Teknoloji, tavsiye, deneyimler ve ilgimi çeken diğer konular...

19 Nisan 2017

Robot iş arkadaşları (Co-Bot) geliyor

İş dünyasına Co-Bot (robot çalışma arkadaşı) kavramı geliyor
Şirketlere ve kamu kuruluşlarına yaşam kalitesi hizmetleri sunan Sodexo Entegre Hizmet Yönetimi, Dünya çapında 80 ülkede hizmet veren Sodexo’nun yaptığı “2017 Workplace Trends Report”un sonuçlarını açıkladı. Rapora göre iş dünyasının “co-bot” yani robot çalışma arkadaşı kavramına hazırlanması gerekiyor.

Tüm dünyanın tartıştığı robot teknolojisine önemli bir yer ayrılan rapora göre iş dünyasını yeni çalışma arkadaşları bekliyor. Tüm dünyada çalışanların yeni ‘co-bot’ yani robot iş arkadaşlarıyla tanışması ve işlerini nasıl paylaşacaklarını öğrenmesi gerekeceğine dikkat çekilen raporda; yapay zekanın yön verdiği dördüncü sanayi devriminin, robotların yakın gelecekte yaşama ve çalışma biçimini de tartışma konusunu haline getirdiğine değinildi.

Robot teknolojisi insanlığa fayda sağlamalı
Sodexo yöneticileri ve bağımsız uzmanların görüşlerine yer verilen raporda Sodexo CEO'su ve İcra Kurulu Direktörü ve Başkanı Michel Landel robot teknolojilerinin insanı değerleri unutturmaması gerektiğini söyleyerek, “İlerlemenin gayesi insan olabilmenin özünü korumak ve insanlığa daha fazla fayda sağlamak olmalıdır. Yeni teknolojiler, birbirimizi korumak için yeni fırsatlar olmalıdır. İnsanı bir kenara itmekten ziyade kaynaşmayı sağlayan motorlar gibi olmalıdır. İnsan için olan bu tür ilerlemeler temel prensiplere saygıyı oluşturur" dedi.

Robotlar insan dokunuşunun yerini tutamaz
Teknoloji ile insan faktörünü yitirmek istemediklerini anlatan Sodexo Araştırma ve Geliştirme Küresel Kıdemli Başkan Yardımcısı Laurent Cousin “Çünkü hayatın kalitesini insan sağlıyor. Robotlar hizmetin istikrarlı bir şekilde sürdürülmesine yardımcı olabilir, ancak müşteriler için fark yaratan ‘insan dokunuşuna’ sahip olamaz" dedi. Co-bot'lara doğru giden yolda şirketlerin, robotların insanlarla nasıl işbirliği yapabileceğiyle ilgili deneyler yaptığına dikkat çeken Cousin. “Örneğin, Almanya'daki bir Ford fabrikasında montaj hattında insanlarla birlikte çalışan co-bot'lar var. Teknoloji, işlerin tamamını üstlenmek yerine, insan yeteneklerini tamamlayabilir ve arttırabilir. Bu da heyecan verici yeni iş ve çalışma yolları için farklı fırsatlar sunacak” diye konuştu.

2030 yılında robotların hayatı nasıl kolaylaştırdığı anlaşılacak
Gelecek 8 yıl içerisinde robotlar sayesinde iki milyon yeni iş alanın oluşabileceğini kaydeden IFR Genel Sekreteri Gudrun Litzenberger ise “Bugün birçok kişi robotlar konusunda endişeli, ancak 2030 yılında insanlar, robotları ve robotların hayatı nasıl kolaylaştırdığını bununla birlikte verimliliği nasıl arttırdığını daha iyi anlayacak. 2030'a kadar, robotlarla her yerde karşılaşacağız ve robotlar bizim için sıradan olacak" dedi.

İş dünyasına Co-Bot (robot çalışma arkadaşı) kavramı geliyor

02 Ocak 2014

Erkekler kendi fotoğrafını kadınlardan daha çok çekiyor

Erkekler kendi fotoğrafını kadınlardan daha çok çekiyor
Samsung’un İngiltere’de gerçekleştirdiği araştırmaya göre; kullanıcıların üçte birinden fazlası “mükemmel fotoğraf karesi”ni yakalamak için hayatlarının çok önemli bir anını kaçırıyor.
Erkeklerin yüzde 45’i çektikleri fotoğrafı anında paylaşırken, kadınlarda ise bu oran yüzde 57. Kendi fotoğrafını çeken erkeklerin sayısı, kadınların neredeyse iki katı.

Samsung Electronics’in, İngiltere’de gerçekleştirdiği araştırma* sonuçları, kullanıcıların fotoğraf ve fotoğraf paylaşım trendlerine yönelik önemli ipuçları sunuyor. Araştırma, kullanıcıların cep telefonu tercihlerini belirlerken, fotoğraf çekme özelliğini en üst sıraya yerleştirdiğini ortaya koydu.

Araştırmaya katılanların yüzde 41’i havalı ve sosyal etkinliklere katıldıklarını arkadaşlarına ve ailelerine anlatmaktan hoşlandığını söylerken, yüzde 19’u da paylaştıkları içeriğin “beğenilmesi”, “paylaşılması” ya da “retweet edilmesi” gibi sosyal etki yaratması halinde bundan hoşlandıklarını kabul ediyor. ‘Selfie’ kelimesinin Oxford İngilizce Sözlüğü’nün* “yılın sözcüğü” uygulaması için oy aldığı göz önüne alındığında, ankete katılanların yüzde 13’ünün kendilerinin iyi göründüğünü düşündükleri fotoğrafları paylaşmaktan hoşlandıklarını söylemeleri şaşırtıcı değil. Erkeklerin yüzde 17’si bunu yaptığını kabul ederken, kadınlarda bu oran yüzde 10.

Kadınların yüzde 57’si çektikleri fotoğrafı anında paylaşıyor, erkeklerde bu oran yüzde 45
Araştırmaya katılanların yalnızca yüzde 26’sı cihazlarını sadece arkadaş ve ailelerini aramak için kullandıklarını kabul ediyor. Katılımcıların yüzde 52’si arkadaş ve aileleriyle içerik paylaşmak için akıllı telefonlarından çektikleri fotoğrafları anında sosyal medya profillerine yüklediklerini ifade ediyor. Bu eğilim, kadınlarda daha yaygın. Kadınların yüzde 57’si çektikleri fotoğrafı anında paylaştıklarını söylerken, erkeklerde bu oran yüzde 45.

Kullanıcıların yüzde 35’i “mükemmel fotoğraf” için önemli bir anı kaçırıyor
Tüketicilerin akıllı telefonlarında görmekten hoşlandıkları özellikler arasında zoom özelliğine sahip objektif (yüzde 55) ve amacı ne olursa olsun mükemmel bir fotoğraf çekmelerine yardımcı olan farklı kamera modları (yüzde 33) yer alıyor. Katılımcıların üçte birinden fazlası (yüzde 35), mükemmel bir kare yakalama telaşıyla hayatlarındaki çok önemli bir anı kaçırdıklarını belirtirken, yüzde 25’lik bir bölümü konserdeyken, yüzde 24’ü düğündeyken, yüzde 32'si tatildeyken ve yüzde 15'i de bir spor karşılaşması izlerken telefonlarının kamerasının daha iyi olmadığı için hayıflandıklarını belirtti.
*Araştırma, 2.000 kişilik bir örneklem grubun katılımıyla Samsung Electronics adına OnePoll tarafından yapıldı.
**The Guardian, Kasım 2013

12 Aralık 2013

F-Secure, Çevrimiçi Alışverişte ve İnternet Bankacılığında Güvenliğin Altın Kuralını Açıkladı

F-Secure, Çevrimiçi Alışverişte ve İnternet Bankacılığında Güvenliğin Altın Kuralını Açıkladı
F-Secure, bilgisayarınızda çevrimiçi alışveriş ve bankacılık işlemleri için ayrılmış özel bir tarayıcı bulundurmanızı ve finans odaklı işlemlerinizde yalnızca bu tarayıcıyı kullanmanızı öneriyor.

Güvenlik yazılımları üreticisi F-Secure, bayram ve yeni yıl gibi özel günler öncesinde sunulan fırsatlara bağlı olarak internetten daha fazla alışveriş yapma eğiliminde olan tüketicileri ilgilendirecek önemli bir ipucu paylaştı. F-Secure, çevrimiçi alışveriş ve bankacılık işlemleri yapan tüketicilerin bilgisayarlarında bu iş için özel bir internet tarayıcısı bulundurmalarını ve ilgili işlemlerde yalnızca bu tarayıcıyı kullanmalarını öneriyor.

Özel günler öncesi internet sitelerinin sunduğu fırsatlar, farklı seçenek ve fiyatlar eşliğinde tüketicilerin dikkatinin normalden daha fazla dağılmasına neden oluyor. Bu da çevrimiçi alışveriş yapan tüketicilerin kredi kartı ve bankacılık şifresi gibi kişisel bilgilerini ele geçirmeye çalışan zararlı bağlantılara tıklama olasılığını artırıyor.

F-Secure, yalnızca internet alışverişlerine özel ve Java özelliği kapatılmış bir tarayıcıyı sistemde bulundurmanın bu gibi tehditlerin önüne geçebileceğine dikkat çekiyor.

Özel Tarayıcıyla Kullanıcı Daha Fazla Odaklanıyor

F-Secure Güvenlik Danışmanı Sean Sullivan, bu önemli tavsiyeyle ilgili olarak şunları söyledi:
“Tüketiciler özellikle internette aşırı bilgi bombardımanına maruz kaldıkları zamanlarda tuzağa düşmeye daha meyilli oluyorlar. Birçok tarayıcı penceresinin bir arada açıldığı, hızlı bilgi akışının söz konusu olduğu durumlarda zararlı bir linke tıklamak veya istenmeyen bir yazılımı bilgisayara indirmek daha büyük bir risk haline geliyor. Tüketicilerin bilgisayarlarında F-Secure Internet Security gibi kapsamlı bir güvenlik yazılımı bulundurmaları çevrimiçi tehditlerden korunmaları açısından çok önemli. Bunun yanında, bilgisayarınızda yalnızca internet alışverişine ve internet bankacılığına ayrılmış bir tarayıcı bulundurmanız güvenlik riskini daha da azaltacaktır.”
Sullivan’a göre finansal işlemlerde yalnızca bu iş ayrılmış bir tarayıcı kullanmak, güvenliği artırmanın yanı sıra kullanıcının yaptığı işin önemine daha iyi odaklanmasını sağlıyor. Yalnızca finansal işler için ayrılmış bir tarayıcıyı kullandığınızı bilmek, tıkladığınız bağlantılara ve size sunulan bilgilere daha fazla konsantre olmanıza ve olası tehditleri daha çabuk fark etmenize yardımcı oluyor.

Finans Odaklı Tarayıcınızda Java’yı Kapatın

Sullivan’a göre bu iş için ayrılmış olan tarayıcının hangisi olduğu çok da önemli değil. Örneğin Chrome veya Internet Explorer’ı günlük işler için kullanırken, Firefox veya Opera’yı yalnızca çevrimiçi alışveriş ve bankacılık işlemleri için ayırabilirsiniz.
Bununla birlikte tarayıcılarınızı güncel tutmanız çok önemli. Ayrıca F-Secure güvenlik uzmanları, internet üzerindeki tarayıcı odaklı tehditlerin daha çok Java açıklarını hedef almasından hareketle, için bu iş için ayırdığınız tarayıcıda Java özelliğini kapatmanızı öneriyor.
Farklı işler için farklı tarayıcılar kullanmayı “hijyen için bir gereklilik” olarak değerlendiren Sullivan, bunu şöyle örnekliyor: “Kişisel hijyeninize dikkat etmezseniz mikrop kaparak hasta olabilirsiniz. Hassas süreçlere yönelik farklı tarayıcılar kullanmak da bunun gibidir. Virüs kapmak istemiyorsanız, bu konuya dikkat etmeniz gerekir.”

Hijyenik Tarayıcı Alışkanlığı İçin Öneriler:
  • Çevrimiçi alışveriş veya bankacılık gibi finansal işleriniz için sadece bu işe özel bir tarayıcıyı bilgisayarınızda bulundurun.
  • Tarayıcınızı ve eklentilerini daima güncel tutun.
  • Gerekmedikçe Java özelliğini açmayın. Java gerektiren finans odaklı bir siteye girmeniz gerekirse, sadece bu siteye özel Java özelliği açık bir diğer tarayıcı alternatifi bulundurmayı düşünün.
Bu alışkanlığı yalnızca kendiniz uygulamakla kalmayın, çevrenizdekilere de kazandırın.

13 Kasım 2013

İstanbul'un Kalbi Trafikte Atıyor: IBM Trafik İnfografiği

Bugün dünya metropolleri arasına adını yazdıran İstanbul’da yaklaşık 14 milyon kişi yaşıyor.

Bu nüfus sürekli hareket halinde ve trafikteki hareket sayısı günde 40 milyona ulaşmış durumda.

Üstelik trafikteki yoğunluk bayram ve okul sezonu gibi dönemlerde daha da artıyor.

Ulaşımda karşılaşılan en büyük zorluk olarak %74 ile sıkışıklık ve % 66 ile de aşırı kalabalık olarak belirtiliyor.

İstanbul’lular günde yaklaşık 30 dakikalık yolculuk için yılda ortalama 118 saat kaybediyor

Düzenli okula ve işe gidenlerin yüzde 54’ü her gün 1 saatten fazla zamanı trafikte geçiriyor.

Sağlık ve eğitimden sonra beklenen en önemli 3. kamu hizmeti ulaşım

IBM şimdi ‘İstanbul Bilişim Zirvesi: Akıllı Şehirler Kongresi'nde!

Bu yıl 13-14 Kasım’da gerçekleşecek olan Akıllı Şehirler temalı ‘İstanbul Bilişim Zirvesi’nin farklı oturumlarında IBM yer alıyor.

13 Temmuz 2013

Programlama Dilleri Gelişimi ve Tarihi

Programlama Dilleri Gelişimi ve Tarihi
Bir programın oluşturulmasında kullanılan komutlar, tanımlar ve kuralların belirtildiği programlama araçları olarak tanımlanabilen "programlama dilleri"nin ne kadar eski olduğunu ve nasıl bir gelişim gösterdiğini hiç merak ettiniz mi? Peki ya ilk programlama dilinin 100 yıldan fazla zaman önce bir kadın tarafından yazıldığını biliyor musunuz?

12 Temmuz 2013

Türkiye'de E-İmza Kullanım Alışkanlıkları

Türkiye'de E-İmza Kullanım Alışkanlıkları
Uluslararası araştırma şirketi Ipsos'un elektronik sertifika hizmet sağlayıcısı E-GÜVEN için gerçekleştirdiği e-imza kullanım alışkanlıkları araştırmasının sonuçları yayınlandı.

Türkiye’nin ilk e-imza araştırma sonuçlarına göre iş dünyasında ortalama 3 iş günü süren imza süreçlerinin e-imza ile 1 saate kadar indiği ortaya çıktı. Şirketlerde imzasına en çok ihtiyaç duyulan genel müdürler, ofis dışında olsalar dahi e-imza sayesinde iş süreçlerinde devamlılığı sağlıyorlar. Araştırmada dikkat çeken bir başka sonuç ise; e-imza kullanıcılarının bir hafta içerisinde en çok MERSİS, EKAP, UYAP gibi kamu projelerinde (%53) işlem yapması oldu. Turkiye.gov.tr üzerinden e-imza ile gerçekleştirilen e-Devlet uygulamaları %49 ile ikinci sıraya yerleşti. Bankacılık işlemleri ise %14 ile bu alanda üçüncü sırada yer aldı.

Türkiye’nin ilk ve lider elektronik sertifika hizmet sağlayıcısı E-GÜVEN, Türkiye’de e-imza alışkanlıkları üzerine önemli bir araştırmaya imza attı. Uluslararası araştırma şirketi Ipsos tarafından E-GÜVEN için gerçekleştirilen ‘’E-imza kullanım alışkanlıkları araştırması’’ Türkiye’de e-imza kullanımı konusunda yapılmış ilk kapsamlı araştırma olma özelliğini taşıyor. Araştırmada e-imzanın birçok sektöre ve özellikle üst düzey yöneticilere sağladığı faydalar ön plana çıkıyor.

12 Nisan – 3 Haziran tarihleri arasında Türkiye’nin tüm illerinden, E-GÜVEN tarafından hizmet alan 320 farklı e-imza kullanıcısının katıldığı araştırma, online anket CAWI yöntemiyle yapıldı. Örnekleme yöntemi olarak listeli araştırma kullanıldı. Araştırma kapsamında katılımcılara “İmza Yetkilendirme Prosedürleri”, “Elektronik İmza Kullanım Alışkanlıkları”, “Elektronik İmzanın Sağladığı Faydalar”, “E-GÜVEN Hizmetleri” konularında sorular soruldu. Araştırma sonuçlarına göre, e-imza kullanıcıları bir hafta içerisinde en çok MERSİS, EKAP, UYAP gibi kamu projelerinde (%53) işlem yaptı. Turkiye.gov.tr üzerinden e-imza ile gerçekleştirilen e-Devlet uygulamaları %49 ile ikinci sıraya yerleşti. Bankacılık işlemleri ise %14 ile bu alanda üçüncü sırada yer aldı. Dikkat çeken bir diğer sonuç ise MERSİS, EKAP, UYAP gibi projelerle birlikte e-imzanın en çok hukuk alanında (%73) tercih edildiği görüldü.

Şirketlerde Ortalama 3 Gün Süren İmza Süreçleri 1 Saate İniyor
Yapılan araştırmada e-imza kullanımı öncesi katılımcıların %56’lık bir kesimi, genel müdür gibi yetkili kişilerin ofis dışında olması sebebiyle imza alamadıklarını ve iş süreçlerinin 1-2 gün geciktiğini bildiriyor. Araştırmada gecikmenin 3 güne ulaştığını belirtenlerin sayısı da bir hayli fazla (%22). 5-6 gün ve 1 hafta kadar geciktiğini belirtenlerin oranları ise toplamda %18. E-imza sayesinde yöneticiler imzalarını ofis dışında olduklarında da uzaktan kullanabildikleri için iş süreçlerindeki gecikmelerin önüne geçiliyor.
E-imza ile kullanıcıların %63’ü imza süreçlerini 1 saatten kısa sürede tamamlayabiliyor. Yine de sürecin 2 - 4 gün sürdüğünü belirten %4’lük bir kesim mevcut. Bu kesim e-imzayı verimsiz ya da yanlış kullanan kişilerin olduğunu gösteriyor.

İş Dünyasında En Çok E-İmza Kullanılan İşlemler
Şirketlerde imza gereklilikleri noktasında üst düzey yöneticilerin imzasına yoğun şekilde ihtiyaç duyuluyor. Bu noktada e-imza; bankacılık (%14) işlemleri ve farklı firmalar ile yapılan anlaşma ve sözleşmelerde (%10) ön plana çıkıyor. Hesap mutabakatları (%7) bu noktada üçüncü sırada yer alıyor. %48’lik bir oran ile en çok genel müdürlerin imzasına ihtiyaç duyulurken, %32 ile bölüm müdürleri ikinci sırada yer alıyor. Araştırma sonuçlarında e-imzanın sağladığı zaman, maliyet ve çevrecilik avantajlarının yanında genel müdürler başta olmak üzere üst düzey yöneticilere sunduğu kolaylık ön plana çıkıyor.

E-İmza, Zaman + İş Gücü + Maliyet Avantajı Sağlıyor
Islak imza ve dolayısıyla da fiziksel kağıt kullanımının gereksiz maliyet olduğunu düşünen kullanıcıların oranı %78’e ulaşıyor. Kullanıcıların %76’sı ise bunun aynı zamanda zaman kaybı yarattığını düşünüyor. Dolayısıyla e-imza, ıslak imza karşısında zaman + iş gücü + maliyet avantajları sağlıyor.
Üretim sektörünün %78’i, hukukçuların da %52’si e-imzanın en büyük faydası olarak onay süreçlerinin hızlanmasını işaret ediyor. Araştırmaya göre ikinci en büyük fayda olarak ise e-imzanın ıslak imza ile aynı hukuki geçerliliğe sahip olması gösteriliyor.

E-İmza, Çevreyi Koruyor
E-imzanın bir diğer faydası maliyetlerde ortaya çıkıyor. Katılımcıların %70’i e-imza sayesinde %20 kağıt tasarrufu yaptığını belirtirken, %20’si ise %50’nin üzerine tasarruf sağlıyor. Bu verilere ek olarak kullanıcıların %88’i e-imzayı çevreci bir uygulama olarak görüyor. Benzer oranlarla iş yapma süreçlerini kısalttığı, verimlilik ve maliyet avantajı sağladığı da görülüyor. %85’lik veri güvenliği sonucu ise e-imzanın güvenilirliğini ortaya koyuyor.

E-GÜVEN Hizmet Kalitesiyle Adı Gibi Güven Veriyor
E-GÜVEN’in tercih sebepleri arasında ise en başta güvenilirlik ve tavsiye geliyor. Bu noktada E-GÜVEN’in 10 yıldır sektörde hizmet vermesi ve sağladığı müşteri memnuniyeti ön plana çıkıyor. Sektörde sadece E-GÜVEN tarafından sunulan adreste kimlik tespiti ve kurulum hizmeti de kullanıcılar arasında büyük memnuniyet yaratıyor.

Araştırma, E-İmzaya Geçiş Süreçleri İçin Önemli Referanslar Oluşturacak
Türkiye’nin ilk e-imza araştırması ortaya çıkardığı verilerle, günümüzde e-imza alışkanlıklarına ve kullanıcılarına ne tür avantajlar sağladığına ışık tuttu. İş süreçlerine sağladığı fayda ile şirket ve kamu dairelerinde hızlıca aksiyon almayı mümkün kılan e- imza, kullanıldığı bütün sektörlerde verimlilik ve maliyet avantajlarıyla da dikkat çekiyor. Araştırma, sadece kurumların değil kişilerin de e-imzaya olan yaklaşımlarını ortaya çıkararak, gelecekte e-imzaya geçiş süreçleri için önemli referanslar oluşturacak.
Türkiye'de E-İmza Kullanım Alışkanlıkları

23 Ocak 2013

İçerik Pazarlamanın Anatomisi

İçerik Pazarlamanın Anatomisi
Contentplus tarafından hazırlanan infografik markalar için içerik pazarlaması konusunda önemli veriler içeriyor. İnfografik, başarılı içerik pazarlamasının küçük işletmelerin online büyümelerinde nasıl yardımcı olabileceğini gösteriyor. İnfografiğin Türkçeleştirilmiş halini aşağıda bulabilirsiniz.

20 Ocak 2013

Dünden bugüne Microsoft

Dünden bugüne Microsoft
1974 yılından başlayarak Microsoft’un 38 yıllık teknoloji tarihindeki satır başlarına yer verilen infografik. İkinci info grafik ise işletim sistemleri ile ilgili.

17 Temmuz 2012

Windows Azure Infografik

Windows Azure Infografik
Microsoft’un açık ve esnek bulut platformu Windows Azure uygulama geliştiriciler ve kurumlara bulutun gücünden sonuna kadar yararlanabilme imkanı sunuyor. Microsoft veri merkezlerinden sağlanan Windows Azure hakkındaki infografik

21 Haziran 2012

Mobil kullanımda kadın erkek farkı

Mobil kullanımda kadın erkek farkı
Sayısal dünyadaki değişim ve gelişim pazarlamanın eğilimlerini de farklılaştırıyor. Şirketler bütçe planlamalarını yaparken ve bütçe içinde farklı mecralara ayıracakları payları belirlerken bu gelişmeleri de göz önünde bulunduruyorlar.

Reklam yatırımlarında pastadaki payı 2012 yılında artan mecralardan biri kuşkusuz ki mobil mecra.

Bildiğimiz gibi uygulama endüstrisi son hız gelişiyor. Bu mecranın kadın ve erkek tarafından tüketimi de farklı oluyor. Bu konuyu gündeme getirmek ve üzerine konuşturmak amacıyla AppAware tarafından bir araştırma yapılmış.
Araştırmaya AppAware’e kaydolan 20.488 erkek ve 4.133 kadın dahil edilmiş. Ancak dağılım AppAware’e kaydolan kullanıcıların dünya yoğunluklarına göre yapılmamış. Ağırlıklı olarak ABD (%26), Almanya (%12) ve İngiltere’deki (%6) kullanıcıların davranışları incelenmiş.

Erkeklerin ortalama 90, kadınların 70 uygulama yüklemesi yaptığının belirtildiği infografik’te iki farklı cinsin mobil uygulamalardaki farklı kullanımlarına detaylı olarak yer verilmiş.

Bu noktada tüketimi farklılaşan mobil mecrada hedefleme yapmanın, kadın ve erkeklerin mobil aplikasyonlara olan entegrasyonunu dikkate almanın giderek önem kazanacağını söyleyebiliriz.

Türkiye için verilerin ne olduğu merak ederek, sizi infografiği incelemeye bırakıyorum.


04 Nisan 2012

1960 yılından bugüne sosyal medyanın gelişimi

1960 yılından bugüne sosyal medyanın gelişimi
Citizen Brando yayınladığı infografikte 1960 yılından bugüne sosyal ağların 52 yıllık gelişimini mercek altına alıyor.

Twitter hesabında paylaşılan infografikte yıllara göre sosyal ağların doğuşu ve yakaladıkları maksimum kullanıcı sayıları görülebiliyor. Hatırlarsanız daha önce "1971'den günümüze sosyal medyanın gelişimi" başlıklı bir yazı ve infografik yayınlamıştık. O yazıyı kısaca hatırlayalım.
  • 1971 - Kelimenin tam anlamıyla yanyana duran iki bilgisayar arasında eposta gönderimi gerçekleşti.
  • 1978 - İlk BBS sistemi geldi. Öncelikle kişisel bilgisayarlar uzerinde barındırılan, kullanıcıların ana bilgisayarına modem ile çevirmeli bağlantı yapıldı. Sadece 1 kişi BBS’ye bağlanabiliyordu.
  • 1988 - IRC dosya paylaşımı, bağlantı paylaşımı ve sorunsuz bir iletişim ağı gelişip kullanmaya başlandı.
  • 1994 - GeoCities doğdu, konsept kullanıcıların 6 buyuk şehirden verilen izinle kendi web sitelerini oluşturma devri başladı.
  • 1997 - SixDegrees kullanıcı profilleri oluşturmak, diğer kullanıcılar ile arkadaş olma amacıyla açıldı. 2000 yılında 125 milyona ulaştı, 2011 yılında kapatıldı. AOL Instant Messenger’da gerçek zamanlı diyalog sağlamak için ilk olarak bu yıllarda başladı.
  • 2000 - .com patlaması yaşandı. Borsalar ve web girişimcileri şaşkına döndü.
  • 2002 - Friendster piyasaya sürüldü. İlk 3 ay 3 milyon kullanıcıya ulaştı.
  • 2003 - Bu yıl MySpace (2006 yılında Dunyanın en buyuk sosyal ağı olarak seçilmişti), Plaxo (Online adres defteri), Linkedln (İş ve kariyer ile ilgili ilk sosyal medya ağlarından birisi.), Hi5, Second life ve Del.icio.us kuruldu.
  • 2004 - Facebook kuruldu. Aslında kolej öğrencileri arasında bağlantı kurma amacıyla başlatılmıştı. İlk ay 19,500′den fazla öğrenci katıldı. Flickr fotoğraf paylaşımını başlattı, 4 milyardan fazla fotoğraf paylaşıldığı iddia ediliyor.
  • 2005 - YouTube ilk buyuk video barındırılan ve paylaşılan sitelerden birisi. Her dakika yaklaşık 35 saatlik video yükleniyor.
  • 2006 - Twitter doğdu. Mikro blog sitesinin 140 karakter sınırı var. Twitter şimdi 200 milyon kullanıcıya sahip. Her gün yaklaşık 65 milyon tweet atılıyor.
  • 2008 - Facebook Myspace’i geçerek lider sosyal ağ sitesi sitesi konumunda, 600 milyon kullanıcıya sahip ve aylık ortalama 700 milyon dakika vakit geçiriliyor.
  • 2010 - Daha sonra pastanın büyük dilimini Google’ın başlattığı Buzz servisi aldı. Sosyal ağ tarzında kullanıcıların bağlantı, fotoğraf, video ve durum mesajlarını yorumlamasını sağlayan şirket kendi web tabanlı email programını entegre ederek mesajlaşma aracı başlattı.
  • 2011 - Spling doğdu. İlk dört gün içinde 5.00 tekil ziyaretçi, 125.00 sayfa gösterimi yaptı ve 1 milyondan fazla hit elde etti. Sonuç olarak Spling son günlerde sosyal medya web siteleri arasında en hızlı büyüyen servisler arasında.
Bu infografikte ise 1960'dan itibaren günümüze kadar gelişimi yer alıyor.

01 Nisan 2012

QR Kod'un tarihçesi



QR son zamanlarda özellikle mobil cihazların yaygınlaşması ile adını çok duyduğumuz ve popüler olan bir barkod türüdür. Daha önce QR Kod ile ilgili bilgileri Gelecekonline'da vermiştik. Şimdi de Berna Ekim'in blogunda paylaştığı QR Kod'un tarihçesine bakalım.

1890 Popülasyon sayımına göre baskı kalıbı için kullanılan kartlar geliştirilmeye başlanıyor.

1930-1940 30’ların ortasında yatay barkod sistemi geliştirilmiş..

1948 Joseph Woodland ve Bernard Silver tarafından bu barkod konsepti daha da gelişmeye başlamış.

1949 Bu konsept ile birlikte patent kavramı da ortaya çıktı.

1952 Woodland ve Silver ilk barkod ürününün patentini çıkarttı. Bu barkod ilk olarak Philco tarafından satın alındı.

1966 Ulusal Besin Zinciri Birliği ilk barkod teknolojisinden faydalanan kuruluş.

1974 Code 39 sembolojide ilk alfasayısal barkod.

1984 Borkod teknolojisi hem üretici hem de dağıtıcı bir  şirket olan Scan Tech tarafından bütün Avrupa’ya ulaştırılıyor.

1999 QR kodları Japonya Endüstri Standartları listesinde yerini alıyor.

2008 Mobil teknolojisi aracılığı ile barkod sistemi elektronik uçuş kartlarında da kullanılmaya başlanıyor.

Son Yorumlar