Teknoloji, tavsiye, deneyimler ve ilgimi çeken diğer konular...

29 Nisan 2020

8D Müzik Yapmak: Müziklerinizi Saniyeler İçinde 8D Müziğe Dönüştürün


Müziği sanki beyninizin içerisinde çalıyormuş gibi hissetmenizi sağlayan 8D müziklere kendi müziklerinizi kolayca saniyeler içerinde dönüştürebilirsiniz. https://audioalter.com/8d-audio/ sitesi MP3, WAV, FLAC, OGG formatındaki müzikleri 8D müziğe kolayca saniyeler içerisinde dönüştüren online bir servis


Videoları Görüntü Kalite Kaybı Olmadan Saniyeler İçinde Kes, Kırp, Convert Yap

Görüntü kalitesi bozulmadan videoları saniyeleri içinde video kes, video kırp, video convert (video dönüştürmek) yapmak için videoyu izleyin. Kolayca en hızlı video nasıl kesilir, en iyi video kesme programı, en hızlı video kesme programı, en hızlı video convert (dönüştürme) programı, en iyi video kırpma programı, en hızlı video kırpma programı


31 Mart 2020

Canlı Türkçe Korona Virüs Haritaları


Güncelleme: Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi de korona virüs haritası yayınladı https://corona.cbddo.gov.tr Sağlık Bakanlığı sayfasından daha güzel olmuş ve detaylı bilgiler var.

Google Korona Virüs Haritası https://google.com/covid19-map/

Microsoft Korona Virüs Haritası https://www.bing.com/covid



https://www.dkv.global/covid de ise en iyi mücadele eden ülkeler sıralamasından tutunda daha bir çok detaya yer verilmiş

İngilizce olarak bir çok harita bulunmakta. Esri Türkiye, Johns Hopkins Üniversitesi CCSE tarafından yayınlanan paneli Türkçe olarak yayınlıyor. 

Şu adreste web versiyonu bulunan harita aşağıdaki gibidir. Mobil versiyon ise şu adrestedir

Safa Paksu'nun hazırladığı Türkiye bilgi sayfasına da mutlaka bir göz atın. Adres https://www.spaksu.com/covid19/ aşağıda sayfalardaki verilerden bazıları bulunmakta. Detaylar için https://www.spaksu.com/covid19/ ziyaret edin


İngilizce haritalardan bazıları ise
Esri Türkiye, Gerçek Zamanlı Korona Haritası

04 Ocak 2020

Ses Ve Görüntü Kayıtlarının Delil Olması

Bir çok kişi izinsiz ses ve görüntü kaydını suç olarak bilir. Ancak bir çok konuda ses ve görüntü kaydı suç değildir, delil olarak kullanılabilir. Usulüne uygun yapılan ses ve görüntü kayıtları da geçmişte yardımcı delil idi. Ancak günümüzde teknolojinin gelişmesi ile bu durumlar değişti. Bu değişiklikler mevzuatlarda ve yüksek yargı içtihatlarında yer aldı.

Size karşı bir cinsel saldırı, cinsel taciz, hakaret,tehdit, iftira veya şantaj gibi bir suç işlenmekte veya onur, gurur ve kişilik haklarınıza dokunan sözler, hakaretler sarf edilmekte ise bu haksız saldırı veya diğer (iş, alacak, mobbing v.s.) mağduriyetleriniz anında yapacağınız ses ve görüntü kaydı hukuka uygun kayıttır. Yani başka türlü ispatlayamayacağınız sizin ile ilgili durumlar.

Ancak haksız saldırı yokken yapacağınız her türlü kayıt hukuka aykırı delil olacaktır.

Yukarıdaki durumlar haricinde eğer bu kayıtlar halkın toplu kullanıma açık alanda değil ise suçtur.

Sizlere yol gösterecek yüzlerce Yargıtay Kararlarından ikisi





Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 21.05.2013 tarih ve 2012/5 Esas, 2013/248 sayılı kararındaki ''Kişinin kendisine karşı işlenmekte olan bir suçla ilgili olarak, bir daha kanıt elde etme olanağının bulunmadığı ve yetkili makamlara başvurma imkanının olmadığı ani gelişen durumlarda karşı tarafla yaptığı konuşmaları kayda alması halinin hukuka uygun olduğunun kabulü zorunludur. Aksi takdirde kanıtların kaybolması ve bir daha elde edilememesi söz konusudur.'' şeklindeki kararı


09 Kasım 2019

Dijital paralar hakkında bilginiz yoksa dikkat!

Dijital paralar hakkında bilginiz yoksa dikkat!
Türkiye'nin dört bir yanından yüzlerce kişiyi sanal para bitcoin borsasında dolandıran “Bitcoin Safiye” lakaplı kadın broker Safiye G. Y. ile gündeme gelen dijital para, şifreli ve dijital bir para birimi. Uzmanlar, 2008 yılında Satoshi Nakamoto takma adlı kişi veya grup tarafından yayınlanan bir dokümanla hayatımıza giren Bitcoin’i, merkezi bir kuruluşa bağlı olmayan açık kaynaklı, şifreli ve dijital bir para birimi olarak tanımlanıyor. Uzmanlar, “kişilerin kendi kontrolünde olmayan ve güvenilirliği tam olarak test edilmemiş yatırım araçlarına başvurmamaları gerekiyor” uyarısında bulunuyor.

Üsküdar Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü ve Adli Bilimler Enstitüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Serhat Özekes, Bitcoin’in ülkemizde popüler bir yatırım aracına dönüştüğünü ancak dikkatli olunması gerektiğini vurguladı.

Prof. Dr. Serhat Özekes, BTC kısaltması ile gösterilebilen Bitcoin’in herhangi bir kurum ya da kuruluşa bağlı olmayan ve herkesin kullanımına açık bir teknoloji olduğunu belirterek “Bitcoin transfer işlemlerini içeren dijital küresel hesap defterine Blokzincir adı veriliyor. Kişiler sahip oldukları Bitcoinleri, Bitcoin cüzdanı adı verilen programlar sayesinde kolaylıkla kullanabiliyor. BTC istendiği zaman Türk Lirası, Amerikan Doları, Euro veya diğer para birimlerine takas edilebiliyor” dedi.

Yatırım aracı olarak dijital para kullanırken dikkat edin!

Aydın'da kendisini ekonomist ve broker olarak tanıtarak Bitcoin dolandırıcılığı yapan ve Bursa’da yakalanan Bitcoin Safiye olarak adlandırılan Safiye G. Y. ile gündeme gelen dolandırıcılık olayını da değerlendiren Prof. Dr. Serhat Özekes, şu uyarılarda bulundu:

“Bu vakada hemşireden, polise çeşitli meslek gruplarından 40 kişi, Safiye. G. Y.’yi ekonomist-broker olarak benimseyip yüksek kazanç vaatlerine inanarak toplamda 600 Bitcoin karşılığı 30 milyon lira dolandırılmış. Bu olay bize Bitcoin’in ülkemizde ne kadar popüler bir yatırım aracına dönüştüğünü gösteriyor. Fakat dijital paralar hakkında yeterli bilgiye sahip olmayan kişilerin, yatırımlarını gözleri kapalı bir şekilde bir aracıya emanet etmeleri ve içinde ne olduğunu bilmedikleri kapalı bir kutudan çıkacak sonucu beklemeleri ciddi risk taşıyor. Ülkemizde gerçekleşen benzer dolandırıcılık olayları da göz önüne alındığında, kişilerin kendi kontrolünde olmayan ve güvenilirliği tam olarak test edilmemiş yatırım araçlarına başvurmamaları gerekiyor.”

Bitcoin henüz gelişimini tamamlamadı

Bitcoin’in henüz gelişimini tamamlamadığını ve insanlık tarihinin sadece son 10 yılında var olan deneysel bir para birimi olduğunu söyleyen Prof. Dr. Serhat Özekes, “Bitcoin hakkındaki bilgi birikimi arttıkça daha güvenli bir yatırım aracı haline gelebilir. TÜBİTAK aracılığıyla bir Blokzincir teknolojik araştırma laboratuvarının kurulması ve 2020 Yılı Cumhurbaşkanlığı yıllık programında Blokzincir tabanlı dijital merkez bankası parasının uygulamaya konma çalışmalarının planlandığı haberleri toplumun dijital para birimleri konusunda bilinçlendirilmesi doğrultusunda önemli gelişmelerdir. Ayrıca şifreli dijital para alım-satım yapan şirketlerin kanunlarla denetlenerek, bireylerin hukuki güvenliğinin sağlanması sayesinde güven ortamı oluşacağından Bitcoin Safiye olayındaki gibi dolandırıcıların toplumu kandırması önlenebilir” dedi.

Bitcoin neden değerli?

Veri madenciliği ve yapay zeka konusunda çalışmalar yürüten Prof. Dr. Serhat Özekes Bitcoin sisteminin toplam 21 milyon Bitcoin üretilebilecek şekilde tasarlandığını belirtit. Prof. Dr. Serhat Özekes, “Kasım 2019 itibariyle 18 milyon adet ile tüm Bitcoin’lerin %85’i üretilmiş olup piyasa değeri 165 milyon dolar civarındadır. Alt yapısında SHA-256 özet (hash) fonksiyonu kullanıldığından ve yüksek performanslı bilgisayarlar kullanan Bitcoin madencileri (Bitcoin miners) tarafından üretilecek yeni Bitcoin’lerin daha önce üretilmemiş bir özet değerine ulaşması gerektiği için, her yeni Bitcoin bloğunun üretilmesi işlemi giderek zorlaşmaktadır. Günde 1800 adet olan Bitcoin üretiminin giderek zorlaştığı da düşünüldüğünde, son Bitcoin’in 2140 yılında üretileceği tahmin ediliyor. İlk ve en çok kullanılan şifreli para birimi Bitcoin olsa da 2300’ü aşkın şifreli para birimi bulunuyor. Şifreli para birimlerinin toplam piyasa değeri 245 milyon dolar civarında” dedi.

Kimlik bilgileri gizli kaldığı için tercih ediliyor

İnternet üzerinde Bitcoin kullanılarak yapılan alışverişlerde kullanıcı kimlik bilgilerinin gizli kalması konusuna da değinen Prof. Dr. Serhat Özekes, “Kimlik bilgilerinin gizli kalması ve takip edilmesinin zorluğu gibi nedenlerle, internet ortamının büyük bir bölümünü oluşturan ve internetin karanlık tarafını ifade eden darkweb ortamındaki yasa dışı alışverişlerde çoğunlukla Bitcoin kullanılıyor. Bunun yanında artan hacmi ile yatırım aracı olarak görülen Bitcoin’in saklanması için kullanılan online cüzdanlar, mobil cüzdanlar, çevrim dışı cüzdanlar, fiziksel cüzdanlar ve kâğıt cüzdanların yanında Bitcoin borsaları, kolay kullanımları nedeniyle yatırımcılar tarafından çoğu zaman tercih ediliyor. Bitcoin borsasında da Bitcoin fiyatı diğer geleneksel para birimlerinin etkilenebileceği faktörlere bağlı olarak dalgalanabilir” dedi.

03 Kasım 2019

Window Resizer İle Siteleri Farklı Ekran Boyutlarında Görüntüleyin

Window Resizer İle Farklı Ekran Boyutlarını Deneyin

Özellikle web tasarım ve benzeri işlerle uğraşanlar için olmazsa olmaz bir eklenti olduğunu düşündüğüm bu araç ile ekranın farklı boyutlarda ve/veya cihazlarda nasıl göründüğünü kolaylıkla test edebilirsiniz. Oldukça kullanışlı ve optimize edilebilir bir araç olan Window Resizer yalnızca Google Chrome’da değil, birçok tarayıcıda sorunsuz bir şekilde çalışıyor.

Window Resizer eklentisi; Google Chrome, Mozilla başta olmak üzere birçok tarayıcıda uyumlu bir biçimde çalışan bir ekran boyutlandırma aracıdır. Bu eklenti, ekranın farklı boyutlar ve cihazlarda nasıl göründüğüne dair anlık bilgi almanızı sağlıyor.

Bağlantı: https://mybrowseraddon.com/window-resizer.html

27 Ekim 2019

Birden Fazla Kaynaktan Haber Yayınlayan Kurumsal Android Haber Uygulamaları

Birden Fazla Kaynaktan Haber Yayınlayan Kurumsal Android Haber Uygulamaları
Google, Microsoft, Sony, Gather Media, Squid gibi dünyaca ünlü şirketlerin kullanıma sunduğu birçok haber sitesini, teknoloji portalını, blog, dergi ve köşe yazarını bir araya getiren kurumsal haber uygulamaları.


20 Ekim 2019

İK’cıların KVKK'da dikkat etmesi gereken 9 maddelik uyarı listesi

İK’cıların KVKK imtihanında dikkat etmesi gereken 9 maddelik uyarı listesi

Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun hayatımıza girmesiyle birlikte, kurumlar son kullanıcılardan izin alma yarışına girdi. Ancak bu yarışta sanıldığının aksine sadece müşteri verileri bulunmuyor. Şirketlerin İK departmanlarının elinde bulunan çalışan verileri hatta başvuru esnasında alınan CV’ler de KVKK kapsamında. PEAKUP, KVKK’nın kurum içi süreçlere sorunsuz bir şekilde adapte edilebilmesi için çalışanlar ve işverenler için 9 maddelik bir uyarı listesi hazırladı. KVKK işe başvurduğunuz anda başlıyor, çalışırken ve hatta ayrılırken devam ediyor.

19 Ekim 2019

Gençlere önemli uyarı: “Kişisel veri koruma bilinci zihinlere yerleşmeli”


Kişisel Verileri Koruma Kurumu, 600’den fazla ortaokul ve lise öğrencisiyle kişisel verilerini nasıl koruyacaklarını anlatmak amacıyla buluşmalar düzenledi. Kurum Başkanı Prof. Dr. Faruk Bilir gençlere kişisel verilerini bilinçsizce paylaşmamalarını tavsiye ederek, “Kişisel verilerin korunması, kişinin kendisinin korunmasıdır. Dolayısıyla verilerimize sahip çıkmamız gerekiyor” dedi. Sosyal medyanın bilinçsizce kullanımının yarattığı tehlikelere dikkat çekildi.

Kişisel veriler ile özel nitelikli kişisel veriler arasındaki fark nedir?

Kişisel veriler ile özel nitelikli kişisel veriler arasındaki fark nedir?

KVKK kapsamında sıkça duyulan kişisel veriler ile özel nitelikli kişisel veriler arasında önemli farklar bulunuyor. İlgili kişiye mağduriyet yaratacak özel nitelikli kişisel verilere dikkat çeken Siber Asist’in Hukuk Danışmanı Beliz Özkırım’a göre, KVKK uyumlulukları doğrultusunda bu ayrımlara dikkat etmeyen şirketler ciddi cezalarla karşılaşabilir.

16 Ekim 2019

Wi-Fi’ın 20 yıllık serüveninde 20 dönüm noktası


BİR dizi teknoloji şirketi, 1999‘da Kablosuz Ethernet Uyumluluk İttifakı'nı (WECA) kurdu. 30 Eylül 1999'da da 802.11b kablosuz LAN standardı ticari ürünlerde kullanıma sunuldu. Cisco da Wi-Fi'ın 20’nci yılında, bu teknolojinin evrimini ve yakın geleceğini özetleyen 20 kritik gelişmeyi derledi:
BİR dizi teknoloji şirketi, 1999‘da Kablosuz Ethernet Uyumluluk İttifakı'nı (WECA) kurdu. 30 Eylül 1999'da da 802.11b kablosuz LAN standardı ticari ürünlerde kullanıma sunuldu. Bu tarih, bugün Wi-Fi olarak bilinen kablosuz ağların başlangıcı kabul edilir. Cisco da Wi-Fi'ın 20’nci yılında, bu teknolojinin evrimini ve yakın geleceğini özetleyen 20 kritik gelişmeyi derledi:

  1. 1971-Wi-Fi'ın ilk adımları: Hawaii Üniversitesi'nde ALOHAnet adı verilen bir ağ sistemi oluşturuldu. Kablosuz iletişimin daha da geliştirilmesi ve ilerleyen zamanlarda Wi-Fi ağlarının ortaya çıkması için gerekli temel atılmış oldu.
  2. 1997-802.11 geliyor: 2Mbps'ye varan hızlara imkân veren 802.11 standardının ilk sürümü tanıtıldı.
  3. 1999-WECA’nın doğuşu: Daha sonra Cisco tarafından satın alınan Aironet de dahil olmak üzere yarım düzine teknoloji şirketi Kablosuz Ethernet Uyumluluk İttifakı'nı (WECA) oluşturdu. 2002‘de WECA adını Wi-Fi Alliance olarak değiştirdi.
  4. 1999-802.11b-İlk ‘Wi-Fi’ standardı: 'Wi-Fi' adı altında ortaya çıkan ilk standart olan 802.11b duyuruldu. Kullanılabilirlik ve hız açısından 802.11’den üstün olan 802.11b’nin, Wi-Fi devriminin ilk başlangıç noktası olarak kabul edilir.
  5. 1999/2000-İlk ticari 802.11b cihazlar görücüye çıkıyor: Wi-Fi popüler dizüstü bilgisayar da dahil olmak üzere ticari cihazlarda boy göstermeye başlar. Artık bilgisayarınız sizinle seyahat edebilecektir. Wi-Fi ticari anlamda giderek daha popüler hale gelir.
  6. 2002-Cisco sektörü daha da ileri taşıyor: Başka firmalar tarafından sunulan Wi-Fi ürünlerinin, güvenli bir şekilde Cisco kablosuz ağlarla çalışmasına olanak sağlayan Cisco Uyumlu Uzantılar Programı (The Cisco Compatible eXtensions free license program) piyasaya sürüldü.
  7. 2004-Wi-Fi gökyüzünde: Yolculara Wi-Fi erişimi sunan ilk ticari uçuş gerçekleşti.
  8. 2005-Wi-Fi sözlükteki en yeni kelime: Wi-Fi terimi Merriam-Webster'ın sözlüğüne eklendi.
  9. 2009-802.11n sektörü kökünden değiştiriyor: Yeni 802.11n (Wi-Fi 4) standardı tanıtıldı. 802.11n, MIMO teknolojisi sayesinde iletim hızlarının artırılmasını sağladı, bu da daha fazla antenin daha fazla veri akışı oluşturmasına imkân verdi. Maksimum aktarım hızı da neredeyse 9 katına çıktı. (54 Mbps vs. 450 Mbps)
  10. 2010-Cisco’dan yeni inovasyon dalgası: Cisco CleanAir tekonolojisi, Aironet 3500 Access Point serisine monte edildi. Bu sayede parazitlerin otomatik tanımlanması ve kullanıcıların daha az yoğunluk yaşanan alternatif kanallara yönlendirilmesi mümkün oldu.
  11. 2011-Yeni trend ‘Hotspotlar’: Dünya çapındaki “Wi-Fi hotspot”larının (kamusal alanda kablosuz yerel ağdan internete erişim sağlayan bölge) sayısı 1 milyonu aştı.
  12. 2012-Wi-Fi artık evlerimizde: Yeryüzünde her 4 haneden biri Wi-Fi’ya bağlı hale geldi.
  13. 2013-802.11ac ile daha yüksek hız: 1 Gbps’in üzerine çıkan 802.11ac standardı tanıtıldı.
  14. 2015-Wi-Fi artık yaşamın vazgeçilmez bir parçası: International Data Corporation’ın araştırmasında, Wi-Fi gıdadan sonra insanların mahrum kalmak istemedikleri ikinci şey çıktı. Hatta katılımcıların yüzde 18’i Wi-Fi’yı ilk sıraya koydu.
  15.  2018-Wi-Fi majör bir ekonomik etkene evriliyor: Wi-Fi teknolojisinin küresel ekonomik değeri 2 trilyon dolara ulaştı.
  16. 2018-13 milyar Wi-Fi cihazı: Dünya çapındaki Wi-Fi cihazlarının sayısı 13 milyara ulaştı. Bu da kişi başına neredeyse 2 Wi-Fi cihazı düşmesi anlamına geliyordu.
  17. 2019-Ve Wi-Fi 6 doğuyor: 5 Gbps hızlara ulaşan Wi-Fi 6 kullanıma sunuldu. 5G ağları ile aynı temel üzerine inşa edilen ve tamamlayıcı teknolojiler olarak nitelenen Wi-Fi 6, daha öngörülebilir bir kullanıcı deneyimi sunmakla kalmıyor internet bağlantılı cihazların pillerini de daha az yıpratıyor. Cisco da Wi-Fi ve hücresel ağlar arasında sorunsuz ve güvenli geçiş sağlayan “OpenRoaming” projesini duyurdu.
  18. 2021-Hotspot sayısı 10 yılda 500’e katlanacak: Cisco’nun araştırmalarına göre, global hotspot sayısı 2 yıl içinde 500 milyonu geçecek. Bu rakam, 10 yıl öncesine göre 500 kat daha fazla.
  19. 2022-Ortalama hız artmaya devam ediyor: 2017’de 24.4 Mbps olan ortalama bağlantı hızının, 2022 itibariyle 54.2 Mbps’e çıkması öngörülüyor.
  20. 2022-Wi-Fi geleceğin internetinin lokomotifi olur: Wi-Fi, internet erişiminde en öncelikli kaynak haline gelecek. Cisco’nun VNI araştırmasına göre, global internet trafiğinin yüzde 59’u Wi-Fi üzerinden gerçekleşecek.


Didem Duru: Wi-Fi yaşam tarzımızı değiştirdi

Cisco Türkiye Genel Müdürü Didem Duru da, Wi-Fi teknolojisinin hayatımıza etkisini ve Wi-Fi 6 ile yakın gelecekte yaşanacak değişimleri şöyle özetledi: "Wi-Fi sayesinde internet, kablo altyapısı kurmanın mümkün olmadığı ya da çok maliyetli olduğu yerlere ulaştırılabiliyor. İnternet artık çok daha geniş bir yelpazede, genellikle daha önce kullanılamadığı alanlarda, yeni bir seviyede mobilite ve üretkenlik sunuyor. Wi-Fi ağları; yaşam, çalışma, öğrenme ve hatta oyun tarzımızı tümüyle değiştirdi. Yeni kablosuz standardı Wi-Fi 6 da tam anlamıyla yaşamı kolaylaştırıcı bir teknoloji. Sosyal ağlara bağlanmak, video izlemek, oyun oynamak ya da işinizi dijitalleştirmek gibi hayatın farklı alanlarında Wi-Fi 6, 5G gibi teknolojilerle birlikte ‘bağlantının geleceğini’ şekillendirecek."

Mesajlaşırken bu hataları sakın yapmayın

Mesajlaşırken bu hataları sakın yapmayın

Günümüzde ilerleyen teknolojiyle birlikte cep telefonları başta olmak üzere tablet, diz üstü ve masa üstü bilgisayarları artık 7’den 70’e her yaş grubunun vazgeçilmezi oldu. Ancak dikkat! Saatlerce, hatta gün boyu elimizden düşüremediğimiz bu cihazları doğru kullanmadığımızda omurgamızda ciddi hasarlar oluşabiliyor.

12 Ekim 2019

Dünya Elektronik Atık Günü’nde Kullanmadığınız Elektronik Atıkları TEGV’de Eğitime Dönüştürün


TEGV’in ‘Atma Bağışla Kampanyası’ ile elektronik atıklarınız çocukların nitelikli eğitim desteği almasına katkı sağlıyor. Elektronik atıklar eğitime dönüşüyor, TEGV’li çocuklar geleceğe umutla bakıyor.

Dünyanın en iyi 25 şirketi açıklandı

Dünyanın en iyi 25 şirketi açıklandı

Dünyanın En İyi Çok Uluslu İşverenleri araştırmasının sonuçları açıklandı. Great Place to Work'ün Fortune ile ortak gerçekleştirdiği ve 8 binden fazla şirketin analiz edildiği araştırmada Cisco birinciliği elde etti. Hilton ikinci olurken, geçen yılın lideri Salesforce üçüncü sırada yer aldı.

11 Ekim 2019

Türkiye, Facebook'a 1 milyon 600 bin liralık veri ihlali cezası kesti


Kişisel Verileri Koruma Kurulu, veri ihlali gerekçesiyle Facebook'a toplam 1 milyon 600 bin lira idari para cezası uygulanmasına karar verdi. Facebook’u Türkçe olarak kullanan 280.959 kullanıcının söz konusu veri ihlalinden etkilendiğini belirtildi.

04 Ekim 2019

“Haklarınızı bilin güvende kalın” Bilgilerinizin silinmesini istemek hakkınız


Kişisel Verileri Koruma Kurumu, her vatandaşın kişisel bilgilerinin kanun kapsamında güvence altında olduğunu açıkladı. Kanuna göre her vatandaşın kişisel verilerinin işlenip işlenmediğini öğrenme, kişisel verilerin silinmesini veya yok edilmesini isteme gibi çok sayıda önemli hakları bulunuyor.

06 Eylül 2019

Veri sorumlularına uyarı: VERBİS'e kayıt için son gün 30 Eylül


Kişisel verileri işleyen gerçek ve tüzel kişi veri sorumluları, kişisel veri işlemeye başlamadan önce kısa adı VERBİS olan Veri Sorumluları Sicil Bilgi Sistemine kaydolmak zorundalar.

Kişisel verileri işleyen gerçek ve tüzel kişi veri sorumluları, kişisel veri işlemeye başlamadan önce kısa adı VERBİS olan Veri Sorumluları Sicil Bilgi Sistemine kaydolmak zorundalar. Kayıt yükümlülüğünün yerine getirilmesi için Kurul tarafından belirlenen tarihler Resmi Gazetede yayımlanarak ilan edilmişti. Buna göre, yıllık çalışan sayısı 50’den veya yıllık mali bilanço toplamı 25 milyon TL’den çok olan veri sorumluları ile yurtdışında yerleşik tüm veri sorumlularının VERBİS’e kayıt olmaları için tanınan süre 30 Eylül 2019 tarihinde sona eriyor. Kayıt yükümlülüğünü yerine getirmeyen veri sorumluları hakkında ise Kanunda idari para cezası öngörülüyor.

Kişisel Verilerin Korunması Kanununa göre; kişisel verilerin işleme amaçlarını ve vasıtalarını belirleyen, veri kayıt sisteminin kurulmasından ve yönetilmesinden sorumlu olan kişiler “veri sorumlusu” olarak adlandırılıyor. Veri sorumlularına bazı yükümlülükler getiren Kanuna göre bu yükümlülüklerden birisi de VERBİS’e kayıt yaptırmak. Veri sorumluları, VERBİS’e kayıt olurken kişisel verileri hangi kategorilerde işlediklerine, hangi amaçlarla bu bilgileri kullandıklarına, aktarım yapıp yapmadıklarına, verileri hangi sürelerle sakladıklarına, veri güvenliğini sağlamak amacıyla ne tür tedbirleri aldıklarına yönelik bilgileri beyan etmek zorundalar.

Veri işleme daha şeffaf ve güvenli olacak

VERBİS’e kayıt yükümlülüğü, kişisel verilerin işlenmesi faaliyetlerinde şeffaflık sağlanması ve veri sorumlarının mevzuata uyumlu hareket etmeleri konusunda daha güvenli bir ortam oluşturulması amacını taşıyor. Bu sayede kişisel verilerin gelişigüzel işlenmesinin önüne geçilerek veri işlenin disiplin altına alınması sağlanacak. Sistem ile kişisel veri işleme faaliyetleri bir tür denetime tabi tutuluyor. Bu sayede veri sorumluları, gerçekten de kişisel veri işleme şartı bulunmuyorsa bu verileri işlemekten sakınacak, bu faaliyetlerini şeffaflık içinde yerine getirerek kişisel verisini işlediği kişilere her zaman hesap verebileceğinin bilinci içerisinde hareket edecek.

Kamuya açık sistem

Kanun gereği kamuya açık olarak tutulan #VERBİS sayesinde kişisel verisi işlenen gerçek kişilere, kendi verileri üzerinde kontrolün sağlanabilmesi imkanı da sunuluyor. VERBİS’in şeffaflık ve hesap verebilirlik anlamında iki önemli özelliği ön plana çıkıyor: VERBİS’te kişisel verisi işlenen gerçek kişilere ait veriler bulunmuyor ve VERBİS’te veri sorumlularının işlediği veriler kategorik bazda yer alıyor. Veri sorumlularınca VERBİS’e girilecek bilgiler gerçek kişilere ait bilgiler olmayacak. Veri sorumluları tarafından işlenen kişisel verilere ilişkin olarak sadece üst başlıklar halinde kategorik bazdaki bilgiler sisteme girilecek. Dolayısıyla kimsenin kişisel verisi VERBİS’te, dolayısıyla da Kişisel Verileri Koruma Kurumunda tutulmayacak.

Kayıt için son gün yaklaşıyor

18 Ağustos 2018 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Kurul kararı gereği VERBİS’e kayıtlar 1 Ekim 2018 tarihi itibariyle başlamıştı. Bu kapsamda yıllık çalışan sayısı 50’den çok veya yıllık mali bilanço toplamı 25 milyon TL’den çok olan veri sorumluları ile yurtdışında yerleşik tüm veri sorumluları 30 Eylül 2019 tarihine kadar sisteme kayıtlarını yaptırmaları gerekiyor.

Kayıt yaptırmayana 1 Milyon TL’ye kadar para cezası

Kayıt yükümlüsü olan veri sorumlularının 6698 sayılı Kanunun 18 inci maddesi gereği herhangi bir yaptırımla karşılaşmamaları için VERBİS’e kayıt yükümlülüklerini süresi içerisinde yerine getirmeleri gerekiyor.
Gerçek kişi veya şirketlerin VERBİS üzerinden sicile kayıt yaptırmamaları durumunda Kişisel Verileri Koruma Kanununun 18’inci maddesinin birinci fıkrasının ç bendine göre 20.000 Türk lirasından 1.000.000 Türk lirasına kadar idari para cezası verilecek. İstisna olmadığı halde kayıt yaptırmayan veri sorumluları tespit edilirse bu yaptırım uygulanacak.

Nasıl kayıt olunacak?

Kişisel verileri işleyen gerçek ve tüzel kişiler Kurumun internet sitesi (www.kvkk.gov.tr) üzerinde yer alan VERBİS modülü veya e-Devlet platformu üzerinden VERBİS’e kayıt işlemlerini kolaylıkla gerçekleştirebiliyor.

Ayrıca VERBİS ile ilgili tüm sorular için www.kvkk.gov.tr adresinde bulunan “Sorularla VERBİS’’ dökümanı ile VERBİS’e kayda ilişkin hazırlanmış olan “Veri Sorumluları Sicil Bilgi Sistemi Kılavuzu” aracılığıyla daha detaylı bilgi edinilebilmekte. Bunun yanı sıra VERBİS ile ilgili konularda karşılaşılabilecek problemlerin giderilmesi ve aydınlatıcı bilgi verilmesi amacıyla KVKK Bilgi Danışma Merkezi (ALO 198), hafta içi her gün mesai saatlerinde hizmet veriyor.

22 Ağustos 2019

Beyaz eşyalar, evdeki elektriğin yüzde 62’sini harcıyor

Beyaz eşyalar, evdeki elektriğin yüzde 62’sini harcıyor

Evde hangi cihazların ne kadar elektrik harcadığını öğrenerek bilinçli tüketimle enerjiyi verimli kullanarak önemli oranda tasarruf yapılabilir. EnCazip’in derlediği bilgilere göre beyaz eşyalar ev içinde tüketilen toplam elektriğin yüzde 61,8’ini kullanıyor. Alınabilecek ufak önlemlerle elektrik faturalarını hafifletmek mümkün.
Evlerde hangi cihazların veya hangi kullanımların ne kadar elektrik tükettiğini biliyor muydunuz? Bilinçli enerji kullanımı ve tasarruf için hangi cihazın ne kadar elektrik harcadığını öğrenerek faturaları hafifletmek mümkün. Artış trendinde olan elektrik fiyatlarından en az şekilde etkilenmek hem de tasarruf etmek için alınabilecek önlemleri elektrik tedarikçileri karşılaştırma internet sitesi EnCazip, tüketiciler için derledi.

Evin farklı alanlarında kullanılan aletler ve bunların tükettiği elektriğe göre farklı tasarruf önlemleri alınabiliyor. EnCazip’in derlediği bilgilere göre beyaz eşyalar evde tüketilen elektrik enerjisinin yüzde 61,8’ini kullanıyor. Beyaz eşyalar kendi içinde incelendiğinde buzdolabı yüzde 18’lik tüketim oranı ile ilk sırada. Onu yüzde 7,5 ile televizyon ve yüzde 7,3 ile çamaşır makinesi takip ediyor. Bu da beyaz eşyaların verimli enerji sınıfının önemini gösteriyor.

Ev geneline bakıldığında beyaz eşyalardan sonra elektrik kullanımı dağılımında sıralama yüzde

11 ile aydınlatma, yüzde 9 ile mutfak içi kullanım, yüzde 7,5 ile sıcak su ve yüzde 7,4 ile ısınma şeklinde devam ediyor. Özellikle sonbahar ayları için elektrik fiyatlarında artış beklenirken hem bu olası artışlardan etkilenmemek hem de tasarruf etmek için EnCazip’in önerileri şu şekilde:

  • Cihazları prizden çıkartın: Elektrikli aletleri kullanmadığınız zaman stand by konumunda bırakmak yerine tamamen kapatır veya prizden çıkartırsanız aylık elektrik faturanızdan en az yüzde 2 tasarruf edersiniz.
  • Tasarruflu beyaz eşyaları tercih edin: Enerji verimliliği yüksek beyaz eşyalar kullanmak elektrik faturasında yüzde 50’ye kadar tasarruf anlamına gelir.
  • Elektrik tedarikçinizi değiştirin: Elektrik tedarikçinizi değiştirerek ortalama yüzde 15 daha düşük fatura ödersiniz.
  • Mevsim koşullarına ayak uydurun: Evinizi kışın 19-21 derece, yazın 23-25 derece arasında tutarak daha verimli iklimlendirme yapmış olursunuz.
  • Evinize yalıtım yaptırın: Evde iyi bir yalıtım yapılması, kışın ısıtma ve yaz aylarında soğutma ihtiyacında yüzde 20 ile 30 arasında bir düşüş anlamına gelir. Çift camlı pencereler ve ısının kaçmasını önleyen önlemlerle tasarruf edilebilir.
  • Soğuktan korkmayın: Kışın en çok düşündüren kalem şüphesiz ki doğalgaz. Çok soğuk bir bölgede yaşamıyorsanız, geceleri ve evden çıkarken ısıtmayı kapatın. Ayrıca kullanılmayan odaların kapılarını kapatmak da evdeki mevcut ısıyı verimli kullanma konusunda önemlidir. Evden çok uzun süre ayrılmıyorsanız, kombinizin yeniden çalışırken harcayacağı enerji göze alındığında, tasarruf açısından kombiyi 16 derecede bırakmanız tavsiye edilir.
  • Düşük derecede yıkayın: Beyaz eşyaların elektrik tüketiminde önemli bir yeri olduğundan bahsetmiştik. Bunu değiştirmek de elimizde. Örneğin 60ºC yerine 40ºC'de çamaşır yıkamak, yüzde 55'e kadar enerji tasarrufu demek. Aynı şekilde, doğru yıkama programı seçimi de enerji, su tasarrufu ve daha uzun giysi ömrü sağlayacaktır.
  • Buzdolabı sıcaklığını ayarlayın: Buzdolabının iç ortam sıcaklığını 3 ile 7 derece arasında ayarlayın. Ayrıca dolabın arka kısmını havalandırılmış ve tozsuz tutmak gerekir, bu da enerji tasarrufu yapmayı sağlar. Bunun dışında buzdolabınızda ya da buzluğunuzda biriken buzları temizlemek önemli, zira 2mm kalınlığındaki bir buz tabakası enerji tüketiminin yüzde 10 oranında artmasına neden olur.
  • Mutfakta da tasarruf yapın: Yemek yaparken pişmesine 5 dakika kaldığında ocağı söndürebilirsiniz. Yemek mevcut ısıyla pişmeye devam eder. Küçük porsiyonlarda yemek pişirmek çabuk pişmesini sağlarken israfı da önler. Ayrıca fırın çalışır durumdayken kapağını açmak içerideki ısının yüzde 25’inin dışarıya çıkmasına neden olur.
  • Ampulleri değiştirin: Beyaz eşyalardan sonra en çok aydınlatmaya elektrik harcanıyor. Geleneksel ampulleri düşük enerjili veya LED olanlarla değiştirmek daha az enerji harcamanızı sağlar. LED ampuller elektrik enerjisinin yüzde 90’ını ışığa çevirir, böylece ısınma ile kaybolan enerjinin oranı oldukça düşük olur. Bununla birlikte açık renk perde ve kumaş kullanarak gün ışığından maksimum fayda sağlarsınız. Ayrıca ampulleri ve lambaları temiz tutmak, tüketimde yüzde 20 oranında tasarruf getirir.

20 Ağustos 2019

Kullanıcı verisini koruyamayan kurumları hangi cezalar bekliyor?


Üç yılı aşkın süredir yürürlükte olan Kişisel Verileri Koruma Kanunu (KVKK), yapılan son güncellemelerle çok daha caydırıcı hale geliyor. Teleperformance Türkiye DPO’su ve Bilgi Güvenliği Direktörü Ercüment Arı, yöneticileri genişleyen yasalar karşısında her zamankinden daha dikkatli olmaları konusunda uyarıyor.
Kişisel verileri koruma yasaları ağırlaşıyor

Üç yılı aşkın süredir yürürlükte olan Kişisel Verileri Koruma Kanunu (KVKK), yapılan son güncellemelerle çok daha caydırıcı hale geliyor. Teleperformance Türkiye DPO’su ve Bilgi Güvenliği Direktörü Ercüment Arı, yöneticileri genişleyen yasalar karşısında her zamankinden daha dikkatli olmaları konusunda uyarıyor.

Ülkemizde üç yıldan fazla süredir yürürlükte olan Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK), gelişen teknolojiye paralel olarak etki alanını genişletiyor. Avrupa’da kullanımı 1995’li yıllara dayanan ‘Veri Koruma Direktifi’ yaklaşımı baz alınan KVKK, çağın ihtiyaçlarına uygun hale gelebilmek adına rotasını Avrupa Birliği’nde 2018 yılında hayata geçen Veri Koruma Tüzüğü’ne (GDPR) doğru yaklaştırıyor. KVKK uyumluluğunun uzun bir maraton olduğunu vurgulayan Teleperformance Türkiye DPO’su ve Bilgi Güvenliği Direktörü Ercüment Arı, şirketlerin kullanıcı kişisel verilerini işleme konusunda çok daha titiz davranması gerektiğini hatırlatıyor.

Yasaları takipsizliğin cezası milyonlarla ölçülüyor

Türkiye’nin kullanıcı verilerini koruma konusunda diğer Avrupa ülkeleriyle uyumlu hale gelebilmesi, gerekli durumlarda ülkeler arasında yapılacak veri alışverişi süreçlerinin sekteye uğramaması ve tüketicilerin dijital varlıklarını güvence altında kullanabilmesi için düzenleyici kurul, yasa ihlallerini ağır şekilde cezalandırıyor. Ercüment Arı, bu cezalardan teknoloji devlerinin bile kurtulamadığını belirtirken, geçtiğimiz aylarda kullanıcı fotoğraflarına izinsiz erişime olanak sağlayan bir açıklığı engelleyemeyen Facebook’un, KVKK tarafından 1 milyon 650 bin TL’lik cezaya çarptırıldığı örneğini veriyor.

Tüketicilerin kendi verilerini kontrol edebilme ve şeffaflık beklentisi yasalaştı

İnternet sitelerine, oyunlara ve mobil uygulamalara telefon numaralarını, konum bilgilerini, isim ve soy isimlerini, alışkanlıklarını kısacası sayısız kişisel bilgilerini veren kullanıcılar, artık verilerinin ne amaçla kullanıldığını, nasıl saklandığını, başkalarıyla paylaşılıp paylaşılmadığını, hangi tedbirlerle korunduğunu ve olası bir ihlalden nasıl etkileneceklerini bilmek istiyor. Bu bağlamda kişisel verileri koruma kanunları, dünyanın neresinde olursa olsun, bireylerin temel hak ve özgürlüklerini, mahremiyeti ve kendi verilerini kontrol edebilme kabiliyetlerini gözeten kaldıraçlar olarak yer alıyor.

Ercüment Arı, Kişisel Verileri Koruma Kurumu’nun, belirli kriterlerde kayıt zorunluluğu getirdiği VERBIS (Veri Sorumluları Sicil Bilgi Sistemi) ile organizasyonları adeta kamuya açık bir vitrine çıkarttığını belirtiyor. Arı’nın verdiği bilgiye göre, kanun koyucu otoriteye ait halka açık bu vitrinde, organizasyonların emanet aldıkları birey verilerinin, ne türde olduklarını, ne kadar zaman muhafaza ettiklerini, kimler ile paylaşıldığını, işleme amaçlarını ve ne gibi güvenlik tedbirleri korunduğunu gibi bilgilerde şeffaflık sağlatarak, bireylere ve ilgili taraflara, kendi verilerini kontrol etme kabiliyeti sağlanıyor. VERBIS sistemine kayıt zorunluluğu bulunurken, bu şarta uyulmaması durumunda 1.000.000 TL’ye varan para cezası gündeme gelebiliyor.

Veri ihlaline uğrayan şirketin bildirimi için yalnızca 72 saati var

Sebebi ne olursa olsun, kullanıcı verileri bir şekilde ihlale uğrayan veri sorumlusu şirketin, durumu en geç 72 saat içerisinde KVKK’yı, akabinde etkisinin yüksek olduğu durumlarda veri ihlalinden etkilenen veri sahiplerini de bilgilendirmesi gerekiyor. Cezası 1.000.000 TL’ye varan bu düzenleme, güvenliğin firmalar için ne kadar önemli olduğunu gözler önüne seriyor. Özellikle son zamanlarda yoğun şekilde, KVKK’nın resmi sayfasında ihlal bildirimleri ve Kurulun aldığı yaptırım kararlarının halka açık şekilde duyurulması, kamuoyuve basının dikkatini çekiyor. Buradan hareketle şirketlerin veri ihlallerine karşı her zamankinden daha dikkatli olması, eğitimler düzenlemesi, standartlar çerçevesinde çalışması ve güvenlikte tecrübeli profesyonellerle birlikte yol alması gerekiyor.

Çağrı merkezleri de risk altında!

Çağrı merkezlerinin verilerle en çok işlem yapan sektörlerden birisi olduğunu, bu sebeple tüm iletişim süreçlerinde verinin en iyi şekilde korunması gerektiğini dile getiren Teleperformance Türkiye DPO’su ve Bilgi Güvenliği Direktörü Ercüment Arı, “Teleperformance olarak Global Veri Koruma Ofisi ile birlikte GDPR ve KVKK süreçlerini günlük hayatımızda çok yoğun olarak deneyimliyoruz. GPDR standartlarında ve BCR onayı almış ender veri koruması standartları, denetimleri ve süreçleri olan firmalardan birisiyiz” dedi.

Teleperformance, Türkiye’de 2016 yılında ilk ‘Veri Koruma Sorumlusu’ pozisyonu ve ‘Veri Koruma Ofisi’ni açan kurumlardan biri olmasıyla dikkat çekiyor. Yerelde KVKK’nin, globalde ise GPDR’ın iyi pratiklerini baz alan şirket, personellerini işe başlatmadan önce zorunlu eğitimlerden geçiriyor. İstanbul, Uşak, Balıkesir, Antalya, Trabzon’da yapılan sınıf eğitimleri, online eğitimlerle destekleniyor. Teleperformance’da müşteri verileri; kanuna uyum çerçevesinde karşılıklı mutabakata varılan sözleşmeler, ek protokoller, çalışma talimatları gibi idari ve global standartlar ve güvenlik araçlarını barındıran teknik tedbirler, esas alınarak korunmaya dikkat ediliyor. Ayrıca müşteriler, talepleri doğrultusunda ve gerektiğinde konusunda uluslararası sertifikaları bulunan profesyonel çalışanlar tarafındanen güncel KVKK gereksinimleri hakkında kapsamlı olarak bilgilendiriliyor.

19 Ağustos 2019

Kişisel Verileri Koruma Kurumu: Sosyal medyada kişisel verilerinizi paylaşırken dikkatli olun


Kişisel Verileri Koruma Kurumu Başkanı Prof. Dr. Faruk Bilir uyardı: Kişisel verilerimizin herkese açık olması, kötü niyetli kişi veya grupların hatta siber saldırganların hedefi haline gelme olasılığımızı artırmaktadır.

İnternetin gelişmesiyle birlikte hem birey hem de toplum nezdinde sosyal anlamda ciddi değişimler gerçekleşmiş, özellikle sosyal medya, iletişim ve etkileşimi tarihte hiç olmadığı kadar kolaylaştırmıştır. Bununla birlikte her alanda yaşanan gelişmelerin sosyal hayata yansımaları olmuştur. İlerleyen teknoloji ile sosyal hayat ve sosyal medya neredeyse ayrılmaz bir bütün haline geldi. İletişim araçlarında meydana gelen dönüşümler sayesinde bireylerin özel yaşam alanlarına veya mahremiyetlerine saldırılar oldukça arttı. Ortaya çıkan sorunlar ise aslında teknolojiden değil, teknolojinin insanlar tarafından amacı dışında kullanılmasından kaynaklanıyor. Bu durum birtakım tehlikeleri beraberinde getiriyor. Kişisel Verileri Koruma Kurumu Başkanı Prof. Dr. Faruk Bilir, sosyal medyada paylaşım yaparken dikkatli olunması gerektiğinin altını çizerek “İnsanlar sosyal medya hesaplarının gizlilik ayarlarını dilediği şekilde düzenlemekte özgürdür. Ancak şu da bir gerçek ki; sosyal medya paylaşımlarının ve dolayısıyla birtakım kişisel verilerimizin herkese açık olması, mevcut tehlikelerin boyutlarını yükseltmekte, risk alanlarını genişletmektedir.” dedi. Başkan Bilir sözlerine şöyle devam etti: “Kişisel verilere ulaşım aslında kişiye ulaşım anlamına gelmektedir. Bundan dolayı verilerimizi yüzlerce kişi ile yüz binlerce kişinin bilmesi arasında büyük bir fark var. Böylesi bir durumda bireyin kötü niyetli kişi veya grupların hatta siber saldırganların hedefi haline gelme olasılığı artmaktadır. Öte yandan bazı kişisel verilerin herkese açık platformlarda paylaşılması, telafisi imkansız zararlara sebebiyet verebilir.”

Başkan Bilir, sosyal medyada paylaşım yaparken maruz kalabileceğimiz tehlikelerden de bahsetti:

“Açık adres bilgisi, konum bilgisi ve telefon numarası ile e-posta bilgileri kişiyi potansiyel hedef haline getirebiliyor. Telefona gönderilen kimlik avı mesajları ve özellikle e-posta adreslerine iletilen oltalama gönderileri, kişinin finansal verileri başta olmak üzere özel yaşamına ilişkin verilerini hedeflemektedir. Bugün dolandırıcılık vakalarının önemli bir kısmı kişilerin kendileri tarafından gelişigüzel paylaşılan kişisel verilerinin yardımıyla gerçekleşmektedir. Ek olarak planlamalarımızı ve etkinlik takvimlerimizi de herkese açık olarak paylaşmamız sonucunda çeşitli mağduriyetler yaşayabiliriz. Diğer bir yandan sosyal medyada ebeveynlerin çocuklarına dair kişisel verileri de aleni hale getirmesi, gelecekte bazı sorunların yaşanmasına neden olabilir. Yapılan bir araştırmaya göre, her 4 ebeveynden biri, sosyal medya hesabını herkese açık özelliğinde kullanmakta ve bu ebeveynlerin yarıya yakını aynı hesaplarda sıklıkla çocuklarıyla ilgili paylaşımlar da yapmakta. Bu durum sadece kendimizin değil, çocuklarımızın da risk altında olması anlamına gelmektedir. Yaptığımız paylaşımlar, davranış şekillerimiz ve hassasiyetlerimizi ortaya çıkarabilir. Hassasiyetlerimiz, hiç tanımadığımız ve bilmediğimiz insanların elinde zafiyetlerimiz haline dönüşebilir. Zaaflarımızdan yararlanılarak maddi ve manevi zararlar yaşamamız söz konusu olabilir.”

Sosyal medyaya da değinen Başkan Bilir, son günlerin önemli gündem maddesi haline gelen sosyal medyada profilleme faaliyetlerine de değindi.

Sosyal medya platformlarında bireyin özeli olmasına rağmen, her geçen gün dijital ortama yeni bir bilgi koyarak, veri ekleyerek kendi hakkında veri toplanmasına izin vermesi, mahremiyetine zarar verebilmektedir. Sosyal medyada ve dijital dünyada bıraktığımız izlerden yola çıkılarak bir algoritma çerçevesinde ‘’profil’’ oluşturulabiliyor. Okuduklarımız, izlediklerimiz, dinlediklerimiz, arama ve araştırmalarımız, tuşlama ve beğenilerimiz ve buna benzer eylemlerimiz profilleme kapsamında değerlendirmeye alınabiliyor. Profilleme sayesinde mevcut kişisel veriler ile birlikte daha önceden bilinmeyen verileri tahmin edilerek, otomatik karar verme mekanizmaları aracılığıyla çeşitli ‘’sonuçlar’’ elde edilebilmektedir. Profilleme işlemi ile ilgili kişi hakkında elde edilen sonuçlar da kişisel veridir. Elde edilen bu ‘’sonuçlar’’ kişinin lehine bir durum meydana getirebileceği gibi aleyhine bir durum da meydana getirebilir. Profilleme sonucunda verilen kararlar ya da atılan adımlar bireyleri ciddi bir biçimde etkileyebilmektedir.

Prof. Dr. Bilir, vatandaşların bu konuda herhangi bir olumsuzluğa maruz kalması durumundaki haklarından ve yapması gerekenlerden de bahsetti.

“6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanununun 11/1 (g) bendine göre, ilgili kişiler işlenen verilerin münhasıran otomatik sistemler vasıtasıyla analiz edilmesi suretiyle kişinin kendisi aleyhine bir sonucun ortaya çıkmasına itiraz etme hakkına sahiptir. Bu kapsamda aleyhimize sonuçlar ortaya çıkaran profilleme işlemlerine itiraz edebiliriz. Veri sorumlularının da bu itirazları dikkate alıp, gereğini yerine getirme noktasında son derece hassas davranmaları gerekmektedir.”

Başkan Bilir, Vatandaşların kişisel verilerini paylaşırken nelere dikkat etmesi gerektiğini de şu şekilde açıkladı:

Kişisel verileri paylaşmak insan için bir ihtiyaç olabilir. Burada esas mesele, buna insanın kendisinin karar vermesidir. 6698 sayılı Kanun, kişisel veri güvenliği konusunda veri sorumlularına çeşitli yükümlülükler getirmiştir. Ancak kişisel verilerin korunmasında bireylere de düşen görevler bulunmaktadır. Kişisel veriler paylaşılmadan önce aydınlatma metni ve gerekli ise açık rıza metni dikkatlice okunmalı. İlgili kişiler, kişisel veri talep eden uygulamalara karşı daha bilinçli yaklaşmalıdır. Kişiler uygulamanın güvenli olup olmadığını sorgulayıp, araştırmalıdır. Sosyal medyada bir paylaşım yapmadan önce bir kez daha düşünüp, o paylaşımın kişisel veriler açısından bugün veya gelecekte sorun teşkil edip etmeyeceğini göz önünde bulundurmalıdır. Ayrıca yine sosyal medyada hangi paylaşımı kimlerin göreceğini belirlemek, kişisel verilerin güvenliğini sağlamak adına atabilecek önemli bir adımdır. Bireylerin çevrimiçi ya da gerçek ortamda ortaya çıkabilecek mahremiyet ihlallerine karşı bilgi sahibi olmaları büyük önem taşımaktadır. Dolayısıyla kişisel verilerin korunması konusunda farkındalık kazanılmalıdır. Çünkü farkındalık, güvenliğe açılan kapının anahtarıdır. Bu kapsamda kişisel veriler konusunda sorgulayıcı bir anlayışa sahip olmak gerekmektedir. Kişisel veriler, hayatın her döneminde önemli olmuştur. Kişisel verilerimizin hayatımızı nasıl etkilediğini anlamamız gerekir. Kişisel veriler paylaşılmadan önce şu soruyu aklımıza getirmeliyiz: Kişisel verilerimi ben mi kontrol edeceğim, yoksa kişisel verilerim mi beni kontrol edecek? Bilinçli ve kontrollü kişisel veri paylaşımı ile kontrol bizde olsun diyor ilgili kişilerin kontrolü elden bırakmamalarını tavsiye ediyorum.

Son Yorumlar