Teknoloji, tavsiye, deneyimler ve ilgimi çeken diğer konular...

11 Mayıs 2016

Intel, Türkiye’nin Hayal Haritası ve Girişimcilik DNA’sını Çıkardı

Intel, Türkiye’nin Hayal Haritası ve Girişimcilik DNA’sını Çıkardı
Intel; Türkiye’de inovasyon ve girişimcilik kültürünü geliştirmek, hayaller ile girişimcilik arasındaki bağlantıyı ortaya koymak amacıyla ülke çapında kapsamlı bir Hayal Haritası ve Girişimcilik DNA’sı araştırması gerçekleştirdi. Türkiye’nin ne tür hayaller kurduğunu, hayallerin yok olma ya da girişimcilik fikrine dönüşme noktasında geçirdiği dönüşümü ortaya koymayı amaçlayan araştırmada, 10 şehirden 8-55 yaş arası yaklaşık 2 bin kişi ile görüşüldü.

Türkiye’de ilk kez yapılan ve Future Bright ile gerçekleştirilen araştırmaya göre, hayallerimiz meslek odaklı. Girişimcilik fikirlerine dönüşebilecek “üretken” hayal kurabilenlerimizin oranı yalnız yüzde 15.

Üniversite öğrencileri özelinde gerçekleştirilen “girişimcilik” kapsamındaki araştırma sonuçları ise umut vaat ediyor.Toplumun genelinin aksine üniversite öğrencilerinin yüzde 78’i girişimci olma fikrine sıcak bakıyor ve en çok teknoloji destekli sektörlerde girişimci olmak istiyor. Üniversite öğrencilerinin yüzde 60’ı ‘Türkiye’den milyar dolarlık şirket çıkar mı?’ sorusuna evet yanıtını veriyor.

Ülkemizde inovasyon kültürünün yaygınlaşması, girişimcilik ve yaratıcılığın kültürümüzün ayrılmaz bir parçası olması için hayallerimize odaklanan Intel, kapsamlı bir çalışma yürüterek Türkiye’nin Hayal Haritası’nı çıkardı. Araştırma sonuçlarını Future Bright Şirket Kurucu Ortağı Akan Abdula ile birlikte açıklayan Intel Türkiye Genel Müdürü Burak Aydın, Hayal kurmaktan neyi anlıyoruz? Hayal kurmaya ne zaman başlayıp, ne zaman bırakıyoruz? Hayallerimiz geleceği kucaklayacak kadar kapsamlı mı yoksa günlük hayatın zorluklarında gerçekleşmeden kaybolup gidiyorlar mı? Girişimcilik dünyamızda hayallerin etkisi ne kadar? gibi pek çok hayati sorunun yanıtını bu projeyle bulmaya çalıştıklarını anlattı.

Ekonomimizin yaratıcı teknolojilere dayalı olarak gelişmesi ve teknolojiyi sadece tüketen değil üreten bir toplum haline gelmemiz için büyük hayaller kurup bunların peşinden koşmak gerektiğini belirten Aydın, “Çocukluğumuzda bile yeterince hayal kurmuyoruz. Oysa yaratıcılığın yolu, yeni fikirler geliştirmekten, girişimciliğin yolu ise hayal kurmaktan geçiyor. Intel Türkiye olarak vizyonumuzu ‘Türkiye’den milyar dolarlık teknoloji girişimleri çıkarmak!’ şeklinde belirledik. Ülke olarak genlerimize işlemiş olan ‘başımıza icat çıkarma!’ kültürü çocukluktan itibaren hayal kurmamaktan ya da kurduğumuz hayallerin peşinden koşmamamızdan kaynaklanıyor.Toplumumuzda hayal kurma alışkanlığını geliştirmemiz, çocuklarımızın hayallerine eğitimle destek vermemiz ve hayal ettiklerini geliştirebilecekleri ortamlar sunmamız önemli. Ekonomimize derinlik kazandıracak girişimler yaratabilmek için kamu, özel sektör ve üniversite işbirliğini maksimum düzeye çıkarmamız, potansiyel girişimcilerin teknolojik gelişmeleri yakından takip edebilecekleri, deneyimleyebilecekleri ortamlar oluşturmamız, üniversite öğrencilerine ihtiyaç duydukları danışmanlığı sağlamamız gerekiyor” dedi.

Nüfusumuz genç, hayallerimiz yaşlı

8-55 yaş arasında kadın ve erkeklerle gerçekleştirilen Türkiye Hayal Araştırması’na göre insanların yüzde49’u çocukken hayal kurmaya başlıyor. Hayal kurma, yaş ilerledikçe dramatik şekilde azalıyor. Yetişkinlerin sadece yüzde14’ü hayal kurduğunu belirtiyor. Hayal kurma sıklığına bakıldığında da benzer bir tablo ortaya çıkıyor. Çocukluk ve ergenlikte sürekli hayal kurduğunu belirten (yüzde32) katılımcılar, yetişkin yaşlara doğru hayal kurmaktan neredeyse vazgeçiyor.

Hayal denince aklımıza meslek ve para geliyor

Her 10 katılımcıdan 5’i en büyük hayalinin “sadece bir meslek sahibi olmak” olduğunu söylüyor. Katılımcıların hayale meslek ve maddiyat odaklı yaklaşmalarının temel nedeni ise, “geleceği güvence altına alma kaygısı.” Hayalini meslek olarak tanımlayanların en fazla (yüzde16) tercih ettiği meslek öğretmenlik ve (yüzde16) doktorluk olurken, bunları futbolcu/sporcu/antrenör (yüzde9), sanatçı, pilot ve polis olmak (yüzde7) izliyor. Hayali maddiyat odaklı düşünenlerin en fazla kurduğu hayal ise kendi işinin sahibi (yüzde9) olmak. Katılımcılar para kazanmanın yolunun kendi işini kurmaktan geçtiğine inanıyor. Yine her 2 kişiden biri; hayal kurmak için kişinin “geçim derdinin olmaması” gerektiğini düşünüyor.

Kadınlar erkeklere, taşra metropole göre hayal kurmayı daha çok seviyor

Intel Türkiye Hayal Araştırması sonuçları, kadınların hayal kurmayı erkeklere göre daha çok sevdiğini de ortaya koydu. Hayal kurmayı çok sevdiğini söyleyenlerin yüzde 58’i kadınken, erkeklerde bu oran yüzde 42. Düşünülenin aksine metropollerde hayal kurma oranı yüzde 42 iken, küçük illerde yaşayanlarda bu oran yüzde 52’lere ulaşıyor. Toplum geneline yönelik gerçekleştirilen araştırmada, üniversite mezunlarında hayal kurma oranı yüzde 78’lere ulaşırken, bu oran ilkokul mezunlarında yüzde 56’lara düşüyor.

Bağımsızlık, evlilik ve hayaller üçgeninde sıkışıp kalıyoruz

Geleneksel yapıdaki ailelerde yaşayan çoğunluk için aile baskısı, bireyselleşememek, sürekli müdahale; kişisel bağımsızlığın önünde engel olarak öne çıkıyor. Gençler, evliliğe aile evinden çıkış ve bir nevi özgürlük bileti gözüyle bakıyor. Buna karşılık bekârlar evlilere, çocuksuzlar çocuklulara göre hayal kurmayı daha çok seviyor. Bekarların yüzde 76’sı sürekli ve sık sık hayal kurduğunu söylerken evlilerde bu oran yüzde 65 seviyesinde kalıyor. Bekarların yüzde 25’ı hayal kurmayı çok sevdiğini belirtirken, evlilerin sadece yüzde 20’si “hayal kurmayı çok seviyorum” diyor.

Girişimciliği hayal bile etmiyoruz, fikrimiz varsa uzman desteği almıyoruz

Intel Türkiye Hayal Haritası’nın en önemli bulgularından bir diğeri ise girişimciliğin bir alternatif olarak aklımıza dahi gelmemesi. Araştırmaya katılanların yüzde 78’i girişimciliği aklından bile geçirmemiş.Girişimciliği düşünen katılımcıların ise yaklaşık 3’te 1’i fikrini kimse ile paylaşmıyor.

Fikri olanların yüzde 21’i arkadaşıyla, yüzde 19’u babasıyla, yüzde 14’ü eşi/sevgilisi, yüzde 7’si ise annesiyle paylaştığını söylüyor.

Girişimcilik ‘parası olanın işi!’

Girişim fikri olup hayata geçiremeyen her 4 kişiden 3’ü temel neden olarak maddi sıkıntılar/sermaye yoksunluğunu gösteriyor. Girişimcilik fikri olanların yani 22’lik dilimin içinden de sadece yüzde 27’si hayalini gerçekleştirebildiğini belirtiyor. “Eğitim seviyesi yükseldikçe girişimcilik seviyesi de yükselir” diyenlerin oranı yüzde 26 olurken “girişimci olabilmek için çeşitli kurum ve kuruluşlardan destek almak önemlidir” diyenlerin oranı ise yüzde 34.

Üniversiteler “girişimci ruhu” besliyor

Intel Türkiye’nin 15 ayrı üniversitede 500 üniversite öğrencisiyle gerçekleştirdiği girişim odaklı araştırmaya göre ise toplumun genelinin aksine üniversite öğrencilerinin yüzde 78’i girişimci olma fikrine olumlu bakıyor. Erkek öğrencilerde bu oran yüzde 84’e kadar yükseliyor. Gençlerinana motivasyonları ise yenilikçi olmak ve kendi işini kurmak. Girişimci olmak istemeyenlerin ise yüzde 39’u girişimcilik ruhuna sahip olmadıklarını, yüzde 33’ü risk almak istemediklerini belirtiyor.

Gençler girişimciliğe dijital ekonomi üzerinden bakıyor

Araştırma, üniversite öğrencileri arasında ilk girişimcilik fikrinin yüzde 36 ile ergenlik döneminde ortaya çıktığını, bu oranın yaş ilerledikçe yüzde 30’lar seviyesine düştüğünü ortaya koyuyor. Girişimcilik konuları değerlendirildiğinde yüzde 29 oranıyla en çok teknoloji desteğiyle ve teknoloji sektöründe girişimci olmak ön plana çıkıyor. Bunu yüzde 23 ile iş kurmak/ticaret yapmak izliyor.

Üniversite öğrencilerinin girişimcilik rol modeli Nevzat Aydın

Üniversite eğitiminin girişimcilik üzerinden olumlu etkisi olduğunu düşünen öğrencilerin oranı yüzde 56. Üniversite öğrencilerinin yüzde 75’i Türkiye’deki iş ortamının girişimcilerin önünü açmadığına, aksine zorlaştırdığına inanıyor. Bu yüzden 10 öğrenciden 6’sı girişimlerini yurt dışında yapmayı planlıyor.

Diğer yandan üniversite öğrencilerinin yüzde 60’ı Türkiye’den milyar dolarlık şirketler çıkacağına inanıyor. Üniversite öğrencileri arasında girişimcilik konusunda rol model olarak görülen kişiler, sırasıyla Nevzat Aydın, Steve Jobs ve Mark Zuckerberg. Yüzde 29’unun ise rol modeli yok.

29 Nisan 2016

E-Devlet toplantısı kapsamında kurum temsilcileri ve bilişim şirketleri bir araya geldi

E-Devlet toplantısı kapsamında kurum temsilcileri ve bilişim şirketleri bir araya geldi
27 Nisan 2016 tarihinde Ankara’da gerçekleşen e-Devlet Yuvarlak Masa Toplantısı’nda konuşma yapan Intel Security Türkiye ve Azerbaycan Bölge Direktörü İlkem Özar, gittikçe karmaşıklaşan dijital evrende kurumların ancak bu dönüşüme uygun entegre bir güvenlik yaklaşımıyla etkin koruma sağlayabileceklerini vurguladı.

E-Devlet Yuvarlak Masa Toplantısı kapsamında kurum temsilcileri ve bilişim şirketleri 27 Nisan 2016 tarihinde Ankara’da bir araya geldi.

Intel Security Türkiye ve Azerbaycan Bölge Direktörü İlkem Özar, toplantıdaki konuşmasında sürdürülebilir ve entegre bir savunma stratejisinin önemine dikkat çekerek şunları söyledi: “Çeşitlenen hizmet alanlarıyla birlikte güvenlik gereksinimleri de artan kamu kuruluşlarının en önemli ihtiyaçlarından biri entegre bir siber savunma stratejisine sahip olmaktır. Verimli olmayan güvenlik yöntemleriyle çalışan, kısa ömürlü yeni teknoloji alımı yapan, teknolojik dağınıklığa sahip kurumlar, siber saldırılarla karşılaştığında verimli sonuçlar alamıyor, itibar ve gelir kaybı yaşıyor. Sürdürülebilir bir savunma avantajı oluşturmak için, kurumlar optimize bir güvenlik ekibiyle, entegre yeni kabiliyetlere, otomatizasyona ve karmaşadan uzak, kolaylaştırılmış stratejik operasyonlara sahip olmalı. Entegre çözümlerimizle, teknolojik karmaşıklığı %62 oranında azaltıyoruz. Kaynaklar optimize edildiğinden, daha fazla riski daha az kaynakla ve daha hızlı bir şekilde çözüyoruz.”

Intel Security’nin geliştirdiği entegre güvenlik platformu sayesinde tüm güvenlik bileşenlerini birbirine bağladıklarını belirten İlkem Özar, her cihazda ve sistemde çalışan yaygın dijital varlığıyla, riskleri doğru analiz ederek, otomatik kontrol sistemi desteğiyle açık bir entegrasyon yapısı sunduklarının altını çizdi.

30 Ocak 2014

Intel’den teknolojik karne hediyesi arayanlara ipuçları


Okullarda sömestre tatilinin başlamasıyla birlikte, çocuklarını teknolojik cihazlarla sevindirmek isteyen veliler doğru teknolojileri aramaya başladı. Masaüstü bilgisayardan tablete, dizüstü bilgisayar ve 2’si 1 Arada cihazlara, pazarda öyle çok ürün var ki, doğru fiyata doğru teknolojiyi seçmek gün geçtikçe daha da zorlaşıyor. Intel, velilere çocukları için doğru hediye seçimi yapmalarını sağlayacak ipuçlarını açıklıyor:

Masaüstü bilgisayarlar
Hep evde kalacak bir bilgisayar arıyorsanız, yeni nesil bir masaüstü bir bilgisayar sizin için doğru seçim olabilir. Monitörlerle tüm diğer bileşenleri ince ve şık bir tasarımda bir araya getiren “Hepsi Bir Arada” bilgisayarlar, yerden tasarruf etmek isteyenler için iyi bir seçenek. Genellikle dizüstü bilgisayarlar için tasarlanmış bir mikroişlemci, hafıza ve optik sürücü kullanan Hepsi Bir Arada bilgisayarlar, diğer masaüstü bilgisayarlara göre daha sessiz ve daha az enerji harcayarak çalışır.

İşte Hepsi Bir Arada bir masaüstü bilgisayar alacaksanız dikkat etmeniz gerekenler:
  • Ekran çözünürlüğü: En düşük seçiminiz HD standardı 1920 x 1080 olmalı. 27 inç ve üzeri bir bilgisayar almak istiyorsanız 2540 x 1440 çözünürlüğü tercih edin.

  • CPU hızı: Birçok Hepsi Bir Arada bilgisayar Intel Core i5 işlemci ile geliyor. Ama Core i7 gibi daha hızlı bir işlemciye sahip bir bilgisayar daha hızlı açılıp çalışacaktır.

  • Hafıza: Hafızası en az 8 GB olan bir bilgisayar tercih edin. İhtiyaç halinde hafızayı artırabilmek için bilgisayarda ekstra hafıza girişleri olduğundan da emin olun.

  • Giriş ve bağlantılar: Alacağınız bilgisayarın en az iki adet USB 3.0 girişi, bir adet kart okuyucu ve HDMI girişi olmasına dikkat edin.
Dizüstü bilgisayar ve Ultrabook’lar
Dizüstü bilgisayar ve Ultrabook’lar halen özellikle ortaokul ve lise öğrencileri için internette arama yapmaktan ödev hazırlamaya, video yaratma ve izlemekten sunum hazırlamaya, herşeyi yapabilecekleri önemli ve gerekli cihazlar.

Dizüstü bilgisayar veya Ultrabook satın alırken dikkat etmek gereken noktalar:
  • CPU çeşidi: İşlemci tercihinizi performans ve incelik/ağırlık tercihlerinize göre yapmalısınız. Önceliğiniz ince, hafif ve uzun pil ömrüne sahip bir Ultrabook ise az enerji tüketen U serisi Intel® Core™ i3-i5-i7 işlemcili ürünleri seçebilirsiniz. Önceliğiniz performans ise yüksek performans sağlayan M ve H serisi Intel® Core™ i3-i5-i7 işlemcili ürünleri tercih edebilirsiniz.

  • Ekran boyutu: Çözünürlük ne kadar yüksek olursa, görüntü kalitesi de o derece iyi olur. Ekran ölçüsü ne kadar büyük olursa, çözünürlük de o oranda yüksek olmalıdır. 14 inç ve daha küçük dizüstü bilgisayarlar için çözünürlük normalde 1366 x 768 pikseldir. 15 inç ve üzeri bilgisayarlar için çözünürlüğün 1920 x 1080 (1080p) olmasına dikkat edin.

  • Ağırlık ve kalınlık: Günümüzde pazarda yeni nesil dizüstü bilgisayarlar, özellikle Ultrabook’lar artık son derece hafiflemiş ve incelmiş durumda.
2’si 1 Arada cihazlar
Kullanıcılara daha fazla esneklik sunmak için tasarlanan 2’si 1 Arada cihazlar, Ultrabook’un yüksek performansı ile tabletin taşıma kolaylığını bir arada isteyen kullanıcılar için ideal bir seçenek. 2’si 1 Arada bir bilgisayar ile ister klavye kullanabilir, isterseniz bilgisayarınızı dokunmatik ekran ile yönetebilirsiniz.

Peki 2’si 1 Arada bilgisayar alırken nelere dikkat etmelisiniz?
  • Form faktör: Klavyeyi ekrandan ayırıp tablet olarak kullanmanızı sağlayan ekranı ayrılabilir modeller, ekranı geriye kayarak klavyeyi ortaya çıkaran kızaklı modeller ve sıradan bir dizüstü bilgisayar gibi açıp ekranını üstüne kapatarak bilgisayarınızı tablet olarak kullanma olanağı tanıyan katlanabilir modeller arasında çocuğunuz için en uygununu seçmelisiniz. Tablet modu için bir ekran ve dizüstü bilgisayar modu için başka bir ekran sunan çift ekranlı 2’si 1 arada bilgisayarlar ve ekranı dönerek hem tablet hem de dizüstü bilgisayar kullanımı sağlayan modeller de ilginizi çekebilir.

  • Bağlantı noktası: 2’si 1 arada bilgisayarlarda ekranla klaveyi birbirine bağlayan menteşe kısmı, kullanımlar arasındaki geçişlerde önem taşır. Alacağınız cihazın yumuşak şekilde hareket eden ve sağlam mekanizmaya sahip olmasına özen gösterin.

  • İşletim sistemi: Şu anda pazardaki çoğu 2’si 1 arada bilgisayar Windows 8 işletim sistemi kullanıyor. Yakında hem Windows hem de Android işletim sistemi üzerinde çalışan modeller de pazara çıkacak. Çift işletim sistemine sahip modeller, Office ve Excel gibi Windows uygulamalarını ve Google Play Store’da bulunan uygulamaları kullanma olanağı verecek. Böyle bir bilgisayar alırken, istediğiniz zaman istediğiniz işletim sistemine hızlı ve kolay geçiş yapabilmek için cihazın nasıl geçiş yaptığına dikkat edin.
Tabletler
Temel Office ve internet uygulamaları ile kısmen dizüstü bilgisayarın esnekliğini sunan tabletler, dizüstü bilgisayarlardan daha hafif, daha küçük ve daha bütçeye uygunlar.

Tablet alırken dikkat etmeniz gereken noktalar şöyle:
  • Uyumluluk: Tabletler genellikle benzer işletim sistemlerine sahip diğer cihazlarla eşleşip uyumlu çalışan ikincil cihazlar olarak tasarlanmış ürünlerdir. İçinde ciddi bir fotoğraf, müzik ve oyun koleksiyonu bulunan bir iPhone icin, buna uygun bir iPad, Android tabanlı bir akıllı telefon için, Android tabanlı tablet kullanım kolaylığı açısından daha uygun olacaktır.

  • Performans: Tabletlerin performansı genellikle dizüstü bilgisayarlardan daha düşüktür. Çocuğunuzun aynı anda birçok farklı uygulamayı çalıştırmasını istiyorsanız tablet doğru seçim olmayabilir. Kindle ve Nook gibi daha uygun fiyatlı ve daha basit cihazlar, çocukların okuma ihtiyaçlarını fazlasıyla karşılayabilir.

  • İşletim sistemi: Birçok tablet, Android platformunun versiyonları üzerinde çalışır. Alacağınız tabletin en yeni Android versiyonu 4.3 (Jelly Bean) üzerinde çalıştığından emin olun. Windows 7 ya da Windows 8 işletim sistemi üzerinde çalışan bir bilgisayarınız varsa, aynı uygulamaları tabletinizde kullanabilmek için, işletim sistemi bu işletim sistemleri ile uyumlu olan bir tablet seçin.

  • Depolama, işleme ve hafıza: Satın almak istediğiniz cihazın hafızası genişletilemiyorsa, alacağınız tabletin veri depolama kapasitesi en az 16 GB olmalı. Windows tabletlerde CPU, kullanacağınız Windows versiyonunu ve buna bağlı olarak tabletinizin performans ve yeteneklerini belirler.
Girişler: Windows tabanlı tabletler farklı cihazlara bağlantı için USB, mikro USB ve HDMI gibi farklı girişler sunar. iPad’lerde ise şarj ve veri transferi için tek bir giriş bulunur. iPad’inizi USB kamera, SD kart ve HDMI tabanlı cihazlara bağlamak için adaptör kullanabilirsiniz.

Sponsor

 Düzce Otel Hatipoğlu

Son Yorumlar