Teknoloji, tavsiye, deneyimler ve ilgimi çeken diğer konular...

11 Aralık 2020

Samsung’dan Sağlık Çalışanlarına Özel İndirim Kampanyası


Samsung’un sağlık sektöründe çalışanlara özel başlattığı kampanyada, seçili Samsung marka beyaz eşyalar yüzde 10 indirimle satışa sunuluyor.

Teknoloji dünyasının önde gelen markası Samsung, sağlık çalışanları için “Seçili Samsung Beyaz Eşyalarda Sağlık Çalışanlarına Özel Yüzde 10 İndirim” kampanyası başlattı.

Kampanyaya katılan tüm Samsung yetkili bayilerinden ve shop.samsung.com/tr/ web sitesi üzerinden 5 – 31 Aralık 2020 tarihleri arasında geçerli olan kampanya kapsamında sağlık çalışanları, satın aldıkları seçili Samsung marka beyaz eşyalarda (ankastre fırın, davlumbaz, ocak, buzdolabı, çamaşır makinesi, kurutma makinesi, derin dondurucu, bulaşık makinesi,) ürünlerin KDV dâhil fiyatı üzerinden yüzde 10 indirim fırsatından faydalanıyor.

Sağlık çalışanlarının indirimden faydalanabilmeleri için ise ilgili kurum çalışanı olduğunu gösteren belgeleri ya da kimliklerini www.samsung.com/tr/saglik-calisanlari-kampanyasi adresi üzerinden eklemeleri ve bu sayfadaki başvuru formunda yer alan gerekli bilgileri doldurmaları gerekiyor. Başvurular başarılı bir şekilde alındıktan sonra SMS üzerinden tek kullanımlık kod bilgisi iletiliyor. Bu başvuru ardından sağlık çalışanları shop.samsung.com/tr/ adresi üzerinden veya doğrudan Samsung yetkili bayilerinden tek kullanımlık kod ile satın alımlarını gerçekleştirebiliyor.

Kampanya şartları hakkında detaylı bilgi için: www.samsung.com/tr/saglik-calisanlari-kampanyasi

Samsung güncel mağaza listesi için: https://www.samsung.com/tr/beyazesya-bayilistesi/

Online İhracatçıya Yüzde 50 Vergi Muafiyeti Getirildi

Uygulama 1 Ocak 2021 tarihinde başlıyor. “Bazı alacakların yeniden yapılandırılması ile bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında kanun” ile, internet üzerinden yurtdışına satış yapan mikro ihracatçıya yüzde 50 vergi muafiyeti getirildi. Peki kimler faydalanabilecek? ETGB sisteminin avantajları neler? E-ihracat nasıl yapılır?

Kasım 2020’de Resmi Gazete’de yer alan “Bazı alacakların yeniden yapılandırılması ile bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında kanun” ile, internet üzerinden yurtdışına satış yapan mikro ihracatçıya yüzde 50 vergi muafiyeti getirildi.

Bu vergi avantajının yurtdışına bireysel olarak satış yapmak isteyenlere can suyu olacağını ifade eden Ticimax E-ticaret Sistemleri Kurucusu Cenk Çiğdemli, “Özellikle Kobi’ler, evde kendi ürettikleri ürünleri yurtdışına satmak isteyenler ve yöresel ürünleri dünyaya açmak isteyenler için çok önemli bir teşvik” dedi.

Mikro ihracatçıya makro vergi avantajı. Şahıs firmalarının yurtdışına Elektronik Ticaret Gümrük Beyannamesi’yle gerçekleştirdikleri satışlarda yüzde 50 kazanç istisnası getirildi. Posta ve hızlı kargo yoluyla mikro ihracat yapanların, kazancının yüzde 50’si gelir vergisinden muaf tutulacak. TBMM’de kabul edilen kanun, mikro ihracat yapanlar için vergi muafiyeti sunuyor. Buna göre, hızlı kargo taşımacılığı şirketleri tarafından düzenlenen Elektronik Ticaret Gümrük Beyannamesi (ETGB) ile mikro ihracat işlemlerinde gerçekleşen mal ihracatından elde edilen kazancın yüzde 50’si gelir vergisinden muaf tutulacak. Uygulamanın 1 Ocak 2021 tarihinde başlayacağını ifade eden Ticimax E-ticaret Sistemleri Kurucusu Cenk Çiğdemli, “Pandemi nedeniyle tüm dünyada ülke ekonomilerinin daralmaya gittiği bir belirsizlik döneminden geçiyoruz. Küresel ticaret savaşlarının online cephesinde güçlü olabilmek ve savaştan kazançlı çıkabilmek için özellikle Kobi’lerin mutlaka mikro ihracata yönelmesi gerekiyor” dedi.

KİMLER FAYDALANABİLİR?

17 Kasım 2020’de yayınlanan Resmi Gazete’ye göre, tam mükellef gerçek kişilerin 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 225’nci maddesi kapsamında, dolaylı temsilci olarak yetkili kılınan Posta İdaresi ya da hızlı kargo taşımacılığı yapan şirketler tarafından düzenlenen Elektronik Ticaret Gümrük Beyannamesi’yle gerçekleştirdikleri mal ihracatı kapsamında elde ettikleri kazancın yüzde 50’si, beyannamede bildirilen kazanç üzerinden indirilebilecek.

Söz konusu indirimden faydalanılabilmesi için;

  • İhracattan kaynaklanan hasılatları toplamı yıllık 400.000 Türk lirasına kadar olanların, ilgili yılda kendilerinin sigortalı olması,
  • İhracattan kaynaklanan hasılatları toplamı yıllık 800.000 Türk lirasına kadar olanların, ilgili yılda kendilerinin sigortalı olması ve en az ortalama bir tam zamanlı ya da eş değer kısmi zamanlı işçi çalıştırması,
  • İhracattan kaynaklanan hasılatları toplamı yıllık 1.600.000 Türk lirasına kadar olanların, ilgili yılda kendilerinin sigortalı olması ve en az ortalama iki tam zamanlı ya da eş değer kısmi zamanlı işçi çalıştırması,
  • İhracattan kaynaklanan hasılatları toplamı yıllık 2.400.000 Türk lirasına kadar olanların, ilgili yılda kendilerinin sigortalı olması ve en az ortalama üç tam zamanlı ya da eş değer kısmi zamanlı işçi çalıştırması gerekmektedir.
  • İhracat kapsamına, ağırlık ve tutar itibarıyla Posta İdaresi ya da hızlı kargo taşımacılığı yapan şirketler tarafından düzenlenen elektronik ticaret gümrük beyannamesiyle gerçekleştirilen mal ihracatları girmektedir.

ETGB SİSTEMİNİN AVANTAJLARI NEDİR?

Mikro ihracatın avantajları ve ETGB sistemi hakkında bilgi veren Çiğdemli şunları aktardı:

“E-ihracat yapanlar için prosedürlerden arındırılmış bir sistem var. Türkiye’den yurtdışına yapacağınız bir satışta KDV hariç fatura tutarı 15 bin Euro’dan az ve satışa konu olan malların ağırlığı 300 kilogramdan hafif ise, bu ihracat mikro ihracat olarak yapılabiliyor. ETGB sistemi üzerinde tüm prosedürler yetkili kargo firmaları aracılığıyla gerçekleştiriliyor. Üstelik Alibaba, Amazon, Etsy ve Rakuten gibi küresel pazar yerlerinde satış yapmak isteyenlerin üyelik bedelleri de devlet tarafından karşılanıyor. Mikro ihracatta düzenlenen bir gümrük beyannamesi olmaması da ayrı bir avantaj. Gümrük beyannamesi yerine online ortamda Elektronik Ticaret Gümrük Beyanı (ETGB) düzenleniyor ve klasik ihracatta olduğu gibi gümrük müşavirine ihtiyaç da olmuyor. Gümrükleme masrafları ve gümrükleme hızı düşünüldüğünde bu sistemin Kobi’ler açısından sunduğu avantaj çok önemli. Bireysel müşterinize direkt satış yaptığınız için, müşterinizin ülkesindeki B2C (firmadan direkt tüketiciye) gümrükleme vergi muafiyetlerinden de faydalanabiliyorsunuz. Klasik ihracattaki gibi banka teminatlarına gerek yok. Ödeme almak için e-ticaret altyapı firmanızın yönlendireceği ödeme kuruluşlarıyla anlaşmak yeterli. Çok sayıda ve yüksek adetli ürün gönderilmediği için risk oranı da yok denecek kadar düşük.”

8 MADDEDE E-İHRACAT

Dünyada 196 ülke, milyarlarca insan var. Özellikle yerli üretim yapan KOBİ’lerimiz için çok büyük fırsatlar var. Hem B2B (firmadan firmaya) hem B2C (firmadan son tüketiciye) satışlar için online ticaret, kur farklarını fırsata çevirmenin en hızlı yolu. Peki e-ihracat nasıl yapılır? Nelere dikkat edilir? Ticimax E-ticaret Sistemleri Kurucusu Cenk Çiğdemli şu bilgileri aktardı:

  1. Öncelikle profesyonel bir web siteniz olmalı. Ticari web sitenizde firmanız ve ürünleriniz hakkında detaylı tanıtım, görsel ve iletişim bilgileriniz yer almalıdır. Web siteniz mutlaka mobil uyumlu olmalı. Çünkü Google aramalarının yarıdan fazlası artık akıllı telefonlar üzerinden yapılıyor. Web siteniz hızlı yüklenebilen bir altyapı ile oluşturulmalı. Yüklediğiniz fotoğraflar hemen açılabilmesi için küçük boyutlu olmalı.
  2. Web siteniz firmanızın adı aratıldığında arama motorlarında ilk sıralarda yer almalı. Bunun için gerekli SEO çalışmaları mutlaka yaptırılmalı. Ne kadar iyi bir siteniz olursanız olun, bulunduğunuz ülkenin dışında bir ülkede görünür olmak zordur. Çünkü Google sizi kendi ülkeniz dışındaki aramalarda üst sıralara çıkarmaz. Biz bu sorunu farklı sunucular kullanarak aşıyoruz. Yaptığımız iş birlikleri ile birlikte 100 ayrı ülkede pop noktalarımız var. Bu şekilde tüm ülkelerdeki Google aramalarında site üst sıralara kolaylıkla yükselebiliyor. Google ve Facebook gibi reklam mecralarına ülke bazlı küçük reklamlar vermek de satışlarınızı hızlandıracaktır. İngilizce uluslararası bir dil olabilir ama potansiyel müşteri kitlenizin hepsinin İngilizce bildiğini varsaymak doğru bir yaklaşım değil. Rusya, Balkanlar, Ortadoğu ve Türki coğrafyada yerel dillere uygun reklam içerikleri hazırlatmalısınız. Web sitesinde dil seçeneklerinin kullanıcı tarafından değiştirilebilmesini tercihe bırakmalısınız.
  3. Sitenizin çoklu dil ve lokasyon seçeneğine, her ülkenin kendi para birimiyle mal alımı yapabilmesine olanak sağlayacak bir altyapıya sahip olması gerekir.Özellikle hedeflediğiniz bir ülke var ise, o ülkenin kültürel kodlarına uygun bir web sitesi tasarlanması da önemlidir. Bunun için site arayüzü ülkelere göre ayarlanabilecek bir altyapı gerekir. Her ülkeye yönelik satış ve pazarlama stratejisi de geliştirmeniz gerekebilir. Doğru ülkeye doğru malı doğru fiyat seçenekleriyle satmak, e-ihracat için öncelikli konulardan biri. Bizim e-ihracat modüllerimiz ile firma, aynı site üzerinden aynı ürünü 100 ayrı ülkeye farklı fiyatlarla satabiliyor. Bunu ülkelerin ekonomik seviyelerine göre ayarlayabildiğimiz gibi, söz konusu ürünün o ülkedeki pazar değerini inceleyerek de belirleyebiliyoruz.
  4. Ürünlerinizi Alibaba.com, Amazon, E-bay gibi B2C (son tüketiciyi hedefleyen) global pazaryerlerine de koyabilirsiniz. Veya sitenize müşterileri direkt olarak çekebilmek için ilgili ülkeyi hedefleyen Google, Facebook, Instagram reklamları da verebilirsiniz. B2B (firmadan firmaya) ihracat yapmak isteyenler için ise Tradekey, Indiamart, ecplaza, thomasnet, kompass, ec21, diytrade, europages, made-in-china, ecvv, globalsources, busytrade, tradeindia gibi e-ihracat platformları var. Buraya firma bilgileri ve numunelerini koyarak ithalatçı firmalara yönelik reklam yapılabilir.
  5. Online ihracata başlamanız için ihraç edeceğiniz ürünün Gtip (Gümrük Tarife İstatistik Pozisyonu) numarasını öğrenmeniz gerekiyor. Bu, dış ticaret işlemlerinde ürünlere verilen bir numaradır. Gümrük müşavirinize sorarak öğrenebileceğiniz gibi, tuik.gov.tr sitesinden de öğrenebilirsiniz.
  6. Gtip numarasını öğrendikten sonra sıra hedef pazarların belirlenmesine geldi. Önceliği elinizdeki ürünü en çok ithal eden ülkelere vermelisiniz. Bunu yaparken yakın bir ülke olmasına da özen göstermelisiniz. Böylece lojistik giderlerinizi düşürerek müşteriye daha rekabetçi fiyatlar sunabilirsiniz. İhracat hedef pazarının belirlenmesinde kullanabileceğiniz en önemli site Birleşmiş Milletler çatısı altındaki trademap.org sitesidir. Buradan söz konusu ürünün ülkelere göre pazarıyla alakalı detaylı istatistiklere ulaşabilirsiniz.
  7. Eğer ithalatçı firmalarla bağlantıya geçmek istiyorsanız, Musaviredanisin.ekonomi.gov.tr sitesi üzerinden seçmiş olduğunuz hedef pazardaki firmaların listesine kolaylıkla ulaşabilirsiniz. Bunun için yapmanız gereken, site üzerinden hangi ülke hakkında bilgi almak istiyorsanız o ülkeyi seçmek ve ihraç etmek istediğiniz ürün grubunu tanıtan kısa bir açıklama yazmak. Açıklama bölümüne Gtip numarasını yazmak işinizi daha da kolaylaştıracaktır. Hedef pazar araştırması için kullandığınız trademap.org sitesinden de güncel ithalatçı firmaları bulabilirsiniz.
  8. Bazı ülkeler özellikle deniz yolu ile yapılan ithalatlara ait konşimento bilgilerini paylaşırlar. Bu bilgileri alıp işledikten sonra ihracatçı firmaların faydasına sunan siteler de mevcuttur. Bu tür sitelere üye olarak hangi firmaların hangi firmalara mal sattığını görebilirsiniz. Bu tür sitelere örnek vermek gerekirse en başta Tradeinfo365.com’u sayabiliriz. ABD, Kanada, İngiltere, Güney Kore, Kolombiya, Arjantin, Şili, Rusya, Ukrayna, Peru ve Pakistan gibi ülkeler bazında ürün, ithalatçı ve ihracatçıları aramanıza olanak sağlar. Piers.com ve importgenius.com gibi sitelerden de faydalanabilirsiniz.

Türkiye'nin İlk İş Odaklı Dijital Tanışma Platformu: 12dakika.com


Türkiye’nin ilk dijital tanışma etkinliği '12dakika.com' sektör profesyonellerini, girişimcileri, yatırımcıları, eğitmenleri, networkünü geliştirmek isteyenleri özetle yeni fırsatlara göz kırpan herkesi etkileşimli online bir konferans temasıyla buluşturmaya hazırlanıyor.

'İşini geliştirmek için 12 dakika yeter' mottosuyla hayata geçen Türkiye’nin ilk iş odaklı dijital tanışma etkinliği 12dakika.com ilk buluşmasını yapmaya hazırlanıyor. Yeni fırsatlar ve yeni networkler edinmek adına oluşturulan iş dünyası girişimi olarak hayata geçen 12dakika.com pandemi nedeniyle yapılamayan fiziksel buluşmaların yerini almaya aday.

Ziya Kızıltan ve Ömürden Sezgin’in öncülüğünde hayata geçen 12dakika.com, ilk buluşmasını 12 Aralık 2020 Cumartesi günü saat 12:12’de başlayacak ve 12 saat boyunca devam edecek. 80’den fazla uzman ve eğitmenin etkinliğe katılarak 12 dakikalık ilham veren, sektöre ışık tutan sunumlar yapacağı etkinlikte, platforma dâhil olan binlerce kişi, sektör uzmanları ile birebir görüşmeler yaparak tanışma ve iş birlikteliği geliştirme şansını yakalayacak.

İlk buluşmada 5 binden fazla katılımcıyı biraraya getirmeyi hedeflediklerini belirten Ziya Kızıltan ve Ömürden Sezgin, “İş hayatında 12’den vurmak istiyorsan, ne eksik ne fazla, 12 dakika sana yeter” diyorlar. Platforma dâhil olan herkes birbirinin profilini inceleyebiliyor. Kimlerle, hangi konularda görüşmek istediğini profilinde belirtebiliyor. Etkinlik tarihinden önce platformda karşılıklı profil incelemeleri ve platform üzerinden yazışmalar yapabiliyor. Taranılan profiller arasından seçilen kişilere mesaj yazılarak 12 dakikalık görüntülü görüşme daveti gönderiliyor. Karşı taraf da gönderilen mesajı okuyup profili inceledikten sonra görüşme talebini kabul ediyor ya da reddediyor. Kabul edilen görüşmeler takvimdeki en uygun 12 dakikalık aralığa yerleşiyor. Görüşme anında 12 dakikadan geri sayım başlıyor. Süre bittiğinde ise bu toplantı odası otomatik olarak kapanıyor. Etkinlik gününden önce profiller taranıp istenilen kadar toplantı organize etmek mümkün.

Canlı olarak katıldığımız konferanslardaki networking fırsatlarını dijitale taşımak isteyen girişimciler, ilk etkinliğini tüm markalar ve katılımcılar bu platformu deneyimlesin ve ortaya çıkan faydayı görsün diye genele açık ve ücretsiz olarak düzenliyor. Her ayın 12’sinde düzenli olarak farklı temalarda hayata geçirmek istedikleri bu dijital etkinliklerin ikincisini de 12 Ocak 2020 tarihinde e-ticaret ve e-ihracat odaklı gerçekleştirmeyi planlıyor.

12 Aralık tarihinde başlayacak olan ve 12.12 tarihini ‘’İş Odaklı Dijital Tanışma Günü’’ ilan eden bu etkinliğe katılmak için www.12dakika.com adresini ziyaret etmeniz yeterli.

4 Aralık itibari ile platformda bine yakın profil oluşturulmuş ve yüzlerce toplantı planlanmış durumda. Hedeflerinin 5 binin üzerinde katılımcı sayısına ulaşarak 20 binin üzerinde birebir iş görüşmesinin yapılmasını sağlamak olduğunu dile getiren Ziya Kızıltan ve Ömürden Sezgin, bu sayede Türk iş dünyasına ve ekonomiye önemli bir katkı sağlamak istediklerinin altını çiziyor.

Maliyetleri Düşüren Çin, 5G İstasyon Sayısını 1,7 Milyona Çıkaracak


Çin Mühendislik Akademisi öğretim üyelerinden Wu Hequan, Çin’in 2021 yılında 1.7 milyonun üzerinde 5G baz istasyonuna sahip olacağını söyledi. Wu, bu beklentisinin nedeni olarak da baz istasyonlarının maliyetinin düşecek olmasına bağladı. Wu, China Daily ile yaptığı röportajda, Covid-19 salgınının sonuçlarına rağmen Çinli telekom operatörlerinin 2019’da inşa edilen yaklaşık 100 bin 5G baz istasyonuna ek olarak bu yıl 600 binden fazla yeni 5G baz istasyonu kurmayı başardığını söyledi. Bu, 5G hizmetlerini tüm Çin şehirlerinde vilayet düzeyinde ve üzerinde kullanılabilir hale getirdi. 

Wu, “5G ağlarının inşası hızlandıkça, her bir 5G baz istasyonunu inşa etme maliyeti düşecek. Çinli telekom operatörleri 2022’de bu yıl yaptıklarıyla aynı miktarda 5G yatırımı ayırsa bile, çok daha fazla 5G baz istasyonu inşa edebilecek” dedi. Wu’nun sözleri, Çin’in önde gelen endüstri düzenleyicilerinin, ülkenin önümüzdeki birkaç yıl içinde 5G inşaatını “orta derecede” ilerleteceği tahminleriyle uyumlu. 

Sanayi ve Bilgi Teknolojileri Bakanlığı, ekim ayında, ülkenin önümüzdeki üç yıl içinde bir liderlik dönemine girmeye hazırlandığını, Çin’in programın biraz ilerisinde bir ritimde 5G ağları kurmaya devam edeceğini söyledi. 5G, daha endüstriyel ve tüketici senaryolarında kullanımını teşvik etmeye yardımcı olabilir.

06 Aralık 2020

YouTuber’lara Vergi Şoku


Pandemi döneminde dijital dünyaya ilginin artması sosyal medya fenomenlerini daha görünür hale getirdi. Sosyal medya üzerinden gelir sağlayanların vergi mükellefi olma konusu ise sıkça tartışılan konular arasında. Gelir Vergisi Kanunu’na göre YouTube fenomenlerinin vergi zorunluluğu bulunuyor.

Vergi gelirlerinin tam ve eksiksiz beyan edilmesini sağlamak üzere son yıllarda vergi denetimleri artırıldı. Dijital çağın yeni nesil mesleklerini icra edenler, kazançları doğrultusunda vergilendiriliyor. YouTube üzerinden yayın yapıp kazanç sağlayan kişiler normal gelir vergisi mükellefi olarak değerlendiriliyor.

Fatura zorunlu

Bu mecra üzerinden yayın yapıp kazanç sağlayan kişiler, Gelir Vergisi Kanunu’nun 37. maddesi gereğince ticari kazanç sağladıkları için vergilendiriliyorlar. Gelir elde eden vergi mükelleflerinin gelir defteri tutma, fatura ve fiş düzenleme zorunlulukları bulunuyor.

Denetimler arttı

YouTube üzerinden gelir elde etmenin vergilendirilme şartı doğurduğunu belirten IFASTURK Mali Müşavirlik ve Denetim Kurucusu Mesut Şenel, vergi denetimlerine dikkat çekerek “Dijitalleşmenin iş hayatına kazandırdığı yeni nesil mesleklerden YouTuber’lık, vergi mükellefliği konusunda belli yükümlülükler taşıyor. YouTube üzerinden elde edilen kazançlarda geriye dönük incelemeler de söz konusu. YouTuber'lar da dahil olmak üzere, sosyal medya mecralarından gelir elde edenlere vergi hukuku konusunda sağladığımız danışmanlık hizmetlerimizle bu konudaki farkındalığı artırmaya çalışıyoruz.” bilgisini verdi.

04 Aralık 2020

Yapay Zeka Eczaneye Girdi

Novadan, eczacılara özel sunduğu, yapay zeka teknolojisi üzerinde geliştirdiği teknolojilerle sağlık sektörünün gelişimine katkı sağlıyor. Eczanelerin sağlık ürünü ihtiyaçlarını modern teknolojik altyapısıyla, en hızlı şekilde tedarik eden pazaryeri Novadan, eczacıların hayatlarını teknolojik yeniliklerle kolaylaştırıyor.

Eczanelerin tüm sağlık ürünü ihtiyaçlarını karşılamak için kurulan Novadan, sunduğu gelişmiş teknolojiler ve eczane ihtiyaçlarına yönelik geliştirilen çözümlerle eczacılara yeni yetenekler kazandırıyor. Eczacılar internet üzerinden platforma ücretsiz olarak kayıt olup, Novadan’ın kendileri için geliştirdiği teknolojik yenilikleri kullanmaya hemen başlayabiliyor.

Eczacılara özel takas sistemi

Novadan platformu üzerinden, ihtiyaç duydukları sağlık ürünlerine patentli çoklu arama teknolojisiyle tek bir kaynaktan ulaşan eczacılar, kendilerine özel takas sistemi sayesinde ellerindeki ürünleri sistem üzerinden meslektaşlarıyla değiş tokuş edebiliyor ve bu sayede de stok problemlerini aşıyorlar.

Patentli teknolojileri eczacıların işini kolaylaştıracak

Günümüz teknolojilerinden azami şekilde faydalanarak, eczacılara yönelik yenilikçi çözümlerihayata geçirdiklerine dikkat çeken Novadan Kurucularından Haki Poyraz; “Patentli teknolojilerimizle eczacıları geleceğe taşımayı hedefliyoruz. Eczanelerin ihtiyaçlarını çok iyi biliyoruz. Bu ihtiyaçlara özel olarak geliştirdiğimiz çözümlerimizle ihtiyaca en uygun sağlık ürünlerinin en kısa zamanda ve güvenli bir şekilde ulaştırılmasını sağlıyoruz.” dedi.

Yapay zeka farkı

Novadan yapay zeka modülü, eczanelerin ihtiyaçlarını analiz ederek, en uygun sağlık ürünlerini, en doğru zamanda onlara ulaştırılmasını sağlıyor. Binlerce veriyi eş zamanlı işleyebilen Novadan, eczacının ihtiyacını önceden görerek, en uygun çözümleri sunuyor.

Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Türk Start-up’larla Web Summit 2020’de

T.C. Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi, dünyanın en önemli teknoloji konferansları arasında yer alan Web Summit 2020’de Türk yatırımcılar ve Start-Up’larla dünya sahnesine çıktı. Bu yıl onuncu kez düzenlenen Web Summit, pandemi nedeni ile çevrim içi olarak, 2-4 Aralık tarihleri arasında gerçekleşti. 150 ülkeden 100.000 katılımcı, 800 konuşmacı, 2500 start-up ve 1500 yatırımcının katılımı ile gerçekleşen etkinliğe, Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi partner olarak katılım sağladı.

Web Summit 2020 programı kapsamında Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi ev sahipliğinde düzenlenen “Türkiye: Gelişmekte Olan Piyasalarda Girişim Sermayesinin Yeniden Şekillendirilmesi” başlıklı canlı masterclass webinar’da ise Türkiye’deki girişim ekosisteminin başarılı örneklerini temsilen; 500 Startups Istanbul Ortağı Enis Hulli, Earlybird Digital East Fund Ortağı Cem Sertoğlu, Insider Kurucu Ortak ve CEO’su Hande Çilingir ve Firefly Systems Inc. Kurucusu Kaan Günay konuşmacı olarak yer aldı.

Dünyanın önemli girişimcilik zirvelerine katılarak Türkiye’nin bu alandaki ekosisteminin canlılığını anlatmayı amaçladıklarını ifade eden T.C. Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkanı Burak Dağlıoğlu, etkinliğe ilişkin olarak şunları kaydetti; “Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi olarak girişim sermayesi ve teknoloji girişimleri öncelikli gündem maddelerimiz arasında yer alıyor. Bu alan ülke olarak öncelikli gündemimiz olmak zorunda. İstanbul’un bir girişimcilik merkezi olarak tüm dünyada hak ettiği yere gelmesi gerekiyor. Bu nedenle dünyanın en önemli etkinliklerinden biri olan Web Summit’te, ülkemizin girişim ekosisteminin başarılı temsilcileri ile yerimizi aldık”.

Yakın dönemde yeni bir yatırım sürecinin başladığına dikkat çeken Dağlıoğlu; özellikle teknoloji alanındaki girişimlerden uluslararası şirketlere yapılan başarılı çıkışları hatırlatarak; “Türkiye, son derece gelişmiş ve destekleyici bir girişimcilik ekosistemine sahip. Türkiye’deki girişimciliğin tüm dünya ile rekabet edebilir seviyede olduğunu, ülkemizdeki teknoloji girişimlerinin yetkin insan kaynağına sahip olduğunu, bu girişimlerin ortaya koyduğu ürün ve hizmetlerin teknolojik yetkinliğini ve dünyaya ihracat yapabildiğini son 10 yılda ispat ettik. Daha da önemlisi, uluslararası fonlar Türkiye’deki girişimlere yatırım yaptılar ve çok başarılı çıkışlar yaparak yüksek getiri oranları sağladılar. Ülkemizde yatırım yapmak üzere birçok fonun kurulduğu bir dönemden geçiyoruz ve önümüzdeki 5 yılda Türkiye’de daha büyük hacimli bir yatırım dönemi gözlemleyeceğiz. Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi olarak ülkemizin girişimcilik ekosistemindeki tüm paydaşlarla yakın çalışarak kamu adına tüm gücümüzle destek oluyoruz. ” şeklinde konuştu.

Web Summit 2020 programı kapsamında Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi ev sahipliğinde düzenlenen “Türkiye: Gelişmekte Olan Piyasalarda Girişim Sermayesinin Yeniden Şekillendirilmesi” başlıklı canlı masterclass webinar’da moderatör olarak yer alan yer alan 500 Startups Istanbul Ortağı Enis Hulli de şu değerlendirmelerde bulundu; “Türkiye, yıllık yüzde 16.5'lik bir büyüme ile, EMEA'da en hızla büyüyen mühendislik havuzuna sahip. Girişimlere yatırılan toplam rakam yıllık 100 milyon dolar seviyelerinde gerçekleşirken, Türkiye 2018 yılından bu yana toplamda 3.5 milyar dolarlık çıkış hacmi ile bu alanda en önde gelen ülkelerden oldu. Ülkemizdeki mühendis potansiyeli, buna karşılık kısıtlı yerel yatırımcılar, yabancı yatırımcıların artan ilgisi ve satın almalar da göz önüne alındığında, Türkiye'nin erken aşama yatırımcılar için dünyada en karlı pazarlardan biri olduğuna inanıyorum.”

Fütüristik Robotlar Hayatı Kolaylaştırıyor


Yıllar boyunca farklı üretim alanlarında hizmet veren robotlar, tüm dünyanın virüsle mücadele ettiği bu günlerde insan olmamanın avantajını yaşıyor. Virüs kapma ve yayma riski olmayan robotlar hizmet ve servis elemanı olarak kullanılabiliyor. Bu da, birçok sağlık riskini ortadan kaldırıyor.

Robotlar yıllar boyunca, başta üretim olmak üzere bir çok alanda hayatımızın bir parçası haline gelmiş durumda. Tabi, hiçbir zaman tüketicilerin hayatlarında, insansı vasıflarla tasvir edildikleri filmlerde olduğu kadar yer bulamadıkları da bir gerçek. Ancak insan olmamanın robotlara sağladığı büyük bir avantaj var; virüsten etkilenmiyorlar… Özellikle, bu günlerde, birçok servis elemanının görevleri başında en endişeli olduğu konunun virüs kapmak olduğu düşünüldüğünde durum büyük bir avantaj sağlıyor.

LG Güney Kore'de, akıllı hizmet robotlarının hastaneler, restoranlar ve oteller gibi yaşam alanlarında insanlara aktif olarak yardım etmesi yönünde önemli ilerlemeler kaydediyor. Bu robotlar insana benzemeseler de, bazı çok insani özelliklere sahipler. Bunlardan en önemlisi, insanlarla etkileşime girme biçimleri ve "yüz" ifadeleriyle duygularını ifade edebilmeleri. Ancak daha da önemlisi, bu robotlar virüsün yayılma riskini artırmadan işin yapılmasına yardımcı oluyorlar.

LG CLOi ServeBot, üç çekmecesinde 15 kilograma kadar ürünü taşıyabiliyor ve bunları uzaktan kumanda olmadan varış noktasına verimli ve hijyenik bir şekilde ulaştırabiliyor. Bu yaz, ülkenin en eski ve en büyük tıbbi tesislerinden biri olan Seul Ulusal Üniversite Hastanesi’nde, ekipmanı, kan örneklerini, reçeteli ilaçları ve diğer maddeleri toplama ve teslim etme görevinin verildiği bir robot asistan görevlendirildi. Böylelikle hastane personeli, bu tür detaylarla zaman kaybetmeden hastalarıyla ilgilenmeye devam ettiler.

Mevcut sosyal mesafe kuralları gelecekte de devam ederse, restoran ve kafelerdeki robot servis elemanları tanıdık bir manzara haline gelebilir. Maksimum 20 kilogram taşıyabilen dört rafla donatılan LG CLOi ServeBot, yemek alanlarına yiyecek servisi yapabilmenin yanı sıra kirli bulaşıkları mutfağa iade etmek için masalar, sandalyeler ve müşteriler arasında zahmetsizce ilerleyebiliyor. CLOi ServeBot, personelin yerini alacak şekilde değil, onları tamamlayarak personel ve müşteriler arasındaki etkileşimi minimumda tutmaya yardımcı olacak şekilde tasarlandı.

Çekmecelerle donatılmış LG CLOi ServeBot, insan insana etkileşim gerekmeden, otellerdeki konuk odalarına malzeme sağlayabiliyor. Seul'ün güneydoğusundaki lüks Konjiam Resort'ta bu yönde verilen robot hizmeti, hem müşteriler hem de personel tarafından son derece olumlu tepkiler aldı. Konjiam'da konuklar, sosyal mesafe derdi olmadan gönül rahatlığı ile evlerinden uzakta birkaç gün geçirebiliyorlar.

LG CLOi robotları sadece bir şeyler teslim etmede değil, aynı zamanda mutfakta da yardımcı olabiliyorlar. LG ChefBot, Güney Kore'de CJ Foodville tarafından işletilen restoranlarda müşterileri için erişte bazlı lezzetli yemekler pişiriyor. Erişte hattında, müşteriler en sevdikleri malzemeleri seçiyor ve ChefBot, müşteriler beklerken bir dakikadan kısa bir süre içinde lezzetli bir erişte tabağı hazırlıyor.

Konukseverlikten sağlık hizmetlerine ve ötesine LG, fütüristik robotlarının bugün hayatı daha iyi hale getirmeye hazır olduğunu başarıyla gösteriyor. LG’nin CLOi ServeBot ve diğer gelişmiş sistemleri içeren hizmeti, pandemi sırasında ve sonrasında robotik çözümlerin, hayatın nasıl tanıdık ve görünür bir parçası haline gelebileceğine dair çekici örnek oluşturuyor.

03 Aralık 2020

13. Bilişim Teknolojileri Zirvesi İçin Geri Sayım Başladı!


Her sene ortalama 1500 kişinin katılımıyla düzenlenen, 20 bin kişinin internet üzerinden takip ettiği Bilişim Teknolojileri Zirvesi (BTZ) için geri sayım başladı. Sektörün en prestijli etkinlikleri arasında yer alan BTZ, 16-17-18-19-20 Aralık tarihlerinde online olarak düzenlenecektir. Geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi bu yıl da Bilişim Teknolojileri Zirvesi kapsamında Türkiye’de ve Dünya’da teknolojinin odağındaki konular, sektörün önde gelen isimleri ve ilgili firma temsilcileri tarafından ele alınacak. Bununla birlikte İTÜ İşletme Mühendisliği Kulübü tarafından bu yıl 13.si düzenlenecek etkinlikte “Sırada Ne Var?” ana teması ile sistem dönüşümü ve yeniden modellenmesi, geleceğin teknolojileri, yükselen sektörler ve etki dengesi, teknoloji ve marka iletişimi  gibi birçok konu masaya yatırılacak. Oturumlar, Bilişim Teknolojileri Alanı (BT Alanı) ,İnteraktif Bölüm, Dijifikir e-iş fikir yarışması ve Sosyal Medya Ödülleri başlıklı 5 bölümden oluşan zirveye akademik ve profesyonel dünyadan yoğun katılım olması bekleniyor.  

Geçtiğimiz yıllarda oturumlarda Borusan Mannesmann CEO’SU Zafer Atabey, S&S Motors Genel Müdür’ü Ferhat Albayrak, Karikatürist Erdil Yaşaroğlu, FutureBright Group Kurucu Ortağı Akan Abdula, Uz. Dr. Kerem Dündar, Ünlü DJ ve Youtuber Doğuş Çabakçor, KALT ekibinden Ozan Akyol ve Erman Çağlar, Mercedes-Benz Finansal İşlemler CIO’su Suat Saygın Tütüncü, P&G Türkiye, Kafkaslar & Orta Asya Yönetim Kurulu Üyesi & Tedarik Zinciri Direktörü Erk Ulugun  gibi çok sayıda yetkin konuşmacı yer almıştı. Bu sene de Eczacıbaşı Tüketim Ürünleri IT Direktörü Hilmi Koçak, eski BP Madeni Yağlar Dünya Başkanı şu an DCC Yönetim Kurulu Üyesi Tufan Erginbilgiç, Youtuber Alper Rende, Ferit Karakaya ve çok daha fazlası sizleri bekliyor.

Aralarında QNB Finansbank, Vodafone, n11.com, Eczacıbaşı gibi 90'a yakın firmanın yer aldığı BT Alanı ise şirketlerin katılımcılarla birebir iletişim kurabildiği, ürün ve hizmetleri hakkında tanıtım olanağı veren fuaye alanı olarak konumlanıyor, bu sene de online olarak etkinlikle eş zamanlı olarak iletişim platformu üzerinden bu etkileşim sağlanacaktır, şirket yetkilisiyle birebir veya toplu görüşme imkanı sunulacaktır. Bu sene 5.si düzenlenen Dijifikir e-iş fikir yarışması ile  genç girişimcilerin çeşitli ödüllerle hayallerinin gerçek olması sağlanıyor. Türkiye'de ilk olarak BTZ 2010 kapsamında düzenlenen İşletme Mühendisliği Kulübü Sosyal Medya Ödülleri'nde ise sosyal medyayı en iyi kullanan kişi ve kurumlar halk oylaması sonucunda belirlenerek ödüllendirilecektir. 

Ön kayıtlar için https://btalani.btz.org.tr/kayit/ adresinden kayıt olabilirsiniz

Detaylı bilgi için https://www.btz.org.tr/  adresini ziyaret etmeyi unutmayın

25 Kasım 2020

Mobil tehditlerin yeni yüzü QR kodlar ve taşıdığı 10 risk


QR kodların popülerliği ve kullanımı artıyor. Pandemiyle birlikte kullanımı artan QR kodların taşıdığı siber riskler ise kullanıcılar tarafından bilinmiyor. Tehlikeli bir QR kodu taramanın, tehlikeli bir URL'yi açmaktan çok daha fazlasını yapabildiğine dikkat çeken WatchGuard Türkiye ve Yunanistan Ülke Müdürü Yusuf Evmez, QR kodların yarattığı 10 tehdidi ve alınması gereken önlemleri sıralıyor.

Pandemi süreci ile birlikte hayatımızda tamamıyla yerleşen QR kodlar, birçok alanda kolaylık sağlıyor. Özellikle kafe ve restoranlarda kullanımı artan bu kodların taşıdığı mobil riskler ise kullanıcılar tarafından göz ardı ediliyor. Uzaktan çalışma hayatına geçişle kişisel cihazlarını sıklıkla kullanan birçok şirket çalışanı başta olmak üzere çoğu kullanıcının bu tehditlere savunmasız bir şekilde yakalanması da kişisel ve şirket verilerinin tehlikeye girmesine neden oluyor. Ağ güvenliği ve zekası, güvenli Wi-Fi, gelişmiş uç nokta güvenliği ve çok faktörlü kimlik doğrulamanın önde gelen küresel sağlayıcısı WatchGuard’ın Türkiye ve Yunanistan Ülke Müdürü Yusuf Evmez, QR kodların taşıdığı 10 tehdide dikkat çekerek alınabilecek tedbirleri paylaşıyor.


Görünüşte Masum Olan QR Kodların Yarattığı 10 Tehdit

1. Telefonunuzda yeni bir kişi listesi yaratabilir. Kötü amaçlı bir QR kod, telefonunuzda otomatik olarak yeni bir kişi listesi oluşturabiliyor, cihazda bir istismarı tetikleyebiliyor.

2. Konumunuzu ortaya çıkarabilir. Tehlikeli bir QR kod, coğrafi konum bilgilerinizi bir uygulamaya göndererek, gizliliğinizi ve güvenliğinizi tehdit edebiliyor.

3. Sizin yerinize arama gerçekleştirebilir. Telefonunuzun başka bir telefon numarasını aramasına neden olabiliyor. Arayan bilgilerinizi kötü bir aktöre ifşa edebiliyorsunuz.

4. Uygunsuz bir web sitesini açabilir. Web tarayıcınızı, önceden tanımlanmış bir URL'ye gönderebilen QR kod, kendinizi bir istismara veya istenmeyen içeriğe maruz bırakmanıza neden olabiliyor.

5. Birine mesaj atabilir. Önceden belirlenmiş bir alıcıya bir metin mesajı oluşturabilen bu kod, mesajı gönder tuşuna basmanız halinde potansiyel olarak bilgilerinizi açığa çıkarabiliyor veya sizi bir hackerin tuzağına itebiliyor.

6. Bir takvim etkinliği oluşturabilir. Takviminize bir toplantı yerleştirmek için bir QR kodu kullanabilen hackerler, takvim uygulamasında bir güvenlik açığına neden olarak sizi hedef tahtasına koyabiliyor.

7. E-posta yazabilir. Kötü amaçlı QR kod, bir e-posta taslağı oluşturabiliyor ve alıcı ile konu satırlarını doldurabiliyor. Gönder tuşuna basmanız halinde, sizi bir kimlik avı saldırısına maruz bırakabiliyor.

8. Farklı sosyal medya hesaplarını takip edebilir. Önceden belirlenmiş bir hesabı takip etmenize neden olabilen QR kod, kişisel bilgilerinizin kolaylıkla sızdırılmasına yardımcı oluyor.

9. Ödeme yapabilir. Birkaç saniye içinde ödeme gerçekleştirebilen kötü amaçlı QR kod, kişisel banka hesabı kimlik bilgilerinizin çalınmasına sebep olabiliyor.

10. Bir Wi-Fi ağına sizi ekleyebilir. Bazı QR kodlar, otomatik ağ bağlantısı ve kimlik doğrulama için kimlik bilgileri içerebilir. Bu, tercihler listenize kötü niyetli veya güvenliği ihlal edilmiş bir ağa girmenize neden olabiliyor.

QR Kod Siber Güvenlik Risklerine Karşı Gerekli Çözümler

Kişisel verilerinize kendi amaçları için erişmeye çalışan hackerlere karşı gizliliğinizi ve güvenliğinizi korumak için QR kodlarını tararken bazı önlemlerin alınması gerektiğini aktaran WatchGuard Türkiye ve Yunanistan Ülke Müdürü Yusuf Evmez, uygulanması kolay 5 adımı sıralıyor.

1. QR kod etiketlerine dikkat edin. Bazen bir siber suçlu onları yasal kodların arasına yerleştirir.

2. Bir QR kodunu tararken dikkatli olun. Kodu taramakla tarayıcıyı başlatmak arasında, beklediğiniz gibi olmayacağını gördüğünüzde, eylemi iptal edebilecek bir ara adım vardır. Buna dikkat ederek hareket edin.

3. Kaynağı belli olmayan ve güvenemediğiniz kodları taramayın.

4. Şirket verilerine erişebildiğiniz cihazlarınızda kod taramaları gerçekleştirmeyin.

5. Arkadaşlarınızı veya ailenizi bu konuda eğitin.


Hızlı şarjda çığır açan teknoloji: GaN


Akıllı telefonların en büyük problemi olan şarj süreleri, yeni GaN teknolojisiyle çözüme kavuşuyor. Galyum nitrür isimli yarı iletkenle üretilen şarj aletleri hem küçük boyutları hem de yüksek verimliliğiyle dikkat çekiyor. 65W hızlı şarj destekli GaN şarj adaptörleri uygun fiyatlı modellerle yaygınlaşıyor…

Günlük yaşantımızın en önemli parçalarından biri olan akıllı telefonlarda ‘mükemmele’ ulaşamayan tek konu şarj süreleri. İşlemci, kamera ve hafıza konusunda sınırları zorlayan üreticiler pil konusunda hala beklenen süreleri sunamıyor. Yüksek bedellerle alınan akıllı telefonlar çoğu zaman bir günü bile tek şarjla çıkaramıyor. Batarya sorununun şimdilik tek çözümü ise hızlı şarjlar. Yüksek hızlı şarj imkanı veren adaptörler ise büyük boyutlarıyla taşıma konusunda dezavantaja sahip. İşte bu noktada yeni bir teknoloji tüketiciler için daha taşınabilir hızlı şarj adaptörleri sunuyor. Galyum nitrür isimli yarı iletkenle üretilen GaN şarj adaptörleri hızlı şarj dünyasının yeni gözdesi oldu.

Aynı anda birden fazla cihaz için

Silikon temelli geleneksel şarj cihazlarından daha az parçaya ihtiyaç duyduğu için ufak boyutlarda ama daha yüksek çıkış verebilen bu teknoloji, dünyanın en büyük mobil aksesuar üreticilerinden Mcdodo'nun da üzerinde çalıştığı en önemli konulardan biri oldu. Mcdodo'nun tasarımıyla da oldukça iddialı olan 65W GaN şarjları, en hızlı şarj sürelerini en ufak boyuttaki adaptörlerle sunuyor. Bünyesinde birisi USB-C olmak üzere çift port barındıran Mcdodo GaN şarjlar, gelecekte verimli şarjın gelişme yönü olan küçük boyut, hafiflik, daha az ısı ve yüksek dönüşüm avantajlarını sunuyor. 8 özel koruma teknolojisi ile cihazları güvenli bir şekilde şarj ediyor. Üründe bulunan 2xType C ve 1xUSB girişi ile aynı andan birden fazla cihazı da şarj etmek mümkün.

90 dakikada yüzde 100 şarj

Mcdodo GaN 65W şarj adaptörü Samsung marka bir akıllı telefonu 90 dakikada yüzde 100 şarj edebiliyor. 124 gramlık ağırlığıyla da taşıma kolaylığı sağlıyor. Yine Type-C üzerinden 90 dakika içinde Macbook Pro ve MacBook Air’i hızlı şekilde tam şarj edebiliyor. iPhone hızlı şarjıyla ise 30 dakikada yüzde 50 şarj imkanı sunuyor.


Giriş Değerleri :

100-240V-50/60Hz 1.5A

Çıkış Değerleri:

  • USB-C1 : PPS 3.3-20V=3A, PD3.0 : 5V=3A, 9V=3A, 12V=3A, 15V=3A, 20V=3.25A Max.
  • USB-C2 : PPS 3.3-1.1V=2.7A, PD3.0 : 5V=3A, 9V=3A, 12V=2.5A, 20V=1.5A Max.
  • USB-A : 4.5V=5A, 5V=4.5A, 9V=3A, 12V=2.5A, 20V=1.5A Max
  • USB-C1 + USB-C2 : 45W + 18W (63W Max)
  • USB-C1 + USB-A : 45W + 18W (63W Max) (USB-A: 5V=3A, 9V=2A, 12V=1.5A)
  • USB-C2 + USB-A : 5V=3A (15W Max)
  • USB-C1 + (USB-C2+USB-A) : 45W + 15W (60W Max)

Mcdodo GaN şarjlara ve diğer ürünlere; Amazon, Hepsiburada, N11, Trendyol ve Gittigidiyor üzerinden ulaşabilirsiniz.

www.mcdodo.com.tr

Yeni Eğlence Canavarı POCO M3 tanıtıldı


POCO Global, bugün bağımsızlığının yanı sıra yepyeni giriş seviyesi akıllı telefonu POCO M3'ü duyurdu. 48 MP üçlü kamera kurulumu, 6.000 mAh pili, harika bir FHD+ ekranı ve Qualcomm® Snapdragon™ 662 çipsetine sahip POCO M3 hareket halindeki genç eğlence meraklısı gençler için mükemmel bir seçim oluşturuyor.

POCO Global'ın M serisinin bir başlangıcı olan POCO M3 ile marka tamamen yeni bir kategoriye giriş yapıyor. Yeni ürün grubu, POCO Global'in F serisi birinci sınıf amiral gemileriyle rekabet eden başarısının yanı sıra X serisinin orta sınıf kategorisindeki etkisine dayanıyor ve markayı teknoloji severlerden oluşan yeni bir küresel lige sokuyor.

POCO artık bağımsız bir marka

POCO Global, yeni ürün lansmanıyla birlikte aynı zamanda bağımsız bir marka haline geliyor. Bu yeni dönüm noktası, 2018'deki ilk POCO F1 lansmanımızdan bu yana birçok önemli başarıya imza atmamıza yardımcı olan dünya genelindeki topluluğumuzun desteğiyle mümkün oldu:

  • POCO, üç yıl içinde dünya genelinde 35'in üzerinde pazara giriş yaptı
  • POCO F1, 2,2 milyonun üzerinde bir satış rakamına ulaştı*
  • POCO, toplamda dünya genelinde 6 milyonun üzerinde telefon satışı gerçekleştirdi*

Konuyla ilgili bir açıklama yapan POCO Global Başkanı Kevin Qiu, “Bu muazzam başarı, tüketicilerin POCO'nun "İhtiyacınız olan her şey, ihtiyacınız olmayan hiçbir şey" marka felsefesini desteklemeleri ve teknoloji alanında farklı, kendinden emin ve en önemlisi tutkulu olma anlamına gelen benzersiz tutumunu desteklediklerini gösteriyor. POCO felsefesi, hepimizin çabaladığı farklı ve kendinden emin olma tavrını somut bir hale getiriyor. Yeni kurulan bağımsız bir marka olarak, sürekli gelişen bir dünyada büyük önem taşıyan teknoloji sunma görevimizi kesintisiz bir şekilde devam ettireceğiz” dedi.

POCO M3 – Beklediğinizden daha fazlası

Üst düzey pil ömrü

Sınıfının en büyük pil kapasitesini sunan POCO M3, yüksek şarj döngüsüne sahip güçlü 6.000 mAh piliyle en hevesli oyunculara dahi gün boyunca internette gezinmeleri, bağlantı kurmaları ve yayın yapmaları için ihtiyaç duydukları tüm gücü sunuyor. Cihaz, yoğun olmayan bir kullanımda 5 gün, ortalama bir kullanımda ise 3 güne yaklaşan kullanım süresi sunuyor. Yoğun kullanım altında ise pilin tamamen boşalması yaklaşık 1,5 gün sürüyor.** Yüksek sıcaklıklara karşı dayanacak şekilde tasarlanan POCO M3, yaklaşık 2,5 yıllık bir kullanımda pil ömründe kayda değer bir bozulma olmadan kullanım sunacak şekilde özel olarak geliştirilen piliyle güçlü bir etki yaratıyor ve sürekli bir deneyim sunuyor.

Tüm bunlara ek olarak, POCO M3, MIUI ultra pil tasarruf modu ve 18W hızlı şarj özelliğiyle hareket halindeki kullanıcılara çok daha hızlı ve tutarlı bir şarj hızı sağlıyor. Cihazla birlikte kutunun içinden 22,5W'lık bir şarj cihazı çıkıyor ve tersine şarj desteği sayesinde kullanıcılara büyük bir rahatlık sunuyor.

POCO Global Ürün Pazarlama Müdürü Angus Ng, "POCO M3, kullanıcılarımıza gerçek bir kullanım deneyimi sunuyor. Uzun süreli güvenlik için sektördeki en büyük pillerden birini sunuyor. Bu devasa pil, üçlü kamera kurulumu ile video çekimini, video izlemeyi, müzik dinlemeyi ve diğer sevdiğiniz şeyleri yapmayı bir keyif haline getiriyor. Her anlamda beklediğinizden çok daha fazlasını sunan POCO M3 ile giriş düzeyi kategorisini baştan aşağı değiştiriyoruz" dedi.

Mükemmel bir eğlence deneyimi için harika ekran

Gerçek bir eğlence canavarı olan POCO M3, etkileyici bir uçtan uca görüntüleme deneyimi için 1.500:1 kontrast oranı ve 19:5:9 en boy oranıyla 2340x1080 yüksek çözünürlüklü 6,53 inç FHD+ Dot Drop ekrana sahip. Corning® Gorilla® Glass 3 ön ekranı, düşmelere ve çizilmelere karşı kapsamlı bir koruma sağlarken, parmak izi kalmayan dokulu arka kapağı güvenli bir tutuş ve üstün bir hafiflik hissi sağlıyor. POCO M3, kullanıcı erişiminden ödün vermeden minimalist ekran tasarımına olanak tanıyan yan tarafta konumlanmış bir parmak izi sensörüne sahip.

POCO M3, TÜV Rheinland Low Blue Light sertifikalı ekranıyla gözleri yormuyor. Bu sayede kullanıcılar minimum göz yorgunluğuyla cihazın ekranına saatlerce bakabiliyor. Tozlara karşı korumalı iki hoparlörden oluşan bir ses sistemine sahip olan POCO M3, güçlü bas ve üstün ses özellikleriyle sürükleyici bir iç mekan eğlence deneyimi sunuyor.

48 MP üçlü kamera kurulumu, ek fotoğraf özellikleriyle dikkat çekiyor

Fotoğrafçılık becerilerinizi bir sonraki seviyeye taşımaya hazır olan POCO M3, akıllı telefon pazarında 2MP makro kamera ve 2MP derinlik sensörü ile desteklenen, cazip fiyatlı 48MP üçlü kamerası ile dikkatleri üzerine topluyor. Cihaz aynı zamanda 8 MP güçlü bir selfie kamerasına sahip.

POCO M3'ün donanım özellikleri yaratıcı bir dizi yazılımla destekleniyor. Film çerçevesi, fotoğraflara farklı bir sinematik tat katarken, hızlandırılmış çekim özelliği farklı sahnelerin değişen hız değerleriyle yakalanabilmesini sağlıyor. Gece Modu ise renk kontrastını artırarak karanlık ortamlarda çekilen fotoğrafları geliştirirken, renk odaklaması ise belirli tonları öne çıkarak odaklanan nesnenin öne çıkmasını sağlıyor. Sizin için hayati önem taşıyan anları yakalamak ve sosyal oyunları geliştirmek hiç bu kadar kolay olmadı.

Uygun maliyetli yüksek performans

Qualcomm® Snapdragon™ 662 işlemciye sahip olan POCO M3, bu fiyat düzeyinde daha önce hiç görülmemiş bir performans deneyimi sunuyor. POCO M3, Qualcomm® Adreno™ 610 GPU ile sorunsuz bir oyun ve video deneyiminin yanı sıra yarı boyutta yüksek kaliteli fotoğraf saklama fırsatı sunuyor. 11nm işlemcisi, daha yüksek performans, daha az ısınma ve daha düşük güç tüketimi, POCO M3'ü kendi kategorisinde mutlaka sahip olunması gereken bir cihaz haline getiriyor. Daha yüksek performans, hız ve çoklu görev vaat eden UFS depolama özelliğiyle, uygulamaları ve oyunları rakibinizden çok daha hızlı açabilmenizi sağlayarak rekabette öne çıkmanızı sağlıyor.

Sorunsuz işletim sistemiyle sorunsuz bir deneyim sunuyor. MIUI Game Booster, CPU ve GPU kullanımını gerçek zamanlı olarak izleyebilmenizi sağlarken, ses değiştirici oyun deneyiminize renk katıyor. Daha da ötesi ekranınızı harici bir monitöre yansıtarak arkadaşlarınızı da eğlenceye katabiliyorsunuz.

Benzersiz tasarımıyla farklılaşın

200 gramdan hafif olan POCO M3, şık tasarımıyla dikkat çekiyor. Serin Mavi, POCO Sarısı ve Tam Siyah renklere sahip olan cihazda kullanılan materyal, cihazın elden kaymasını önlüyor. Cihazın yan tarafına konumlanan yeniden tasarlanmış parmak izi sensörü sayesinde kullanıcılar telefonun kilidini anında açabiliyor. Keskin kenarların en aza indirilmesi için cihaz daha küçük bir oluk ve yuvarlatılmış köşelere sahip. POCO M3, rakiplerinden çok daha hafif olan 6.000 mAh piliyle %20 daha fazla pil ömrü sunuyor.

POCO M3’ün 4GB+64GB ve 4GB+128GB olmak üzere iki farklı modeli bulunuyor.

POCO M3 Teknik Özellikler:

POCO M3

Pil ve Şarj

6.000mAh (tip) pil

18W hızlı şarj

Kutuya dahil 22,5W şarj cihazı

USB-C

Kablolu tersine şarj özelliği

(Tersine şarj olanağı sağlayan kablo kutuya dahil değildir)

Ekran

6,53 inç FHD + Dot Drop ekran

Kontrast oranı: 1500:1

Parlaklık: 400 nit (tip)

Renk sıcaklığı ayarı

Gün ışığı modu, standart mod, okuma modu 2.0

TÜV Rheinland Düşük Mavi Işık Sertifikası

L1 Widevine onaylı

Renk

Serin Mavi, POCO Sarısı, Tam Siyah

Boyutlar ve Ağırlık

162,3 mm x 77,3 mm x 9,6mm; 198g

İşlemci

Qualcomm® Snapdragon™ 662

11Nm enerji verimli üretim süreci

Qualcomm® Kryo™ 260, Octa-core CPU, 2.0Ghz’ye kadar

Qualcomm® Adreno™ 610 GPU

3. Nesil Qualcomm® AI Engine

Depolama

LPDDR4X RAM + UFS 2.1/2.2 depolama

4GB+64GB, 4GB+128GB

UFS 2.2 sadece 4GB+128GB modelinde mevcuttur)

Arka Kamera

48MP+2MP+2MP AI üçlü arka kamera

48MP ana kamera

1/2" sensör boyutu

1.6μm 4-in-1 Super Pixel, 0.8μm piksel boyutu

f/1.79, 6P lens, AF

2 MP makro kamera

1.75μm piksel boyutu, f/2.4, FF

2 MP derinlik sensörü

1.75μm piksel boyutu, f/2.4

Gece modu, Film çerçevesi, Hızlandırılmış çekim, 120fps yavaş çekim video

Ön kamera

8MP ön kamera

1.12μm piksel boyutu, f/2.05

Bağlantı

Çift SIM yuvası + 1 microSD

512Gb’ye kadar genişletilebilir depolama alanı

2.4GHz/5GHz WIFI

Bluetooth 5.0

IR blaster

FM radyo (kulaklıkla kullanılabilir)

Güvenlik

Yan tarafa konumlanmış parmak izi sensörü

Yapay Zeka Destekli Yüz ile Kilit Açma

Ses

Çift hoparlör

Yüksek Çözünürlüklü ses sertifikası

3,5 mm kulaklık jakı

Sistem

Android 10 tabanlı POCO için MIUI 12


* Canalys ve dahili satış ekibinden elde edilen veriler

** Şarj ve pil ile ilgili tüm veriler laboratuvar koşullarında elde edilmiştir. Sonuçlar koşullara göre değişebilir.

24 Kasım 2020

Çin'de 40 robot taksi ‘Apollo’ Beijing sokaklarında


Çin’in internet devi Baidu, başkent Beijing’de sürücüsüz taksi hizmeti Apollo Go Robotaxi uygulamasını hayata geçirdi. Böylece Baidu, başkentte otonom araçlarla yolcu taşıyan ilk şirket oldu. Şu an Beijing’de 40 Apollo aracının hizmet verdiği, hizmet ağının ise yaklaşık 700 kilometreye ulaştığı bildirildi. 

Beijing’deki mahalleler ile sanayi ve finans bölgelerinde şirkete ait yaklaşık 100 istasyon yer alıyor. Baidu’nun GPS uygulaması veya Apollo Go uygulaması aracılığıyla ücretsiz olarak robot taksi çağrılabiliyor. Aracın ön panelindeki ekranda, yolculuğun başlangıç ve bitiş noktaları ile gidilecek mesafeyi görmek mümkün. 

Yolcular, rotayı kendileri seçebiliyor

Araç, sürüş şeridine girdikten sonra da ekranda aracın hızı ve yolun hız sınırı gibi bilgiler görülebiliyor. Robot taksiler şu an sorunsuz bir şekilde kullanılırken, sürüş esnasında sarsıntı yaşanmaması da konfor açısından bir avantaj olarak değerlendiriliyor.

Ancak Apollo’nun mükemmelliğe erişmesi için henüz zaman gerekiyor. Uzmanlar, aracın şerit değiştirme ve hız ayarlama işlevlerinin geliştirilmesi gerektiğini düşünüyor. Araç, şu an hâlâ acil durumlarda müdahale edebilecek bir güvenlik görevlisiyle birlikte hizmet veriyor. 

Robot taksi hizmeti, genel olarak Beijing Ekonomik ve Teknolojik Gelişme Bölgesi’nde veriliyor. Söz konusu alan, dünyanın en büyük otonom sürüş üssü olarak da biliniyor.

Daha önce Çin’in Changsha ve Cangzhou kentlerinde de kullanılan Baidu’nun insansız taksileri, geçen yıldan itibaren deneme operasyonları kapsamında 100 binden fazla yolcu taşıdı.

Son Yorumlar