Teknoloji, tavsiye, deneyimler ve ilgimi çeken diğer konular...

19 Ağustos 2018

BTK'dan Whatsapp'a rakip yerli mesajlaşma uygulaması: Dedi

ABD ile yaşanan krizden sonra yerli malı kampanyaları düzenlendi. Anlaşılan o ki aynı tarihlere denk gelen 08 Ağustos 2018 tarihinde de Dedi adlı bu uygulama yayınlandı. Uygulama henüz beta olarak görünüyor ve neredeyse whatsapp'ın kopyası. Muhtemelen hazır olarak temin edilip uyarlanmış. Ama ben yine de gerekli ve yaygınlaşması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü kamu kurumları whatsapp'ta oluşturdukları gruplarla resmi yazışmalar ve dosya paylaşımında bunulunuyor.

Bugün edindiğim bilgiye göre de kamu kurumlarında mümkün olduğunca yerli veya açık kaynak yazılıma geçiliyor. Yalnız burada bir sorun olduğunu düşünüyorum. Herhangi bir hazırlık ve çalışma yapmadan "geçin" talimatı ile bu işler olmaz. Bu tür kararların sonuçları kaybettirir.

Lafı fazla uzatmadan uygulamaya gelelim. Detaylı bilgiye ve indirme bağlantılarına http://dedi.link adresinden veya uygulama mağazalarından ulaşacağınız Dedi adlı uygulama neredeyse whatsapp'ın kopyası. Yerli telefon firmalarının cihazlarında da yüklü gelirse ciddi bir kullanıcıya ulaşır

BTK sayfası http://etkinlik.btk.gov.tr/Dedi/

Android https://play.google.com/store/apps/details?id=org.btider.dediapp

iOS https://itunes.apple.com/tr/app/dedi-mesajla%C5%9Fma-uygulamas%C4%B1/id1417184398

Hamza Şamlığoğlu'nun tespitine göre uygulama https://signal.org/ - https://play.google.com/store/apps/details?id=org.thoughtcrime.securesms uygulaması

Uygulama hakkında değerli görüşler aşağıdaki paylaşımda

09 Aralık 2017

“Siber Zorba Olma!” #farkinavar

“Siber Zorba Olma!” #farkinavar
Samsung Electronics Türkiye, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) işbirliğiyle siber zorbalığa karşı “Siber Zorba Olma! #farkinavar” hareketini başlatıyor. Çocukların, gençlerin ve ailelerin siber zorbalığa karşı bilinçlendirilmesi amacıyla yıl boyunca verilecek eğitimlerin yanı sıra 13 Aralık’ta sosyal medya hareketi başlatılıyor.

“Birlikte İyi Gelecek” vizyonuyla hareket eden Samsung Electronics Türkiye, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) işbirliği ile siberzorbalık konusunda çocukların, gençlerin, ailelerin ve öğretmenlerin farkındalığını artırmayı hedefleyen “Siber Zorba Olma! #farkinavar” hareketini başlatıyor.

Elektronik ortamda bir birey veya grubun, diğerlerine yönelik kasıtlı biçimde gerçekleştirdiği aşağılama, iftira, dedikodu, taciz, tehdit, utandırma ve dışlama gibi rahatsızlık verici eylemleri ifade eden “siber zorbalık” kavramı her gün binlerce çocuk ve gencin fiziksel ve psikolojik zarar görmesine sebep oluyor.

Samsung ve BTK işbirliği ile yürütülen “Siber Zorba Olma! #farkinavar” kampanyası dahilinde pilot 20 okul ile başlayacak eğitimlerde çocukların, gençlerin, ailelerin ve öğretmenlerin teknolojinin kötü amaçlı kullanımına karşı farkındalıklarının ve kişilik haklarının korunması konusunda duyarlılıklarının artması hedefleniyor.

Gençlerin teknolojiden en etkin şekilde faydalanmasının yanında, potansiyel zararlarını en aza indirmeyi amaçlayan “Siber Zorba Olma!” #farkinavar hareketini duyurmak amacıyla siber zorbalığa uğrayan gençlerin duygularını çarpıcı bir şekilde ortaya koyan ve Nejat İşler’in seslendirdiği dijital reklam filmi yapıldı. Okullarda verilecek eğitimlerin yanısıra siber zorbalığa dikkat çekmek için 13 Aralık günü Samsung Türkiye ve BTK sosyal medya hesaplarını karartıp, “Siber Zorba Olma!” sloganını #farkinavar hashtag’i ile paylaşarak herkesi sosyal medyadaki bu hareketin bir parçası olmaya davet edecek.
Düzenlenen basın toplantısında konuşan Samsung Electronics Türkiye Başkanı DaeHyun Kim “Teknolojinin sunduğu birçok katma değerin yanında kötüye kullanımından doğan olumsuz sonuçlar da var; bunlardan biri de siber zorbalık. Samsung Electronics Türkiye olarak çocuklarımız ve gençlerimiz üzerinde psikolojik ve fiziksel anlamda yıkıcı etkileri olan bu sorunla ilgili tüm ülke genelinde farkındalık yaratmak için dijital bir film hazırladık. Sosyal medya hesaplarımız üzerinden paylaşımı yapılacak filmimizle birlikte 13 Aralık günü tüm sosyal medya hesaplarımızı “Siber Zorba Olma!” görselimiz ile kararatarak paylaşımlarımızda #farkinavar hashtagini kullanacağız. Projeyle ilgili yayılımı artırmak için tüm paydaşlarımızdan 13 Aralık günü sosyal medya hesaplarından “Siber Zorba Olma!” görselini paylaşarak projeye destek olmalarını istiyoruz” dedi.

Ülkemizde ise siber zorbalığa maruz kalanların oranı yüzde 20
“Biz kurum olarak gözbebeğimiz olan gençlerimizin ve çocuklarımızın kendi öz kültürünü, milli ve manevi değerlerini kaybetmeden en iyi şekilde teknolojik deneyime ve beceriye sahip olacak, gelecekte ben de varım diyecek şekilde yetkin ve donanımlı yetişmesini istiyor, bu yoldaki tüm çalışmaları destekliyoruz” diyen BTK Başkanı Ömer Sayan ise konuşmasını şöyle sürdürdü: “Siber zorbalık; bilgi iletişim teknolojileri aracılığıyla bir bireyin ya da grubun diğerlerine yönelik düşmanlık, korkutma, tehdit, sindirme, taciz amaçlı yazılı veya görsel iletileri kasıtlı ve düzenli bir şekilde gönderilmesi olarak karşımıza çıkıyor. Siber zorbalıkla mücadelede özellikle eğitimcilere, ailelere, gençlere, STK’lara, özel sektöre, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarına çok önemli görevler düşüyor. 2010 yılından beri Türkiye’nin birçok ilinde öğrencilere, ebeveynlere, eğiticilere, adli ve mülki idari amirlere internetin bilinçli, güvenli ve etkin kullanımı konusunda verdiğimiz ve vermekte olduğumuz eğitim ve seminerlerde en önemli başlıklarımızdan biri de siber zorbalıkla mücadele. Bu mücadeleyi eğitim verdiğimiz 400 formatör öğretmen ve onların eğittiği 100 binin üzerinde öğretmen yürütüyor. Samsung ile birlikte yeni başlattığımız “Siber Zorba Olma! #farkinavar” hareketi kapsamında da önümüzdeki dönemde ailelere, öğretmenlere, öğrencilere ve eğiticilere siber zorbalık konusunda eğitim verilmeyi planlıyoruz.”

Ülkelere göre siber zorbalık oranlarını paylaşan Sayan, “İnternet kullanıcılarının Kanada’da yüzde 21’i siber zorbalığa maruz kalırken, yüzde 69’unun siber zorbalığa tanıklık ettiği görülüyor. İngiltere’de bu rakam yüzde 20 ve üzeri olarak kayıtlara geçerken, ülkemizde ise siber zorbalığa maruz kalanların oranı yüzde 20. Amerika’da siber zorbalıkla mücadele etmek zorunda kalanların yüzde 20’si intiharı düşündüğünü açıklaması en ilginç verilerden biri. Bu rakamlar üstelik siber zorbalığa maruz kaldığını açıklayan kişilerden oluşuyor. Bunu açıklamamış kişiler de göz önünde bulundurulduğunda bu oranlar daha yükseliyor” açıklamasında bulundu.

Siber zorbalıkta İstanbul ilk sırada
Basın toplantısında konuşan, çocuk ve gençlerin internet kullanımı ve siber zorbalık konularındauzman Kocaeli Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü ve Bilişim Anabilim Dalı BaşkanıProf. Dr. Emel Baştürk Akca, siber zorbalığın yaygınlığını ve yarattığı sonuçları ortaya koymak amacıyla TÜBİTAK’ın desteği ile yürütülen araştırma projesinin* sonuçlarına dikkat çekti: “Kocaeli Üniversitesi’nde TÜBİTAK’ın desteği ile yürütülen proje kapsamında yedi ilde 7. ve 8. sınıfa devam eden 1400 öğrenci ile anket çalışması gerçekleştirildi. Siber zorbalık mağdur ve faili olma durumunun her ikisinde de ilk sırada yer alan İstanbul’da siber mağdur/kurban oranı yüzde 20’ye yaklaşırken, siber zorba olma oranı ise yüzde 15’i geçmektedir. Ayrıca siber zorbalık deneyimlerinin İnternet kullanım sıklığıyla doğru orantılı olduğu görülmüştür. Araştırmanın diğer bulguları öğrencilerin siber zorbalık konusunda yeterince farkındalığa sahip olmadığını, bu nedenle siber zorba ve kurban olma oranlarının daha yüksek olabileceğini göstermektedir. Çünkü siber zorbalık olarak tanımlanan eylemler sıralanarak sorular yöneltildiğinde siber zorba ve kurban olma oranlarının çok daha yüksek olduğu görülmektedir. Bu nedenle Samsung ve BTK öncülüğünde başlatılan “Siber Zorba Olma! #farkinavar”hareketi, siber zorbalığın önlenmesi ve çocuklar ve gençlere siber zorbalıkla baş etme becerisi kazandırılması açısından hayati önem arz ediyor.”

Videonun başı
Samsung Electronics Türkiye, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) işbirliğiyle siber zorbalığa karşı “Siber Zorba Olma! #farkinavar” hareketininin tanıtımı
Videonun devamı
Sivas- Toki Ahmet Yesevi Ortaokulu/ Tübitak 4006 Billim Fuarı Projesi. Bu projede gençler ve çocuklar arasında günden güne yaygınlaşan siber zorbalık hakkında farkındalık oluşturmak için kısa bir video hazırlamışlar. Videoda ailelerin konuya yabancı olduğunu gençlerin siber zorbalık, internet etiği, güvenli internet gibi konularda daha çok bilgi sahibi olduğunu vurgulamışlar. Ailelerde farkındalık oluşturmak ve öğrencilerde ise siber zorbalıkla mücadele gibi konulara dikkat çekmeye çalıştıkları senaryoya ile öğrenciler "Siber Vatandaş Ol, Zorba Olma!" konulu bir haber ve sokak röportajı yapmışlar. 

  Siber zorbalık hangi şekillerde karşımıza çıkar?
  • Mobil cihazlar aracılığı ile bireylerin görüntülerini izinsizce çekip paylaşmak,
  • Sosyal ağlar ya da sohbet odaları gibi çevrimiçi ortamlarda bireyleri aşağılayıcı, alay edici, tehditkâr, cinsel taciz veya şiddet içeren mesajlar göndermek,
  • Birinin kişisel bilgilerini rızası ve haberi olmadan sosyal medya aracılığıyla paylaşmak,
  • Sosyal ağlarda birisi hakkında dedikodu yaymak,
  • Bir kişiye ilişkin karalayıcı, aşağılayıcı web sayfaları hazırlamak,
  • Başkası adına sahte hesap açıp, onun kimliğine bürünmek,
  • Bir kişinin çevrimiçi ortamdaki tüm hesaplarını ısrarlı biçimde takibe almak, 
  • Ortak tanıdıkları etkileyerek hedef olarak seçilen bireyi arkadaş listelerinden silmelerini ve bloke etmelerini, yani sosyal olarak dışlamalarını sağlamak...
Samsung Electronics Türkiye, BTK işbirliğiyle “Siber Zorba Olma! #farkinavar” hareketini başlatıyor

Kocaeli Üniversitesi’nin TÜBİTAK ile yürüttüğü Siber Zorbalık araştırmasına dair sonuçlar:
  • Araştırmaya katılan öğrencilerin % 90’nının Facebook’ta hesabı bulunuyor.
  • % 11.64’ü sözlü siber zorbalığa maruz kaldığını; % 10.13’ü ise siber zorbalık yaptıgını belirtmiş.
  • Araştırmaya katılan öğrencilerin yaklaşık %56.5’i internette tanımadığı kişilerle konuştugunu söylemiştir
  • Öğrencilerin %57.6’sı sosyal ağlarda “kullanıcıyı şikayet et/bildir” linkini kullanarak şikayette bulunduğunu ifade etmiştir. Öğrencilerin şikayet etme nedenleri arasında ilk sırada “sözlü taciz” yer almaktadır.
  • Siber ortamda, sözlü tacize maruz kaldığını belirten öğrencilerin oranı ise %25.4’tür.
  • Araştırmaya katılan öğrencilerin %32,5’i siber zorbalığa maruz kalmaları halinde “kanıt içeriği silme” davranışını tercih etmektedir.
  • Araştırmaya katılan kız öğrencilerin %16’sı, erkek öğrencilerin ise %30,5’i siber zorbalığa maruz kalmaları halinde “misilleme” yoluyla zorbalığa karşılık vermeyi uygun bulmaktadır. Siber ortamda, sözlü tacize maruz kaldığını belirten öğrencilerin oranı ise %25.4’tür. 
  • Araştırmaya katılan kız öğrencilerin %16’sı, erkek öğrencilerin ise %30,5’i siber zorbalığa maruz kalmaları halinde “misilleme” yoluyla zorbalığa karşılık vermeyi uygun bulmaktadır. 
  • Çalışmanın dikkat çekici bulgulardan biri de öğrencilerin siber zorbalığa maruz kalmaları halinde bunu öncelikle arkadaşları ile paylaşacaklarını ifade etmeleridir; (okul arkadaşına söylemek %41, çevrimiçi arkadaşa söylemek %31).
  • Ailemle paylaşırım diyenlerin oranı %37, öğretmeniyle paylaşma oranı ise %15’tir. Bu durum ergenlerin siber zorbalık durumda yetişkinleri öncelikli rehberler olarak görmedikleri ortaya koymaktadır. 
Ebeveynler Siber Zorbalığı Önlemek için neler yapabilir?
  • Çocuklarla siber zorbalık konusunda konuşmalı, onları yargılamadan dinlemeli ve başkalarına saygı konusunda çocuklara rol model olmalı
  • Siber zorbalığa karşı okulla işbirliği yapmaya teşvik etmeli,
  • Çocukları siber zorbalığa maruz kaldığında bunu abartmak ya da yok saymak yerine çocuklarına siber ataklar ile nasıl mücadele edebileceklerini öğretmeli
  • Çocukların siber zorbalık vakalarını yetişkinlere, yasal kişi ve kurumlara bildirmeleri konusunda teşvik etmeli  
*Türkiye’de Temel Eğitim Gençliğinde Siber Zorbalık Konusunda Farkındalık Geliştirmek; Gençlerin Siber Zorbalığı Algılayışı, Yaygınlığı ve Farkındalığa İlişkin Alan Çalışması” başlıklı ve 113 K 170 No’lu TÜBİTAK Projesi.


06 Mayıs 2017

Huawei OpenLab Türkiye Faaliyetlerine Başladı

Huawei OpenLab Türkiye Faaliyetlerine Başladı
Huawei, OpenLab Türkiye'nin faaliyete başladığını BTK ve 12 ayrı şirketin temsilcilerinin katıldığı bir törenle kamuoyuna açıkladı. OpenLab Türkiye, Huawei'nin Küresel OpenLab programının önemli bir parçasını oluşturuyor. OpenLab Türkiye, IoT, video (VR/AR), kamu güvenliği, akıllı şehir, akıllı ev vb.ler için yenilikçi çözümler sunmayı taahhüt ediyor. OpenLab Türkiye, ASAY Enerji, Quectel Türkiye, SadeLabs, Verisun ve 20'den fazla diğer yerel ortakla birlikte çalışacak. OpenLab Türkiye'de Nesnelerin İnterneti (IoT) sanayi güçbirliği ve video güç birliği oluşturuldu.

Türkiye’de endüstrinin sayısal dönüşümünü hızlandırmak için bir platform ve ekosistem sunan OpenLab Türkiye, yerel bir dijital ekosistemin geliştirilmesinde işbirliğinin önemini tartışmak için dünyanın dört bir yanından ortakları ve müşterileri bir araya getiriyor.

Huawei Türkiye Genel Müdür Yardımcısı Zeng Jianguo, açılış töreninde yaptığı konuşmada "Dijital dönüşüm, her endüstride karmaşaya neden oluyor. Huawei, dünya genelinde OpenLabs'ı 'platform + ekosistem' temasıyla kurdu. Dijital dönüşümü ve ekosistem gelişimini teşvik etmek için ekosistemi tümüyle destekleyen OpenLab; açık, esnek ve güvenli bir platform aracılığıyla müşteri odaklı, yenilikçi endüstri çözümleri oluşturuyor. Huawei, bölgedeki ICT endüstrisinin istikrarlı büyümesini olanaklı kılmak, mükemmelliği sağlamak ve rekabet gücünü artırmak için Türkiye'deki devlet kurumları ve işletmelerin yeni ICT teknolojisi ve uygulamalarından yararlanmalarına yardımcı olmayı taahhüt ediyor” diye konuştu.

Yerel pazar talepleri, yetenekleri ve teknolojileri üzerine kurulan Huawei OpenLab Türkiye, ve Orta Asya'daki işletmeler, hizmetler, ortaklar ve müşteriler arasındaki işbirliğine odaklanacak.

04 Mayıs 2017

BTK ve Huawei ICT 2017 Zirvesi’nde 5G ve Ötesi’ni değerlendirdi

Huawei ve BTK ICT 2017 Zirvesi’nde  5G ve Ötesi’ni değerlendirdi
Huawei ve Bilgi ve İletişim Teknolojileri Kurumu, 3-4 Mayıs tarihlerine Ankara’da yapılan 11’inci Uluslararası Elektronik ve Haberleşme Düzenleyicileri Konferansı: "5G ve Ötesi" ve "ICT 2017 Zirvesi"ne katıldı.

Merkez Bankası, Türk Telekom, Vodafone, Turkcell, Ericsson ve Aselsan ve yetkilileri toplantıda katılımcı olarak yeraldılar. Türk firmaları ve yetkilileri dışında Tunus, Romanya, İsveç, Suudi Arabistan ve Azerbaycan’dan düzenleyiciler ve ITU-T, KKTC, CEPT, 5GMF gibi sanayi kuruluşlarından konuşmacılar da bu etkinliğe katıldı. Yıllık uluslararası elektronik haberleşme düzenleyicileri konferansı geleneği üzerine inşa edilen ICT 2017 Zirvesi, katılımcılara üst düzey bir tematik panel serisi, dünya çapındaki düzenleyiciler, danışmanlar, kurumlar ve tedarikçi katılımcılar arasında bilgi ve deneyim alışverişi sağladı ve bir sergi gerçekleştirildi.

Huawei Orta Asya ve Kafkasya Bölgesi Başkanı James Chen, etkinliğin ikinci gününde bir konuşma yaptı. Chen 5G alanıyla ilgili olarak ‘’ 4.5G şebekesi üzerine 5G teknolojisini daha erken kurmak, 4.5G kapasitesinin sürekli olarak gelişmesini sağlayabilir, bu arada operatörleri de 5G’ye dönük şebeke değişim yatırımlarından korur. Bu yaklaşım 5G için yeni iş modellerinin geliştirilmesini sağlarken, bulut tabanlı ağ mimarisini en verimli hale getirmeye ve ticari başarı elde etmeye yardımcı olurken operatörlere yeni büyüme yolları keşfetme ve gelmekte olan 5G’ye hazırlanma fırsatı verir. Türkiye'nin bilgi ve iletişim teknolojileri endüstrisi bölgede öncü konumdadır ve büyük bir gelişme potansiyeline sahiptir. 5G teknolojisi uygulamalarının yanı sıra sanayinin sayısal dönüşümü bu avantajları daha da güçlendirecek, Türkiye'yi tüm BİT endüstrisini yenileyecek ve Türkiye 2023 Vizyonu’na doğru ilerleyecektir.’’ dedi.

BTK Başkanı Dr. Ömer Fatih Sayın, BİT alanının ekosistemin geliştirilmesine yarayacak bu toplantının düzenlenmesinde Huawei ile gerçekleştirdikleri işbirliğinden duyduğu memnuniyeti belirtti. Sayan konuşmasında 5G alanı ile ilgili olarak ‘’5G standartları insanları, nesnelerle, uygulamalarla, veriyle, ulaşım sistemleriyle bağlarken şehirleri ve ulaşım sistemlerini ise akıllı bir iletişim platformu haline dönüştürecek.En önemli problem artan veri talebine nasıl cevap verileceğidir. Yapılan araştırmalar yıllık mobil veri trafiğinin ve bağlantılı cihaz sayısının katlanarak artacağını gösteriyor. 2019 yılında mobil veri trafiğinin 2014’teki seviyesinin 10 katına çıkacağı hesaplanıyor. 2020 yılında ise bağlantılı cihazların 26 milyar adete ulaşacağı tahmin eiliyor. Mevcut iletişim teknolojisinin bu denli büyüyen talep karşısında tıkanmaması için yeni nesil iletişim teknolojilerine ihtiyaç duymaktayız. Ayrıca Huawei’nin güçlü oldukları ArGe alanındaki yatırımları ve teknolojik ilerlemelerinin de farkındayız. Umarım Türk insanına daha iyi bilgi ve iletişim teknolojileri sunmak için birlikte gelişim sağlarız.’’dedi.

Buna ilaveten Çin’den bu özel etkinliğe katılmak üzere gelen Huawei 5G Çözümleri başkanı Yang Chaobin 5G ticari lansmanının yolu daha net hale geliyor.Gelişen 5G ekosisteminin temel faktörleri, yeni hizmetler ve iş fırsatları, küresel birleştirilmiş standartlar, tam spektrum erişimi ve All Cloud mimarisi araştırmasıdır. Huawei 2009'dan bu yana 5G teknolojilerine ve yeniliğe yatırım yapıyor ve 5G'yi küresel bir başarıya dönüştürmek için endüstri ortaklarıyla ortak çaba göstereceğiz."dedi.

BTK Başkanı Yanlış Anlaşılmalar Nedeniyle AKN Düzenlemesi Hakkında Açıklama Yaptı

BTK Başkanı Yanlış Anlaşılmalar Nedeniyle AKN Hakkında Açıklama Yaptı
Bazı yanlış anlaşılmaların olması nedeniyle Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Başkanı Ömer Fatih Sayan açıklama yaptı.

Adil Kullanım Noktası (AKN) tarifelerden faydalanan bütün abonelerin, AKN ile belirlenen veri miktarına ulaştıklarında hiçbir ek ücret ödemeyeceklerini söyledi. Diğer bir deyişle internette kotasını aşanların GB başına ücret ödeyeceği yönündeki söylentileri yalanlayan Sayan, bu ücretin alınmayacağını vurguladı.
BTK Başkanı Yanlış Anlaşılmalar Nedeniyle AKN Düzenlemesi Hakkında Açıklama Yaptı

Açıklamanın tamamı videoda



TurkNet Genel Müdürü Cem Çelebiler'in Donanım Haber ile yaptığı özel söyleşi de var.

26 Nisan 2017

LOCARD Global Cyber Security Summit ikinci kez Türkiye’de

LOCARD Global Cyber Security Summit ikinci kez Türkiye’de
Siber güvenlik konusunda yerel ve küresel sorunlara odaklanan Türkiye’nin ilk ve tek uluslararası siber güvenlik etkinliği LOCARD Global Cyber Security Summit, 11 Mayıs 2017 tarihinde Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) merkez binasında düzenlenecek.

Bu yıl Türkiye’de ikincisi düzenlenecek LOCARD Global Cyber Security Summit etkinliğinde siber güvenlik uzmanları ve hackerlar, kamuda bu alanda çalışan yetkililer, bankalar, şirketlerin üst düzey güvenlik çalışanları ve siber güvenliğe ilgi duyanlar bir araya geliyor. Farklı ülkelerden hacker ve güvenlik uzmanlarının katılacağı LOCARD Global Cyber Security Summit, aynı zamanda Avrupa, Orta Doğu ve Afrika (EMEA) Bölgesi’nin en büyük siber güvenlik etkinliği olma özelliğini taşıyor.

Türkiye’nin en büyük siber güvenlik etkinliği
Siber saldırılar kritik altyapıları hedef alıyor

Türkiye’nin özellikle son dönemlerde karşı karşıya kaldığı fiziksel ve siber güvenlik saldırıları ile ilgili konuşan LOCARD Global Cyber Security Summit Kurucu Ortağı Nurhan Demirel, özellikle kritik altyapıların siber saldırılardan korunması gerektiğine dikkat çekti. Demirel: “Ülkemize karşı gerçekleşen iç ve dış tehditler artık sadece konvansiyonel olarak değil, aynı zamanda siber uzay üzerinden de gerçekleşiyor. Bugün elektrik santrallerinden, petrol rafinerilerine kadar pek çok altyapı, doğrudan ya da dolaylı olarak siber uzaya bağlı. Başka bir deyişle, siber uzay üzerinden gerçekleşecek bir saldırı neticesinde, bir ülkenin tüm elektrikleri kesilebilir, petrol rafinerileri patlatılabilir, baraj kapakları açılabilir, sinyalizasyon sistemleri çalışmaz hale getirilebilir, vatandaşlara ait tüm kişisel bilgiler ele geçirilebilir, banka hesapları yok edilebilir. Bu şartlar altında özellikle hava alanları ve iletişim altyapılarını korumak bir ülke için milli egemenliği etkileyecek bir boyuta bile ulaşabiliyor.

Günümüz internet dünyasında sadece insanların değil makinelerin de birbiri ile iletişim kurabildiği bir düzen kurulmuş durumda. E-devlet bilişim sistemlerinin her geçen gün geliştiği ve özellikle bürokratik işlemlerin artık internet üzerinde gerçekleştirildiği günümüzde, siber güvenlik hiç olmadığı kadar önem arz ediyor. Kişisel bazda vatandaşların, sağlık, adli, nüfus ve sosyal güvenlik kayıtlarının tümüne artık internet üzerinden saniyeler içerisinde ulaşılabiliyor. Kurumsal açıdan ise durum daha ciddi boyutlara taşınabiliyor. Ülkenin yeraltı ve yerüstü hizmetleri, finansal bilgileri, güvenlik bölgeleri, ulaşım alanları ve sağlık kurumlarının hemen hemen hepsi birbiriyle konuşabiliyor. Hız açısından olumlu olan bu gelişmeler, güvenlik açıklarını kovalayan bazı unsurlar içinse adeta iştah açıcı bir alan haline geliyor. Bu gibi bilgilere erişmek isteyen bazı art niyetli kişi ve kurumların saldırılarından korunmak için alınması gereken önlemler artık en üst düzeyde profesyonellik gerektiriyor. LOCARD Global Cyber Security Summit, bu önemli konulara dikkat çekmeyi ve önemli çözümler sunmayı hedefliyor.” diye konuştu.

Siber terör güvenliğimizi tehdit ediyor
LOCARD Global Cyber Security Summit Kurucu Ortağı Igor Lukic: 
“Küresel siber terör, sadece Türkiye’yi değil tüm dünyayı tehdit ediyor. Siber suçlular toplum düzenini bozmak için teknolojiyi ve sosyal medyayı etkin bir şekilde kullanıyor. Küresel siber tehditler dünya genelinde siyasi istikrarsızlık ve belirsizliğin bir yansıması olarak karşımıza çıkarken, her türden düşmanın kullandığı siber silahlar da artık daha görünür hale geliyor. Bu tehditler her geçen gün kontrol edilemez bir hal alıyor. Olası saldırılar nedeniyle gizli bilgiler artık kamuya sızdırılabiliyor ve bu da kişi ve kurumların kendini güvende hissetmemelerine neden oluyor. Karşılaşılabilecek tehditlere karşı hızlı aksiyon alabilmek her geçen gün daha da önemli hale geliyor. Daha akıllı çözümler ve istihbarat uygulamaları, siber tehditlere yönelik mücadelede daha başarılı sonuçların sağlanmasına imkan veriyor. Türkiye’de ikincisini düzenlediğimiz LOCARD Global Cyber Security Summit, yüzleşmek zorunda kaldığımız bu gibi siber tehditlere yönelik etkin çözümleri masaya yatırmaya hazırlanıyor.”, diye ifade etti.

BTK, siber güvenlik alanında önemli isimleri ağırlayacak
Son dönemde Türkiye’nin karşılaşabileceği siber güvenlik riskleri ve kritik altyapıların güvenliği en önemli gündem maddeleri haline geldi. Olası siber saldırılara karşı elektrik, doğalgaz, iletişim ve ulaşım altyapılarının nasıl korunması gerektiği ile ilgili alınabilecek önlemler ve günümüz dünyasını bu konuda bekleyen riskler LOCARD Global Cyber Security Summit’in öne çıkan başlıkları olacak. Ayrıca zirve sırasında gerçekleştirilecek atölye çalışmalarında, yurt dışından gelen uzmanlarla olası siber güvenlik riskleri değerlendirilip masaya yatırılacak ve bu konuda raporlar hazırlanacak.

Etkinlikte siber güvenlik alanında Türkiye’den ve dünyadan önemli isimler konuşmacı olarak yer alacak. İspanya merkezli siber güvenlik şirketi Enigmasec CEO’su Igor Lukic ve Enigmasec Güvenlik Mühendisi Gonzalo Garcia, etkinlikte siber tehditlerle ilgili deneyimlerini aktaracak ve kritik öneme sahip bir ulaştırma sistemine saldırı demosunu izleyicilerle paylaşacaklar.
Countercraft eski CEO’su David Barroso, kurumların siber saldırı altındayken istihbarat önlemlerinin güçlendirilmesi ve hayata geçirilmesine dair bir konuşma yapacak. Akıllı çözümler kullanarak düşmanı tanımanın, mücadeleyi daha etkin hale getireceğini anlatacak.
Daha önce İngiliz Özel Kuvvetleri’nde terörle mücadele ekip liderliği ve Birleşik Arap Emirlikleri Özel Kuvvetleri’nde danışman ve eğitimci olarak görev yapan Austability Koruma ve Çeviklik Yönetici Direktörü Peter O’Connell zirvede stratejik düşünme ve doğru ekip oluşturmanın siber tehditlerle mücadeledeki önemini aktaracak.

KAYIT İÇİN: www.locard.orgadresini ziyaret edebilirsiniz.

Locard Global Cyber Security Summit Hakkında:
Locard Global Cyber Security Summit; Musa Savaş, Nurhan Demirel ve Igor Lukic ortaklığında Türkiye’de kurulmuş, global bir organizasyondur. Misyonu; güncel ve gelecekte oluşabilecek siber tehditleri araştırmak, bu tehditlere karşı stratejik önlemlerin alınabilmesi için uluslararası toplantılar organize etmektir. Daha fazla bilgi için locard.org adresini ziyaret edebilir, Twitter’dan @locardorg hesabını takip edebilirsiniz.

Igor Lukic Hakkında:
Igor Lukic, APT (Gelişmiş Sürekli Tehdit), Incident Response Blue Team, dijital adli takip ve özel eğitimler gibi siber güvenlik konulu hizmetler sunan İspanya merkezli siber güvenlik danışmanlık şirketi Enigmasec’in CEO’sudur. Bilgi teknolojileri sektöründeki 10 yılı aşkın deneyimiyle halihazırda İspanya’da düzenlenmekte olan Hacking Kongresi Hackron’un kurucusudur. Aynı zamanda Locard’ın kurucu ortağıdır. .

Nurhan Demirel Hakkında:
15 yılı aşkın süredir bilişim sektöründe iletişim danışmanı olarak hizmeti vermiş ve farklı platformlar için içerik üretmiştir. TRT 1’de yayınlanan kara mizah programı RADAR’ın, Kanal 1 Televizyonu’nda yayınlanan Bravoo isimli şaka programının senaryo yazarıdır. LOCARD Global Cyber Security Summit adıyla Türkiye’nin uluslararası ilk siber güvenlik konferansını Igor Lukic ve Musa Savaş’la birlikte düzenleyen Demirel, “İlişkisi yok” isimli kitabıyla, sosyal medyanın ilişkileri nasıl etkilediği konusunda araştırmalar yapmıştır. Çocuklar için alternatif teknoloji okulu PlayLab Türkiye’yi Levent Karadağ ile birlikte hayata geçiren Demirel, Bilişim Muhabirleri Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve USMED üyesi olarak STK’ların çalışmalarına destek olmaktadır.

Musa Savaş Hakkında:
1983 yılında Amstrad marka bilgisayarla tanışarak Bilişimin hızlanmaya başlayan dünyasına adım attı. Bildiklerini paylaşma arzusu 1990 yılında Bilişim Medyasına girmesine sebep oldu. Bilgisayar Datamation, BYTE, PC World, Computerworld, Gamepro, PC Life, Computerlife, Pc Games Life, Net Life, PC Time, PC Kids, PC Magazine, Electronic Gaming Monthly dergilerinde editörlükten imtiyaz sahipliğine kadar birçok kademede çalıştı. Girdiği günden beri Bilişim Medyasından hiç kopmayan Musa Savaş, 2006 yılından beri haftalık ekonomi dergisi Para’ya bilişim ekonomisi konularında yazılar yazmaktadır. Musa Savaş, ülkemizin en büyük sivil toplum örgütlerinden olan Türkiye Bilişim Derneği (TBD) tarafından 2006 ve 2007′de iki defa “Yılın Bilişim Yazarı” seçildi. Nisan 2013’de Bilişim Muhabirleri Derneği (BMD) başkanlığına seçilen Musa Savaş, LOCARD Global Cyber Security Summit’in kurucu ortağıdır.

22 Mart 2017

e-Safe Siber Güvenlik Zirvesi’ne geri sayım başladı

Yerel sorunlara odaklanmış bir siber güvenlik zirvesi olan e-Safe Siber Güvenlik Zirvesi dünyada ve ülkemizde gerçekleşen olası siber saldırıların değerlendirileceği üst düzey bir etkinlik olarak sektörün nabzını tutmaya hazırlanıyor. 30 Mart 2017, Perşembe günü Ankara Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) merkez binasında gerçekleşecek etkinlik sektör profesyonellerini bir araya getirerek güvenlik tehditlerine karşı önleyici tedbirler alma noktasında sektöre ışık tutacak.
Etkinliğe CEO, CTO, CSO, BT Profesyonelleri, Bilişim Uzmanları, Bilişim Sistemleri Yöneticileri, Kamu kurumları ve ilgili birim yetkilileri, kolluk kuvvetleri ve ilgili bakanlıklar, Siber Güvenlik Uzmanları, Adli Bilimler alanında çalışan uzmanlar, medya, üniversiteler ve siber güvenlik alanında çalışan profesyonellerin katılması bekleniyor.

e-Safe Kurucusu Musa Savaş e-Safe Siber Güvenlik Zirvesi ile ilgili olarak "2015 yılının son çeyreğinde ülkemizin gündemine giren ve artık kamudaki karar vericilerin de göz ardı edemediği bir gerçek olan Siber Güvenlik konusunu e-Safe ile yeni bir boyuta taşıyoruz. Yeni boyutun adı nedir? Ülkenin tüm satıhları ile teknoloji temelli güvenliğidir. Yani bir başka şekilde, tüm ülkenin her şeyi ile güvenliğinin teknoloji temelli bakış açısıyla güvence altına alınması diyebiliriz. İşte biz e-Safe’te bunu yapıyoruz. Tüm ülkenin teknolojik olarak güvenliğini anlatıyoruz. Siber güvenliğin güvenliğinden, Post Quantum'a, beklenmeyen doğal veya sabotaj felaketlerinde veri merkezlerinin donanım ve yazılım olarak güvenliğine kadar birçok başlığı e-Safe'te tartışmaya açıyoruz.”, diye konuştu.

e-Safe Siber Güvenlik Zirvesi’nde öne çıkacak başlıklar:
– Siber Savaşlar ve Siber İstihbarat
– Kritik Altyapılarda Siber Güvenlik
– Kamu Yönetiminde Bilgi Güvenliği ve Kompartımantasyon
– Ulusal Seviye Siber Güvenlik Merkezleri / Tehditler ve Fırsatlar
– İnsan Merkezli Yeni Nesil Siber Güvenlik Yaklaşımı
– Siber Suç ve Siber İstihbarat
– Modern İş Dünyasında Siber Operasyon Yönetimi
– Proaktif ve Saldırgan Siber Güvenlik
– Nesnelerin İnterneti ve Güvenlik Riskleri
– Kuantum Sonrası Kriptografi
– Finans Sektöründe Siber Güvenlik Önlemleri
– Büyük Veri ve Yapay Zeka Destekli Güvenlik
– Ağ ve Veri Güvenliği
– Mobil Cihazların Güvenliği
– Adli Bilişim Çözümleri

Etkinlik Programı:
Tarih: 30 Mart 2017, Perşembe
Yer: Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu - Eskişehir Yolu 10.Km No:276 Çankaya/Ankara
Saat: 08:00 - 9:00 Kayıt
09:00 - 17:25 Program

Zirve ile ilgili daha fazla bilgi almak için e-safe.org adresini ziyaret edebilirsiniz.

Etkinliğe kayıt için: 
https://www.eventbrite.com/e/e-safe-siber-guvenlik-zirvesi-tickets-32900414024

09 Mayıs 2016

Türkiye 4.5G Endüstri Zirvesi 10 Mayıs’ta İstanbul’da

Türkiye 4.5G Endüstri Zirvesi 10 Mayıs’ta İstanbul’da
1 Nisan 2016’dan itibaren Türkiye’de resmi olarak hayata geçen 4.5G teknolojisi, ülkemizin en büyük üç mobil telekomünikasyon operatörü tarafından kullanıma açıldı. Aynı zamanda 5G’ye geçiş sürecinde de önemli bir adım olan 4.5G mobil genişbant teknolojisi, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun (BTK) destekleri ve Huawei’nin ev sahipliğinde ile gerçekleştirilecek. “Türkiye 4.5G Endüstri Zirvesi” çerçevesinde, ulusal, bölgesel ve uluslararası tüm paydaşlar nezdinde 10 Mayıs’ta ele alınacak.

Bilgi ve iletişim sektörünün, dolayısıyla gelişen tüm diğer sektörlerin en önemli gündemlerinden biri olan 4.5G teknolojisi, Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) ve Küresel Mobil Tedarikçiler Derneği’nin (GSA - Global Mobil Suppliers Association) destekleriyle, Huawei’nin organizasyonunda, 10 Mayıs 2016 tarihinde İstanbul Çırağan Sarayı’nda gerçekleştirilecek. Zirvede BTK’nın yetkilendirmesi ve operatör yatırımlarının; kullanıcı, ülke ve sektör açısından yaratacağı endüstriyel gelişim fırsatları değerlendirilecek. Organizasyon çerçevesinde ayrıca, mobil genişbant, mobil genişbant üzerinden sağlanacak faydalar, uygulamalar ve 4.5G ekosisteminin gelişimine yönelik katkılar üzerinde de durulacak. Bu zirveyle aynı zamanda, ulusal ve uluslararası kuruluşlarla gerçekleştirilen işbirlikleri ile bilgi teknolojileri ve iletişim sektörünün tüm paydaşlarının bir araya getirilmesi amaçlanıyor.

Türkiye 4.5G Endüstri Zirvesi; T.C. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Galip Zerey, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanı Dr. Ömer Fatih Sayan, Huawei Telekomünikasyon İş Birimi Global Satın Alma ve Satış Çözümleri Başkanı Ken Wang, Huawei Kablosuz İletişim Teknolojileri CMO’su Yang Chaobin, Türk Telekom Teknoloji Genel Müdür Yardımcısı Dr. Coşkun Şahin, Turkcell İş Destek Genel Müdür Yardımcısı Seyfettin Sağlam ve Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Hasan Süel’in katılımıyla gerçekleşecek.

100’ü sektörün üst düzey yöneticilerinden olmak üzere, 200’den fazla sektör ve kamu temsilcisinin katılımıyla gerçekleşecek olan Türkiye 4.5G Endüstri Zirvesi; dünyanın ilk bölgesel sektör zirvesi, dünyanın ilk ülke bazlı ticari zirvesi ve en geniş kapsamlı ticari 4.5G zirvesi olma özellikleri ile de öne çıkıyor.

Konusunda uzman 10’dan fazla konuşmacının kürsüde yerini alacağı Zirve’nin temel konuları arasında, dünya çapında 60’tan fazla operatörle hayata geçirilmesi planlanan 4.5G teknolojisinin, Türkiye’de yaratacağı iş ve gelişim fırsatları, BT sektöründe ulusal rekabet ve sosyal dönüşüm ile 4.5G’nin Türkiye’de stratejik gelişimi yer alıyor.

01 Nisan 2016

Türkiye’de 4.5G resmen başladı

Türkiye’de 4.5G resmen başladı
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından 1 Nisan’da gerçekleştirilen törenle Türkiye’de 4.5G çağı resmen başladı. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanı Ömer Fatih Sayan’ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen törene Türk Telekom’u temsilen Türk Telekom Bireysel İş Birimi CEO’su Erkan Akdemir katıldı.

BTK tarafından düzenlenen basın toplantısında Erkan Akdemir, “Türk Telekom olarak 4.5G’yi Türkiye’yi gelecek yıllara taşıyacak önemli bir dönüm noktası olarak görüyoruz. Frekans ihalesine ödenen toplam 3,35 milyar avroluk rakam, Türkiye’nin ekonomik gelişimine katkı için çok önemli. Türkiye’deki altyapının zenginleştirilmesi ve 4.5G’ye dayalı geleceğin Türkiye’de üretilen teknolojilerle kurgulanması stratejimizin önemli bir parçasını oluşturuyor. Son 10 yıldır 20 milyar TL’yi aşan yatırımımızla Türkiye’nin 81 ilini fiber ağlarla döşemekle kalmadık şebekemizde kullandığımız ekipmanların millileştirilmesi için de yoğun bir emek sarf ettik. Türkiye’nin ilk baz istasyonu olan ULAK’ta Ar-Ge şirketimiz Argela ile tasarım aşamasından geliştirmeye kadar tüm süreçlerinde rol aldık ve operatör olarak da ilk siparişi verdik. Ayrıca, Nokia ile yaptığımız anlaşmayla baz istasyonlarının beyni olarak kabul edilen temel ekipmanların Çorlu’daki fabrikada Türk Telekom’a özel üretilmesini sağlıyoruz. Milli altyapıya verdiğimiz desteğin yanı sıra, Türk Telekom olarak kendi milli yazılımlarımızı da üreterek dünyaya teknoloji ihraç etmeye hazırlanıyoruz. Türk Telekom’un uluslararası konsorsiyumlarda yer alarak 5G yazılımları üreten tek Türk şirketi olduğunun altını çizmek istiyorum. Yaptığımız bu yatırımlar yalnızca Türkiye’nin 2023 yılı ekonomik hedeflerine ulaşmasına yardımcı olmakla kalmayacak, sosyo-ekonomik bir dönüşümü de beraberinde getirerek vatandaşlarımızı “dijital vatandaş” haline dönüştürecek. Türk Telekom olarak bizler Türkiye ile birlikte dijital geleceğe adım atmaya ve dijital devrimi gerçeğe dönüştürmeye hazırız” dedi.

4.5G hakkında merak ettiklerinizi BTK'nın http://www.btk.gov.tr/tr-TR/Sayfalar/45G-Nedir sayfasından öğrenebilirsiniz.

Ayrıca BTK, 4.5G hakkında bir de broşür hazırladı. Broşüre http://www.btk.gov.tr/Files/45-brosur.html adresinden ulaşabilirsiniz.

25 Ocak 2014

Teknoloji bağımlılığına karşı "Bilinçli İnternet Kullanımı ve Teknoloji Bağımlılığı Çalıştayı”

Teknoloji bağımlılığına karşı "Bilinçli İnternet Kullanımı ve Teknoloji Bağımlılığı Çalıştayı” düzenlendi

Türkiye Yeşilay Cemiyeti, Ağustos ayında Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanlığı (BTK) ile imzaladığı işbirliği protokolü kapsamında “İnternetin Bilinçli Kullanımı ve Teknoloji Bağımlılığı Çalıştayı” düzenledi. Çalıştayda toplumun tüm kesimlerinde bilinçli internet kullanımına yönelik farkındalık oluşturacak öneriler ve teknoloji bağımlılığını önleyici temel çalışmalar sunuldu.

Toplumun tüm kesimlerinde teknoloji kullanımı ve özellikle internet kullanımı gittikçe artıyor. Bu artış beraberinde internetin bilinçsiz kullanımıyla ilgili sorunları ve bireylerde teknoloji bağımlılığının ortaya çıkma riskini de beraberinde getiriyor. Yeşilay ve BTK’nın koordinasyonuyla dünyada olduğu gibi ülkemizde de ciddi bir tehlike olmaya başlayan “Teknoloji Bağımlılığı” sorununa yönelik, kamuoyunun farkındalığını artırmak ve konunun uzmanları ile pratik çözümler üretmek amacıyla bir çalıştay düzenlendi.

17-19 Ocak 2014 tarihlerinde Abant’ta gerçekleşen çalıştaya BTK Başkanı Dr. Tayfun Acarer, Yeşilay Genel Başkanı Prof. Dr. M. İhsan Karaman, Yeşilay Yönetim Kurulu üyeleri ve Genel Müdürü, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı, Elektromanyetik Kirliliği Önleme, Ölçme, Araştırma Derneği, Emniyet Müdürlüğü, Bilişim Teknolojileri Eğitimcileri Derneği, Mutlu Çocuklar Derneği, Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı gibi kurumlardan yetkililer ve çok sayıda akademisyen katıldı.

Çalıştay sonucunda; pratik çözüme dönük, uygulanabilir, etkin, somut ve ölçülebilir göstergelere dayalı bir eylem planı hazırlandı. Çalışma grupları; çocuk ve ergenler, anne-babalar, yetişkin bireyler, eğitimciler, psikolog, psikolojik danışman, psikiyatrist ve doktorlar, sivil toplum kuruluşları ve ilgili devlet kurumları olarak belirlendi. Her bir hedef kitle için farklı çalışma önerileri sunuldu.

Kamuoyu bilinçlendirilecek

Bu kapsamda okullarda bilgilendirici ve önleyici rehberlik çalışmaları yapılabileceği, BTK başta olmak üzere ilgili tüm kurumlar tarafından hazırlanacak bilgilendirici broşürlerin yanı sıra videolar ve kamu spotlarının yayınlanabileceği, özellikle ailelerin internetin bilinçli bir şekilde kullanımına yönelik bilgi eksikliklerinin giderilmesi gerektiği ifade edildi.

Kültürel ve sportif etkinlikler çocukları bağımlılıklardan uzak tutacak

Çalıştayda okullarda ve okul dışında çocukların ve gençlerin kaliteli zaman geçirecekleri yaşam alanlarının zenginleştirilmesi gerektiği ifade edildi.  Sosyal, kültürel ve sportif etkinliklerin arttırılarak bağımlılıklardan uzak, daha aktif ve sağlıklı nesillerin yetiştirileceği vurgusu yapıldı. Bu konularda belediyeler ve kamu kurumları ile ilgili çalışmalar yürütülmesi önerildi.

Gençlik ve Spor Bakanlığı’na bağlı Gençlik ve Spor İl Müdürlükleri bünyesindeki gençlik merkezlerinde gençlerin bilinçlilik düzeylerini arttırmaya yönelik seminerler düzenlenebileceği söylendi. Ailelere yönelik bilgilendirme için Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın sorumluluk üstlenerek önemli katkılar sağlayabileceğini ifade etti.

Teknolojinin sağlıklı kullanımı konusunda toplumun bilinçlenmesini ve farkındalık düzeyini arttırması için düzenlenen çalıştayda görüşülen önerilerin önümüzdeki günlerde ilgili kurumlarla yapılacak işbirlikleri ile hayata geçirilmesi planlanıyor.

15 Temmuz 2013

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Bilgi ve İhbar Merkezi’nin numaraları değişti

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Bilgi ve İhbar Merkezi’nin numaraları değişti

Başta cep telefonu olmak üzere elektronik kimlik bilgisini haiz cihazı çalınan veya kaybolan vatandaşlara hizmet sunmak amacıyla kurulan BTK Bilgi ve İhbar Merkezi'nin iletişim numarası değişti.

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'ndan (BTK) yapılan yazılı açıklamaya göre, bugüne kadar "444 9 777" ve "0 312 232 23 23" telefon numaralarıyla hizmet veren merkezin yeniden yapılandırılarak genişletilmesi çalışmaları kapsamında iletişim numaraları da değiştirildi. Merkez, dün itibariyle "0 312 294 94 94" telefon numarasıyla hizmet vermeye başladı.

Elektronik Haberleşme Kanunu uyarınca başta cep telefonları olmak üzere elektronik kimlik bilgisini haiz cihazı çalınan, yağmalanan, kaybolan veya rızası dışında elinden çıkan kişilerin, cihazın elektronik haberleşme bağlantısının kesilmesi için öncelikle BTK Bilgi ve İhbar Merkezine başvurmaları gerekiyor. Ayrıca merkeze kayıp ve çalıntı ihbarlarının dışında, yurt dışından yolcu beraberinde getirilen telefon cihazlarının kayıt işlemleri ile telefon cihazlarının kapanması veya kapanacağına ilişkin yasal uyarı gönderilmesi gibi konularda bilgi almak için de başvuru yapılabiliyor. BTK Bilgi ve İhbar Merkezinden mesai saatleri dışında da hizmet alınabiliyor.

Açıklamada ayrıca telefonunu kaybeden veya çaldıran bazı vatandaşların sadece abone olduğu GSM operatörünü arayarak telefon hattını aramaya kapattırdığı belirtilerek, yalnızca cep telefonu hattının aramaya kapatılmasının yeterli olmadığına işaret edildi. Söz konusu durumda cep telefonunu çalan veya bulan kişinin başka bir sim kart takarak telefonu kullanabileceği vurgulanarak, telefonların suç ilişkilerinde kullanılması halinde telefonun asıl sahibi olan kişilerin de şüpheli durumuna düşerek mağdur olabileceğine dikkat çekildi. Bulunan telefonların sahiplerine iade edilebilmesi için de emniyet birimlerince Bilgi İhbar Merkezine yapılan ihbar kayıtlarında bildirilen kimlik bilgilerinin esas alındığı kaydedilerek, cep telefonu hattıyla birlikte mutlaka telefon cihazının da Bilgi ve İhbar Merkezi aranarak kullanıma kapattırılması gerektiği bildirildi.

Açıklama için

05 Temmuz 2013

Yurt dışından getirilen telefonlar e-Devlet'ten kayıt edilebilecek

Yurt dışından getirilen telefonlar e-Devlet'ten kayıt edilebilecek
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK), 2 Temmuz 2013 tarihinden itibaren e-Devlet Kapısı üzerinden yeni bir hizmet daha sunmaya başladı. Yurt dışından getirilen cep telefonları e-devlet üzerinden kayıt yapılabileceği gibi daha bir çok işlem yapılabilecek.

T.C.
BİLGİ TEKNOLOJİLERİ VE İLETİŞİM KURUMU
Basın ile İlişkiler Müdürlüğü



Konu: e-Devlet Kapısı üzerinden sunulan hizmetler

02/07/2013



BASIN BÜLTENİ

Vatandaşların elektronik haberleşme alanındaki işlemlerini hızlı ve kolay bir şekilde gerçekleştirmesine imkân sağlamak amacıyla bazı hizmetlerini İnternet ortamına taşıyan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK), 2 Temmuz 2013 tarihinden itibaren e-Devlet Kapısı üzerinden yeni bir hizmet daha sunmaya başladı.

Başta cep telefonu olmak üzere yurt dışından yolcu beraberinde getirilen elektronik kimlik bilgisine haiz cihazlara ilişkin “2 yıllık süre sınırlaması kontrolü” İnternet ortamında e-Devlet Kapısı üzerinden yapılabilecek.

BTK, daha önce de Elektronik Kimlik Bilgisine Haiz Cihazların Kaydedilmesi Hizmeti (IMEI Kaydetme Hizmeti), Elektronik Kimlik Bilgisine Haiz Cihazların Kayıtlı Olup Olmadığının Sorgulanması (IMEI Sorgulama Hizmeti), Numara Taşıma Sorgulama Hizmeti ile Mobil Hat Sorgulama Hizmetini (Üzerine Kayıtlı GSM Numaralarını Sorgulama Hizmeti) e-Devlet Kapısı üzerinden sunmaya başlamıştı.

Uygulamaya konulacak söz konusu hizmet ile vatandaşlarımız, e-Devlet Kapısı sistemi üzerinden TC kimlik numarası girip kayıt yaptırma haklarının olup olmadığını ve hangi tarihte yeni kayıt hakkı kazanacaklarını öğrenebilecekler.

Eğer kişinin son iki yıl içerisinde onaylanmış ya da onay bekleyen durumunda bir başvurusu varsa kendisine kayıt hakkının olmadığı bilgisi verilecek. Bu durumda bilgisayar ekranında görünen “Kayıt yaptırabileceğiniz en erken yurda giriş tarihi: 1 Ocak 2014” şeklinde bir mesajla yeni kayıt yaptırabileceği tarih bildirilecek.

Eğer kişinin 2 takvim yılı içerisinde böyle bir kayıt başvurusu yoksa bilgisayar ekranında, “Kayıt yaptırabilirsiniz” yazısını görecek ve yolcu beraberinde getirdiği elektronik kimlik bilgisini haiz cihazın kaydını yine internet üzerinden yaptırabilecek.

Bilgilerinize sunar, iyi çalışmalar dileriz.

27 Mayıs 2013

Firmalar müşteri memnuniyetinde sınıfta kalıyor

Firmalar müşteri memnuniyetinde sınıfta kalıyor
Hangi firma olursa olsun ülkemizde firmalar müşteri memnuniyetinde sınıfta kalıyor. Aynı sektörde hizmet veren firmalardan birinin iyi olduğu konularda diğeri kötü. Kötü olanın iyi olduğu yönlerde de diğeri kötü. Böyle olunca firma değiştirseni de değişen pek bir şey olmuyor. Bir de tekel olanlar var. Tekel olanlar biliyor ki mecburen kullanacağız. Böyle olunca pek çok konuda umursamaz oluyor.

İşte yukarıdaki durumlarda bu sefer denetlemekle görevli devlet kurumları devreye giriyor. Ben yazıma ilgi alanım olan teknolojiden devam edeceğim (Yalnız bu sorun sadece teknoloji firmalarına özgü değil). Mesela Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK)'nın kendi yetki alanına giren firmalardan ceza kesmediği yoktur herhalde. (Cezalar ne kadar caydırı ise. Caydırıcı olmadığı görüyoruz) Buna rağmen firmalar yönünden müşteri memnuniyetinde neredeyse hiç ilerleme olmuyor. Ama firmalara sorsanız, reklamlarına ve basın bültenlerine baksanız mükemmel firmalar dersiniz.

Bazen öyle durumlar oluyor ki aynı firmanın farklı çalışanları farklı uygulamalar sergiliyor. Mesela biri neredeyse sonuna kadar müşteri memnuniyeti derken diğeri ise sıfır müşteri menuniyeti uygular gibi bu böyle işinize gelirse anlamlarına gelecek sözler söylüyor. Yukarıda da söylediğim gibi aynı sektörde hizmet veren firmalardan birinin iyi olduğu konularda diğeri kötü. Kötü olanın iyi olduğu yönlerde de diğeri kötü. Böyle olunca bir şekilde firmanın insafına mecbur oluyorsunuz ve firmayı her aramanızda o sonuna kadar müşteri memnuniyeti diyen çalışana denk gelmek için dua eder hale geliyorsunuz. Çünkü firmayı değiştirseniz de (Sektörde kaç tane firma var ki? Örneğin GSM operatörü veya TTNET'e) değişen bir şey olmayacak. Gerçi tekel durumundaki TTNET'i değiştirme imkanını da yok ya.

Firmalar müşterilerini bilgilendirilmediği gibi veremedikleri hizmetleri müşteriye faturalandırıyorlar. Bir de taahhüd konusu var. Benden bir hizmet karşılığında onu bırakmamam için taahhüd alıyor ama hizmeti veremediğinde ben taahhüdü iptal edemiyorum. Mevcut kanuni yollara başvurduğum zaman da bu sefer uğraşmanız gerekiyor. Bazen öyle durumlar oluyor ki firmalar hakkında neredeyse hemen hemen her gün kanuni yollara başvurmanız gerekiyor. Böyle olunca müşteride uğraşmak istemiyor. Ama aynı taahhüdü siz ihlal ettiğinizde firma hemen yaptırım uyguluyor, yine siz haklı olduğunuzu ispatlamak için uğraşıyorsunuz.

Diğer bir konuda firmaların uyguladığı kampanyalardan çalışanlarının haberi olmaması. Hatta bazen öyle bir durum oluyor ki bahsettiğiniz gibi bir kampanya olmadığını iddia ediyorlar sizi de tereddüde düşürüyorlar. Oysa siz başvurunuzu yapmadan önce kampanya olduğunu öğrenmiş hatta araştırmış bile oluyorsunuz. Çalışanın ısrarı üzerine siz kampanya olduğunu göstermek için sarılıyorsunuz mobil cihazınıza firmanın web sayfasından göstermeye çalışıyorsunuz. Halbu ki o çalışan kendisi kontrol edebilirdi ama yine iş size düşüyor.

Bu konuda o kadar çok sorun var ki yazmak ile bitmez sanırım. Aslında bu sorunların nedeni ülkemizdeki bürokrasiden ve düzgün tüketici hakları kanunlarının olmaması ile firmaların canını yakacak ciddi yaptırımlar olmamasından kaynaklanıyor. Bilişim sektörü için Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK), vatandaşların sabit telefon, cep telefonu ve internet kullanımına ilişkin şikayet, eğilim ve beklentilerini belirlemek amacıyla anket çalışması başlatmış. Umarım faydası olur. Son olarak  2012 Türkiye Müşteri Memnuniyeti Endeksi sonuçlarına bakarsanız yıllardır firmalarda değişen bir şey olmadığını da görebilirsiniz. Gerçi o sonuçlara göre firmalar iyi durumda ama siz o kadar memnun musunuz bilemiyorum

Bu konuda siz ne dersiniz?

25 Mayıs 2013

Sabit telefon aboneliğiniz iptal olsa da internet kullanabileceksiniz

Sabit telefon aboneliğiniz iptal olsa da internet kullanabileceksiniz
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından 24.04.2013 tarihinde alınan Kurul Kararı neticesinde artık ev/iş telefonu aboneliğinin iptalinde veya feshinde aynı hat üzerinden sunulan DSL internet hizmeti hemen sonlandırılmayacaktır.

DSL internet abonesi olan kullanıcıların ev/iş telefonu aboneliğinin iptal veya feshi halinde ilgili DSL internet hizmeti de iptal edilmekte ve hizmet sonlandırılmaktaydı. 11.05.2013 itibariyle yürürlüğe giren yeni Karar gereğince abonelerin kendi istekleriyle veya borç nedeniyle ev/iş telefonu aboneliğinin iptal veya feshinde DSL internet hizmeti hemen kesilmemekte, 60 günlük bir ara döneme (köprü statüsü) girilmekte ve bu dönemde tüketici DSL internet hizmeti almaya devam etmektedir.

DSL hizmetinin sunulmaya devam ettiği 60 günlük bu süre içerisinde İnternet Servis Sağlayıcıları (İSS) tüketicilere Yalın DSL (telefonsuz internet) veya Toptan Hat Kiralama hizmetine (alternatif işletmecilerin sabit telefon hizmeti) yönelik tekliflerini sunacak olup, tüketiciler söz konusu hizmetlerden birini tercih edebileceklerdir. Bu çerçevede İnternet Servis Sağlayıcı, DSL aboneliğinin sürdürülebilmesi amacıyla söz konusu süre zarfında, sabit telefon aboneliği iptal/fesih olmuş tüketiciyi arayarak, Yalın DSL veya Toptan Hat Kiralama hizmetinden yararlanma yönünde irade beyanını sorması gerekmektedir.

DSL internet abonesinin, 60 günlük süre içerisinde Yalın DSL veya Toptan Hat Kiralama hizmetine geçmek istememesi durumunda DSL hizmeti kesilmekte ve telefon iptalinden sonra geçen zaman dilimi için İSS’ler tarafından DSL internet abonelerine aylık paket kullanım ücreti (ve kota aşım ücreti) faturalandırılmamaktadır. Bu itibarla, tüketicinin Yalın DSL veya Toptan Hat Kiralama hizmetine geçmeyi istememesi halinde söz konusu ara dönem için herhangi bir ücret ödemesi gerekmemekte olup, tüketici tercihi doğrultusunda internet hizmeti sonlandırılacaktır.

Söz konusu yeni uygulama ile DSL internet penetrasyonuna katkıda bulunulması ve abonelerin kesinti olmaksızın internet hizmeti almaya devam etmeleri hedeflenmektedir.

16 Mayıs 2013

Mobil Hat Sorgulama Sistemi e-devlet üzerinden hizmet vermeye başladı

Mobil Hat Sorgulama Sistemi e-devlet üzerinden hizmet vermeye başladı

02 Ocak 2013 tarihinden bu yana hat-sorgulama.btk.gov.tr adresinde hizmet vermekte olan Mobil Hat Sorgulama Sistemi e-devlet ile entegre edilmiş. Bu şekilde, her hangi bir mobil hattı olmayan tüketicilerin de üzerlerine kayıtlı mobil hatları e-devlet kapısı üzerinden sorgulamaları mümkün hale geldi.

Türkiye’de bulunan üç GSM operatöründeki tüm hatlarınızı artık sadece e-Devlet Şifrenizi kullanarak e-Devlet Kapısı üzerinde görüntüleyebilirsiniz.

Bu sayede muhtemel dolandırıcılık olayları ve kapatmayı unuttuğunuz hatlar yüzünden ceza ödemek gibi durumların önüne geçebilirsiniz.

e-devlet üzerinden kimliğinizi doğrulayarak hat sorgulama yapmak için https://www.turkiye.gov.tr/mobil-hat-sorgulama

28 Nisan 2013

Ayrıntılı e-faturalar için ücret alınamayacak!

Ayrıntılı e-faturalar için ücret alınamayacak!

BTK'nın son kararı ile e-faturalardan alınan ücretler artık alınamayacak.

Karar şu şekilde;

Tüketicilerin ödemeleri gereken fatura bedelinin hangi hizmetler karşılığında olduğunu görmesi en temel tüketici hakkı olarak görülmüş ve bu konudaki düzenlemelere önem verilmiştir. Son olarak Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nun aldığı Kararın işletmecilere tebliği ile birlikte ayrıntılı e-faturanın aboneler tarafından talep edilmesi halinde söz konusu hizmetin ücretsiz olarak sunulması hususunda karar alınmıştır.

Bilindiği üzere tüketiciler hâlihazırda elektronik haberleşme sektöründe faaliyette bulunan tüm işletmecilerin internet sitelerinde yer alan Online İşlem Merkezi’ne giriş yaptıklarında, asgari 3 aylık faturasız hatlar için kullanım detaylarına, faturalı hatlar için ise ayrıntılı fatura bilgilerine ulaşabilmektedirler. Bununla birlikte tüketici tarafından belirtilen iletişim adresine gönderilen ayrıntılı e-faturanın ücretsiz olmasının da tüketici mağduriyetlerinin azalmasına katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

Son olarak belirtilmesinde fayda görülen diğer bir husus ise söz konusu uygulamanın, basılı ayrıntılı faturadan e-faturaya geçişi hızlandıracağı ve kağıt tasarrufuna katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

04 Nisan 2013

Güvenli İnternet ve Sansür

22 Kasım 2011 tarihinde yürürlüğe giren ve http://www.guvenlinet.org adresinde bilgileri sunulan hizmet büyük tepkilere neden olmuştu. Bu hizmet ile amaç çocukları ve gençleri zaralı içeriklere karşı korumak idi. Gerek Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) gerekse  hükümet daha önceki uygulamalardan dolayı endişelerin yersiz olduğuna insanları bir türlü ikna edememişti. Güvenli İnternet ile ilgili yayın yapan Microsoft ile Habertürk Gazetesinin desteklediği http://guvenliinternet.org ve yine Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK)'nın http://www.guvenliweb.org.tr siteleri mevcuttur. Ayrıca bu konuya yakın sayılacak Risk Altında ve Korunması Gereken Çocuklar Uluslararası Sempozyumu düzenleniyor.


Güvenli İnternet ve Sansür

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK), Güvenli İnternet hakkında çalışmalarını sürdürüyor. Bu konuda 7 Şubat 2012 günü yapılan Güvenli İnternet Günü(GİG) adında bir organizasyon idi. Güvenli İnternet Günü(GİG) hakkında detaylı bilgiyi http://www.gig.org.tr adresinden bulabilirsiniz.
Güvenli İnternet ve Sansür



BTK'nın Anlattığı Güvenli İnternet

BTK Güvenli İnternet hizmetinde 3 paket bulunduğunu ve internet kullanmak isteyenlerin bunlardan birini tercih etmek zorunda kaldığını söylüyor. Bu profiller kısaca şöyle:

Çocuk profiline ilişkin listedeki alan adı, alt alan adı, IP adresi ve portlara abonenin erişiminin sağlandığı profildir.

Pedagoji, sosyoloji ve psikoloji alanlarında uzman akademisyenlerin bulunduğu bir komisyon tarafından belirlenen kriterlere uygun kategorilerdeki sitelere erişilebilen profildir.

Çocuk profili ile eğitim,ödev, bankacılık uygulamaları, alışveriş, müzik-oyun-eğlence, haber, e-posta, resmi ve kamu siteleri,tatil, özel şirketler, eğitim kurumları, e-devlet gibi pek çok farklı türden siteye erişebilirsiniz.

Aile profiline ilişkin listedeki alan adı, alt alan adı, IP adresi ve portlara abonenin erişiminin sağlanmadığı profildir.

Kumar, uyuşturucu, fuhuş, müstehcenlik, şiddet, terör, dolandırıcılık, zararlı yazılım gibi kategorilerdeki siteleri engelleyen profildir.

Çocuk profiline ek olarak kişisel sitelere, forum ve paylaşım sitelerine erişim sunar.

Ayrıca sosyal medya, oyun ve sohbet kategorilerini ise ayrı ayrı seçme imkanı sunar.

Çocuk ve Aile Profillerine dahil olmayacaklar eskisi gibi interneti kullanmaya devam edecek.

Peki bu ne kadar doğru?

Şuana kadar söylenenin aksi olduğunu gösterir bir durum yaşanmadı. Zaten mevcut mevzuata göre istenen sitenin erişimi engellendiğine göre ilave bir değişikliğe gerek yok. Eee o zaman nereden çıktı bu güvenli internet ve tartışmalar derseniz bunun birkaç sebebi var.
  • Daha önceki BTK uygulamalarından dolayı endişeli olarak tepki gösterenler
  • İşi siyasi olarak algılayıp o yönde tepki gösterenler
  • Çıkarlarına ters düşüp maddi kayba uğrayacaklar
  • Bunu fırsat bilip rant elde etme peşinde olanlar
Öncelikle güvenli interneti sansür kapsamında değerlendirmemek lazım. Çünkü insanlar kendi istekleri ile bu sansürlü profilleri kabul ediyorlar.

Daha önceki BTK uygulamalarından dolayı karşı çıkanları ben de anlıyorum ve onlara hak veriyorum. Ancak bu kişilerin sayıları çok azdır.

Siyasi olarak tepki gösterenler ise zaten her türlü değişikliğe zaten karşı olan kesimdir. Bunların sayıları ise gözlemlerime göre tepki gösterenlerin %50'si kadar olduğunu tahmin ediyorum. Ayrıca bunlara misyonerlik çalışmaları içinde olanlarıda dahil edersek yanlış olmaz sanırım.

Çıkarlarına ters düşüp maddi kayba uğrayacakların sayıları az olmasına rağmen parasal güçlerinden dolayı seslerini ençok duyuran kesimdir. Bunlar güvenlik yazılımı firmaları ve porno sektörüdür. Bu iki sektöre çok büyük darbe anlamına gelen güvenli internet bunları rahatsız etmişlerdir.

Bunu fırsat bilip rant elde etme peşinde olanların sayılarıda fazla değildir ve bu kişiler zaten siyasi görüşlerinden dolayıda güvenli internete karşı çıkanlardan bir kısmını oluşturur. Bunlarında medya güçleri çok fazladır ve bunu bir silah olarak kullanırlar. Bu nedenle mensubu oldukları oluşum, site, dernek v.s. için reklam peşine düşerler. Hemen hemen her yerde karşınıza çıkarlar.

Buraya kadar ki kısım gelişmeleri özetlemek ve anlamaya çalışmak idi. Şimdi gelelim güvenli internetin avantajlarına ve dezavantajlarına

Herşeyin İstanbul'dan ibaret olduğunu düşünenlere kötü haberim var. Diğer il'lerde bırakın interneti pc'yi açamayan milyonlar insan var ve bunlar internet kullanıyor daha doğrusu facebook ve youtube'a girerek internet kullandıklarını düşünüyor. İddia ediyorum ki Türkiye'de bilinçli olarak internet kullanan kişi sayısı inanamayacaksınız ama 200 000'i geçmez. Bu da bize özellikle küçük çocukları olanlar bilir okullarda artık ödevlerin bir çoğu internet ağırlıklı veriliyor ve çocuklar internete girmek zorunda kalıyor. Her zaman internet başında çocukların yanında olamayabileceğimiz için çocukların karşılarına neler çıkacağını garanti edemeyiz. Böyle durumlarda da kendi güvenliğini kendi alsın diyorlar. Daha milyonlarca kişi format atıp sistem kurmayı bilmeyen bir ülkede bunu yapmak için bilgi sahibi kişilere ihtiyaç var. Bu da insanlara ek bir masraf getiriyor. Asgari ücretlerle çalışan insanlar için bu paralar önemli iken devlet böyle bir hizmet sunduğunda kendi istekleri ile gönüllü olarak neden girmesinler. Zaten girdikleri siteler facebook ve youtube'dan ibaret olan insanlar için hangi site kapatılmış hangisi kapatılmamış umrunda değil. Bunun en basit örneğini Güvenli İnternete karşı yapılan yürüyüşte gördük. Neredeyse İstanbul harici illerde yürüyüş yapılmadı.

Olaya diğer taraftan bakalım. Güvenli İnterneti sansür olarak algılarsak bu seferde hiçbirşeyden habersiz bir toplum yetiştirmiş oluruz. Bugün erişilebilen sitelere yarın yayınını beğenmedik diye sessiz sedasız erişimin kapatılmayacağının garantisi yok. Bunun yanında toplumun nasıl cinsel yönden bilgisi az olduğu gibi bilgi yönünden de az olacak ve şimdi az bir dekolte giyen kadına yiyecek gibi bakanlar gibi yarın güvenli internet ile yetişen nesilden nasıl sonuç çıkar bilemem. Ayrıca hangi siteler kime göre zararlı? bunun tespiti nasıl yapılıyor ve kimler yapacak? Peki genel profilde gerçekten sadece mahkeme kararları ile kapatılan siteler mi engelleniyor? Hatırlarsanız TTNET, 01.01.2011, 27.06.2011 ve 05.07.2011 tarihlerinde, adli mercilerce koruma tedbiri veya Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı tarafından idari tedbir olarak verilen erişimin engellenmesi kararları bulunmamasına rağmen youtube.com, izlesene.com, fileserve.com, rapidshare.com, vimeo.com, akormerkezi.com, tahribat.com sitelerine erişimi engellemişti. BTK'da buna komik bir ceza kesmişti. Peki bunlar popüler sitelerdi ve hemen farkedildi. Ya fark edilmeyenler varsa? Yada bunun tekrarı olmayacağının garantisi nedir? Çünkü verilen ceza oldukça komik.

Diğer taraftan sansüre karşı olanlar nedense hep müzik, film ve spor müsabakalarından dolayı kapatılan telif ve yayın haklarında dolayı kapatılmaları öne sürüyor. Peki bu kişilerin çalışmaları bir şekilde ele geçirilip en ayrıntılı biçimde yayınlansa o zamanda karşı çıkarlar mı? Veya bu kişiler kırılmış program v.s. kullanıyorlar mı? Ben sansüre karşıyım ama işime geldiği gibi değil. Bir hak var ise hakkını arayanın yaptırmış olduğu sansürlemeyi ne kadar hoşuma gitmesede doğru buluyorum. Sorun o sansürlemede değil bizim mevzuatlarda ve hala doğru dürüst bilişim suçları konusunda bir birimin olmaması ile bunlara bakacak mahkemelerin kurulmamasında. Bu nedenle kararı veren makamlar bilgisizce hatta bazen harf hataları ile sansürleme yapabiliyorlar. Bir de bunları yayınlayan site yöneticilerine yaptırım uygulayamama var. Mesela blogger'da yayına sürülen bir blogdaki içeriği kaldırtamayıp tümüyle bloggerı engellemek daha kolay geliyor. Benzer şekilde yıllarca youtube ile yaşandı ve insanlar yine youtube erişti. Ayrıca terör örgülerinin yayınlarına karşı olan sansürlemelerde  bir şekilde aşılıyor ama devlet burada herkesin erişmesi yerine ne kadar az kişi erişirse o kadar başarılıdır diye düşünüyor.

Sonuç olarak benim görüşüm Güvenli İnternet seçeneğinin de sunulmasıdır. Umarım ileri ki yıllarda ülkemiz daha iyi duruma gelirde böyle yöntemlere gerek kalmaz. Tam olarak bilgim yok ama benzer uygulamalar yurtdışında da mevcut. Ayrıca biran önce mevcut kanunların ve yetkili kurumların elden geçirilerek haksız yere veya yanlışlıkla sansürlemenin de önüne geçilmesi gerekiyor. Unutmayın ki %100 özgürlük diye birşey yoktur. Genel kural olarak "Bir kişinin özgürlüğü başkasının özgürlüğünün başladığı yerde biter" ve toplum olarak yaşamak bir dizi kuralların olmasını gerektirir. Ayrıca bir şey suç ise nerede işlendiğinin önemi yoktur. Tabi ki engeller aşılır ama herkesin erişmesi yerine sınırlı sayıda kişilerin erişmesi tercih edilir.

Dipnot: Almanya ve İtalya'da internetin filtrelenmesi zorunludur. Uygulama tüm ülke nüfusu tarafından kullanılıyor ve tüm yasal olmayan ve suç barındıran içerikler kaldırılıyor. Avrupa Birliği’ne üye bazı ülkelerde cinsel istismar içeren içerikler zorunlu filtrelemeye maruz kalmaktadır. ABD ve Kanada'da Çocukları İnternetten Korunma Kanunu var. Kanada, Danimarka, Yeni Zelanda, Norveç, İsveç ve İngiltere gibi bazı   ülkelerde yürürlüğe konan öz ve karşılıklı denetim anlaşmaları   kapsamında cinsel istismar içeren görseller ve içerikler internet servis   sağlayıcılar tarafından filtrelenmektedir.. Yeni Zelanda İç İşleri   Bakanlığı Dijital Çocuk Sömürgeciliği Filtreleme Sistemi ile cinsel   istismar barındıran zararlı içerikleri engellemek için internet servis   sağlayıcılarını desteklemektedir. İngiltere Çevrimiçi Çocuk Güvenliği   Programı filtreleme araçlarına güven inşa etmek adına hizmet veriyor. Daha detaylı bilgi için buraya bakınız.

19 Ocak 2013

Kısa numaralar da her yöne paket kapsamında ücretlendirilecek

Kısa numaralar da her yöne paket kapsamında ücretlendirilecek
AA'nın haberine göre, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, sabit ve mobil telefonlardan 182 (Hastane Randevu), 185 (Su Arıza), 186 (Elektrik Arıza), 150 (Başbakanlık İletişim Merkezi) gibi kısa numaralara yönelik aramaların abonelerin tarife paketlerindeki her yöne görüşme süreleri kapsamına alınacağını bildirdi.

Yıldırım, ''Vatandaşlarımız abone oldukları her yöne paketler kapsamında sahip oldukları dakikaları, kısa numaraları ararken de kullanabilecek ve fazladan ücret ödemek zorunda kalmayacaklar'' dedi.

Bakan Yıldırım, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından, tüketicilerin hak ve menfaatlerinin korunması amacıyla yapılan düzenlemenin 1 Şubat 2013 tarihinden itibaren uygulanmaya başlanacağını kaydetti.

Ücretsiz olan numaralar aşağıdadır. Aşağıdaki numalara harici kısa numaralar her yöne paket kapsamında ücretlenecektir.

İsim

Numara

Ücret

YANGIN İHBAR

110

Ücretsiz

SIHHİ İMDAT

112

Ücretsiz

ALO AFAD

122

Ücretsiz

TCDD Acil Durum İhbar Hattı

131

Ücretsiz

ALO GÜMRÜK KAÇAKÇILIĞI

136

Ücretsiz

ALO KIYI EMNİYET

151

Ücretsiz

POLİS İMDAT

155

Ücretsiz

JANDARMA İMDAT

156

Ücretsiz

İNSAN TİCARETİ MAĞDURLARINA YARDIM VE İHBAR HATTI

157

Ücretsiz

ALO SAHİL GÜVENLİK

158

Ücretsiz

ALO KARAYOLLARI

159

Ücretsiz

TÜRKİYE KIZILAY DERNEĞİ

168

Ücretsiz

SİGARA BIRAKMA VE UYUŞTURUCU BİLGİ HATTI

171

Ücretsiz

ORMAN YANGINI İHBAR

177

Ücretsiz

KADIN VE SOSYAL HİZMETLER

183

Ücretsiz

02 Ocak 2013

Adınıza kayıtlı kaç tane GSM numarası var öğrenmek ister misiniz?

Adınıza kayıtlı kaç tane GSM numarası var öğrenmek ister misiniz?
Artık sizden izinsiz olarak, kimlik bilgilerinizi kullanarak adınıza hat açılıp açılmadığını öğrenebileceksiniz.

BTK’nın https://hat-sorgulama.btk.gov.tr sitesinden abonelerin adına kayıtlı mobil hatları sorgulamalarına imkan veren servis hizmete açıldı. Hizmet için TC Kimlik Numarası ile size ait cep telefonu numarasının girilmesi gerekiyor. Girdiğiniz cep telefonu numarasına bir şifre gönderiliyor ve bu şifre ile işleme devam ediliyor.

Kişilerin bilgileri olmadan kullanılan cep telefonu hatlarının ortadan kaldırılması ve bu alanda yaşanan suiistimallerin önlenmesi amacıyla BTK tarafından daha önce de bazı kararlar alınmıştı. Son olarak Kurul tarafından Eylül ayında alınan kararda, kendi adlarına abonelik sözleşmesi olmadan başkalarının adına açılmış cep telefonu hatlarını kullananlara, bu hatları üzerlerine almaları için 1 yıllık süre tanınmıştı. Buna göre başkalarına ait cep telefonu hatlarını kullananların, 1 Ekim 2013 tarihine kadar ilgili GSM işletmecisine başvurup taahhütname imzalayarak, kullandıkları hattı herhangi bir ücret ödemeden üzerlerine alma imkânı bulunuyor.

05 Aralık 2012

BTK Başkanı Acarer: Baz istasyonlarının çokluğu değil azlığı insan sağlığına zararlı

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Başkanı Tayfun Acarer, ''Türkiye'de kullanılan baz istasyonları dünyada kullanılan aynı cihazlardır. Üstelik, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nun düzenlemelerine göre, daha güvenli sınırlar içinde çalıştırılmaktadır. Baz istasyonlarının çokluğu değil azlığı, hem haberleşme kalitesi açısından hem de insan sağlığı açısından olumsuzdur.''

''Baz istasyonu telefon cihazından uzaklaştıkça, haberleşmenin sağlanabilmesi için çok daha güçlü elektromanyetik dalganın yayılması gerekir'' diyen Acarer, bu durumun kullanıcının daha fazla elektromanyetik dalga etkisine maruz kalması anlamına geldiğini söyledi.
AA

Sponsor

 Düzce Otel Hatipoğlu

Son Yorumlar