Teknoloji, tavsiye, deneyimler ve ilgimi çeken diğer konular...

28 Mart 2017

GoDaddy'nin Türkçe blogu yayında

GoDaddy'nin Türkçe blogu yayında
İşletmeler için bir bilgi kaynağı olarak tanıtılan GoDaddy Blog, online teknoloji ve işletme odaklı içerikleri ile küçük işletme sahiplerini, dijital pazarlamacıları ve web profesyonellerini hedef alıyor. Kendini küçük işletmelerin online dünyada başarılı olmaları için çalışmaya adayan GoDaddy, Türkiye’ye değerli bir bilgi kaynağı katarak yerel pazarı desteklemeye devam ediyor.

Eğitim ve destek çalışmalarını GoDaddy Blog ile Türkiye’ye de taşımaktan mutluluk duyduklarını vurgulayan GoDaddy EMEA Bölgesi Başkan Yardımcısı Stefano Maruzzi, “GoDaddy Blog, dijital çağ ve teknoloji kullanımı ile ilgili geniş bir konu yelpazesine sahip. Yazılarımız, iş hayatından dijital pazarlamaya ve internet güvenliğine kadar sıcak gündem maddelerinden girişimciliği ve sosyal medyayı da kapsayacak şekilde pek çok farklı noktaya değiniyor. Yerel blogumuz ile müşterilerimizi ve iş dünyasını güvenilir ve zengin bir bilgi kaynağıyla desteklemeyi umuyoruz. GoDaddy Blog’da yayınlanan yazılar GoDaddy çalışanları ve uzmanlar tarafından hem yeni başlayanlar, hem de profesyoneller göz önünde bulundurularak yazılıyor. Dijital uzmanlığımızı paylaşmaktan çok mutluyuz ve GoDaddy Blog’un Türkiye’deki KOBİ’ler, girişimciler ve web profesyonelleri için değerli bir kaynak olacağına inanıyoruz.”

Teknoloji hakkında uzmanlardan güncel bilgi
GoDaddy Blog dijital teknoloji, internet, web sitesi tasarımı ve planlanması, sosyal medya, online satış ve pazarlama, WordPress kullanımı ve bir girişim veya fikrin internette tanıtımına yönelik pek çok farklı konuya değiniyor. Aynı zamanda GoDaddy ürünlerini kullananların verimli sonuçlar almalarına yardımcı olacak ipuçlarına da yer veriyor.

GoDaddy Blog, yeni içeriklerle sık sık güncelleniyor ve herkese hitap eden bir ton kullanarak hem derin, hem de kolay anlaşılabilir olmayı başarıyor. GoDaddy Türkiye’de ve dünyada girişimciler ve web profesyonelleri ile çalışarak insanlara profesyonel veya kişisel hayatlarında hangi noktada olurlarsa olsunlar faydalı olacak içerikler oluşturuyor.

Türkçe GoDaddy Blog’u https://tr.godaddy.com/blog/ adresinde ziyaret edebilirsiniz.

26 Mart 2017

Google, SEO ve blog tutmak

Google, SEO ve blog tutmak
İnsanlar 2 nedenle blog servsilerini kullanır. Birinci sebep üctesiz olması. İkinci ve asıl önemli sebep ise kodlama bilgisi olmadığı için hazır verilen sistemlerde sorun yaşamadan sadece blog yazmak içindir.

İkinci sebepten Google gibi dünya çapında bilinen firmaların servislerine güvenerek, bunlar yaparsa sorun yaşamayız, zaten seo konusunda da nelere dikkat edileceğini söyleyenler bunlar, hazırlardıkları sistemlerin kod tarafını da ona göre hazırlamışlardır düşüncesi ile blogger'dan blog açtığınızda olayın öyle olmadığını çok geçmeden anlıyorsunuz. Verilen temaların bile düzenle düzenle bitmek bilmeyen hatalarla ve eksikliklerle dolu olduğunu görüyorsunuz. Hadi diyorsunuz bunları bir şekilde aşarım yeter ki mobil sitesi düzgün olsun diyorsunuz. Sonra bakıyorsunuz ki bir çok temanın mobil sitesi kullanılamayacak kadar kötü. Bir şekilde temayı düzenleseniz bile bu sefer karşınıza içeriklerle ilgili sorunlar çıkıyor. Sonra CSS, Fotoğraf, Önbellekleme, JavaScript sorunları ile boğuşuyorsunuz. Hazır sistemde bunların sorun olduğunu ve düzeltin diyen Google, kullandığınız servsis ve sorunlu dosyalarda Google'ın. Bir de size bu kodlara müdahale etme yetkisi vermediği gibi servislerinden birinin kodunu eklemeye kalktığınızda da bu kodu kullanamazsınız diyor. Peki Google sen neden altyapıyı hazırlamadın? Bir konuda mobil uygulaması var. İçerik ekleseniz size eklediğiniz içerikteki fotoğrafı sıkıştır diyecek. Mobil uygulamadan içerik eklemeninde bir espiri olmuyor bu nedenle. Bunları kullanıcılara hazır sunabilir. Blogger'lar twitter, facebook, Google+'a nasıl ekleme yapıp paylaşıyorsa o hale getirebilirdi. Bunları yapmadığı içinde sosyal medya hesapları insanlara kullanımı daha kolay geliyor. Sosyal medya hesaplarında kimse kodla uğraşmıyor.

Siz bloggerı seçerken ben sadece yönetim panelinden ayarları yapar blog yazarım diye düşünerek yola çıktığınız blog tutma macerasında gördüğünüz ücretsiz Google servisi de olsa ücretliden çok farklı bir şey yapmadığınızdır.

Geçtiğimiz günlerde Google yeni Blogger temalarını kullanıma sundu. Eski temalarda mobil site sorunu olduğundan Google bunu dikkate almıştır hatta amp desteği de gelmiştir belki diyerek deneyeyim dedim. Denemez olsaydım. Mobil sayfalarda amp desteği yoktu ama syaflar güzel olmuştu. Bu temalarda asıl sorun masaüstü PC sayfaları hatalar ve eksikliklerle doluydu. Bir çok koda müdahale edemediğiniz gibi düzenlemekle bitmiyordu. 2 günümü harcadıktan sonra vazgeçtim. Sonra Google çalışanlarının zerre kadar görsellikten anlamadığına karar verdim. Zaten diğer servislerinde de tasarıma önem vermediğini, işlevselliğine önem verdiğini, hatta servsiler daha bitmeden hizemete soktuğunu, sözde geri bildirimler ile ilerlediğini söylüyor ama kullanıcı geri bildirimlerini de dikkate almadığını biliyorduk. Kısaca bildiğini okuyor. Servisler tutmayınca da sık sık servis kapatıyor.

Kısaca Google'ın SEO'ya önem veriyorum deyip kendi sunduğu sistemde bile buna dikkat etmemesini saçma buluyorum. Blog yazan herkes bunları bilemez. Bilmek zorunda da olmamalı. Özgün içerik önemli olmalı. Facebook ve twitter'da paylaşır gibi paylaşabilmeli. Ama görünen o ki önemli olan özgün içerik değil. İçerik üretenler kodlama bilmek zorunda olmamalı

07 Mayıs 2016

Blog İçin Wordpres Mi? Blogger Mı?

Wordpres Mi? Blogger Mı?

Blog dünyasında bu soru çok soruldu ve konuşuldu, hala daha soruluyor. Ama henüz sonuca bağlanamadı.Wordpress kullananlar kesinlikle Wordpress diyor. Amaç blog tutmaksa her ikisini de seçebilirsiniz. Tercihler sizin imkanlarınıza ve başta kodlama olmak üzere bilginize bağlı. Fazla sıkıcı olmadan yeni başlayanların kafalarını karıştıran sorunun cevabına ben de kısaca değineceğim

Blog İçin Wordpres Mi? Blogger Mı?


Blogger neden ve nerede kullanılmalı?

Hiçbir bilginiz yok veya çok az var, ben sadece blog tutmak veya basit site yapmak istiyorum diyenler için kesinlikle Blogger. Blog tutmak yazmak demek. Kodlama v.s. ile işiniz yok.

Blogger'ın Avantajları/Dezavantajları
  • Hostinge ihtiyaç duymazsınız, ücretsizdir.
  • Birçok alan adı satıcısında DNS ayarlarını tek tık ile yapabilirsiniz
  • Google servislerine adaptedir
  • Bir blog için temel olan her şey mevcuttur ve ayarlanması çok kolaydır
  • Yazı editörü çok iyi olmasa da işi görüyor
  • Blogunuzun geleceği Google'ın keyfiyetini kalır. Bir gün Google amca kapattım diyebilir
  • Güvenliği Google'a emanettir
  • Tek dosyadan oluşan bir şablondan oluştuğundan ayarları çok kolaydır
  • Yazdığınız taslak yazıyı istediğiniz tarih ve saatte yayınlamaya programlayabilirsiniz.
  • Dosya barındırma konusunda küçük de olsa sıkıntılar yaşanabiliyor
  • Yazıdaki görselleri boyutlandırmada zorlanabiliyorsunuz
  • Blogger'a zaman zaman mahkeme kararları ile yasaklamalar gelebiliyor, bu nedenle siz de etkilenebilirsiniz. Gerçi son dönemde sadece içeriğe yönelik yasaklar geleceği açıklandı
Wordpress neden ve nerede kullanılmalı?

Wordpress'i her ne kadar herkes kullanabilir dense de işin aslı öyle değil. Wordpress daha profesyonel ve kapsamlı işler için ideal. Wordpress kurulumu bile başlı başına bilgi gerektiriyor. Bu nedenle sadece blog tutmak için bence tercih etmeye gerek yok.

Wordpress'in Avantajları/Dezavantajları
  • Yaygın temalarından dolayı çok çeşitli amaçlarla kullanmaya elverişlidir
  • İşinizi kolaylaştıracak çok fazla eklentileri mevcuttur
  • Blognuzu barındıracağınız bir yere ihtiyacınız var
  • Server'ınıza bağlı olarak (hız, güvenlik, ip kısıtlamaları, enerji ve internet sorunları v.s.) blogunuz etkilenebilir.
  • Blog tamamen sizindir. Dosyaların kontrolü sizdedir. Herşeyi ile siz ilgilenmelisiniz
  • Güvenliği size bağlı ve sadece blog güvenliği değil server güvenliği de size bağlı
  • Son dönemde hostingi firmaları çok ucuza paketler sunmaya başladı
  • Profesyonel işlerinizi çok ucuz maliyet ile hazırlayabilirsiniz
  • Güzel işler çıkartmak istiyorsanız kod bilginizin olması gerekiyor
  • Sık güncellenen Wordpress, eklenti ve temalarla uğraşmak zorundasınız.
  • Eklentiler size fazladan kolaylık ve avantajlar sunuyor
  • https://www.wordpress.com'den ücretsiz blog açma imkanınız da var. https://edizdar.wordpress.com gibi ama benim yaptığım gibi sadece kendinize ait domaini kullanarak blogunuz olsun isterseniz ücretli. Ayrıca ücretsiz sürümde reklam gösterilebiliyor
Takip edenleriniz bilir benim blog kısa süre önce Wordperss tabanlı idi. Ama gördüm ki benim için Wordpress'i kullanmamı gerektirecek bir ihtiyacım yok. Bu nedenle büyük riske de girerek blogumu Wordpress'ten Blogger'a taşıdım. Şuan için memnunum. Her ne kadar ben Blogger'ı tercih etsem de siz blog'uz için Wordpress'i tercih edebilirsiniz.

Sizce nasıl olmuş blogum? Blogger yeterli değil mi?

Bir de şu videoya bakabilirsiniz

05 Mayıs 2016

Blog'un Wordpress'ten Blogger'a Aktarımı Tamamlandı

eroldizdar.com wordpress'ten blogger'a aktarıldı
İlk günden itibaren blogum için Wordpress'i tercih etmiştim. Ancak bazı durumlardan dolayı uzun süredir Blogger'a taşımayı düşünüyordum. Sonunda gözümü kararttım, riskleri de aldım ilk olarak Wordpress'ten tüm içerikleri dışa aktardım. http://wordpress2blogger1.appspot.com/ ile wordpress'teki içerikleri blogger'ın xml yapısına dönüştürmek oldu. Dönüştürme büyük oranda başarılı idi. Dönüştürdüğüm içerikleri Blogger yönetim panelinden içeri aktardım.Ancak içeriklerdeki görseller yoktu. Görselleri tek tek yüklemek gerekiyordu ve öyle yaptım. Ayrıca içeriklerde bazı eksiklikler ve kodlarda temizlemeler ile hatalarında giderilmesi gerekiyordu. Bunları da yaptım. Büyük bir risk zaten almıştım. Riski arttırarak eski güncelligini kaybetmiş içerikleride kaldırdım. Aldığım riskin ne olduğunu anlayamayan olduysa söyleyeyim. Wordpress içerik adres yapısı ile blogger'ın ki çok farklı. Bu nedenle başta Google olmak üzere birçok yerde sorun yaşayacağım. Bu durum yeni bir blogtan daha kötü birsey.

İçerikler ile ilgili düzenlemelerim bitti. Bir sorun ile karşılaşıp bildirirseniz sevinirim. Ayrıca ulaşamadığınız içerikleri aratarak ulaşmayı deneyebilirsiniz. Şimdi sıra blog'un kodlarında değişikliğe geldi. 

Genel olarak Blogger'ın Wordpress'i aratmayacağını düşünüyorum. Gerçi Google, Blogger'ı biraz daha geliştirse iyi olurdu.

Görüşlerinizi bekliyorum.

02 Mayıs 2016

Blogger'da büyük boyutlu fotoğraflardaki tam boy sorununu aşmak

Blogger'da büyük boyutlu fotoğraflardaki tam boy sorununu aşmak
Blogger'da başta infografik gibi büyük çözünürlüklü görselleri eklediğinizde ölçülendirme sorunu çıkıyor. Hatta orijinal boyut deseniz bile en fazla ...X 1600px olarak görüntüleyebiliyordu. Daha büyük çözünürlükteki görselimizin height ölçüsünü 1600px olarak küçültüyor. Bu nedenlede görsellerimiz anlaşılmıyordu. Bu gibi sorunlardan dolayı blogger pek tercih edilmiyordu. Çünkü görsellerinizin ölçülerini yazı editöründen siz belirleyemiyorsunuz

950 X 3603 piksellik info grafiki sitede 589x2234 ölçülerinde görüntülemek istiyordum. Ancak bloggerın mevcut yapısında bu mümnün değil. Orijinal boyut olarak ayarlasanız bile 950 X 3603 px olarak görüntülemiyor. Bunu nasıl çözerim? Bu ölçülerde görselleri nerede depolarım diye düşündüm. Yandex. Disk dahil bir çok servisi denedim. İlk etapta sorunu çözdüm zannettim ama bir süre sonra görsellerin görüntülenmediğini fark ettim. Bu büyük sorun idi. Sonra içeriği html olarak görüntülediğimde fark ettim ki blogger’a yüklenen görsellerde /s1600/ gibi görselin adresinde bir bölüm vardı. Bunu s3603 yaptığımda görseli gerçek boyutlarda görüntüleyebildim. Bunu fark edince sorunumu da çözmüş oldum. https://3.bp.blogspot.com/-XPg17GzcHK4/VyZzBy3Ja6I/AAAAAAABKfU/PeNkSefTX344e59vCwNCgpCbfgHfAMX1wCLcB/s3603/history-of-microsoft-office.jpg gibi görselde blogda görüntülemek istediğim height değerini <img src= içindeki adreste girdim. Bu görseldeki değer /s2234/ şeklinde girdim. Tam boyutu görüntülemek içinde görsele verdiğim linkte /s3603/ şeklinde girdim. Şimdi /s2234/ değerini neye göre girdin diyenler olursa en boy oranına göre görseli küçültüğümde yükseklik değeri bu çıktı. HTML kodları aşağıdaki gibidir. Bu içeriği ise http://www.eroldizdar.com/2013/01/dunden-bugune-microsoft.html adresinden görebilirsiniz

<a href="https://3.bp.blogspot.com/-XPg17GzcHK4/VyZzBy3Ja6I/AAAAAAABKfU/PeNkSefTX344e59vCwNCgpCbfgHfAMX1wCLcB/s3603/history-of-microsoft-office.jpg"><img border="0" src="https://3.bp.blogspot.com/-XPg17GzcHK4/VyZzBy3Ja6I/AAAAAAABKfU/PeNkSefTX344e59vCwNCgpCbfgHfAMX1wCLcB/s2234/history-of-microsoft-office.jpg" /></a>

09 Aralık 2012

Hakkımda: Alışkanlıklarım ve Prensiplerim

Hakkımda: Alışkanlıklarım ve Prensiplerim
Dikkat ederseniz başta blogum olmak üzere hesaplarımda hakkımda doğru dürüst bilgi bulunmamaktadır. Çünkü devamlı kendinden bahseden ve ön plana çıkmak isteyenlerden nefret ettiğim için hakkımda pek bir şey yazmadım ve hakkımda kendim bir şeyler yazmaktansa insanların iyi veya kötü bir şeyler yazmasını veya söylemesini tercih ederim ve nasıl biri olduğumdan ziyade insanlara ne verdiğim benim için önemlidir. Ama 08 Aralık 2012 günü  Erdal Erdoğdu beni mimleyince mecburen hakkımda bir şeyler yazmak zorunda kaldım.

Önce takipçilerim bu nedir dememesi için mimlemek ne demek ona değineyim. Mimlemek, bir blogger'ın yazdığı yazıda diğer bir blogger'a bağlantı vererek aynı konuda yazı yazmasını istemesidir.

Çalıştığım kurum nedeniyle ne yazık ki hakkımda çok fazla bilgi yine veremeyeceğim ve sadece Alışkanlıklarım ve Prensiplerim hakkında birşeyler yazacağım.

İlk olarak 2005 yılında Gelecekonline'ı kurarak internet dünyasına adım attım. Daha önce sadece kişisel işlerim veya çalıştığım kurumun işleri gereğince internet dünyasında idim. Ama bilgisayarlar ile tanışmam 1994'lere kadar gidiyor. 2012 başına kadar kişisel blgum yoktu. Muharrem Taç'ın tavsiyesi ile bu yılın başında kişisel blogumu açtım. Her ne kadar kişisel desem de içeriğe baktığınızda göreceksiniz pek kendim ile alakalı paylaşım yok. Şimdi geleyim asıl konumuza;
  • Mükemmeliyetçiyim: Hem kendi hem de çevremdekilerin yaptıklarının her ne olursa olsun en iyisi olmasını isterim. İşini doğru yapan kim olursa olsun takdir ederim.
  • İnançlarıma bağlıyım: İnandığım din olan İslam dini hakkında olumsuz hiç bir şeye tahammülüm yoktur ve inancımın gereğini elimden geldiğince yapmaya çalışırım
  • Yaptıklarımın ve söylediklerimin arkasında dururum : Doğru veya yanlış olsun yaptığım veya söylediğim her şeyin arkasında dururum. Yanlış yapmışsan da yanlış yaptığım ispatlanırsa yanlışımı kabul ederim. Aksi takdirde kesinlikle geri adım atmam
  • Doğru bildiğimden vazgeçmem : Doğru olarak bildiğimin aksi ispatlanmadığı sürece savurum veya yaparım.Ama dünya'ya bir penceren bakmam. İdeolojisi, dini, ırkı v.s. ne olursa olsun doğru söyleyen veya yapanın yaptığı doğruları kabul ederim ve doğru derim. Gücü ve yapabilecekleri ne olursa olsun Allah'tan başka kimseden çekinmem ve korkmam.
  • Unutmam: Hafızam oldukça iyidir. Olayları ve tarihleri kolay kolay unutmam.
  • Aileme vakit ayırmıyorum : İşim gereğince ve bilişim dünyası yüzünden aileme yeterince vakit ayıramıyorum.
  • Bildiğimi paylaşırım : Bildiğim ne varsa paylaşırım.
  • Yardım etmeyi severim : Yapabileceğim bir şey varsa herkese elimden geldiğince yardımcı olurum.
  • Haksız kazancın karşısındayım : Kendim menfaat edecek olsam bile haksız kazançlara karşıyım ve bu tür oluşumlardan uzak dururum.
  • Ciddiyim : Özellijkle sosyal medyada ciddi paylaşımlar yaparım. Yani video, resim, karikatür v.s. neredeyse hiç paylaşmam. Ağırlıklı bilgiye dayalı paylaşımlar yaparım. Ama bu tür paylaşımlar yapanlardan da takibe değer gördüklerimi de takip ederim
  • Herkese mutlaka cevap veririrm : Bana hangi yol ile ulaşılırsa ulaşılsın mutlaka geri dönerim.
  • Etik davranmaya çalışırım : Yiğidi öldür hakkını yeme misali paylaşımları mutlaka linkleri ile birlikte yapmaya dikkat ederim.
  • Bilgileri kaynağından almaya çalışırım : Gerek gündeme dair gerekse diğer konular ile ilgili bilgileri ilk kaynağından almaya çalışırım ve kaynağına ulaşmaya çalışırım. Her bilginin doğruluğunu teyit etmemeden paylaşmamaya dikkat ederim.
v.s. sanırım bu kadar yeterli. Ben de bir kaç kişiyi mimledim. Mimlemediklerim yanlış anlamaz umarım. Bazılarını daha önce mimlendikleri için diğerlerini de diğer bloggerlara mimleyecek blogger kalması açısından mimlemedim.

Benim mimlediklerim 

08 Aralık 2012

Hamza Şamlıoğlu'dan bloggerların işine yarayacak önemli açıklamalar



Türkiye'nin ilk, popüler ve güvenilir bloggerlarından Hamza Şamlıoğlu (@teakolik) başta bloggerlara olmak üzere merak edilen konular hakkında düşüncelerini ve görüşlerini açıkladığı Sosyal Kafa programının bölümünü aşağıda izleyebilirsiniz.

Hamza Şamlıoğlu'nun Blogu: http://www.teakolik.com

04 Nisan 2012

Blog mu? Sosyal ağ mı?

Blog mu? Sosyal ağ mı?
Son dönemde blog tutanların sayısında oldukça azalma görüyorum. Bence bu tehlikeli bir durum. Neden mi? Buyrun okuyun.

Bir zamanlar web sitesi hazırlamak moda idi. Daha sonra forumların dönemi, forumlardan sonrada bloglar ve en sonda yani şu sıralar sosyal ağların altın dönemi yaşanıyor. Sosyal ağların gücü küçümsenemez ama hiçbir zaman blogların verdiğini veremez. Gerçi bazıları blogları da sosyal ağların içerisinde gösteriyor ama bence öyle değil. Bloglarıda sosyal ağların içinde kabul edeceksek o zaman sosyal ağların ilk aşamasıdır diyebiliriz.

Bloglar kişisel düşünce ve duyguların genelde de kişisel deneyimlerin anlatıldığı digital günlüklerdir. “Eeee sosyal ağlarda da bunları yapabiliyoruz” derseniz ben de sosyal ağlar paylaşmak üzerine kurulu ve kısaca kendinizi ifade edeceğiniz en önemlisi ise anlık yayınlardır. Daha sonra kimse o paylaşımlara kolay kolay ulaşamaz. Ulaşamaz derken silineceği anlamında değil. Yapısı gereği paylaşımı bulmak zorlaşır. Hatta bazılarında silinebilir. O kadar çok paylaşımda bulunuluyor ki bir hafta önceki paylaşımı bulmakta bile zorlanabiliyorsunuz. Bu durumda da “hashtag ile etiketlerim derseniz” sizin kullandığınız hashtag’ı kullanan çıkmasa bile bir süre sonra hashtag’lar bile aşırı çoğalabiliyor.

Sosyal ağlarda genelde kendi duygularımızı, ruh halimizi, günlük gelişmelere göre düşüncelerimizi paylaşırız. Çoğu zaman sosyal ağlarda paylaşımlar insanların aklına gelmez ama bloglarda yazılanları büyük olasılıkla hemen hatırlarız. Paylaşımlarınız sosyal ağlarda takipçilerinizin hepsine ulaşma ihtimali tam yok. Bloglarda ise başta Rss olmak üzere takipçilerinize ulaşma yolu daha fazladır. Ayrıca bloglardaki birkaç günlük paylaşımlara ulaşmak çok kolaydır. İşte firmalarında aldandıkları yerlerden birisi burasıdır. Özellikle son dönemdeki takipçi sayılarının çeşitli yöntemlerle arttırıldığını düşünürsek aslında firmalar hedefledikleri kitlelere ulaşmış sayılmazlar. Bloglarda ise blogların yayın yaptığı alana göre gelen ziyaretçiler gerçek hedef kitlesine daha yakındır.

Blogda ise yeriniz yurdunuz bellidir ve size özeldir. Yani blogunuza gelen sizin yazdıklarınızı okur, sizin yazdıklarınızda arama yapar. Yıllar geçse bile yazdıklarınıza ulaşmak sosyal paylaşımlara göre daha kolaydır. Ayrıca sosyal paylaşımlar ile sadece sizi takip edenlere ulaşırken (İstisnai olarak çok önemli konularda sizin paylaşımınızda bol bol paylaşılabilir) blogları arama motorlarıda indexlediği için arama motorları üzerinden daha fazla kişiye ulaşırsınız. Bloglarda çeşitli bilgiler verirken sosyal ağlarda kişiler ile etkileşime girersiniz. Kısaca blog paylaşımlarınız her zaman elinizin altındadır. Sosyal ağlarda paylaşımlarınızın sizden izinsiz silinme ihtimali varken blogda böyle birşey söz konusu değil ama yayınlarınıza göre sansürlenme ihtimali var.

Bloglarda yazılanlar silininceye kadar veya blog tamamen kapatılıncaya kadar rahatlıkla erişilebilir durumdadır. Ayrıca bloglarda bir konu ve durum hakkında ayrıntılı yazılar, görsel öğeler kullanabilirsiniz. Karşılaştığınız sorunlar ve çözüm yollarını gösterebilir takipçilerinize yol gösterebilirsiniz. Şunuda unutmamak lazım. Blog yazarlarının ve blogun sosyal ağ hesaplarından da ayrıca paylaşımlarda bulunulduğu için daha fazla kişiye ulaşabiliyorsunuz. Ayrıca sizin blogunuzdaki paylaşımları görenlerde üzerinden zaman geçmiş olsa bile sosyal ağlardan paylaşabiliyorlar.

Yazıyı bitirmeden önce yakın bir zamanda yaşanan bir örnek vermek istiyorum. Malumunuz Hilal Cebeci malum resimlerini paylaşarak yüzbinlerce takipçiye ulaştı. Sonrada bir firma ile anlaşarak ürün tanıtımı yapmaya başladı ama kimsenin o ürün umrunda olmadı. Hilal Cebeci’yi takibe alanlar onun o fotoğrafları için takip ediyordu. Bu seferde şunu diyebilirsiniz. Kimse ilgilenmese bile o tweet’i görmeleri marka bilinirliği açısından önemli bu nedenle de istenilen hedefe ulaşmış oluyor. Ben de şunu söylüyorum. Örneğin bir telefon alacak olan kişi araştırmaya başladığında inceleme ve deneyimlerini yazan blog v.s. üzerinden kendine uygun telefonu seçer. Bu nedenle blog yazarları kişileri yönlendirmiş olur ve eğer tarafsız yönlendirme ise firma için daha etkili bir tanıtım olur. Bir firmanın ürününü almayacak veya belirli özelliklerinden haberdar olmayan takipçiler bile bu yazılar ile o ürünü alabiliyor.

Blog ve Sosyal Ağlar Arasındaki Temel Farklar


  1. Sosyal ağ paylaşımları anlıktır ve daha sonra tekrar ulaşılması zordur,

  2. Blog yazıları silinmediği veya blog kapanmadığı sürece rahatlıkla ulaşılabilir,

  3. Blog içerikleri arama motorlarları vasıtası ile daha fazla kişiye ulaşır,

  4. Blog yazılarında daha fazla bilgi, deneyim, çözüm, yöntem gösterilebilir,

  5. Sosyal ağlarda takipçilerinizi paylaşımları kaçırma ihtimali daha fazladır,

  6. Blog paylaşımları daha akılda kalıcıdır ve daha sonrada defalarca bunlara başvurulabilir,

  7. Bloglarda hedef kitleye ulaşma olasılığı daha fazladır,

  8. Sosyal ağlar genelde habercilik yönünden önemlidir. Olaylar ve yaşananlar hakkında anlık bilgiler verilebilir. Bu yönüyle herkes habercidir,

  9. Sosyal ağlarda gerçek dışı bilgi yayma daha kolaydır. Hangi grup güçlü ise o baskındır,

  10. Kırılmış program, izinsiz kitap v.s. yayınlamak blogda tasvip edilmezken sosyal ağlarda bu paylaşımlara kimsenin sesi çıkmıyor hatta özgürlük olarak ifade ediliyor

  11. Sosyal ağların ise şöyle bir güzelliği var. Paylaşımlarınız eğer dikkat çeken birşey ise anında binlerce hatta milyonlarca kişiye ulaşabilir.

  12. Özellikle ülkemizde sosyal ağlar geyik tabir edilen yazışmalar, video paylaşımları ve resim ağırlıklı paylaşımlardan oluşur. Yani kişisel beğendiklerimizden oluşur,

Kısaca özetlemeye çalıştığım bu yazıda blogcular mutlaka düzenli blog tutmaya ve tecrübelerini aktarmaya devam etmelidir diye düşünüyorum. Her ne kadar sosyal ağlarıda ihmal etmemeye ve düzenli takip etmeye çalışsamda benim tercihim ve önceliğim blogdan yana sizin tercihiniz nedir?

Son Yorumlar