Teknoloji, tavsiye, deneyimler ve ilgimi çeken diğer konular...

19 Ağustos 2019

Kişisel Verileri Koruma Kurumu: Sosyal medyada kişisel verilerinizi paylaşırken dikkatli olun


Kişisel Verileri Koruma Kurumu Başkanı Prof. Dr. Faruk Bilir uyardı: Kişisel verilerimizin herkese açık olması, kötü niyetli kişi veya grupların hatta siber saldırganların hedefi haline gelme olasılığımızı artırmaktadır.

İnternetin gelişmesiyle birlikte hem birey hem de toplum nezdinde sosyal anlamda ciddi değişimler gerçekleşmiş, özellikle sosyal medya, iletişim ve etkileşimi tarihte hiç olmadığı kadar kolaylaştırmıştır. Bununla birlikte her alanda yaşanan gelişmelerin sosyal hayata yansımaları olmuştur. İlerleyen teknoloji ile sosyal hayat ve sosyal medya neredeyse ayrılmaz bir bütün haline geldi. İletişim araçlarında meydana gelen dönüşümler sayesinde bireylerin özel yaşam alanlarına veya mahremiyetlerine saldırılar oldukça arttı. Ortaya çıkan sorunlar ise aslında teknolojiden değil, teknolojinin insanlar tarafından amacı dışında kullanılmasından kaynaklanıyor. Bu durum birtakım tehlikeleri beraberinde getiriyor. Kişisel Verileri Koruma Kurumu Başkanı Prof. Dr. Faruk Bilir, sosyal medyada paylaşım yaparken dikkatli olunması gerektiğinin altını çizerek “İnsanlar sosyal medya hesaplarının gizlilik ayarlarını dilediği şekilde düzenlemekte özgürdür. Ancak şu da bir gerçek ki; sosyal medya paylaşımlarının ve dolayısıyla birtakım kişisel verilerimizin herkese açık olması, mevcut tehlikelerin boyutlarını yükseltmekte, risk alanlarını genişletmektedir.” dedi. Başkan Bilir sözlerine şöyle devam etti: “Kişisel verilere ulaşım aslında kişiye ulaşım anlamına gelmektedir. Bundan dolayı verilerimizi yüzlerce kişi ile yüz binlerce kişinin bilmesi arasında büyük bir fark var. Böylesi bir durumda bireyin kötü niyetli kişi veya grupların hatta siber saldırganların hedefi haline gelme olasılığı artmaktadır. Öte yandan bazı kişisel verilerin herkese açık platformlarda paylaşılması, telafisi imkansız zararlara sebebiyet verebilir.”

Başkan Bilir, sosyal medyada paylaşım yaparken maruz kalabileceğimiz tehlikelerden de bahsetti:

“Açık adres bilgisi, konum bilgisi ve telefon numarası ile e-posta bilgileri kişiyi potansiyel hedef haline getirebiliyor. Telefona gönderilen kimlik avı mesajları ve özellikle e-posta adreslerine iletilen oltalama gönderileri, kişinin finansal verileri başta olmak üzere özel yaşamına ilişkin verilerini hedeflemektedir. Bugün dolandırıcılık vakalarının önemli bir kısmı kişilerin kendileri tarafından gelişigüzel paylaşılan kişisel verilerinin yardımıyla gerçekleşmektedir. Ek olarak planlamalarımızı ve etkinlik takvimlerimizi de herkese açık olarak paylaşmamız sonucunda çeşitli mağduriyetler yaşayabiliriz. Diğer bir yandan sosyal medyada ebeveynlerin çocuklarına dair kişisel verileri de aleni hale getirmesi, gelecekte bazı sorunların yaşanmasına neden olabilir. Yapılan bir araştırmaya göre, her 4 ebeveynden biri, sosyal medya hesabını herkese açık özelliğinde kullanmakta ve bu ebeveynlerin yarıya yakını aynı hesaplarda sıklıkla çocuklarıyla ilgili paylaşımlar da yapmakta. Bu durum sadece kendimizin değil, çocuklarımızın da risk altında olması anlamına gelmektedir. Yaptığımız paylaşımlar, davranış şekillerimiz ve hassasiyetlerimizi ortaya çıkarabilir. Hassasiyetlerimiz, hiç tanımadığımız ve bilmediğimiz insanların elinde zafiyetlerimiz haline dönüşebilir. Zaaflarımızdan yararlanılarak maddi ve manevi zararlar yaşamamız söz konusu olabilir.”

Sosyal medyaya da değinen Başkan Bilir, son günlerin önemli gündem maddesi haline gelen sosyal medyada profilleme faaliyetlerine de değindi.

Sosyal medya platformlarında bireyin özeli olmasına rağmen, her geçen gün dijital ortama yeni bir bilgi koyarak, veri ekleyerek kendi hakkında veri toplanmasına izin vermesi, mahremiyetine zarar verebilmektedir. Sosyal medyada ve dijital dünyada bıraktığımız izlerden yola çıkılarak bir algoritma çerçevesinde ‘’profil’’ oluşturulabiliyor. Okuduklarımız, izlediklerimiz, dinlediklerimiz, arama ve araştırmalarımız, tuşlama ve beğenilerimiz ve buna benzer eylemlerimiz profilleme kapsamında değerlendirmeye alınabiliyor. Profilleme sayesinde mevcut kişisel veriler ile birlikte daha önceden bilinmeyen verileri tahmin edilerek, otomatik karar verme mekanizmaları aracılığıyla çeşitli ‘’sonuçlar’’ elde edilebilmektedir. Profilleme işlemi ile ilgili kişi hakkında elde edilen sonuçlar da kişisel veridir. Elde edilen bu ‘’sonuçlar’’ kişinin lehine bir durum meydana getirebileceği gibi aleyhine bir durum da meydana getirebilir. Profilleme sonucunda verilen kararlar ya da atılan adımlar bireyleri ciddi bir biçimde etkileyebilmektedir.

Prof. Dr. Bilir, vatandaşların bu konuda herhangi bir olumsuzluğa maruz kalması durumundaki haklarından ve yapması gerekenlerden de bahsetti.

“6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanununun 11/1 (g) bendine göre, ilgili kişiler işlenen verilerin münhasıran otomatik sistemler vasıtasıyla analiz edilmesi suretiyle kişinin kendisi aleyhine bir sonucun ortaya çıkmasına itiraz etme hakkına sahiptir. Bu kapsamda aleyhimize sonuçlar ortaya çıkaran profilleme işlemlerine itiraz edebiliriz. Veri sorumlularının da bu itirazları dikkate alıp, gereğini yerine getirme noktasında son derece hassas davranmaları gerekmektedir.”

Başkan Bilir, Vatandaşların kişisel verilerini paylaşırken nelere dikkat etmesi gerektiğini de şu şekilde açıkladı:

Kişisel verileri paylaşmak insan için bir ihtiyaç olabilir. Burada esas mesele, buna insanın kendisinin karar vermesidir. 6698 sayılı Kanun, kişisel veri güvenliği konusunda veri sorumlularına çeşitli yükümlülükler getirmiştir. Ancak kişisel verilerin korunmasında bireylere de düşen görevler bulunmaktadır. Kişisel veriler paylaşılmadan önce aydınlatma metni ve gerekli ise açık rıza metni dikkatlice okunmalı. İlgili kişiler, kişisel veri talep eden uygulamalara karşı daha bilinçli yaklaşmalıdır. Kişiler uygulamanın güvenli olup olmadığını sorgulayıp, araştırmalıdır. Sosyal medyada bir paylaşım yapmadan önce bir kez daha düşünüp, o paylaşımın kişisel veriler açısından bugün veya gelecekte sorun teşkil edip etmeyeceğini göz önünde bulundurmalıdır. Ayrıca yine sosyal medyada hangi paylaşımı kimlerin göreceğini belirlemek, kişisel verilerin güvenliğini sağlamak adına atabilecek önemli bir adımdır. Bireylerin çevrimiçi ya da gerçek ortamda ortaya çıkabilecek mahremiyet ihlallerine karşı bilgi sahibi olmaları büyük önem taşımaktadır. Dolayısıyla kişisel verilerin korunması konusunda farkındalık kazanılmalıdır. Çünkü farkındalık, güvenliğe açılan kapının anahtarıdır. Bu kapsamda kişisel veriler konusunda sorgulayıcı bir anlayışa sahip olmak gerekmektedir. Kişisel veriler, hayatın her döneminde önemli olmuştur. Kişisel verilerimizin hayatımızı nasıl etkilediğini anlamamız gerekir. Kişisel veriler paylaşılmadan önce şu soruyu aklımıza getirmeliyiz: Kişisel verilerimi ben mi kontrol edeceğim, yoksa kişisel verilerim mi beni kontrol edecek? Bilinçli ve kontrollü kişisel veri paylaşımı ile kontrol bizde olsun diyor ilgili kişilerin kontrolü elden bırakmamalarını tavsiye ediyorum.

01 Eylül 2018

Hashtag kullanımında Twitter’dan markalara altın kurallar

Hashtag kullanımında Twitter’dan markalara altın kurallar
Twitter hashtagin 11’inci doğum günü geride kalırken hedef kitlelerine etkili şekilde ulaşmak isteyen markalara hashtag kullanımı ile ilgili 5 ipucu veriyor.

Hashtag sembolünün internet kullanıcılarını birleştirmek için ne denli etkileyici bir rol oynayacağını kimse tahmin edemezdi herhalde. 11 sene önce ilk olarak Twitter’da kullanılan hashtag, kullanıcıların dünyada olup bitenlerden haberdar olup gündemde neler konuşulduğunu keşfetmelerini sağlıyor. Ve her gün ortalama 125 milyon hashtag paylaşılıyor.

Hashtag markaların pazarlama hedeflerini yerine getirip, mesajlarını geniş bir kitleye iletmelerini sağlayan bir araca dönüştü.

Fakat markalar tweetlerinde nasıl hashtag kullanmalı veya belirli kampanyalar için nasıl kendi hashtaglerini yaratmalı? Bu 5 basit kuralı takip ederek kullandığınız hashtaglerin etkili olmasını sağlayabilirsiniz.

#Uzunluk

İdeal bir hashtag kaç harften oluşur? Cevap: 7. Geçen sene Avustralya’da paylaşılan en popüler 500 hashtag ortalama 7 karakterden oluşuyordu.

İşin temel kuralı çok uzatmadan mesajı iletmek. Unutmayın ki net bir hashtag daha çok tercih edilecektir. Akılda kalan tek kelimelik bir slogan veya markanızı hemen çağrıştıran bir akronim gündemde çok daha hızlı yayılacaktır. Kısa isimli markalar hashtaglere kendi isimlerini sığdırabilir, mesela #NABMiniLegends. Fakat marka sloganınızın bir hashtag olarak başarılı olmasını beklemeyin. Kampanya mesajınızı tek kelimeye sığdırmanız mümkün değilse hashtagi en fazla 3 kelimede tutmaya çalışın. 3 kelimeden fazla içeren hashtaglerin akılda kalması daha güç oluyor.

#BüyükVeyaKüçük?

Hashtagler küçük veya büyük harften mi oluşmalı? Hashtag birden fazla kelime içeriyor veya kısmi bir akronim ise, büyük harf kullanmak diğer kullanıcıların tweetinizin içerdiği unsurları anlamaları için önemlidir. Bir hashtagin anlamını kaybedip, içeriğinden başka bir mesaj çıkarılması kadar kötü bir durum yoktur. Bunu engellemek için büyük harfler kullanabilirsiniz.

Bunun dışında hiçbir zaman sadece büyük harfler kullanmayın çünkü hedef kitleniz kendilerine bağırıldığını düşünebilir.


#KaçTane?

#Her #kelime #için #hashtag #kullanan Twitter kullanıcılarına hepimiz şahit olduk. Fakat gereğinden fazla hashtag içeren tweetler yansıtmak istediğiniz mesajın etkisini seyreltir. En iyi yöntem sadece bir veya gerektiğinde en fazla üç, hashtag kullanmaktır. Kullandığınız hashtaglerin iletmek istediğiniz mesaj ile ilgili olmaları da çok önemli bir faktör. Mesela, markanız büyük bir eyleme veya etkinliğe dahil olursa o zaman ilgili hashtagleri kullanmanız yerinde olur. Markanızla ilgili olduklarına ve o hashtagleri kullanma yetkiniz olduğundan emin olun. Müşterileriniz sadece sosyal medyada ilgi aradığınızı düşünürlerse size olan güvenleri azalabilir.

#Komedi

Yarattığınız veya kullanmak istediğiniz hashtagin komik bulunacağından eminseniz, o zaman komedi hedef kitlenizin sizinle angaje olması için çok iyi bir yöntem. Fakat seçtiğiniz espri yanlış anlaşılabilecek veya kafa karıştırıcı olarak algılanabilecek ise dikkat edin. Paylaşımdan önce bir sürü farklı kitlelerden insana gösterip herkesin komik bulup anlayacağı bir hashtag olacağından emin olabilirsiniz.

#Açıklık

Kampanyanız gizemli bir hazine avı değilse her zaman müşterilerinize kullandığınız hashtagin ne anlama geldiğini açıklayın ve onlara da kullanmaları için teşvik edin. Vereceğiniz bir hediye olsun veya hashtagi kullandıklarında basit bir retweet olsun, karşılıklı yararlı bir ilişkiye hedef kitleniz daha çok ilgi gösterir.

İşte bu kadar basit. Hashtag 11 sene boyunca markalara eşi benzeri olmayan bir hediye olarak sunuldu. Listedeki 5 kuralı takip ederseniz çok kısa süre içinde sizde markanızı takip eden sağlam bir kitle oluşturabilirsiniz.

21 Mart 2018

Facebook Marketplace artık Türkiye’de

Facebook Marketplace artık Türkiye’de
Facebook Marketplace platformunu Türkiye’de kullanıma sunuyor. 64 ülkede kullanılabilen Marketplace, Facebook üzerinde yerel ürünleri almayı ve satmayı tek bir çatı altında topluyor.

İnsanların hâlihazırda Facebook’u kendi toplulukları içinde ürün alım satımı için sıkça kullandığının altını çizen Facebook, bu aktivitenin Facebook Grupları ile başladığını ve son birkaç yıl içinde ciddi artış gösterdiğini belirtti. Her ay 700 milyondan fazla kişi bir şeyler almak ve satmak için Facebook Marketplace’i kullanıyor.

Facebook Marketplace Ürün Yönetimi Direktörü Karandeep Anand konuyla ilgili şunları söyledi: “Bugün yerel ürünleri keşfetmeyi, almayı ve satmayı Facebook üzerinde tek bir çatı altında toplayarak kolaylaştıran Marketplace platformunu Türkiye’de kullanıma sunuyoruz. İnsanların hâlihazırda Facebook’u kendi toplulukları içinde ürün alım satımı için kullandığını biliyoruz ve Marketplace ile artık bunu çok daha kolaylaştırıyoruz.”

Marketplace Türkiye’nin de dâhil olduğu 64 ülkede kullanılabiliyor

Facebook’un Marketplace ile ilgili paylaştığı bazı güncel veriler ise şu şekilde:

- Marketplace hâlihazırda 64 ülkede kullanılabiliyor

- Kullanıma sunulduğu günden itibaren Marketplace üzerinde potansiyel bir alıcı ve satıcı arasında geçen tekil sohbetlerde yüzde 77 artış gözlendi

- Her ay 700 milyondan fazla kişi bir şeyler almak ve satmak için Facebook Marketplace’i ziyaret ediyor

-1 Ocak 2017’den beri dünya çapında Marketplace sekmesinde yapılan aramalar 3 kat arttı

- Son üç ayda mevcut envanter içinde sırasıyla Araç, Mobilya ve Elektronik & Bilgisayar kategorileri, insanların en çok etkileşime geçtiği ilk üç kategori oldu

Platformu kullanmaya başlamak için Facebook üzerinde Marketplace simgesine tıklanması yeterli. Aranan ürünü kolayca bulabilmek için üst kısımdaki arama sekmesinde arama yapılabiliyor ve sonuçlar yer, kategori ya da fiyata göre filtrelenebiliyor. Satış yapmak için ise istenilen ürünün fotoğrafını çekip, açıklama ve fiyatını belirledikten sonra paylaşmak yeterli. Alıcılar ve satıcılar Facebook Messenger’ı kullanarak da kolaylıkla iletişime geçebiliyor.

Facebook’un sunduğu güvenlik ipuçları, gizlilik kontrolleri ve kullanımı kolay raporlama araçları ise insanların Marketplace üzerinde güvenle alışveriş yapmasına yardımcı olacak.

09 Aralık 2017

“Siber Zorba Olma!” #farkinavar

“Siber Zorba Olma!” #farkinavar
Samsung Electronics Türkiye, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) işbirliğiyle siber zorbalığa karşı “Siber Zorba Olma! #farkinavar” hareketini başlatıyor. Çocukların, gençlerin ve ailelerin siber zorbalığa karşı bilinçlendirilmesi amacıyla yıl boyunca verilecek eğitimlerin yanı sıra 13 Aralık’ta sosyal medya hareketi başlatılıyor.

“Birlikte İyi Gelecek” vizyonuyla hareket eden Samsung Electronics Türkiye, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) işbirliği ile siberzorbalık konusunda çocukların, gençlerin, ailelerin ve öğretmenlerin farkındalığını artırmayı hedefleyen “Siber Zorba Olma! #farkinavar” hareketini başlatıyor.

Elektronik ortamda bir birey veya grubun, diğerlerine yönelik kasıtlı biçimde gerçekleştirdiği aşağılama, iftira, dedikodu, taciz, tehdit, utandırma ve dışlama gibi rahatsızlık verici eylemleri ifade eden “siber zorbalık” kavramı her gün binlerce çocuk ve gencin fiziksel ve psikolojik zarar görmesine sebep oluyor.

Samsung ve BTK işbirliği ile yürütülen “Siber Zorba Olma! #farkinavar” kampanyası dahilinde pilot 20 okul ile başlayacak eğitimlerde çocukların, gençlerin, ailelerin ve öğretmenlerin teknolojinin kötü amaçlı kullanımına karşı farkındalıklarının ve kişilik haklarının korunması konusunda duyarlılıklarının artması hedefleniyor.

Gençlerin teknolojiden en etkin şekilde faydalanmasının yanında, potansiyel zararlarını en aza indirmeyi amaçlayan “Siber Zorba Olma!” #farkinavar hareketini duyurmak amacıyla siber zorbalığa uğrayan gençlerin duygularını çarpıcı bir şekilde ortaya koyan ve Nejat İşler’in seslendirdiği dijital reklam filmi yapıldı. Okullarda verilecek eğitimlerin yanısıra siber zorbalığa dikkat çekmek için 13 Aralık günü Samsung Türkiye ve BTK sosyal medya hesaplarını karartıp, “Siber Zorba Olma!” sloganını #farkinavar hashtag’i ile paylaşarak herkesi sosyal medyadaki bu hareketin bir parçası olmaya davet edecek.
Düzenlenen basın toplantısında konuşan Samsung Electronics Türkiye Başkanı DaeHyun Kim “Teknolojinin sunduğu birçok katma değerin yanında kötüye kullanımından doğan olumsuz sonuçlar da var; bunlardan biri de siber zorbalık. Samsung Electronics Türkiye olarak çocuklarımız ve gençlerimiz üzerinde psikolojik ve fiziksel anlamda yıkıcı etkileri olan bu sorunla ilgili tüm ülke genelinde farkındalık yaratmak için dijital bir film hazırladık. Sosyal medya hesaplarımız üzerinden paylaşımı yapılacak filmimizle birlikte 13 Aralık günü tüm sosyal medya hesaplarımızı “Siber Zorba Olma!” görselimiz ile kararatarak paylaşımlarımızda #farkinavar hashtagini kullanacağız. Projeyle ilgili yayılımı artırmak için tüm paydaşlarımızdan 13 Aralık günü sosyal medya hesaplarından “Siber Zorba Olma!” görselini paylaşarak projeye destek olmalarını istiyoruz” dedi.

Ülkemizde ise siber zorbalığa maruz kalanların oranı yüzde 20
“Biz kurum olarak gözbebeğimiz olan gençlerimizin ve çocuklarımızın kendi öz kültürünü, milli ve manevi değerlerini kaybetmeden en iyi şekilde teknolojik deneyime ve beceriye sahip olacak, gelecekte ben de varım diyecek şekilde yetkin ve donanımlı yetişmesini istiyor, bu yoldaki tüm çalışmaları destekliyoruz” diyen BTK Başkanı Ömer Sayan ise konuşmasını şöyle sürdürdü: “Siber zorbalık; bilgi iletişim teknolojileri aracılığıyla bir bireyin ya da grubun diğerlerine yönelik düşmanlık, korkutma, tehdit, sindirme, taciz amaçlı yazılı veya görsel iletileri kasıtlı ve düzenli bir şekilde gönderilmesi olarak karşımıza çıkıyor. Siber zorbalıkla mücadelede özellikle eğitimcilere, ailelere, gençlere, STK’lara, özel sektöre, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarına çok önemli görevler düşüyor. 2010 yılından beri Türkiye’nin birçok ilinde öğrencilere, ebeveynlere, eğiticilere, adli ve mülki idari amirlere internetin bilinçli, güvenli ve etkin kullanımı konusunda verdiğimiz ve vermekte olduğumuz eğitim ve seminerlerde en önemli başlıklarımızdan biri de siber zorbalıkla mücadele. Bu mücadeleyi eğitim verdiğimiz 400 formatör öğretmen ve onların eğittiği 100 binin üzerinde öğretmen yürütüyor. Samsung ile birlikte yeni başlattığımız “Siber Zorba Olma! #farkinavar” hareketi kapsamında da önümüzdeki dönemde ailelere, öğretmenlere, öğrencilere ve eğiticilere siber zorbalık konusunda eğitim verilmeyi planlıyoruz.”

Ülkelere göre siber zorbalık oranlarını paylaşan Sayan, “İnternet kullanıcılarının Kanada’da yüzde 21’i siber zorbalığa maruz kalırken, yüzde 69’unun siber zorbalığa tanıklık ettiği görülüyor. İngiltere’de bu rakam yüzde 20 ve üzeri olarak kayıtlara geçerken, ülkemizde ise siber zorbalığa maruz kalanların oranı yüzde 20. Amerika’da siber zorbalıkla mücadele etmek zorunda kalanların yüzde 20’si intiharı düşündüğünü açıklaması en ilginç verilerden biri. Bu rakamlar üstelik siber zorbalığa maruz kaldığını açıklayan kişilerden oluşuyor. Bunu açıklamamış kişiler de göz önünde bulundurulduğunda bu oranlar daha yükseliyor” açıklamasında bulundu.

Siber zorbalıkta İstanbul ilk sırada
Basın toplantısında konuşan, çocuk ve gençlerin internet kullanımı ve siber zorbalık konularındauzman Kocaeli Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü ve Bilişim Anabilim Dalı BaşkanıProf. Dr. Emel Baştürk Akca, siber zorbalığın yaygınlığını ve yarattığı sonuçları ortaya koymak amacıyla TÜBİTAK’ın desteği ile yürütülen araştırma projesinin* sonuçlarına dikkat çekti: “Kocaeli Üniversitesi’nde TÜBİTAK’ın desteği ile yürütülen proje kapsamında yedi ilde 7. ve 8. sınıfa devam eden 1400 öğrenci ile anket çalışması gerçekleştirildi. Siber zorbalık mağdur ve faili olma durumunun her ikisinde de ilk sırada yer alan İstanbul’da siber mağdur/kurban oranı yüzde 20’ye yaklaşırken, siber zorba olma oranı ise yüzde 15’i geçmektedir. Ayrıca siber zorbalık deneyimlerinin İnternet kullanım sıklığıyla doğru orantılı olduğu görülmüştür. Araştırmanın diğer bulguları öğrencilerin siber zorbalık konusunda yeterince farkındalığa sahip olmadığını, bu nedenle siber zorba ve kurban olma oranlarının daha yüksek olabileceğini göstermektedir. Çünkü siber zorbalık olarak tanımlanan eylemler sıralanarak sorular yöneltildiğinde siber zorba ve kurban olma oranlarının çok daha yüksek olduğu görülmektedir. Bu nedenle Samsung ve BTK öncülüğünde başlatılan “Siber Zorba Olma! #farkinavar”hareketi, siber zorbalığın önlenmesi ve çocuklar ve gençlere siber zorbalıkla baş etme becerisi kazandırılması açısından hayati önem arz ediyor.”

Videonun başı
Samsung Electronics Türkiye, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) işbirliğiyle siber zorbalığa karşı “Siber Zorba Olma! #farkinavar” hareketininin tanıtımı
Videonun devamı
Sivas- Toki Ahmet Yesevi Ortaokulu/ Tübitak 4006 Billim Fuarı Projesi. Bu projede gençler ve çocuklar arasında günden güne yaygınlaşan siber zorbalık hakkında farkındalık oluşturmak için kısa bir video hazırlamışlar. Videoda ailelerin konuya yabancı olduğunu gençlerin siber zorbalık, internet etiği, güvenli internet gibi konularda daha çok bilgi sahibi olduğunu vurgulamışlar. Ailelerde farkındalık oluşturmak ve öğrencilerde ise siber zorbalıkla mücadele gibi konulara dikkat çekmeye çalıştıkları senaryoya ile öğrenciler "Siber Vatandaş Ol, Zorba Olma!" konulu bir haber ve sokak röportajı yapmışlar. 

  Siber zorbalık hangi şekillerde karşımıza çıkar?
  • Mobil cihazlar aracılığı ile bireylerin görüntülerini izinsizce çekip paylaşmak,
  • Sosyal ağlar ya da sohbet odaları gibi çevrimiçi ortamlarda bireyleri aşağılayıcı, alay edici, tehditkâr, cinsel taciz veya şiddet içeren mesajlar göndermek,
  • Birinin kişisel bilgilerini rızası ve haberi olmadan sosyal medya aracılığıyla paylaşmak,
  • Sosyal ağlarda birisi hakkında dedikodu yaymak,
  • Bir kişiye ilişkin karalayıcı, aşağılayıcı web sayfaları hazırlamak,
  • Başkası adına sahte hesap açıp, onun kimliğine bürünmek,
  • Bir kişinin çevrimiçi ortamdaki tüm hesaplarını ısrarlı biçimde takibe almak, 
  • Ortak tanıdıkları etkileyerek hedef olarak seçilen bireyi arkadaş listelerinden silmelerini ve bloke etmelerini, yani sosyal olarak dışlamalarını sağlamak...
Samsung Electronics Türkiye, BTK işbirliğiyle “Siber Zorba Olma! #farkinavar” hareketini başlatıyor

Kocaeli Üniversitesi’nin TÜBİTAK ile yürüttüğü Siber Zorbalık araştırmasına dair sonuçlar:
  • Araştırmaya katılan öğrencilerin % 90’nının Facebook’ta hesabı bulunuyor.
  • % 11.64’ü sözlü siber zorbalığa maruz kaldığını; % 10.13’ü ise siber zorbalık yaptıgını belirtmiş.
  • Araştırmaya katılan öğrencilerin yaklaşık %56.5’i internette tanımadığı kişilerle konuştugunu söylemiştir
  • Öğrencilerin %57.6’sı sosyal ağlarda “kullanıcıyı şikayet et/bildir” linkini kullanarak şikayette bulunduğunu ifade etmiştir. Öğrencilerin şikayet etme nedenleri arasında ilk sırada “sözlü taciz” yer almaktadır.
  • Siber ortamda, sözlü tacize maruz kaldığını belirten öğrencilerin oranı ise %25.4’tür.
  • Araştırmaya katılan öğrencilerin %32,5’i siber zorbalığa maruz kalmaları halinde “kanıt içeriği silme” davranışını tercih etmektedir.
  • Araştırmaya katılan kız öğrencilerin %16’sı, erkek öğrencilerin ise %30,5’i siber zorbalığa maruz kalmaları halinde “misilleme” yoluyla zorbalığa karşılık vermeyi uygun bulmaktadır. Siber ortamda, sözlü tacize maruz kaldığını belirten öğrencilerin oranı ise %25.4’tür. 
  • Araştırmaya katılan kız öğrencilerin %16’sı, erkek öğrencilerin ise %30,5’i siber zorbalığa maruz kalmaları halinde “misilleme” yoluyla zorbalığa karşılık vermeyi uygun bulmaktadır. 
  • Çalışmanın dikkat çekici bulgulardan biri de öğrencilerin siber zorbalığa maruz kalmaları halinde bunu öncelikle arkadaşları ile paylaşacaklarını ifade etmeleridir; (okul arkadaşına söylemek %41, çevrimiçi arkadaşa söylemek %31).
  • Ailemle paylaşırım diyenlerin oranı %37, öğretmeniyle paylaşma oranı ise %15’tir. Bu durum ergenlerin siber zorbalık durumda yetişkinleri öncelikli rehberler olarak görmedikleri ortaya koymaktadır. 
Ebeveynler Siber Zorbalığı Önlemek için neler yapabilir?
  • Çocuklarla siber zorbalık konusunda konuşmalı, onları yargılamadan dinlemeli ve başkalarına saygı konusunda çocuklara rol model olmalı
  • Siber zorbalığa karşı okulla işbirliği yapmaya teşvik etmeli,
  • Çocukları siber zorbalığa maruz kaldığında bunu abartmak ya da yok saymak yerine çocuklarına siber ataklar ile nasıl mücadele edebileceklerini öğretmeli
  • Çocukların siber zorbalık vakalarını yetişkinlere, yasal kişi ve kurumlara bildirmeleri konusunda teşvik etmeli  
*Türkiye’de Temel Eğitim Gençliğinde Siber Zorbalık Konusunda Farkındalık Geliştirmek; Gençlerin Siber Zorbalığı Algılayışı, Yaygınlığı ve Farkındalığa İlişkin Alan Çalışması” başlıklı ve 113 K 170 No’lu TÜBİTAK Projesi.


29 Kasım 2017

Instagram'ın 2017 En'leri

Instagram'ın 2017 En'leri
Instagram, 2017’nin sonu yaklaşırken yıl boyunca Instagram topluluğun en fazla önem verdiği anları paylaştı.

2017’de Instagram’da en fazla fotoğrafı paylaşılan şehir New York olurken, İstanbul da 9’uncu sırada yer aldı. 2017’yi en fazla takipçiyle kapatan ilk üç ünlü sırasıyla Selena Gomez, Ariana Grande ve Christiano Ronaldo oldu. Instagram ayrıca yılın en fazla kullanılan hashtag’leri ve geçtiğimiz yıl kullanıma sunulan Hikayelerde en fazla kullanılan yüz filtrelerini de paylaştı.

2017’de Instagram’da en fazla fotoğrafı paylaşılan şehirler:

  • New York, ABD
  • Moskova, Rusya
  • Londra, İngiltere
  • Sao Paulo, Brezilya
  • Paris, Fransa
  • Los Angeles, ABD
  • Saint Petersburg, Rusya
  • Jakarta, Endonezya
  • İstanbul, Türkiye
  • Barcelona, İspanya


En fazla takipçisi olan ünlüler:

  • Selena Gomez (@selenagomez) – 130 milyon takipçi
  • Ariana Grande (@arianagrande) – 115 milyon takipçi
  • Cristiano Ronaldo (@cristiano) – 115 milyon takipçi
  • Beyoncé (@beyonce) – 108 milyon takipçi
  • Kim Kardashian West (@kimkardashian) – 104 milyon takipçi
  • Taylor Swift (@taylorswift) – 104 milyon takipçi
  • Kylie Jenner (@kyliejenner) – 99,5 milyon takipçi
  • Dwayne Johnson (@therock) – 96 milyon takipçi
  • Justin Bieber (@justinbieber) – 93,9 milyon takipçi
  • Kendall Jenner (@kendalljenner) – 84,8 milyon takipçi


2017'de Instagram Hikayelerde en sık kullanılan yüz filtreleri:

  • Köpek
  • Tavşan
  • Koala
  • Dahi
  • Aşk


2017’nin en popüler hastag’leri:

  • #love
  • #fashion
  • #photooftheday
  • #photography
  • #art
  • #beautiful
  • #travel
  • #happy
  • #nature
  • #picoftheday

08 Kasım 2017

Twitter'da 280 karakter kullanımı herkese açıldı

Twitter, Eylül ayında dünyadaki herkesin tek bir Tweet’le kendini daha kolay anlatabilmesi için 140 karakter limitini artıran bir test uygulamaya başlamıştı. Amaç, Twitter’ı Twitter yapan hız ve özlüğü koruyarak bu değişikliği mümkün kılmaktı. Tüm verilerin ışığında bu hedefe ulaşıldı ve bu değişim düşüncelerin bir Tweet’e sığdırılmaya çalışıldığı tüm dillerde başlatılacak. Bu konuda yapılan açıklama şöyle;


Testin ilk günlerinde, yeni ve alışılmamış bir uygulama olduğu için birçok insan 280 karakter limitini doldurarak Tweet attı ama kısa bir süre sonra bu değişim olağanlaştı (bu konu ile ilgili aşağıda daha fazla bilgi bulabilirsiniz). İnsanların 140 karakterden daha fazlasını kullanmaları gerektiğinde daha kolay ve daha sık Tweet attıklarını gördük. Ama asıl önemlisi, insanlar çoğunlukla 140’tan az karakter kullanarak Tweet attılar ve Twitter’ın öz olma özelliği korunmuş oldu.


Önemli noktaları aşağıda ve deney süreci, kapsamlı veri analizi, araştırma ve tasarım çalışmaları hakkındaki ek bloglarımızda yer almaktadır.


Tweet atmak daha kolay
Tarihsel olarak baktığımızda, İngilizce atılan Tweet’lerin %9’u karakter limitini dolduruyordu. Bu oran bize, bir düşünceyi bir Tweet’e sığdırmak için sarfedilen, ve çoğunlukla Tweet’i düzenlemekle çok fazla vakit harcamak ve hatta bazen Tweet’ten vazgeçmekle sonuçlanan eforları yansıtıyor. Karakter sayısının artırılmasıyla, bu sorun büyük ölçüde azaltıldı – karakter limitini dolduran Tweet sayısı, toplam Tweet sayısının %1’ine kadar geriledi. Tweet’lerin karakter limitine daha nadir dayandığını gördüğümüzden dolayı insanların Tweet’lerini düzenlemek için daha az zaman harcadıklarına inanıyoruz. Bu ise şu anlama geliyor: Daha fazla alan insanların düşüncelerini bir Tweet’e sığdırmalarını daha kolay hale getiriyor ve böylece insanlar söylemek istediklerini söyleyerek Tweet’lerini daha önce hiç olmadığı kadar hızlı bir şekilde gönderebiliyorlar. Bunun kanıtlarını aşağıdaki grafikte görebilirsiniz:
Twitter'da artık herkes için 280 karakter kullanabilecek

Twitter’ın özlüğünü korumak
Çoğunuz gibi biz de zaman akışlarının 280 karakterlik Tweet’ler ile dolacağından ve yeni karakter limiti ile insanların tüm alanı dolduracaklarından endişeliydik. Ama böyle bir şey olmadı. Gönderilen Tweet’lerin sadece %5’i 140 karakterden daha uzundu ve sadece %2’si 190 karakterden fazlaydı. Sonuç olarak, zaman akışını okuma deneyiminiz büyük ölçüde değişmeyecektir; zaman akışınızda yaklaşık olarak aynı miktarda Tweet göreceksiniz. Karşılaştırma yapmak gerekirse, genel olarak fotoğraflı ya da anketli bir Tweet, 190 karakterlik bir Tweet’ten daha fazla alan kaplayacaktır.


Teste katılan insanların ilk başlarda karakter sayısındaki artış için çok heyecanlandıklarını ve çoğunun 140 karakteri fazlasıyla aştığını tekrar belirtmekte fayda var. İnsanlar, Tweet’lerini çok daha uzun hale getirmek için her bir satıra bir karakter yazmak gibi saçma (yaratıcı!) şeyler yaptılar. Bu, geçici bir etkiydi ve çok da uzun sürmedi. Bu hafta yapılacak olan lansmanla birlikte bu alışılmadık etkiyi tekrar göreceğimize eminiz ama hemen sonrasında insanların normale dönmesini bekliyoruz.


Etkileşim
Daha fazla Tweet atılması dışında, Tweet atacak daha fazla alanı olan insanlar daha fazla etkileşime girdiler (beğenmeler, retweet’ler, @bahsetmeler), daha çok takipçi kazandılar ve Twitter’da daha fazla zaman geçirdiler. Teste katılan insanlar, karakter limitinin daha fazla olmasının Twitter’da kendilerini ifade etme ve iyi bir içerik bulabilme konularında ve genel olarak Twitter’da kendilerini daha memnun hissettirdiğini belirttiler.


Küresel toplumumuzun yaşadığı bir sorunu (Tweet atmak yeteri kadar kolay değildi!) gözlemleyip dinledikten, durumu nasıl iyileştireceğimizi anlamak için verileri inceledikten, çözümü denedikten ve sizlerin geri dönüşlerini dinledikten sonra bu değişimi gerçekleştiriyoruz. Sizleri dinlemeye ve sevdiğiniz şeyleri korurken Twitter’ı herkes için daha kolay hale getirmek adına çalışmaya devam edeceğiz.


*Japonca, Korece ve Çince dillerinde düşünceleri sığdırmaya çalışmak gibi bir sorun olmadığı için bu diller 140 karakter ile kullanılmaya devam edecektir. Aslında, bu diller yazı sistemlerindeki yoğunluk nedeniyle Tweet’lerde her zaman daha fazla şey ifade edebiliyorlardı. Bu düşünce ve araştırmamız hakkında burada daha fazla şey paylaştık.
**Bu grafikte kırmızı çizgideki (280 karakterle Tweet atan grubu temsil ediyor) 140 üzerinde küçük bir çıkıntı var çünkü bu insanlar daha uzun Tweet gönderebilme özelliği olmayan eski Twitter istemcilerini kullanıyorlardı. Bu yüzden de 140 karakter limitine takılmaya devam ettiler.

19 Nisan 2017

Facebook, F8 konferansında bir çok önemli yenilik duyurdu

Facebook’un, bu yıl 18-19 Nisan tarihlerinde San Jose, California’da gerçekleştirdiği F8 konferansının

İlk gününde şunlar duyuruldu


Mark Zuckerberg, teknolojinin yerel ve küresel seviyede etkin ve etkili topluluklar oluşturmaya yardım edebileceğinden bahsettiği bir açılış konuşması yaptı. Teknoloji, toplumlara iletişim kurmak için yeni yöntemler veriyor ve en ilginç olanlarından biri Artırılmış Gerçeklik (AR). Mark, kameranın ilk Artırılmış Gerçeklik platformu olduğundan bahsetti ve yeni Camera Effects Platformu’nu (Kamera Efektleri Platformu) duyurdu.


Camera Effects Platform
Sanatçı ve web geliştiricilere artırılmış gerçeklikteki son teknolojileri kullanarak basit fotoğraf çerçevelerinden, etkileşimli efektlere ve maskeler kadar Facebook kamerada kullanılabilecek her şeyi yaratmaları için her türlü aracı sunuyoruz.


Camera Effects Platform’u iki ürün içeriyor: Frames Studio (Çerçeve Stüdyosu) ve AR Studio (Artırılmış Gerçeklik Stüdyosu). Global olarak kullanıma sunulan Frames Studio, profil fotoğraflarında veya Facebook Kamera’da kullanılabilen çerçevelerin tasarlanmasını sağlıyor. Şimdilik sadece beta uygulamalara açık olan AR Studio ise maskeler, efektler ve hareketli çerçeveler oluşturulmasını sağlamasının yanı sıra hareket, ortam ve Live yayınlarda etkileşimleri algılayabilen AR teknolojileri yaratmak için de kullanılabiliyor.


Facebook Spaces

Facebook Spaces arkadaşlarınızla adeta aynı odadaymışsınız gibi eğlenceli, etkileşimli bir sanal ortamda buluşmanızı sağlayan bir Sanal Gerçeklik (VR) uygulaması. Facebook Spaces, Oculus Rift için beta olarak bugün kullanıma sunuluyor.

Facebook Spaces ile Facebook içeriklerinizi arkadaşlarınızla Sanal Gerçeklik formatında görebilirsiniz; 360 derece video ve fotoğraflarla yeni yerleri ziyaret edebilirsiniz. Sanal bir kalemle, bir şapkadan oyunlara kadar hayal edebileceğiniz her şeyi havaya çizebilirsiniz. Facebook Spaces sayesinde gerçek hayattaki bir arkadaşınıza Messenger’dan görüntülü olarak arayabilir, böylece sanal ortamınıza daha da çok insan getirebilirsiniz. Aramanıza telefonlarından cevap vererek sanal dünyanızı görebilirler. Selfie çubuğunu da tabii ki unutmadık! Onu kullanarak deneyimlerinizin fotoğraflarını çekip anılarınızı Facebook’tan arkadaşlarınızla paylaşabilirsiniz.


Developer Circles

Bugün web geliştiricilerin kendi çevrelerindeki diğer geliştiricilerle bağlantı kurup, birbirlerinden öğrenebilecekleri ve birlikte çalışabilecekleri yeni bir program duyurduk. Developer Circles, tüm web geliştiricilerin ücretsiz katılabilecekleri bir program. Her bir Developer Circle hem gerçek hayatta, hem de sanal dünyada grubu idare eden yerel web geliştiricileri tarafından yönetilecek. Developer Circle’lar bilgi paylaşmak, iş birliği yapmak, yeni fikirler bulmak ve Facebook ve diğer endüstri liderlerinden yeni teknolojiler hakkında bilgi almak için oluşturuldu.


PlacesGraph

Bugün dünyada 140 milyondan fazla yer hakkında ücretsiz bilginin yer aldığı Places Graph’i duyurduk. Restoranlardan parklara, mağazalardan yerel işletmelere kadar pek çok farklı yerden Facebook kullanıcı puanlarına, adres, isim ve fotoğraflara ulaşım sağlanacak. Uygulamalar bu bilgileri kullanarak insanlara oldukları yer ve nereye gitmek istedikleri konusunda bilgi verebilir.


Identity

Eğer bir uygulamanız ve Messenger bot’unuz varsa, ikisinde de aynı insana ulaşmanızı kolaylaştırdık. Yeni API’ımız Facebook kimliği ve Messenger kimliğini bir araya getirip müşterilerinize iki platformda da kolayca ulaşabilmenizi sağlıyor.


Facebook Analytics

Facebook Analytics –eski adıyla Uygulamalar için Facebook Analytics - zengin hedef kitlesi bilgilerine ulaşmanızı sağlayan ve farklı platformlarda müşteri davranışlarını ölçmeye yarayan ücretsiz  bir araç. Bugün müşterilerinizle kullandığınız, mesela uygulamanız ve web siteniz gibi farklı platformların hepsini kapsayan ve onlarla iletişiminizi en iyi düzeye getirmenizi sağlayacak yeni özellikleri duyurduk.

Yeni Automated Insights (Otomatik İstatistikler) aracımız, ileri seviyede yapay zeka kullanarak gerekli bilgileri sizinle doğrudan paylaşıyor. Bu yeni özellikle farklı şehirlerdeki insanların etkileşimleri arasındaki farklar gibi pek çok yeni bilgiye ulaşabileceksiniz.

Messenger

Geçtiğimiz yıl kullanıma sunulduğundan bu yana Messenger Platformu işletmeler, web geliştiriciler ve müşteriler için vazgeçilmez bir araç haline geldi. Ekosistemde 1,2 milyardan fazla insan, 100.000 geliştirici ve 100.000 aktif aylık bot var. Bunun yanı sıra işletmeler ile  müşteriler arasında her ay 2 milyara yakın mesaj gidip geliyor.

Bugün duyurulan yeni özellikler ve gelişmiş araçlardan bazıları şöyle:
  • İnsanların aradıkları Messenger bot’unu ana sayfadan rahat bir biçimde bulmalarını sağlayacak yeni bir Discover (Keşfet) sekmesi. Aynı zamanda, fiziksel dünyada keşfe de izin veren yeni Messenger kodları da oluşturduk. Bu, insanların kameraları aracılığıyla Messenger kodlarını tarayıp en sevdikleri marka ve işletmelere bağlanabilmelerini sağlıyor.
  • Birçok insanın aynı anda aynı işletmeyle konuşmasını sağlayan Chat Extentions (Sohbet Uzantıları). İnsanlar artık botları grup konuşmasına dahil edip deneyimlerini paylaşabilecekler.
  • Messenger’ın yapay zekası M, delivery.com aracılığıyla Messenger’dan yemek siparişini olası kılıyor. Arkadaşlarınızla yemekte ne yiyeceğinizi konuşurken M yemek sipariş etmeyi önerebilecek. Siparişin tamamı, ödeme de dahil olmak üzere, Messenger üzerinden yapılabilecek.
  • Oyun botları ile birlikte daha zengin bir oyun deneyimi.
  • Küçük işletmelerin çalışma saatleri, adres ve iletişim bilgileri gibi sık karşılaştıkları sorularda yardımcı olacak Smart Replies (Akıllı Yanıtlar).
  • Messenger’da farklı deneyimler için işletmelerin birden fazla geliştiriciyle çalışmasında yardımcı olacak Hand-over Protocol (Teslim Protokolü).
Messenger’ı daha kusursuz ve eğlenceli hale geliyor:
  • Dijital Dünyada Keşif – Keşif (Discovery) sekmesi: İnsanların önemsedikleri işletmeleri Messenger’da bulmalarını kolay ve basit bir hale getirmek istedik. Bu doğrultuda Keşif sekmesini geliştirdik ve bu sayede insanlar hemen ana sayfaları üzerinden ilgili kategorileri, son kullanılan bot’ları, hakkında en çok konuşulan deneyimleri ve serbest biçimli arama alanını bulabilir. Geliştiriciler, bot’larının eklenmesi için buradan başvuru yapabilir.
  • Fiziksel Dünyada Keşif – Messenger Kodları:  yeni parametrik kodlarımız sayesinde insanlar basketbol maçları ve konserler gibi etkinliklere katıldıkları zaman kodu Messenger’a okutarak, Messenger bot’ları üzerinden daha fazla bilgiye ulaşabilecek.
  • Sohbet Uzantıları (Chat Extensions): Messenger’da oluşturulan deneyimler, doğası itibariyle sosyal deneyimler. Şimdi de Sohbet Uzantıları sayesinde birden fazla insanın aynı anda bir işletmeyle sohbet etmesini sağlıyoruz. Eğer sevdiğiniz yeni bir şarkıyı paylaşmak istiyorsanız, artık direkt olarak grup sohbetine bir bot ekleyebilir, sohbet ve deneyimi arkadaşlarınızla paylaşabilirsiniz. Bunun, insanların bot’ları viral bir şekilde paylaşmalarını sağlayacağını düşünüyoruz. Şu anda Spotify, TheScore, CNN, Wall Street Journal ve Swelly gibi pek çok marka bu uygulamaya dahil ve bunlara yenileri de eklenecek.
  • M’den daha fazlası geliyor: Sanal asistanımız M artık sohbetleriniz kapsamında öneriler yaparak hayatınızı kolaylaştırıyor. Bunlar arasında “teşekkürler” demenizi sağlayacak eğlenceli etiketler, bir arkadaşınızla buluşacağınıza dair hatırlatmalar veya P2P ödemeleri ile birine kolayca ödeme yapma veya para alma fırsatı yer alıyor. Yapay Zeka ile çalışan M, insanların belirli aksiyonları gerçekleştirdiğini tanıyarak, onlara yardımcı olacak öneriler sunuyor. Bir sonraki adımın, insanlara daha fazlasını yapmaları için daha fazla yöntem sunmak olduğunu düşünüyoruz. Bu doğrultuda bugün M’in artık delivery.com üzerinden yemek sipariş etme fırsatı sunduğunu açıkladık. Eğer arkadaşlarınızla ne yiyeceğiniz konusunda konuşuyorsanız, M amacınızı algılayacak ve sipariş verebileceğiniz yerler önerecek. Grup siparişi ve ödemesiyle de her adım Messenger üzerinden tamamlanabilecek. M’i ne kadar çok kullanırsanız, size o kadar alakalı öneriler yapacak. Bu, şu anda ABD için geçerli ancak yakın zamanda dünyanın geri kalanında da kullanıma sunulacak.
  • Zengin Oyun Deneyimi: Son 90 günde 1,5 milyarın üzerinde oyun oynandı. Şimdi, oyun deneyiminizi daha sosyal hale getirmek için . Oyun bot’ları ve Rich Gameplay (‘turn based’ oyunlar) gibi bazı yeni özellikler ekledik. Bunlara ek olarak, artık Messenger’da arkadaşlarınızı oyuna davet etmek de çok kolay: tek  yapmanız gereken, Messenger ana ekranında Oyun sekmesine tıklamak.
Geliştiricilerin ve İşletmelerin Bir Şeyler İnşa Etmesine ve Yaratmasına Yardım Ediyor
  • Sayfalar İçin Akıllı Cevaplar: Pek çok işletmelerin zorlandığı noktalardan biri, aldıkları mesajları yönetmek. Küçük işletmeler, mesajları açık bırakmanın avantajlarından faydalanıyor çünkü bu sayede müşterileriyle en kısa sürede iletişim kurabiliyor ve hizmet sunabiliyorlar. Bugün, Sayfalara çalışma saatleri, yol tarifi ve iletişim bilgileri gibi sıkça sorulan sorulara cevap verme özelliğini ekliyoruz. Yapay Zeka bot motoru Wit.ai ile çalışan Akıllı Cevaplar, işletmelerin bu tür sıkça sorulan sorulara Yapay Zekayla çalışan cevaplar vermelerini sağlayan bir API sunuyor.
  • Parametrik Messenger Kodları: İşletmeler artık bir bot için birden fazla parametrik QR kodu oluşturabiliyor ve bu sayede müşterilerine daha fazla seçenek sunabiliyor. Örneğin, bir kodun nerede okutulduğunu takip etmek veya bir restorandaki her masaya farklı bir QR kod vermek gibi işlemler mümkün oluyor. Bu sayede QR okuyucu yerine, kamera kullanarak kod okutma şansı da oluyor.
  • Teslim (hand-over) Protokolü: İşletmelere, Messenger’daki farklı deneyimler için, birden fazla geliştirici ile çalışmanın farklı yollarını sunuyoruz. Örneğin, bir işletme hem bir kişisel alışveriş botuna, hem de bir müşteri hizmeti botuna sahip olmayı isteyebilir. Farklı tedarikçiler ve geliştiriciler sohbeti müşterinin farklı istekleri doğrultusunda yönetebilecek.

İkinci gününde şunlar tanıtıldı



Facebook, F8 Konferansı’nın ikinci gününde Bağlanabilirlik, Yapay Zekâ, Sanal Gerçeklik ve Artırılmış Gerçeklik ile ilgili yeniliklerini duyurdu. Söz konusu yeniliklerden bazıları şöyle:
  • Tether-tenna: Aynı zamanda fiber ve elektrik barındıran bir kabloya bağlı helikopterlerin gerekli yerlere yollanmasıyla acil durumlarda bağlantıyı geri getirebilecek yeni bir tür “acil altyapı.”
  • Caffe2: Telefonda Yapay Zekâ algoritmaları yazmaya ve çalıştırmaya yarayan bir sistem
  • Surround 360 kameraların yeni tasarımları: Yeni Surround 360 ile Sanal Gerçeklik teknolojisi kullanılarak sürükleyici ve etkileşim sağlayan videolar yaratılabiliyor.
  • Artırılmış Gerçeklik vizyonu: Artırılmış gerçeklik hem görme, hem de duyma yetilerinizin kendini hissettirmeden geliştiği ve sizinle her yere gelebilecek kadar hafif, rahat ve verimli bir gelecek.
  • Building 8: Facebook’un sosyalliğe öncelik veren ve misyonunu yürüten ürünleri yaratıp, kullanıma sunan, geliştirme ve araştırma ekibi.
Facebook, aynı zamanda insanların sadece zihinlerini kullanarak yazmalarını sağlayacak bir teknoloji üzerinde çalıştığını da açıkladı. Mark Zuckerberg'in konuyla ilgili Facebook paylaşımı burada yer alıyor. Facebook’un üzerinde çalıştığı bir diğer proje ise insanların tenleriyle duymalarını hedefliyor.

Facebook 360 Video - Capture SDK

- Ürün videosunu buradan izleyebilirsiniz.
- Oyun örneğini buradan izleyebilirsiniz.
- Videonun nasıl birleştirildiğini buradan izleyebilirsiniz.

Facebook 360 Video - Dinamik Yayın

- Dinamik Yayın videosunu buradan izleyebilirsiniz.


Web geliştiricileri ve işletmeleri teknolojinin geleceğini tartışmak için bir araya getiren F8 2017’nin ikinci ve son gününü de geride bırakıyoruz. Facebook CTO’su Mike Schroepfer açılış konuşmasında teknoloji ile küresel bir toplum yaratılmasına yardım etme hedefimizden bahsetti. Bunu gerçekleştirmek için önümüzdeki 10 yıl boyunca üç temel teknolojiye yatırım yapacağız: bağlanabilirlik, yapay zekâ ve sanal gerçeklik.
Schroepfer’ın yanı sıra Connectivity Lab Başkanı Yael Maguire, Uygulamalı Makine Öğrenimi Direktörü Joaquin Quiñönero Candela, Oculus VR Başmühendisi Michael Abrash ve Building 8 Başkan Yardımcısı Regina Dugan da uzun vadeli odaklandığımız alanların üzerinde durdular, son çalışmalarımızdan ve vizyonumuzdan bahsettiler.

Bağlanabilirlik

Facebook, genel geçer bir bağlantı çözümü yerine zamanla geliştirilebilecek bir stratejiye yatırım yapıyor. Bu doğrultuda farklı durumlar için farklı teknolojiler bulup onları birlikte kullanarak esnek ve geliştirilebilir çözümler sunuyor.


Bugün bağlantı kuramayan insanlara ulaşma ve herkes için kapasite ve performansı artırma hedefimizde ulaştığımız yeni dönüm noktalarının üzerinde durduk. Ekibimiz kablosuz veri transferinde üç rekor kırdı: milimetrik dalga (MMW) teknolojisi kullanılarak, noktadan noktaya 13 kilometrede saniyede 39 gigabitlik veri transferi; aynı noktalar arasında çapraz bağlantı teknolojisi kullanılarak saniyede 80 gigabitlik veri transferi; MMW teknolojisi kullanılarak karadaki lokasyon ile 7m uzaklıktaki, havadaki Cessna hava aracı arasında saniyede 16 gigabitlik veri transferi. Bunlara ek olarak, Terragraph sistemimiz de San Jose şehrinin şehir merkezi koridorunda test ediliyor. Terragraph, şehir ölçeğinde, fiber benzeri, mult-gigabitlik performans ve güven verebilen ilk milimetrik dalga sistemi oldu.

Aynı zamanda fiber ve elektrik barındıran bir kabloya bağlı helikopterlerin gerekli yerlere yollanmasıyla acil durumlarda bağlantıyı geri getirebilecek yeni bir tür “acil altyapı” olan Tether-tenna’yı duyurduk.

Yapay Zekâ

Yapay Zekâ (AI), oldukça güçlü bir araç ve Facebook bu araçla insanlar için muhteşem görsel deneyimler yaratmayı hedefliyor.

Yapay zekâ sayesinde bilgisayarların görsel ve videoları anlama ve işleme kabiliyetleri oldukça arttı. Sadece beş yıl önce bilgisayarlar, görselleri sadece rakamlar olarak algılayabiliyorlardı. . Günümüzde bilgisayarlar görsellerin her bir pikselini anlayabiliyorlar. Bu gelişmeler, yeni deneyimlerin yolunu açıyor. Yapay Zekâ sayesinde insanların ilgi duyacakları videoları keşfetmelerine yardımcı oluyoruz.
Bugün telefonda Yapay Zekâ algoritmaları yazmaya ve çalıştırmaya yarayan bir sistem olan Caffe2’yi herkese açtığımızı duyurduk. Bunun için işbirliği yaptığımız firmalar arasında Amazon, Intel, Microsoft, NVIDIA ve Qualcomm yer alıyor.
Bu teknolojiyi kullandığımız diğer bir alan ise Facebook, Instagram ve Messenger’da çalışan, Yapay Zekâ kullanan bir kamera. Son teknoloji Yapay Zekâ ve bilgisayar görsel algoritmalarını çalıştırabilen bu kamera çevrenizi algılayabiliyor, insanları, mekânları ve eşyaları tanıyabiliyor. Yeni Camera Effects Platform’u, geliştiricilere de yaratıcılıklarını gösterebilecekleri yeni araçlar geliştirme olanağı sunuyor. Bugün, araştırmalarımızın çıktılarına dair birkaç fikrimizin demosunu da sunduk.


Sanal Gerçeklik

Facebook, her türlü platformda, Facebook Spaces’dan Oculus Rift ve Gear VR’a kadar pek çok alanda Sanal Gerçekliğe yatırım yapıyor.

Bugün, Surround 360 kamerasının insanların Sanal Gerçekliği kullanarak yüksek kaliteli videolar çekmelerini sağlayacak yeni tasarımlarını duyurduk. Yeni Surround 360 ile Sanal Gerçeklik teknolojisi kullanılarak sürükleyici ve etkileşim sağlayan videolar yaratılabiliyor. Yeni kamera teknolojisi, videonun içinde dolaşmanızı ve içeriği farklı açılardan görmenizi sağlıyor. Bu, kafanızı çevirip sanal dünyayı farklı açılardan görmeniz anlamına geliyor. Bu sayede derinlik ve sanal ortamın içine girme hissi yeni bir seviyeye taşınıyor.


Artırılmış Gerçeklik

F8 konferansının ilk gününde Mark Zuckerberg kameranın ilk artırılmış gerçeklik platformu olduğundan bahsetti. Bugün Oculus VR Başmühendisi Michael Abrash, Artırılmış Gerçeklik (AR) vizyonunu paylaştı. Artırılmış gerçeklik hem görme, hem de duyma yetilerinizin kendini hissettirmeden geliştiği ve sizinle her yere gelebilecek kadar hafif, rahat ve verimli bir gelecek.
Abrash, AR’ın da dahil olduğu, sanal bilgisayar kullanımının artışından, kişisel bilgisayar kullanımının geleceği olarak bahsetti. Sanal bilgisayar kullanımı henüz yeni gelişmeye başladı ama şimdiden zaman ve mekân ayırt etmeden birbirimize yeni yöntemlerle bağlanmamızı sağlıyor.
Sanal bilgisayar kullanımının akıllı telefonlar kadar günlük hayatımızın bir parçası haline gelmesi için saydam artırılmış gerçekliğe ihtiyacımız olacak. Bu da muhtemelen gerçek dünyada gördüklerimiz üzerine sanal görselleri yerleştiren saydam gözlüklerle olacak.
Tam anlamıyla artırılmış gerçekliğe ulaşmamız için gerekli olan teknoloji henüz yok. Bu yıllar sürecek bir yatırım ve gerçekleşmesi için bilimde, grafikte, bakış açısında ve birçok başka alanda kapsamlı ilerlemeler gerekiyor. Ama bu noktaya ulaşıldığında artırılmış gerçeklik hayatımızın her noktasını iyileştirecek ve çalışmamızı, iletişimizi ve eğlencemizi tamamen değiştirecek.


Building 8

Building 8, Facebook’un sosyalliğe öncelik veren ve misyonunu yürüten ürünleri yaratıp, kullanıma sunan, geliştirme ve araştırma ekibi. Building 8’ten çıkan ürünler DARPA’dan esinlenilen ve çığır açan inovasyon yaklaşımından güçlerini alacaklar.

Daha fazla bilgi almak için Developer Blog, Media Blog ve Engineering Blog'u ziyaret edebilirsiniz. İlk günün tüm konuşmalarını Facebook for Developers sayfasında görebilirsiniz. Daha fazla görsel için F8 Basın Sayfasına bakabilirsiniz.

Buradan açılışın tamamını izleyebilirsiniz.

F8 2017, iletişimde uzun dönem yatırımlar, yapay zeka, artırılmış gerçeklik, sanal gerçeklik ve donanıma odaklanarak yarın da devam edecek. Konuşmacılar arasında CTO Mike Schröepfer, Bağlantı Laboratuvarı Başkanı Yael Maguire, Uygulamaları Makine Öğrenimi Direktörü Joaquin  Quiñönero Candela, Oculus VR Başmühendisi Michael Abrash ve Building 8 Başkan Yardımcısı Regina Dugan yer alıyor.

Not: Görünen o ki Facebook güzel çalışıyor. Zaten sürekli gelen yeniliklerle de bunu fark ediyoruz. Hatta Google ile boy ölçüşecek gibi. Gerçi şuan bile Google, facebook ve diğerleri şeklinde sıralayabiliriz

12 Nisan 2017

Twitter hesabınızı en güvenili kullanmanın 10 yolu

Twitter hesabınızı en güvenili kullanmanın 10 yolu
Hesaplarınızı güvenli hale getirmek için önlemleri ne kadar sıkı tutarsanız tehlikeli kişilere karşı da o denli korunmuş olursunuz. Güçlü bir şifreye sahip olmak, tanımadığınız linkleri asla tıklamamak ve gerçek olmayan bir twitter hesabından gelen epostaları ve DM'lerdeki linkleri açmamak bu önlemlerden sadece bazıları.

Twitter’ı güvenle kullanmanın 10 güvenli yolu şöyle.
  1. Şifreniz güçlü olsun: Bir hesap oluşturmanın ilk adımı güvenlikli bir şifre oluşturmaktır. Şifreyi; ardışık numaralar, ardışık harfler veya doğum gününüz gibi bulunması kolay bilgilerden kesinlikle seçmeyin. Diğer sitelerde kullanmadığınız, rakam ve harf içeren en az 10 karakter uzunluğunda bir şifre oluşturmak en iyisidir. Şifrenizi de hiçbir surette başkasına söylemeyin. Güvenli bir yerde saklayın.
  2. Şifrenizi unutursanız… Bu tabii ki mümkün; Hesap ayarlarınızda “Şifremi sıfırlamak için kişisel bilgilerimi iste” bölümünü seçerseniz, şifrenizi unuttuğunuzda sıfırlamak için e-posta adresinizi veya telefon numaranızı girmeniz istenir.
  3. Doğru Twitter adresinden giriş yapın: Twitter’a https://twitter.com veya https://twitter.com/login adreslerinden giriş yaptığınızdan emin olun.
  4. Tanımadığınız linkleri asla tıklamayın: Hesabınızı ele geçirmek isteyenler, Twitter kullanıcı adınızı, e-posta adresinizi veya telefon numaranızı almak için sizi kandırmaya çalışır. Hesabınıza spam bir link gönderip tıklamanızı isteyebilirler. Siz Twitter’a girdiğinizi sanırsınız ancak bilgileriniz başkalarındadır. Gerek emailinize gerekse Direkt Mesaj’a (DM) gelen tuhaf linklere tıklamayın. E-posta ile kimlik hırsızlığı hakkında daha fazla bilgi için Sahte Twitter e-postaları bilgilendirme metnini okuyun.
  5. Giriş onaylama ile sağlama alın: Bu bölüm, hesabınıza ek güvenlik sağlar. Twitter hesabınıza sadece sizin eriştiğinizden emin olmanıza yardımcı olmak için ikinci bir denetim yolu sunar. Hesap ayarlarından bu denetimi aktif hale getirebilirsiniz.
  6. Asla size şifrenizi sormayız: Twitter asla sizden e-posta, DM veya yanıt ile şifrenizi istemez. Hesabınızın kimlik hırsızlığına uğradığından veya ele geçirildiğinden şüphelenirsek hacker'ın hesabınızı kötüye kullanmasını engellemek amacıyla şifrenizi sıfırlayabiliriz. Bu durumda size e-posta ile twitter.com şifre sıfırlama bağlantısı göndeririz. Şifrenizi unutursanız bu bağlantı üzerinden kendiniz sıfırlayabilirsiniz.
  7. Farklı bir cihazdan mı girdiniz? Hesabınıza yeni bir cihazdan ilk kez girdiğinizde size ek bir güvenlik olarak e-posta ile bildirimde bulunuruz. Bu e-postalar, sadece iOS ve Android için Twitter, twitter.com ve mobil web üzerinden giriş yaptığınızda iletilir.
  8. Tarayıcınızın güncel mi? Twitter’ı kullandığınız tarayıcınızın en güncel sürümde olduğundan emin olun. Ayrıca genellikle belirli güvenlik tehditlerine karşı yayınlanan yamalarla güncel tutmayı ihmal etmeyin.
  9. Üçüncü partiler uygulamaları dikkatli seçin: Twitter’da dış geliştiriciler tarafından Twitter hesaplarınızla kullanmanız için geliştirilmiş pek çok 3. parti uygulama bulunur. 3. parti uygulamanın Twitter hesabınıza erişmesine izin vermek istiyorsanız, bunu yalnızca Twitter'ın OAuth metodunu kullanarak yapmanızı öneririz. OAuth güvenli bir bağlantı yöntemidir; Twitter kullanıcı adı ve şifrenizi 3. partiye vermenizi gerektirmez. Kullanıcı adı ve şifrenizi başka birine verdiğinizde hesabının kontrolü tamamen o kişide olur ve sizi hesaptan atabilir veya hesabınızın askıya alınmasına neden olacak eylemler gerçekleştirebilir. Üçüncü parti uygulama izinleri hakkında daha fazla bilgiyi Üçüncü parti uygulamalara bağlanma veya bunların bağlantılarını kaldırma makalemizden öğrenebilirsiniz. Tanımadığınız veya sizin adınıza Tweet gönderen uygulamaların erişimini hesap ayarlarınızdaki Uygulamalar sekmesini ziyaret ederek kaldırabilirsiniz.
  10. Hacklendiğinizden emin misiniz? Tüm bunlara karşın hesabınızın ele geçirildiğinden eminseniz ve kimlik hırsızlığına maruz kaldığınızı düşünüyorsanız, hızlıca şifrenizi değiştirin ve Hesabım ele geçirildi bilgilendirme metnindeki talimatları uygulayın.
Çok daha detaylı bilgileri bulmak için Twitter’ın Güvenlik sayfasına göz atmayı ihmal etmeyin.

06 Nisan 2017

Düşük mobil internet hızı için kota dostu Twitter Lite kullanımda

Düşük mobil internet hızı için kota dostu Twitter Lite
Lite versiyonunu facebook yıllar önce aktif etse de Skype Lite ve Youtube Go 'dan sonra Twitter'da lite versiyonunu duyurdu. Bence dünyanın büyük bölümünün 2G ve 3G kullandığı dönemde hizmete sunulmaya lite versiyonu için geç kalındı. Ancak firmaları bu kararı almaya iten de ciddi gelişmeler oldu. Gelişmekte olan Asya Pasifik, Güney Amerika ve Afrika ülkelerinde mobil internetin kullanımının artması ve bu ülkelerde hala 2G kullanılması, bunun yanında bu ülkelerde teknolojiye ani ilginin artması ile Hindistan gibi ülkelerde ciddi anlamda gelişmelerin olması firmaları neredeyse böyle kararlar almaya itti. Özellikle Hindistan'ın nüfusu düşünüldüğünde doğru karar olarak görüyorum. İlk olarak telefon üreticileri bu ülkelere özel telefonlar üretmeye başladı.

GSMA’ya göre, 2016 sonu itibariyla akıllı telefon kullanımı 3.8 milyara kadar büyümüşken mobil bağlantılar 2G bağlantı hızında hayli yavaş çalışıyor. Twitter Lite ise %30 daha hızlı yükleniyor ve sadece 1 MB yer kaplıyor. Ayrıca veri tasarruf modu'na da yer verilerek %70 oranında veri kullanımının azaltıldığı iddia ediliyor. Çevirimdışı destek ile de internetinizde kopmalar olsa bile Twitter'ı kullanmakta kesintiler olmayacakmış. Twitter Lite'a https://mobile.twitter.com adresinden ulaşılabilecek. Twitter Lite ile ilgili detaylı bilgiyi ise https://lite.twitter.com/ adresinden öğrenebilirsiniz.

Son günlerin gözdesi Mastodon acaba Twitter'a rakip olabilecek mi?

Son günlerin gözdesi Mastodon acaba Twitter'a rakip olabilircek mi?
Son günlerde özellikle gençler arasında popülerleşen mikro blog Mastodon yakaladığı rüzgarı arkasına alarak Twitter'a rakip olacak mı? Sorunun cevabı aslında çok basit. Bence hayır. Çünkü bir çok alanda ilk çıkanın kolay kolay tahtını kaptırmadığını görüyoruz. Mesela Whatsapp'a karşılık başta Telegram olmak üzere Line, WeChat v.s. gibi bir çok alternatif çıktı. Hatta Whatsapp'ı arkasında facebook desteği olan Messenger bile indiremedi. O nedenle bence almış başını giden sürekli yenilikler gelen Twitter'a rakip olamaz.

Mastodon hakkında kısa bilgiler vereyim

Açık kaynak kodlu Mastodon'a https://mastodon.social adresinden erişebilirisiniz. Siteye gitmek istediğimde birkaç kez 502 hatası aldım. Zaman zamanda https://mastodon.social/undefined adresine yönlendirildim.
Bu bana bir zamanlar Twitter'da çok çıkan balinayı hatırlattı.

Zorla girdiğimde yoğunluk nedeniyle kayıta kapalı olduğunu istersek diğer sunucular üzerinden üye olabileceğimiz açıklamasını okudum. Sunuculardan birinden üye olabildiğim Mastodon'u Twitter'dan ayıran en büyük özelliği 500 karakter sınırı olması ve https://instances.mastodon.xyz/ adresindeki sunuculardan biri ile de kayıt olabilmeniz. Ancak burada bir sorun var. Ben bu sunuculardan biri ile kayıt oldum. Sonra çıkış yapıp başka bir sunucudan giriş yapmak istediğimde kayıtlı değilsiniz uyarısı verdi. Ben de bir kaç sunucuya aynı bilgilerle kayıt oldum. İşte sorun burada. Sonradan tüm sunuculara senkronize oluyor mu bilmiyorum ama açıklamalarında tek kayıt ile tüm sunuculardan giriş yapılabileceği söylendiği halde ben giremedim. Bu şekilde bir de Türkçe desteğinin de olmaması nedeniyle Türkiye'de kullanılması çok zor. Türkçe desteği olmadığı için bir çok uygulamanın Türkiye'de geniş kitlelere ulaşmadığını biliyorum. Bu tür açık kaynaklı girişimlerin kullanımının belirli kitle ile sınırlı kaldığını, son kullanıcılar tarafından tutulmadığını daha önce çok gördük.

Mastodon'un kaynak kodlarıda https://github.com/tootsuite/mastodon adresinde verilmektedir. Gif ve kısa video desteği olan mikro blogda şimdilik reklam yok. API desteği var. Şimdilik pek kullanılabilir durumda olmadığını ama ilerleyen günlerde sorunlarda aşılarak kullanılabilir duruma geleceğini düşünüyorum. Umarım geliştirenler yazılımcı mantığının dışına çıkarak geliştirirlerde kullanımı yaygınlaşır.

Son olarak resmi mobil uygulaması yok ama https://play.google.com/store/apps/details?id=com.keylesspalace.tusky uygulamasının kullanılabildiği söylenmiş. Ben arama yaptığımda bir kaç uygulama daha çıktı ama ne derece kullanılabilir durumda bilmiyorum

Benim adreslerim
https://memetastic.space/users/edizdar
https://pouet.me/@edizdar

03 Nisan 2017

Facebook kişisel hesabınızdaki paylaşımları sitenizde yayınlayın

Facebook kişisel hesabınızdaki paylaşımları sitenizde yayınlayın
Facebook kişisel hesabınızdaki paylaşımlarınızı sitenizde yayınlamak mı istiyorsunuz? Facebook şimdilik sadece bir paylaşım için kodlar veriyor. Duvarınızdakileri için kod şimdilik vermiyor. Bunun için internette bir çok servis bulunuyor. Öncelikle https://fbrss.com adresine girip Facebook kişisel hesabınızdaki paylaşımları RSS formatına çevirmeniz gerekiyor. Size iki tane adres veriyor.

https://fbrss.com/feed/f71c8d1710ceddb17605b14dc27767c7306a0a9d.xml?me
https://fbrss.com/feed/f71c8d1710ceddb17605b14dc27767c7306a0a9d.xml

aslında adres aynı. Sadece birinin sonunda ?me var. Bunun anlamı sadece sizin paylaşımlarınız. Yani siğer sosyal hesaplar üzerinden gelen veya bir başkasının paylaşımının yer almayacağı anlamına geliyor. Diğeri ise tüm paylaşımların yer aldığı RSS adresiniz.

Şimdi sıra bu RSS adresini online servislerden biri ile paylaşılabilir yapmak. Bunun için ben https://feed.mikle.com kullanıyorum. Bu siteye üye olup RSS adresinizi ekleyerek ve özelleştirerek JavaScript veya iframe şeklinde kodunuzu alıyorsunuz. iframe kodunu kendinize göre ayarladıktan sonra istediğiniz yerde kullanabilirsiniz.

Benim yaptığım aşağıdaki gibi


30 Mart 2017

Twitter'da kullanıcı isimleri 140 karakterden düşülmeyecek

Twitter'da kullanıcı isimleri 140 karakterden düşülmeyecek
Twitter'da birine ya da bir gruba yanıt verdiğinizde “@” ile başlayan kullanıcı isimleri 140 karakterinizden düşülmeyecek.

Bu değişiklik ile birlikte sohbetleri birkaç farklı şekilde basitleştirildi:

  • Yanıt yazdığınız kişi; atacağınız tweet yazısının içinde değil üzerinde görünecek. Böylelikle sohbetlerinizde daha fazla karakter kullanabileceksiniz.
  • “Yanıtla” üzerine tıkladığınızda kimlerin konuşmanızın bir parçası olduğunu kolayca görüp kontrol edebileceksiniz.
  • Bir konuşmayı okurken atılan tweet’in başında “@” ile başlayan çok sayıda kullanıcı adları yerine yazılanları göreceksiniz.

Bir sohbeti takip etmek artık çok kolay, dolayısıyla konunun ne olduğuna ve sohbeti kimin yaptığına odaklanabilirsiniz. Ayrıca, yanıt yazarken tüm 140 karakteri kullanacağınız için grup konuşmalarında katılabileceğiniz daha çok alan olacak.

Bugün gerçekleştirilen güncellemeler, hem kullanıcı geri bildirimlerine hem de araştırma ve testlere dayanıyor. Bu yeni özelliği deneyenlerin Twitter’daki konuşmalara daha çok katıldığı tespit edilmiş..

Konuyla ilgili blog'un tamamına https://blog.twitter.com/2017/now-on-twitter-140-characters-for-your-replies linkinden ulaşabilirsiniz.

24 Mart 2017

Facebook, Ankara'nında içinde olduğu 45 ülkede F8 buluşmaları düzenliyor

Facebook, Ankara'nında içinde olduğu 45 ülkede F8 buluşmaları düzenliyor
Facebook, bu yıl F8 teknoloji konferansını kutlamak için F8 buluşmalarının sayısını %50 artırdığını açıkladı. 18-19 Nisan 2017’de San Jose, California’da gerçekleşecek F8 konferansı kapsamında 45 buluşma düzenlenecek. Her etkinlik, F8 açılış konuşmasının gösterimi ile başlayacak ve networking ile devam edecek.

Türkiye’deki geliştiriciler ve konuya ilgi duyanlar https://www.fbf8.com/watch adresinden kayıt yaptırarak etkinliği canlı yayınla takip edebilecek.

Konuyla ilgili blog yazısı https://developers.facebook.com/blog/post/2017/03/22/F8-meetups-45-cities/ adresinde

22 Mart 2017

Facebook Awards için başvurular başladı

Facebook, hikaye anlatımının yeni yollarını kullanırken aynı zamanda iş sonuçları da elde eden yaratıcı işlerin ödüllendirildiği Facebook Awards için başvuruların başladığını duyurdu.

Bu yıl 7’nci kez gerçekleşecek Facebook Awards, her sene kendini yenilemeye devam ediyor. Bu doğrultuda, bu yıl eklenen yeni kategoriler arasında aşağıdakiler yer alıyor:
  • Gül (mizahı farklı seviyelere taşıyan işler)
  • Harekete geç (davranış tarzını değiştiren işler)
  • Ağla (düşündüren işler)
  • Sev (kişileri markaya bağlayan işler)
  • Wow (inovatif işler)

Son başvuru tarihi 28 Nisan 2017 olan Facebook Awards hakkında ayrıntılı bilgi https://www.facebookawards.com/ adresinde ve https://m.facebook.com/business/news/2017-facebook-awards adresindeki blog yazısında, görseller ekte yer alıyor.

07 Mart 2017

Facebook Türkiye Ülke Direktörü Derya Matraş, 8 Mart'ta Canlı Yayın Yapacak

Facebook Türkiye Ülke Direktörü Derya Matraş, 8 Mart'ta Canlı Yayın Yapacak
Facebook, herkes için faydalı küresel bir topluluk yaratmanın ilk adımının, kişisel, duygusal ve manevi ihtiyaçlarımız için yöneldiğimiz milyonlarca küçük topluluk ve çevrelerle başladığına ve kadınların, bu toplulukları bir araya getirmede hayati bir rol oynadığına inanıyor.

Bu yıl 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kutlamaları kapsamında, dünyanın dört bir yanındaki kadınlar 24 aralıksız saat boyunca Facebook’ta canlı yayına geçerek iş dünyasındaki kadınları konuşacak ve tüm dünya ile bilgi ve fikirlerini paylaşacaklar. Bir tam gün boyunca sürecek Facebook canlı yayın etkinliği, Facebook’un geçen yıl 8 Mart günü başlattığı ve tüm dünyadaki kadın girişimcileri ve kadınların sahip oldukları işletmeleri desteklemeyi ve güçlendirmeyi amaçlayan #SheMeansBusiness programı kapsamında düzenlenecek. Bu küresel yolculuğun Türkiye ayağında ise Facebook Türkiye Ülke Direktörü Derya Matraş, Trendyol’un kurucularından Demet Mutlu, Nil Karaibrahimgil ve Aras Kargo CEO’su ve TOBB Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Evrim Aras ile canlı yayında röportajlar gerçekleştirecek. Etkinliğe katılmanın yanı sıra insanlar kendi canlı yayınlarını başlatarak, günün önemi ile ilgili fikirlerini paylaşarak veya #SheMeansBusiness etiketini kullanarak Dünya Kadınlar Günü’nü desteklediklerini gösterebilecek.

Derya Matraş’ın gerçekleştireceği röportajları, 8 Mart Çarşamba günü saat 11:00 – 13:00 arasında Derya Matraş’ın, Trendyol’un veya Nil Karaibrahimgil’in resmi Facebook adresinden takip edebilirsiniz.

02 Mart 2017

Facebook Live’a intiharı önleme araçları eklendi

Facebook, intiharı önleme araçlarında yenilikler yaptığını duyurdu
Facebook, intiharı önleme araçlarında yenilikler yaptığını duyurdu. İnsanlara güvenli bir platform sunmaya yönelik çalışmalarını sürdüren Facebook, bu kapsamda global, ruh sağlığı alanında uzman kuruluşlarla işbirliği yapıyor.

Facebook’un yaptığı yenilikler ile intihar önleme araçları artık Facebook Live’a entegre edilecek. Canlı bir video izleyen insanlara videoyu yayınlayan kişiye direkt olarak ulaşma ve/veya videoyu şikayet etme seçenekleri sunulacak. Facebook, aynı zamanda video şikayet eden insanlara arkadaşlarına nasıl yardım edebilecekleri konusunda yol gösterici kaynaklar da sunacak.

Diğer yandan, canlı video yayını yapan kişinin ekranında da çeşitli kaynaklar belirecek. Yayın yapan kişi, bir arkadaşıyla iletişime geçmeyi, yardım hattına ulaşmayı veya ipuçlarını incelemeyi seçebilecek.

Facebook, intiharı önleme araçlarına ek olarak platformdaki insanların, ailelerinin ve arkadaşlarının desteği ile daha fazla insana destek vermeyi hedefliyor.

Konuyla ilgili resmi blog yazısı, http://newsroom.fb.com/news/2017/03/building-a-safer-community-with-new-suicide-prevention-tools/ adresinde

01 Mart 2017

Twitter'dan Önemli Güvenlik Güncellemesi

Twitter, güvenlik konusunda önemli bir güncelleme getirdi. Twitter blogundaki açıklamada, "Teknolojimizi; taciz içeren içerikleri azaltmak, deneyiminizi kontrol edebileceğiniz araçları çeşitlendirmek ve aldığımız aksiyonlar konusunda daha açıkça iletişime geçmeniz için ek güncellemeler getiriyoruz" denildi. Söz konusu açıklama şöyle;

Güvenliğe ilişkin son güncellememiz

Twitter’ın daha güvenli olması için, çalışmamızı hiç olmadığı kadar hızlı bir şekilde sürdürüyoruz. Bu çerçevede geçtiğimiz haftalarda bazı değişikliklere gittik; bunlar arasında sizi rahatsız eden taciz içeren tweetleri raporlama güncellemesi, yeni rahatsızlık verici hesapların açılmasının önlenmesi, daha güvenli arama sonuçları sağlamak, rahatsız eden tweetleri yok edebilmek ve engellediğiniz veya sessize aldığınız kişilerin başlattığı sohbetlerin bildirimlerini azaltmak vardı.


Bu hafta ise teknolojimizi, taciz içeren içerikleri azaltmak, deneyiminizi kontrol edebileceğiniz araçları çeşitlendirmek ve aldığımız aksiyonlar konusunda daha açıkça iletişime geçmeniz için tüm gücüyle kullanan ek güncellemeler getiriyoruz. Rahatsız eden içerikleri azaltmak amacıyla teknolojimizi sonuna kadar kullanıyoruz


Twitter olarak, rahatsız edici davranışlarda bulunan hesapları raporlanmamış dahi olsa tespit etmek için çalışıyoruz. Sonrasında ilgili hesapların, Tweetlerini yalnızca takipçilerinin görmesini mümkün kılmak gibi belirli fonksiyonlarını sınırlıyoruz. Bu önlem, örneğin bir hesap takipçisi olmayanlara defalarca istenmeyen Tweetler atmışsa veya Twitter Kuralları’nı ihlal edecek şekilde rahatsızlık verici davranışlar sergilemişse uygulamaya konulabilecek.

Platformumuz her türlü görüşün paylaşılması özgürlüğünü daimi olarak destekler, ancak bir hesap sürekli olarak Twitter Kuralları’nı ihlal ediyorsa biz de gereken önlemleri almayı göz önünde bulunduracağız.

lgoritmalarımızı temel alarak, taciz içeren davranışlar içerdiğinden kesinlikle emin olduğumuz hesaplarla ilgili hareket geçmeyi amaçlıyoruz. Bu araçlar yeni olduğundan bazen hata da yapabiliriz, ancak bu araçları sürekli geliştirmeye çalıştığımızı bilmenizi isteriz.



Ekstra araçlarla size daha fazla kontrol sağlamak
Ek olarak, bildirimlerinize yönelik yeni filtreleme seçenekleri getiriyoruz. Böylelikle örneğin bir profil fotoğrafı, doğrulanmış email adresi veya telefonu olmayan hesaplardan gelen bildirimler üzerinde daha fazla kontrol sahibi olacaksınız. Birçok kişi bildirimlerine yönelik olarak daha fazla filtreleme seçeneği istemişti ve biz de Twitter’daki herkese bunu sunmaktan ötürü heyecanlıyız.


Twitter'dan Önemli Güvenlik Güncellemesi


Ayrıca “sessize alma” fonksiyonunu, kasım ayında getirdiğimiz değişikliğe ek olarak geliştiriyor ve bildirimlerinizden belirli anahtar kelimeleri, ifadeleri ve tüm sohbetleri çıkarmanızı sağlıyoruz. Bundan böyle hem timeline’ınızdan sessize alma özelliğini kullanmanızı hem de bunun ne kadar sürmesi gerektiğine karar vermenizi sağlıyoruz; isterseniz bir gün, bir hafta, bir ay veya belirsiz bir süreliğine. Bu da sizden gelen önemli bir istekti ve önümüzdeki haftalarda bunu da kullanıma sunmayı hedefliyoruz.
Twitter'dan Önemli Güvenlik Güncellemesi
Twitter'dan Önemli Güvenlik Güncellemesi


Aldığımız aksiyonlarla ilgili daha iyi iletişim kurmak
Raporlama süreçlerimizin şeffaflığı ve açıklığını geliştirmeye devam ediyoruz. Hem kendinize hem de bir başka hesaba yapıldığını gördüğünüz taciz durumlarında, destek ekiplerimize raporladığınız hesaplar ve Tweetler hakkında bizden daha fazla haber almaya başlayacaksınız. Şikayetinizi aldığımızda bizden bildirim alacak; eğer daha fazla aksiyon alacaksak da bu konuda bilgilendirileceksiniz. Uygulamamızdaki bildirim sekmesinde bunların hepsine görünür olacak.



Twitter'dan Önemli Güvenlik GüncellemesiTwitter'dan Önemli Güvenlik Güncellemesi
Twitter’ı daha güvenli hale getirmek için çalışırken sadece yaptığımız değişikliklerden değil aynı zamanda yaptığımız hatalardan ve tabii ki sizden gelen geribildirimlerden de çok şey öğreniyoruz.
Özellikle bu değişiklikleri küresel ölçekte ve bu platformda temsil edilen her dilde kullanıma sundukça bize gösterdiğiniz sabrınıza ve desteğinize minnettarız. Yakında daha fazla güncelleme olacak. Güncellemer için @TwitterSafety hesabını takip edebilirsiniz.


Sinead McSweeney, Kamu Politikaları ve Kurumsal İletişim Başkan Yardımcısı, Twitter EMEA:
“Bugün yapılan değişiklikler, Twitter’ı dünyada neler olup bittiğini izlemek için en iyi yer yapma hedefimizin yeni bir örneğidir. Yaptığımız her şeyde prensiplerimize bağlı kalıyoruz; ifade özgürlüğüne verdiğimiz önemi ve hesap kullanıcılarının deneyimlerini iyileştirmek için yaptıkları talepleri dengeliyoruz. Benzeri olmayacak şekilde şeffaf olan platformumuz her zaman tüm düşüncelere ve tüm taraflara açık olarak kalmaya devam edecek. Bugün Twitter’ın, ‘dünyanın her bir köşesinden gelen seslerin yayılmasındaki’ rolüne her zamankinden daha fazla bağlıyız. Daha güçlü bir Twitter yaratma yolunda hızla öğreniyor ve yenileniyoruz. Sohbete siz de katılın: @TwitterSafety.
Blog; https://blog.twitter.com/2017/our-latest-update-on... adresinden ulaşabilirsiniz.

26 Ocak 2017

Twitter bugün iOS için yeni Keşfet özelliğini kullanıma sunuyor

Twitter bugün yeni sekmesi Keşfet'i kullanıma sunuyor. Twitter’da neler olup bittiğini pek çok şekilde öğrenmek mümkün. Anasayfanızın dışında, Trend sekmesi o an Twitter’da nelerin tartışıldığını gösterirken; Arama sekmesi de istediğiniz her şeyi bulmanızı sağlıyor.

Bugüne dek bu deneyimler için ayrı ayrı yerlere tıklamanız gerekiyordu. Neler olup bittiğini daha kolay öğrenmenizi sağlamak için yaptığımız devamlı çalışmaların bir parçası olarak, bu deneyimlerin hepsini bir araya getiriyoruz. Çok yakında Trendler, Arama ve canlı videoların en iyilerini tek bir Explore (Keşfet) sekmesi altında bulabileceksiniz.

Geçtiğimiz yıl sizden Twitter’da aradığınızı bulmakta bazen zorluk çektiğiniz konusunda yorumlar aldık. Bu nedenle Trendler ve Arama özelliklerini herkes için kullanımı daha kolay hale getirmenin yollarını araştırdık. Araştırma sürecimizde müşterilerimiz, yeni Keşfet sekmesi sayesinde haberleri, trendleri ve popüler konuları daha kolay bulduklarını söylediler.

“Keşfet” adındaki yeni sekmeyi, var olan sekmelerin yanına ekliyoruz; istediğiniz şeyleri daha kolay bulmanızı sağlıyoruz. Keşfet özelliği bugün Twitter iOS için kullanıma sunuluyor. Gelecek haftalarda ise Twitter Android için de kullanılabilir olacak. Özelliğe göz atmadan önce uygulamanızın güncel olduğundan emin olun. Ve tabii ki, yorumlarınızı dinlemeye devam edip, düşüncelerinizle ve planımız dahilindeki bazı sürprizlerle Keşfet sekmesini daha da iyi hale getirmeye çalışacağız!

Blog linki: https://blog.twitter.com/2017/explore

13 Aralık 2016

Facebook, Ebeveynler Portalı’nı kullanıma sundu

Facebook, ebeveynlerin Facebook hakkında pek çok sorusu olabileceğini göz önünde bulundurarak Ebeveynler Portalı’nı kullanıma sunduğunu açıkladı. Portal üzerinden ebeveynler için bağlantılar ve ipuçları sunan Facebook, bu sayede hem kendilerinin, hem de çocuklarının güvende olmasını sağlayabilmelerini amaçlıyor.

Neyin, nasıl yapılacağını adım adım gösteren videoların da bulunduğu Ebeveynler Portalı’na Türkçe olarak https://www.facebook.com/safety/parents adresinden erişilebiliyor

20 Eylül 2016

Twitter’dan yenilik: Fotoğraf, video, GIF, anket ve alıntı 140 karakterden sayılmayacak

Twitter’dan yenilik: Fotoğraf, video, GIF, anket ve alıntı 140 karakterden sayılmayacak
Twitter bugünden itibaren bir değişikliğe gidiyor. Artık tweet atarken eklediğiniz fotoğraf, GIF, video, anket veya bir alıntı, 140 karakter sayısından düşmeyecek. Böylelikle kullanıcılar daha fazla içerik paylaşabilecek. Twitter bu yeniliği işte bu tweet ile duyurdu.


Twitter mayıs ayında yaptığı duyuruda tweetleri sadeleştirmek için bazı değişikliklere gideceğini açıklamıştı.

Yanıtlara yenilik yolda 

Twitter ayrıca, tweetlere atılan yanıtlara ilişkin ileride başlayacak olan değişikliklere ilişkin de denemeler yapıldığı kaydedildi. Test edilen değişiklikler arasında, atılan yanıt tweet’lerinde @isim bölümünün 140 karakterden sayılmaması yer alıyor.

Değişiklikler herkese açık hale geldiğinde tweetlere attığınız yanıtlar aşağıdaki şekilde görünecek.

Denemelerle ilgili olarak daha fazla bilgiye “Yardım Merkezi”nden ulaşabilirsiniz.

Son Yorumlar