Türkiye: Gelişmekte Olan Piyasalarda Girişim Sermayesinin Yeniden Şekillendirilmesi” başlıklı canlı masterclass webinar’da ise Türkiye’deki girişim ekosisteminin başarılı örneklerini temsilen; 500 Startups Istanbul Ortağı Enis Hulli, Earlybird Digital East Fund Ortağı Cem Sertoğlu, Insider Kurucu Ortak ve CEO’su Hande Çilingir ve Firefly Systems Inc. Kurucusu Kaan Günay konuşmacı olarak yer aldı.

Dünyanın önemli girişimcilik zirvelerine katılarak Türkiye’nin bu alandaki ekosisteminin canlılığını anlatmayı amaçladıklarını ifade eden T.C. Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkanı Burak Dağlıoğlu, etkinliğe ilişkin olarak şunları kaydetti; “Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi olarak girişim sermayesi ve teknoloji girişimleri öncelikli gündem maddelerimiz arasında yer alıyor. Bu alan ülke olarak öncelikli gündemimiz olmak zorunda. İstanbul’un bir girişimcilik merkezi olarak tüm dünyada hak ettiği yere gelmesi gerekiyor. Bu nedenle dünyanın en önemli etkinliklerinden biri olan Web Summit’te, ülkemizin girişim ekosisteminin başarılı temsilcileri ile yerimizi aldık”.

Yakın dönemde yeni bir yatırım sürecinin başladığına dikkat çeken Dağlıoğlu; özellikle teknoloji alanındaki girişimlerden uluslararası şirketlere yapılan başarılı çıkışları hatırlatarak; “Türkiye, son derece gelişmiş ve destekleyici bir girişimcilik ekosistemine sahip. Türkiye’deki girişimciliğin tüm dünya ile rekabet edebilir seviyede olduğunu, ülkemizdeki teknoloji girişimlerinin yetkin insan kaynağına sahip olduğunu, bu girişimlerin ortaya koyduğu ürün ve hizmetlerin teknolojik yetkinliğini ve dünyaya ihracat yapabildiğini son 10 yılda ispat ettik. Daha da önemlisi, uluslararası fonlar Türkiye’deki girişimlere yatırım yaptılar ve çok başarılı çıkışlar yaparak yüksek getiri oranları sağladılar. Ülkemizde yatırım yapmak üzere birçok fonun kurulduğu bir dönemden geçiyoruz ve önümüzdeki 5 yılda Türkiye’de daha büyük hacimli bir yatırım dönemi gözlemleyeceğiz. Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi olarak ülkemizin girişimcilik ekosistemindeki tüm paydaşlarla yakın çalışarak kamu adına tüm gücümüzle destek oluyoruz. ” şeklinde konuştu.

Web Summit 2020 programı kapsamında Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi ev sahipliğinde düzenlenen “Türkiye: Gelişmekte Olan Piyasalarda Girişim Sermayesinin Yeniden Şekillendirilmesi” başlıklı canlı masterclass webinar’da moderatör olarak yer alan yer alan 500 Startups Istanbul Ortağı Enis Hulli de şu değerlendirmelerde bulundu; “Türkiye, yıllık yüzde 16.5'lik bir büyüme ile, EMEA'da en hızla büyüyen mühendislik havuzuna sahip. Girişimlere yatırılan toplam rakam yıllık 100 milyon dolar seviyelerinde gerçekleşirken, Türkiye 2018 yılından bu yana toplamda 3.5 milyar dolarlık çıkış hacmi ile bu alanda en önde gelen ülkelerden oldu. Ülkemizdeki mühendis potansiyeli, buna karşılık kısıtlı yerel yatırımcılar, yabancı yatırımcıların artan ilgisi ve satın almalar da göz önüne alındığında, Türkiye'nin erken aşama yatırımcılar için dünyada en karlı pazarlardan biri olduğuna inanıyorum.”

Fütüristik Robotlar Hayatı Kolaylaştırıyor


Yıllar boyunca farklı üretim alanlarında hizmet veren robotlar, tüm dünyanın virüsle mücadele ettiği bu günlerde insan olmamanın avantajını yaşıyor. Virüs kapma ve yayma riski olmayan robotlar hizmet ve servis elemanı olarak kullanılabiliyor. Bu da, birçok sağlık riskini ortadan kaldırıyor.

Robotlar yıllar boyunca, başta üretim olmak üzere bir çok alanda hayatımızın bir parçası haline gelmiş durumda. Tabi, hiçbir zaman tüketicilerin hayatlarında, insansı vasıflarla tasvir edildikleri filmlerde olduğu kadar yer bulamadıkları da bir gerçek. Ancak insan olmamanın robotlara sağladığı büyük bir avantaj var; virüsten etkilenmiyorlar… Özellikle, bu günlerde, birçok servis elemanının görevleri başında en endişeli olduğu konunun virüs kapmak olduğu düşünüldüğünde durum büyük bir avantaj sağlıyor.

LG Güney Kore'de, akıllı hizmet robotlarının hastaneler, restoranlar ve oteller gibi yaşam alanlarında insanlara aktif olarak yardım etmesi yönünde önemli ilerlemeler kaydediyor. Bu robotlar insana benzemeseler de, bazı çok insani özelliklere sahipler. Bunlardan en önemlisi, insanlarla etkileşime girme biçimleri ve "yüz" ifadeleriyle duygularını ifade edebilmeleri. Ancak daha da önemlisi, bu robotlar virüsün yayılma riskini artırmadan işin yapılmasına yardımcı oluyorlar.

LG CLOi ServeBot, üç çekmecesinde 15 kilograma kadar ürünü taşıyabiliyor ve bunları uzaktan kumanda olmadan varış noktasına verimli ve hijyenik bir şekilde ulaştırabiliyor. Bu yaz, ülkenin en eski ve en büyük tıbbi tesislerinden biri olan Seul Ulusal Üniversite Hastanesi’nde, ekipmanı, kan örneklerini, reçeteli ilaçları ve diğer maddeleri toplama ve teslim etme görevinin verildiği bir robot asistan görevlendirildi. Böylelikle hastane personeli, bu tür detaylarla zaman kaybetmeden hastalarıyla ilgilenmeye devam ettiler.

Mevcut sosyal mesafe kuralları gelecekte de devam ederse, restoran ve kafelerdeki robot servis elemanları tanıdık bir manzara haline gelebilir. Maksimum 20 kilogram taşıyabilen dört rafla donatılan LG CLOi ServeBot, yemek alanlarına yiyecek servisi yapabilmenin yanı sıra kirli bulaşıkları mutfağa iade etmek için masalar, sandalyeler ve müşteriler arasında zahmetsizce ilerleyebiliyor. CLOi ServeBot, personelin yerini alacak şekilde değil, onları tamamlayarak personel ve müşteriler arasındaki etkileşimi minimumda tutmaya yardımcı olacak şekilde tasarlandı.

Çekmecelerle donatılmış LG CLOi ServeBot, insan insana etkileşim gerekmeden, otellerdeki konuk odalarına malzeme sağlayabiliyor. Seul'ün güneydoğusundaki lüks Konjiam Resort'ta bu yönde verilen robot hizmeti, hem müşteriler hem de personel tarafından son derece olumlu tepkiler aldı. Konjiam'da konuklar, sosyal mesafe derdi olmadan gönül rahatlığı ile evlerinden uzakta birkaç gün geçirebiliyorlar.

LG CLOi robotları sadece bir şeyler teslim etmede değil, aynı zamanda mutfakta da yardımcı olabiliyorlar. LG ChefBot, Güney Kore'de CJ Foodville tarafından işletilen restoranlarda müşterileri için erişte bazlı lezzetli yemekler pişiriyor. Erişte hattında, müşteriler en sevdikleri malzemeleri seçiyor ve ChefBot, müşteriler beklerken bir dakikadan kısa bir süre içinde lezzetli bir erişte tabağı hazırlıyor.

Konukseverlikten sağlık hizmetlerine ve ötesine LG, fütüristik robotlarının bugün hayatı daha iyi hale getirmeye hazır olduğunu başarıyla gösteriyor. LG’nin CLOi ServeBot ve diğer gelişmiş sistemleri içeren hizmeti, pandemi sırasında ve sonrasında robotik çözümlerin, hayatın nasıl tanıdık ve görünür bir parçası haline gelebileceğine dair çekici örnek oluşturuyor.

03 Aralık 2020

13. Bilişim Teknolojileri Zirvesi İçin Geri Sayım Başladı!


Her sene ortalama 1500 kişinin katılımıyla düzenlenen, 20 bin kişinin internet üzerinden takip ettiği Bilişim Teknolojileri Zirvesi (BTZ) için geri sayım başladı. Sektörün en prestijli etkinlikleri arasında yer alan BTZ, 16-17-18-19-20 Aralık tarihlerinde online olarak düzenlenecektir. Geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi bu yıl da Bilişim Teknolojileri Zirvesi kapsamında Türkiye’de ve Dünya’da teknolojinin odağındaki konular, sektörün önde gelen isimleri ve ilgili firma temsilcileri tarafından ele alınacak. Bununla birlikte İTÜ İşletme Mühendisliği Kulübü tarafından bu yıl 13.si düzenlenecek etkinlikte “Sırada Ne Var?” ana teması ile sistem dönüşümü ve yeniden modellenmesi, geleceğin teknolojileri, yükselen sektörler ve etki dengesi, teknoloji ve marka iletişimi  gibi birçok konu masaya yatırılacak. Oturumlar, Bilişim Teknolojileri Alanı (BT Alanı) ,İnteraktif Bölüm, Dijifikir e-iş fikir yarışması ve Sosyal Medya Ödülleri başlıklı 5 bölümden oluşan zirveye akademik ve profesyonel dünyadan yoğun katılım olması bekleniyor.  

Geçtiğimiz yıllarda oturumlarda Borusan Mannesmann CEO’SU Zafer Atabey, S&S Motors Genel Müdür’ü Ferhat Albayrak, Karikatürist Erdil Yaşaroğlu, FutureBright Group Kurucu Ortağı Akan Abdula, Uz. Dr. Kerem Dündar, Ünlü DJ ve Youtuber Doğuş Çabakçor, KALT ekibinden Ozan Akyol ve Erman Çağlar, Mercedes-Benz Finansal İşlemler CIO’su Suat Saygın Tütüncü, P&G Türkiye, Kafkaslar & Orta Asya Yönetim Kurulu Üyesi & Tedarik Zinciri Direktörü Erk Ulugun  gibi çok sayıda yetkin konuşmacı yer almıştı. Bu sene de Eczacıbaşı Tüketim Ürünleri IT Direktörü Hilmi Koçak, eski BP Madeni Yağlar Dünya Başkanı şu an DCC Yönetim Kurulu Üyesi Tufan Erginbilgiç, Youtuber Alper Rende, Ferit Karakaya ve çok daha fazlası sizleri bekliyor.

Aralarında QNB Finansbank, Vodafone, n11.com, Eczacıbaşı gibi 90'a yakın firmanın yer aldığı BT Alanı ise şirketlerin katılımcılarla birebir iletişim kurabildiği, ürün ve hizmetleri hakkında tanıtım olanağı veren fuaye alanı olarak konumlanıyor, bu sene de online olarak etkinlikle eş zamanlı olarak iletişim platformu üzerinden bu etkileşim sağlanacaktır, şirket yetkilisiyle birebir veya toplu görüşme imkanı sunulacaktır. Bu sene 5.si düzenlenen Dijifikir e-iş fikir yarışması ile  genç girişimcilerin çeşitli ödüllerle hayallerinin gerçek olması sağlanıyor. Türkiye'de ilk olarak BTZ 2010 kapsamında düzenlenen İşletme Mühendisliği Kulübü Sosyal Medya Ödülleri'nde ise sosyal medyayı en iyi kullanan kişi ve kurumlar halk oylaması sonucunda belirlenerek ödüllendirilecektir. 

Ön kayıtlar için https://btalani.btz.org.tr/kayit/ adresinden kayıt olabilirsiniz

Detaylı bilgi için https://www.btz.org.tr/  adresini ziyaret etmeyi unutmayın

25 Kasım 2020

Mobil tehditlerin yeni yüzü QR kodlar ve taşıdığı 10 risk


QR kodların popülerliği ve kullanımı artıyor. Pandemiyle birlikte kullanımı artan QR kodların taşıdığı siber riskler ise kullanıcılar tarafından bilinmiyor. Tehlikeli bir QR kodu taramanın, tehlikeli bir URL'yi açmaktan çok daha fazlasını yapabildiğine dikkat çeken WatchGuard Türkiye ve Yunanistan Ülke Müdürü Yusuf Evmez, QR kodların yarattığı 10 tehdidi ve alınması gereken önlemleri sıralıyor.

Pandemi süreci ile birlikte hayatımızda tamamıyla yerleşen QR kodlar, birçok alanda kolaylık sağlıyor. Özellikle kafe ve restoranlarda kullanımı artan bu kodların taşıdığı mobil riskler ise kullanıcılar tarafından göz ardı ediliyor. Uzaktan çalışma hayatına geçişle kişisel cihazlarını sıklıkla kullanan birçok şirket çalışanı başta olmak üzere çoğu kullanıcının bu tehditlere savunmasız bir şekilde yakalanması da kişisel ve şirket verilerinin tehlikeye girmesine neden oluyor. Ağ güvenliği ve zekası, güvenli Wi-Fi, gelişmiş uç nokta güvenliği ve çok faktörlü kimlik doğrulamanın önde gelen küresel sağlayıcısı WatchGuard’ın Türkiye ve Yunanistan Ülke Müdürü Yusuf Evmez, QR kodların taşıdığı 10 tehdide dikkat çekerek alınabilecek tedbirleri paylaşıyor.


Görünüşte Masum Olan QR Kodların Yarattığı 10 Tehdit

1. Telefonunuzda yeni bir kişi listesi yaratabilir. Kötü amaçlı bir QR kod, telefonunuzda otomatik olarak yeni bir kişi listesi oluşturabiliyor, cihazda bir istismarı tetikleyebiliyor.

2. Konumunuzu ortaya çıkarabilir. Tehlikeli bir QR kod, coğrafi konum bilgilerinizi bir uygulamaya göndererek, gizliliğinizi ve güvenliğinizi tehdit edebiliyor.

3. Sizin yerinize arama gerçekleştirebilir. Telefonunuzun başka bir telefon numarasını aramasına neden olabiliyor. Arayan bilgilerinizi kötü bir aktöre ifşa edebiliyorsunuz.

4. Uygunsuz bir web sitesini açabilir. Web tarayıcınızı, önceden tanımlanmış bir URL'ye gönderebilen QR kod, kendinizi bir istismara veya istenmeyen içeriğe maruz bırakmanıza neden olabiliyor.

5. Birine mesaj atabilir. Önceden belirlenmiş bir alıcıya bir metin mesajı oluşturabilen bu kod, mesajı gönder tuşuna basmanız halinde potansiyel olarak bilgilerinizi açığa çıkarabiliyor veya sizi bir hackerin tuzağına itebiliyor.

6. Bir takvim etkinliği oluşturabilir. Takviminize bir toplantı yerleştirmek için bir QR kodu kullanabilen hackerler, takvim uygulamasında bir güvenlik açığına neden olarak sizi hedef tahtasına koyabiliyor.

7. E-posta yazabilir. Kötü amaçlı QR kod, bir e-posta taslağı oluşturabiliyor ve alıcı ile konu satırlarını doldurabiliyor. Gönder tuşuna basmanız halinde, sizi bir kimlik avı saldırısına maruz bırakabiliyor.

8. Farklı sosyal medya hesaplarını takip edebilir. Önceden belirlenmiş bir hesabı takip etmenize neden olabilen QR kod, kişisel bilgilerinizin kolaylıkla sızdırılmasına yardımcı oluyor.

9. Ödeme yapabilir. Birkaç saniye içinde ödeme gerçekleştirebilen kötü amaçlı QR kod, kişisel banka hesabı kimlik bilgilerinizin çalınmasına sebep olabiliyor.

10. Bir Wi-Fi ağına sizi ekleyebilir. Bazı QR kodlar, otomatik ağ bağlantısı ve kimlik doğrulama için kimlik bilgileri içerebilir. Bu, tercihler listenize kötü niyetli veya güvenliği ihlal edilmiş bir ağa girmenize neden olabiliyor.

QR Kod Siber Güvenlik Risklerine Karşı Gerekli Çözümler

Kişisel verilerinize kendi amaçları için erişmeye çalışan hackerlere karşı gizliliğinizi ve güvenliğinizi korumak için QR kodlarını tararken bazı önlemlerin alınması gerektiğini aktaran WatchGuard Türkiye ve Yunanistan Ülke Müdürü Yusuf Evmez, uygulanması kolay 5 adımı sıralıyor.

1. QR kod etiketlerine dikkat edin. Bazen bir siber suçlu onları yasal kodların arasına yerleştirir.

2. Bir QR kodunu tararken dikkatli olun. Kodu taramakla tarayıcıyı başlatmak arasında, beklediğiniz gibi olmayacağını gördüğünüzde, eylemi iptal edebilecek bir ara adım vardır. Buna dikkat ederek hareket edin.

3. Kaynağı belli olmayan ve güvenemediğiniz kodları taramayın.

4. Şirket verilerine erişebildiğiniz cihazlarınızda kod taramaları gerçekleştirmeyin.

5. Arkadaşlarınızı veya ailenizi bu konuda eğitin.


Son Yorumlar